Kitap Künyesi
Yazar: Fırat Sunel
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759963019
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Salkım Söğütlerin Gölgesinde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Gürcistan’da Ermeni, Yahudi, Gürcü ve Türk, farklı etnik aidiyeti olan insanların yaşadığı Ahıska’da, küçük Ömer ve Nika’nın dostlukları merkezinde yepyeni olaylar gelişir. Bu dostluklar yüz binden fazla insanın bir gecede silahlı askerler tarafından köylerinden alınıp yük vagonlarıyla Orta Asya’ya sürgün edilmeleriyle trajik bir şekilde kesintiye uğrar. 40 gün süren ölüm yolculuğu sırasında otuz bin kadar insan açlık, soğuk ve hastalıktan hayatını kaybetmiştir.
Salkım Söğütlerin Gölgesinde yalnızca dostluk, savaş ve sürgünü değil insanların ömürlerini verdikleri idealleriyle hesaplaşmalarını bir serencamını gün yüzüne çıkarıyor.
Bu romanda Fırat Sunel’in ince üslubuyla Kafdağı’ndan Bolşevik İhtilali’nin ateşlendiği Petrograd’a, Rus İç Savaşından Svanetya’ya kadar Kafkasya’nın ve bölge coğrafyasının renkli ve çelişkilerle dolu kendine özgü masalsı yaşamını ve yarım kalan aşklarını bulacaksınız.
Salkım Söğütlerin Gölgesinde Alıntıları - Sözleri
- İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar?
- " Müharibə onlarda bir daha heç silə bilməyəcəkləri yaralar açmış, ürəklərini əbədilik dağlamışdı..."
- Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk?
- Baba ocağı olmadıktan sonra her yer gurbetti.
- " Hər biri bir yerə gedən bu qatarlar onları ailələrinə qovuşdurmayacaqdı. Onlarla insan bir daha sevdiklərinin harada olduğunu bilmədən yaşamağa çalışacaqdılar. "
- "Deliden değil, insanlara zarar veren akıllıdan korkacaksın."
- İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar?
- " Yanan ana ürəyini bu dağların sərin havası, Uravelin buz kimi suyu soyudardı? Soyutmazdı, əlbəttə. "
- Vurduğu silahsız Kızıl Ordu askeri geldi yine gözünün önüne. Tetiğe bastığında dizlerinin üzerine çöküvermişti. Yaşıyor gibiydi… idealleri uğruna silahsız bir adamı öldürmenin ağırlığını her zaman içinde hissetti Vitali. O mavi gözlü ceset,ömrünün geri kalanında onu hep izledi…
- “Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk?”
Salkım Söğütlerin Gölgesinde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Böyle bazen okuduktan sonra içimizde ağırlık bırakan kitaplar olur ya, kitap hakkında yorum yapamazsın da sadece anlatılanları hazmetmeye çalışırsın ya, işte öyle bir kitap. İnsan aklının yapılan bu zulmü algılayamayacağı kadar ağır şeyler anlatan bir kitap. "İyi ki cehennem var. Bunca zulmün bedeli ancak orada ödenir." dedirten bir kitap. • Kitabın konusu; birçoğumuzun hakkında pek bir şey bilmediği Ahıska Türklerinin II. Dünya Savaşı sırasındaki haksız sürgünleri... • Kitabı okurken yaşananlar bende öyle büyük bir etki bıraktı ki üzerine yorum yapamayacak kadar yorgun hissediyorum kendimi. Ama eserin içerisinden alacağım bir alıntı söylemek istediklerimin belki bir kısmını aktarmama yardımcı olur: "İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar?" ... (Züleyha)
Stalin Ahıska Türklerini trenlere doldurup sürdüğünde, ister istemez o vagonları Auschwitz'e giden vagonlarla kıyasladım . Hiç fark yoktu. Hatta daha da acısı o vagonlardaki anaların fidan gibi evlatları Stalin'in ordusunda, Rusya için savaşıyordu. Köylerinden toplanıp sürüldükleri yere geldiklerinde boşalan vagonlarda otuz bin can bırakmışlardı. Kırk günlük yolculukta otuz bin ölü. Bolşevik ihtilalinde Rusya. İkinci Dünya Savaşı'nda Rusya. Salkım Söğütlerin Gölgesinde savaş, sürgün ama en çok dostluk. Çok beğendim. Çok etkileyici bir kitaptı. #kitap#books#salkimsogutleringolgesinde#firatsunel#profilkitap (Hikmet Tunceli)
Yaşar Kemal’in “Bir Ada Hikayesi” serisinde Yunanistan mübadelesinin zulüm ve acı çekenlerine olan duygularım tazeyken bu romanı okumak içimi acıttı. Birinci Dünya Savaşında Anadolum; İkinci Dünya Savaşında ise soydaşlarım..Zulüm, coğrafya millet tanımaksızın her zaman diliminde karşımıza acımasızca çıkıyor maalesef. Büyük koltukların kararlarının acısını ,masum insanlar çekmiş yine. Şu 3 günlük dünyayı insanca paylaşmayı, yaşanabilir kılmayı başaramamışız.. (Serhat Baltaş)
Salkım Söğütlerin Gölgesinde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fırat Sunel - Salkım Söğütlerin Gölgesinde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Salkım Söğütlerin Gölgesinde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fırat Sunel Kimdir?
