Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu
Yayın Evi: Panama Yayıncılık
İSBN: 9786059127202
Sayfa Sayısı: 320
--reklam--
Şaman Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şaman Kız uçuyor…
Uçmak ne denli zevkliymiş.
Kişi geri dönmek yere inmek istemiyor.
O halde kuşların yerde işi ne?
Neden hep Gök’te kalmazlar iyi tinler gibi…
“Tak, tak, tak, tak…”
Son darbeyi vurun kötülere. Savaşı siz kazanın.
İyilerleyiz biz, biz iyileriz.
Alkışa durdu:
“Gök bizi bırakmaz.
Biz Gök’ü bırakmayız.
Gök bizi bırakmaz.
Güneş varlığı ile parıldar.
Güneş bizi bırakmaz.
Ay varlığı ile parıldar.
Ay tanık şimdi olanlara.
Onun kutunda varlığımız.
Ay bizi bırakmaz.
Yıldızlar ışıl ışıl.
Yıldızlar tanığımız.
Yıldızlar bizi bırakmaz.
Atalar tini şen olur.
Atalarla var olunur.
Ata tinleri tanığımız.
Atalar bizi bırakmaz!”
-Şaman Duası-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Şaman Kız Alıntıları - Sözleri
- " Türk bilgili olduğu için yaşadı . Onca büyük devlet , adı unutulmaz hanlar , savaşçı yiğitler ....
- Tanrı bir yol açardı sevenlere. Sevenleri Tanrı da severdi.
- Olacak olan mutlaka oluyordu. Bilmek başkaydı, önüne geçmeye çalışmak başka.
- Zamana tutunmak yararsızdır. Çünkü zaman geçer. Kalıcı bir şeyler bırakınca zamanın geçmesinin hiçbir derdi olmaz.
- Eğer sevgi gerçekse, sevenin bunu göstermek için bir şeyler yapması bir gereklilikti.
- Töre değişmemişti . Şaman ' a yine yalnızlık kalmıştı .
- Kişiler geçici, Türk devleti sürekliydi.
- Tanrı böyle istemiş gönlü bir gök kişisine düşmüştü. Bu elinde değildi ki. Sevmek için sınırlar çizilmemişti. Çizilse de aşılırdı nasılsa.
- - “Unutmam..! Unutamam..!” - “Unutma..! Ancak kavuşamayacağını bil ki acını göm yüreğinin bir yerlerine. Yoksa yaşam çekilmez olur..!”
- “Elbette unutmamıştı onu. Yalnızca yüreğinde daha derinlere yerleştirmişti. Buna mecburdu...”
- “Gök bizi bırakmaz. Biz Gök’ü bırakmayız. Gök bizi bırakmaz. Güneş varlığı ile parıldar. Güneş bizi bırakmaz. Ay varlığı ile parıldar. Ay tanık şimdi olanlara. Onun kutunda varlığımız. Ay bizi bırakmaz. Yıldızlar ışıl ışıl. Yıldızlar tanığımız. Yıldızlar bizi bırakmaz. Atalar tini şen olur. Atalarla var olunur. Ata tinleri tanığımız. Atalar bizi bırakmaz!”
- Herkes sormuştu nereye gidiyorsun, diye. Anlatmak yerine tek bir söz etmişti. "Yazgıma!"
- "Dinle!" diye başladı sözüne, "Yanlış değilsin sevmekte. Sevene yanlışsın demek yanlıştır, ancak her sevgi kazanılası değildir. Her sevgi, kavuşulası değildir. Her sevgi, tutulası, alınası, kapılası değildir. Kimi yalnızca acı çekilmesi içindir. Kimi yanmak, kavrulmak için...
--reklam--
Şaman Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın Konusu: Altın Şaman'ın doğumundan gerçek bir şaman oluşuna kadar yaşadıklarını anlatır. Atası cenkteyken gebe anası Aycıl'ı (Kartal Şaman-Altın Şaman) doğurur. Buraya kadar her sey normal anormal olan doğan balanın hiç ağlamaması. Anası, Atası bunun için otacıya götürselerde bebekte herhangi bir sayrılık yoktur. Otacı da onlara Kam'a gitmelerini söyler. Kam görür görmez onun ileride bir şaman olacağını anlar... Kitabın artısı ya da olumlu yanı Eski Türk Tarihinden konusunu alması ve anlatması. Olumsuz yanı ise çok ama çok basit bir yavanlıkta anlatması. Yazı puntosu büyük -sırf sayfa sayısını doldurmak içinmidir nedir?- cümleler çok kısa bizim kuşağın okuma yazma öğrendiği fişler gibi. Bir tarihi roman yazarının anlatımı bu denli olmamalı kanaatimce... Kitapta eski türkçe kelimeleri kullanmakta durumu pek kotaramamış. Zamanınız varsa bir iki günde bitebilir. Değerli tarihi roman okuyucularına tavsiyem anlatımında tadına doyum olmayan yazarların kitaplarını okumaları... Örn: * Hüseyin Nihal Atsız * Aptullah Ziya Kozanoğlu *Mustafa Necati Sepetçioğlu *Tarık Buğra... (Dilek Hayta)
Ahmet Haldun Terzioğlu’nu ilk defa okumama rağmen aşırı beğendim bu kitabını. Mitolojik çağrışımlar şamanların bazı özellikleri çok güzel anlatılmış. Şamanizme meraklı olan kişilerin bana göre muhakkak okuması gereken bir kitap. Bir solukta severek okudum. Tavsiyemdir.. (yagmur bulut)
Şaman, Kam inancı ile ilgili tarihi bir bilgiye sahip olmadan okuduğum ve yazarın hayal gücünü yansıtan bir kurgu olarak değerlendirdiğim bir kitaptı. Ayinleri, törenleri, göklerle irtibat halinde olmaları, yaşam biçimleri ile fantastik tür algısı yarattı. Okuma nedenim Şaman tarihine roman tadında bir giriş yapmak ve konu ile alakalı ilgi düzeyimi ölçmekti. Okuduklarımı tarihle ilişkilendiremediğim için hayal kırıklığı yaşatan bir roman olarak rafa kaldırdım. Ah ben ah! Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oldum. Oysa tam da olmasını istediğim olaylar örgüsü imiş beni içine çekmeye çalışan. Direndim, inanmadığım için dışarıdan izledim. Daha sonra Şaman, Kam inancı ile ilgili yaptığım küçük çaplı araştırmada yüzüm kızardı. Kaynaklardaki bilgiler ile kitaptaki olaylar tamamen örtüşüyordu. Olamaz diye düşündüklerimin hepsi meğer Eski Türk Kültüründe Şamanizm tarihiymiş. ''Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.'' (Sokrates) Sözünü kendime hatırlatarak, Ahmet Haldun Terzioğlu'nun bu eseri hakkındaki düşüncelerimi güncelledim. Bozkırlı göçer Türk boylarından Taşkan'ın obasında dünyaya gelir Şaman kız. Doğuştan seçilmiştir, törelere uyması gerekmektedir. Uzun ve zorlu eğitim sürecini başarı ile tamamlarsa bir Şaman olarak oba halkına hizmet edecektir. Ruhlar aracılığı ile Tanrı ile bağlantı kurarak insanların her türlü sıkıntılarına çare olacaktır. Dili akıcı ve yalın, iri punto baskısı ile kolay okunan bir kitap. Kullanılan eski Türkçe sözcükler, tasvirleri destekleyerek, zamanı ve mekanı hissettirmeyi başarmış. Daha çok gençlik türü diyebileceğimiz tarihi bir roman. (Rezzan)
--reklam--
Şaman Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu - Şaman Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şaman Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Haldun Terzioğlu Kimdir?
1960 yılında, Trabzon, Beşikdüzü İlçesi, Takazlı Köyü'nde doğdu.
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Mezunudur. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiştir.
Devlet memuru olarak Türkiye'nin hemen her bölgesinde; doğudan batıya, kuzeyden güneye görev yapmış ve 2006 yılında hizmet süresi dolar dolmaz, kendi isteği ile emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Edebiyat hayatı tarım konularında broşürler hazırlayarak ve makaleler yazarak başlamıştır. Bir dönem mesleki bir derginin yayın kurulunda görev almış ve köşesinde sürekli makaleler yazmıştır. Kısa bir dönem derginin editörlüğünü yürütmüştür.
Bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve kişiler için özel çalışmalar yapmış, yazıları, fikirleri, projeleri, hazırladığı afişler ve sloganları kullanılmıştır. Pek çok dergi ve kitapların düzenlemesinde ve çıkarılmasında katkı sağlamıştır.
Çeşitli kurum ve kuruluşlar için tanıtıcı film senaryosu yazmış, bunların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.
İlgi alanını Türk Tarihi ve Mitolojisi üzerine yönlendiren yazarın iki adet yayınlanmış mitolojik romanı bulunmaktadır. (Gök Tanrı'nın Çocukları ve Oğuz Han)
2006 IV. Gila Kohen Öykü Yarışmasında, "Veresiye defteri" isimli öyküsü yayınlanmaya layık bulunmuş ve hazırlanan kitapta yer almıştır.
2007 Yılı Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman Yarışmasında "Alp Er Tunga" İsimli Mitolojik Romanı ile Birincilik Ödülüne layık görülmüştür.
2008 Yılında Gelir İdaresi Başkalığı'nın düzenlediği, Vergi konulu Tiyatro yarışmasında, Çocuk Oyunu Dalında "Karınca Kararınca" isimli oyunu ile ikincilik ödülü almıştır. Oyunu yayınlanmış ve sahnelenmiştir.
2008 İLESAM "Esere ve Emeğe Saygı" Öykü yarışmasında "Gitti Hatıralarım" isimli öyküsü mansiyon kazanmıştır.
Daha birçok edebi yarışmada ödülleri bulunmaktadır.
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Eserleri
- Mete Han
- Alp Er Tunga
- Tomris Han
- Kür Şad
- Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri
- Göktürkler
- Teoman Han
- Alparslan
- Bozkurt Destanı
- Çiçi Han
- Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han
- Darağacında Bir Bozkurt
- Kiok Han
- Hun Kartal Savaşçısı
- Şaman Kız
- Alamut'un Piri Hasan Sabbah
- Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda
- Fırat'a Destan
- Aksaçlılar Meclisi 2 - Vurgun
- Selçuk Bey
- Reisim Çatlı
- Göktanrı'nın Çocukları
- Moğol
- Oğuz Kağan
- Aksaçlılar Meclisi 3 - Savaş
- Harem Ağası
- Hunlar da Çılgındı - Hun Türklerinin Çılgın Tarihi
- Kadim Türk Budun Kimmerler
- Komando
- Enver Paşa’nın Romanı
- Sultan Genç Osman
- İlk Türk Deniz Beyi Çaka Bey
- Aksaçlılar Meclisi 4 - Operasyon
- Oğuz Kağan Destanı
- Alp Urungu & Göktürkler Çağından Bir Türk Öyküsü
- Çete
- Türkistan'ın Ölümsüz Kahramanı Altayların Kartalı Osman Batur
- Atilla
- Aksaçlılar Meclisi 5 - Av
- Yalan Kurgusu
- Emir Sultan
- Kösem Sultan
- Güllerin Solduğu Gün
- Emir Timur
- Kahramanım Çatlı
- Provokatör
- Dördüncü Murat
- Kimmerya
- Çanakkale Savaşı
- Aziz Sancar
- Oğuz Han
- Bizi Fırtına Vurdu
- Çete 2
- Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar
- Çocuk Han
- Kürt Elhanı Alp Urungu
- Kahramanlar Çanakkale'de
- Göç
- Bozkurt Ordusu
- Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri
- Bakan Bey'i Vurdular!
- Tarih Nedir?
- Göç Destanı
- Hüzün
- Türklerin Kökeni
- Kanuni Sultan Süleyman
- Tetikçi - Yazgı
- Göktürkler Destanı 1 - Aşina Soyu
- Göktürkler Destanı 3 - Başkaldırılar Çağı
- Göktürkler Destanı 2 - Birinci Türk Kağanlığının Sonu
- Osmanlı’da Yenilgiler ve Hezimetler
- Destanlarımız
- Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı
- Osmanlı'da Zaferler ve Fetihler
- Enver Paşa - Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kurmancan Datka Destanı Alay Dağlarının Gök Hatunu
- Enver Paşa - Ben Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kimmerler Seti
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Alıntıları - Sözleri
- Acun bilmeyene, görmeyene hep çok büyüktü. Bilene,görene ise küçük gelirdi. Bir büyük Han için çok, iki büyük Han için azdı. (Oğuz Han)
- Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. ( Kültigin Bengütaşı ) (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- İnsan ne için yaşar? Namusu, şerefi, dini, imanı, vatanı, milleti ve bayrağı için. Bunlardan biri giderse, Allah korusun, bir teki yiterse, ne kalır geride? Ruhsuz bir beden! Ondan sonra yaşasan ne olacak, yaşamasan ne olacak? Ceset olursun ceset! (Darağacında Bir Bozkurt)
- Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu (Fırat'a Destan)
- Destan milletin hafızasıdır. (Destanlarımız)
- Cengiz Han, Moğol'u şöyle tanımlamıştı: “Gününü yaşarken bir yavru karacadır Moğol. Toy ve şölen günlerinde genç bir taydır. Ne zaman ki savaş gelip çatar, vahşi bir doğan olur Moğol. Yağıların üzerine bir yaşın gibi atılır. Gün gelir yaşlı bir kurt benzeri pusuda gizlenir. Geceleri baykuş gibidir, uyumaz! Moğol değişkendir çünkü bozkırın ürünüdür. Onun yaşamı bozkıra denk olmalıdır” (Moğol)
- "Biz, yalnızca, tek olan Tanrı'ya secde ederiz!" (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Onun fiyatı yoktu. Bedeli canı, kanı bile olsa doğruluktan, dürüstlükten şaşmayacaktı. (Bakan Bey'i Vurdular!)
- Atı olmayan bir Türk diğer yarısını bulamamış gibidir. (Bozkurt Destanı)
- Kiok Tanhu, Yüeçiler üzerine yürüyordu. Yer sarsılıyordu atların ayak seslerinden. Ötüken Yış er doğuruyordu. (Kiok Han)
- Sevisi ağır basmış, bütün düşüncesini tutmuştu. Sevi başa düşünce, başka ne varsa unutulur! (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Özlenecek o kadar çok şey vardı ki gelecekte... (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- İnsandan insana değişir sevda alıntısı! İnsandan insana başkalaşır! Adım adım aşılır da bütün safhalar, en sonunda en yüce anlamında doruklaşır. Bu memlekette 'SEVDA' hakkıyla yaşanır! (Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri)
- Kahramanlık, Türkler için biçilmiş bir giysiydi. Bu giysiyi severek, isteyerek giyiyorlardı. Severek, isteyerek ölüyorlardı. (Bozkurt Destanı)
- Şehzade Bayezid, Murat Han'ın en güvendiği kişilerden ve kendinden sonra tahta oturacak veliahtıydı. Seçim böyle yapılmıştı. Ancak askerin gözünde başka bir şehzade daha öncüldü. Şehzade Yakup... Onun yeri başkaydı. Bu durum Bayezid'i düşündürüyor, gelecekte kardeşinin taht ile arasına gireceği korkusunu yaşıyordu. ... Hem kardeşini kolluyordu hem de ondan çekiniyordu. (Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar)
- Türk yok edilemez, çünkü Tanrı Türk'ü korur ve yüceltir! (Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri)
- "Doğru ve gerçek söz keskin bıçakla aynıdır!" Moğol atalar sözü, doğru söze verilen değeri böyle açıklar. (Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han)
- Tanrı insanı var etmiş. Bakmış eksiği var, us vermiş. Yine yetmemiş, sol göğsünün altına yürek koymuş. (Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda)
- Beni iyi dinleyin Türk, Oğuz Beyleri, uluları…. Türk budun buyruklarıma uyun. Şunu unutmayın! Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- Bir gün Bahadır Şad'ın bir öyküsünü duydum, rahatladım. Anlattılar ki, Bahadır Şad, Çin Duvarına bakıp bakıp gülmüş. "Bu us işi değil!" demiş "Çin'i korumaktan çok, bize geçit görevi yapar bu duvar. Duvarın üzerini tutacak kadar çok sakçıyı, duvarın üzerinde savaşacak kadar çok çeriyi nerden bulacaklar? Çin, nasıl bir bela yaptığını, duvar bittiğinde anlayacak! Onca emeğe, onca cana yazık..." (Mete Han)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin