Sandık Odası - Sezgin Kaymaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Sandık Odası kimin eseri? Sandık Odası kitabının yazarı kimdir? Sandık Odası konusu ve anafikri nedir? Sandık Odası kitabı ne anlatıyor? Sandık Odası PDF indirme linki var mı? Sandık Odası kitabının yazarı Sezgin Kaymaz kimdir? İşte Sandık Odası kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Sezgin Kaymaz

Yayın Evi: İletişim Yayınevi

İSBN: 9789750503436

Sayfa Sayısı: 357

Sandık Odası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Korku nedir bilmezdi. İşin sırrı da buydu zaten: Bilmemek. Gülmesi gerektiği zaman güler, çünkü gülmeyi bilirdi, ağlaması gerektiği zaman ağlar, çünkü ağlamayı bilirdi, coşması gerektiği zaman coşar, çünkü coşmayı bilirdi, ama korkması gerektiği zaman korkmazdı. Bilmezdi çünkü. Korkamazdı. Elinde değildi. Öyle bir duyuya sahip değildi. Bir körün göremediği, bir sağırın işitemediği, bir yatalağın yürüyemediği gibi bir şeydi bu onun için. Azası noksan sayılırdı bir bakıma. Bilmezdi korkmasını. Öyle ya, korkmasını bilen korkar. Bilmeyen ne yapsın?"

Sezgin Kaymaz'ın romanlarında karakterlerin, uzun sohbetlerin, sürprizli kurgunun, neşe ve hüznün oluşturduğu çalgı çengi havası, hikâyelerinde de oda müziği makamında tadılabiliyor. Onun has motifleri: fizikötesinin ürpertisi... zalim kaderlerle, ince kederlerle sınanan ruhlar... iyi insan cevherini ve yaşam muhabbetini illa bulup çıkartan romantizm... ve tabii kara olmaya meylettiğinde bile şen bir mizah... Bu motifleri, zaman zaman iç içe geçirerek, zaman zaman ayrı ayrı bezeyerek işleyen hikâyeler var Sandık Odası'nda. Türkçenin, gündelik dili edebiyata taşımaktaki en usta yazarı, tutkulu anlatışını, kısa mesafelerde de sürdürüyor!

Sandık Odası Alıntıları - Sözleri

  • Ateşin var mı birader? Yaksana ruhuma bir sigara!
  • Anlaşılmayı bekleyen insan ne kadar anlayışsız oluyor!
  • İnsan, gitmek istemediği yere niye hep hızla gider?
  • Lojistik mahiyetinde bir evde bir kişi perhiz yapıyorsa eğer, sigarayı bırakmayı çalışanların yaninda sigara içmemek benzeri, diğerleri de yemek yemiyormuş gibi yapmaya çalışmalılardı. Her zaman söylerim, iradeye destek lazım. Kuru kuruya olmuyor
  • Hayat boyu bir ev bir de araba almaktan daha yüksek bir hedef bilemeyecekler.
  • Alışkanlıkları onun karakteri halini almıştı, ben ise benden daha güzel bir şeye alışkanlık kazanmış herkese gıpta etmiş, gıpta etmeye alışmış ve gıptayı karakter haline getirmiştim.
  • Anlaşılmayı bekleyen insan ne kadar da anlayışsız oluyor!
  • Sen bana umut verdin, sonra da elimden aldın onu. Daha kötü ne yapabilirdin ki?
  • Geçmişteki kötü tecrübelerin, geleceğine ipotek koymasına izin vermeyeceksin.
  • Uzun uzun ciğne, 29 dedin miydi yut. Al sana en güzel perhiz. İngiliz bu, bilmeden yorar mi cenesini? Bir şey biliyor ki 29'a kadar açıp açıp kapatıyor dişlerini. Ağızda ayırıyor enzimlerine.
  • Ateşin var mı birader? Yaksana ruhuma bir sigara.
  • Her zaman söylerim, iradeye destek lazım. Kuru kuruya olmuyor. Şehirlerarası otobüslerde sigara içmeyi yasaklarından beri pek çok tiryakiden kendi kulaklarimla duymuşumdur. Araba gittigi müddetçe canım hiç sigara çekmiyor, derler. Çünkü niye, çünkü kimse içmiyor da ondan.
  • Çok acı çektiğimi ama senin beni anlamadığını düşünüyordum. Sen benden anlayış beklerken ben de senden anlayış bekliyordum. Anlaşılmayı bekleyen insan ne kadar anlayışsız oluyor.
  • Anlaşılmayı bekleyen insan ne kadar anlayışsız oluyor!
  • Geçmişteki kötü tecrübelerin, geleceğine ipotek koymasına izin vermeyeceksin.

Sandık Odası İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Geleneksel Kömüş Günü Şenlikleri öyküsünü okurken kahkahalarım tüm evi çınlattı.Gözümden yaş geldi gülmekten.Çoğu öyküsünde tam gülerken hüzün çöküyor birden üstünüze.Klasik Sezgin Kaymaz tarzı.Neşe ve hüznün bir arada olduğu öyküler.Yine bir Hülyalı öyküsü vardı ki onu da çok sevdim.(Hülya, Sezgin Kaymaz'ın eşi.Bugün Bize Kim Geldi kitabında bol bol yer alıyor öykülerde.)Hülyalı öykülerini ayrı seviyorum.Bakar mısınız öyküsü çok sarstı. Bazı öykülerinde kendini tekrarlamış olsa da Sezgin Kaymaz okumak her zaman olduğu gibi bu defa da iyi geldi bana. Öykü sevenlere önerilir. (Nilüfer)

Üç günde üç Sezgin Kaymaz kitabı okuyarak yıla başladım ️ Yeni yıldan beklentim tam olarak bu ️ Sezgin Kaymaz'in hikaye kitaplarini okumaya buradan başlayabilirsiniz. Ama ben daha çok Ben Yusuf, Bugün Bize Kim Geldi ve Bakele kitaplarını sevdim, bir ayrı sevdim (Şeyma ÇAĞLAYAN)

Selam, iki kitap arasında nefes almak için Sezgin Kaymaz okumayı adet edindim laf aramızda. Nefes almak yani aklımın toparlanması; takılmadan, zevk alarak şarj olması Sezgin Kaymaz kitaplarıyla oluyor bende. Uyku tutmayınca Sandık odası kitabını raftan alıp bir anda enfes öykülerin içinde buldum kendimi. Sürpriz sonlu öyküleri ah o her gün gördüğümüz, bildiğimiz içimizden insanların öykülerini anlatışına bayılıyorum. Okuyucuya ne istiyorsa veriyor bence yazar olarak. Karakterleri sıkıcı olmadan gözümüzde canlandırabiliyoruz, her öyküsünde bambaşka insanları ete kemiğe bürüyebiliyorum ben, bu sebeple strese girmiyorum, zaman mekan kavramları da şahane. Sonuç olarak ben sandık odasına da bayıldım. Elmaların Yongasını mesela Bedia Akartürk dinleyerek okudum, "Geleneksel kömüş günü şenlikleri" ise efsane bir öyküydü bana sorarsanız. Döndür döndür okunabilecek bir kitap elimdeki. (Burcu Bergen)

Sandık Odası PDF indirme linki var mı?

Sezgin Kaymaz - Sandık Odası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sandık Odası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sezgin Kaymaz Kimdir?

Sinop (Erfelek) doğumluyum. 5 yaşıma kadar orada kaldım, babam bizi terk ettikten sonra 5 kardeş, bir de anne Konya'ya taşındık. İlkokulu ve Koleji (O zamanlar Maarif Kolejiydi) Konya'da bitirdim. 1980'de Hukuk okumak için Ankara'ya geldim. Sporla ilişkim okulla olan ilişkime ağır bastığı için üçüncü senemde Hukuk Fakültesinden ayrılıp Hacettepe İngiliz Dil Bilimine geçtim. Son sınıfa kadar okulun en başarılı öğrencilerinden biri olmayı bile becerdim. Son sınıfa dönemlik kaydımı yaptırmaya gittiğim gün Türkçe dersini alttan almam gerektiğini, çünkü çaktığımı söylediler. Ben de sinirlenip son sınıftan terk ettim. O arada öğrenci affı çıktı. 10 sene önce sıkılıp bıraktığım Hukuk Fakültesinin 10 sene önce yüzüne bile bakmadığım derslerine üç ay çalışarak hepsini verdim ve afla geri dönüp yeniden Hukuk öğrencisi oldum. Bir süre sonra sınıf arkadaşlarım işi abartıp bana "Amca" demeye başladıkları için tekrar sıkıldım ve tekrar bırakıp İngiliz Dil Bilimine döndüm. Çok şükür diplomamı aldım. 

Spora cirit ve çekiç atarak başladım, daha sonra hentbolü seçip 31 sene boyunca antrenörlük yaptım. Araya sıkıştırdığım spor değil okul oldu her zaman. Bu süreçte Kulüp takımlarının yanı sıra Millî Takımları da çalıştırdım. 

1990 senesinde günlük uyku ihtiyacımın 1-2 saati geçmediğini, hâttâ 3 saat uyuduğum zaman ertesi gün akşama kadar baş ağrısı çektiğimi fark ediverdim. Geceleri okumaktan sıkılınca da yazmaya başladım. Çok sevdiğim bir arkadaşım taslaklardan birini İletişim'e sızdırınca da Can KOZANOĞLU bana "yazar" dedi. O günden sonra spor dahil diğer bütün işler "araya sıkıştırılan" işler oldu. Yazmanın bu kadar hoşuma gideceğini bilseydim 31 sene top peşinde koşmazdım. Gerçi şu anda Voleybol Federasyonunda top kovalamaya devam ediyorum ama gecelerin bana kalan birkaç saatlik kısmı var. Orada yazmaya çalışıyorum. 

Sezgin Kaymaz Kitapları - Eserleri

  • Bakele
  • Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
  • Bugün Bize Kim Geldi
  • Geber Anne!..
  • Kün
  • Benyusuf
  • Nefha
  • Kaptanın Teknesi
  • Lucky
  • Ateş Canına Yapışsın
  • Farfara
  • Deccal'in Hatırı
  • Sandık Odası
  • Zindankale
  • Kısas
  • Son Şura
  • Medet

Sezgin Kaymaz Alıntıları - Sözleri

  • Korkulan şeye, artık ondan korkmanın fayda etmeyeceği kadar yakınsan, o kadar da korkulacak bir şey olmadığını anlıyordun. (Lucky)
  • Hani söyleyecek çok şeyi vardır da nasıl söyleyeceğini bilemiyordur insan. (Bakele)
  • Bok var da getirdin beni buraya. (Bakele)
  • Cahil için en iyisi susmaktır... Ama bunu bilseydi zaten cahil olmazdı. —yazar/seyh-sadi-sirazi (Farfara)
  • Geçmişteki kötü tecrübelerin, geleceğine ipotek koymasına izin vermeyeceksin. (Sandık Odası)
  • “Psikiyatristler iki türü hasta ilan eder. Biri deli,biri dahi. Diğerlerinin durumu daha vahim.” (Deccal'in Hatırı)
  • Geçmişteki kötü tecrübelerin, geleceğine ipotek koymasına izin vermeyeceksin. (Sandık Odası)
  • Sorma kişinin aslını; sohbetinden bellidir, sûretinden bellidir, sîretinden bellidir, izzetinden bellidir. -Yesârî Âsım Arsoy- (Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir)
  • Gördüğün var, duyduğun var, sandığın var,ama gerçek yok. (Geber Anne!..)
  • “Bilirsin, beklenti, işkencenin ruha yapılanıdır. (Bakele)
  • Bir bütündü kardeşim merhamet denen şey. İnsanı, hayvanı, ağacı olmazdı. (Kısas)
  • Bakarsın bugün sever bu yürek, Yarın sevilir bakarsın. Yüreğimin özünde başka yarınlar var. —yazar/mevlana-celaleddin-i-rumi (Deccal'in Hatırı)
  • Neysen osun kuzum, neysen osun. Beğenen beğenir, beğenmeyen anca gider. (Kısas)
  • Hücre diyorduk değil mi? Yani diyorduk ki; bir adam, aynı za­manda her bir hücresinde aynı bilgiyle var olan adamdır. Anlaya­cağınız, adam hücresinden ibaretti, hücresi de adamdan. Daha da anlamadıysanız, her adam kendi hücresiydi. Bunu da anlamadıy­sanız şöyle ifade etmek isterdi; gün gelecek, senin bir hücreni alıp senin aynından yapacaklardı, bak görürsün. Gülmeyin bak. (Deccal'in Hatırı)
  • Başka birinin başına geldiği sürece her şey çok eğlencelidir.. WILL ROGERS (Lucky)
  • İnsan olarak; hayatın boyunca sana 'DOĞRU ' diye kaktırılan şeylerden ibarettin. (Kün)
  • "Sen haklıymışsın meğer!" sözüyle biten bir tartışma gördünüz mü hiç? Ben bu yaşıma geldim,daha görmedim. (Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir)
  • "Bilmez misin ki herkesin dönüşü Allah'a olacaktır?" İblis sırıttı, fısıldadı: "Ya ben O'na dönmek istemezsem?" (Ateş Canına Yapışsın)
  • Utanma nedir, eğer ardında ben bu hallere düşecek adam mıydım sanrılamaları yoksa? (Nefha)
  • " ... bıçakla doğrama, çıplak elle gırtlaklama, kızgın yağ döküp yakma, uyurken kafasını baltayla, keserle parçalama, kezzapla dağlama... en az rastlanan namus cezası; tabancayla vurup düşürme. Öteki namus aklama yöntemleriyle kıyaslanınca masraflı oluyordur tabii." (Lucky)