Asmara (Eritre) büyükelçisi.
--reklam--
Fırat Sunel Kitapları - Eserleri
- Salkım Söğütlerin Gölgesinde
- İzmirli
- Sarpıncık Feneri
--reklam--
Fırat Sunel Alıntıları - Sözleri
- " Yanan ana ürəyini bu dağların sərin havası, Uravelin buz kimi suyu soyudardı? Soyutmazdı, əlbəttə. " (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- “Farkında değildik o zamanlar hiçbirimiz; yalnızlık ve yoksulluk nasibimiz olsa da, meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş...” Sapıncık Feneri / Fırat Sunel (Sarpıncık Feneri)
- Suçluluk melankolisine kapılan insan neden ölümü düşler? Sanırım yaşadığı sıkıntı ve çaresizlikleri geride kalanların omuzlarına yıkmak için. Ölüm her şeyi affeder, suçluyu bile mağdur yapar. (İzmirli)
- İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Öğrenmeyi bir fidanın yeşerip serpilmesine benzetirdi Ethem Öğretmen. Fidanı büyütmek için nasıl toprağını çapalayıp havalandırmak ve sulamak lazımsa, bilgiyi büyütmek için de bolca okumak lazım derdi. (Sarpıncık Feneri)
- Meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş... (Sarpıncık Feneri)
- “En derin hatıralar, kokuyla yoğrulanlardır.” (İzmirli)
- Sanki Hayat bir doğum ve bir ölümden ibaretmiş, o iki tarih arasında yaşananların hiç bir önemi yokmuş gibi... (İzmirli)
- İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Baba ocağı olmadıktan sonra her yer gurbetti. (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- " Hər biri bir yerə gedən bu qatarlar onları ailələrinə qovuşdurmayacaqdı. Onlarla insan bir daha sevdiklərinin harada olduğunu bilmədən yaşamağa çalışacaqdılar. " (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Onun hayatı bi rüyaydı; günün birinde uyandığı için ölmüştü... (İzmirli)
- Farkında değildik o zamanlar hiçbirimizi; yalnızlık ve yoksulluk nasibimiz olsa da, meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş… (Sarpıncık Feneri)
- " Müharibə onlarda bir daha heç silə bilməyəcəkləri yaralar açmış, ürəklərini əbədilik dağlamışdı..." (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Zaman yerinde duramayan zıpır bir çocuk misali koşturuyor ve ona ayak uydurmaya çalışırken daha hızlı yaşlandığımı fark ediyorum. (Sarpıncık Feneri)
- Epiktetos: “Bir insanın anavatanı çocukluğudur.” (Sarpıncık Feneri)
- “Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk?” (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Çünkü eksilen hayatların yerine bir şey konulamıyordu... (Sarpıncık Feneri)
- Vurduğu silahsız Kızıl Ordu askeri geldi yine gözünün önüne. Tetiğe bastığında dizlerinin üzerine çöküvermişti. Yaşıyor gibiydi… idealleri uğruna silahsız bir adamı öldürmenin ağırlığını her zaman içinde hissetti Vitali. O mavi gözlü ceset,ömrünün geri kalanında onu hep izledi… (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
- Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin