Kitap Künyesi

Yazar: Bahadır Cüneyt Yalçın

Yayın Evi: Holden Kitap

İSBN: 9786057489432

Sayfa Sayısı: 132

--reklam--

Şapşallar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Elinin kontrolünü kaybeden genç, kedisiyle konuşan yaşlı kadın, kızına penguen getiren mühendis, ıssız adadan potkal, hapishaneden mektup, hızla eksilen cenaze alayı, Zõrîmanya Başkanı, torbada zeytinyağı, atık pilleri kafaya takan, sabunlu kalan, stor perdenin hep yanlış ipini çeken adamlar...

Saatli bombayla son saniyeler, yeşil şişeler, istifa eden kelimeler, davulcular, hastane aşkları, kahrolsun börülceler, inekler ve baltalar… Güzel insanlar, çırpınanlar, matrak şaşkınlar. Şapşallar.

Bahadır Cüneyt Yalçın’ın dünyası her ihtimale açık, öyküler doğayla ilişkimizi irdelediği gibi mantığın sınırlarını da baştan çizecek kadar güçlü, Keretvari.

--reklam--

Şapşallar Alıntıları - Sözleri

  • Şirinler ve kurbağalar hakkındaki satırlarımı savcıya bile gösterebilirler. Şaşırmam. Savcıya seni sevdiğimi de göstersinler çünkü seni seviyorum.
  • Açlıktan veya susuzluktan öleceğimi sanmam. Domuz gribi de olmam bence. Vahşiler? İnsan yok burada, orası kesin. Bir kere uzaktan yavru bir ayı gördüm, bir de havada süzülen bir kartal ya da şahin, öyle bir şey. Ciddi bir tehlike yaşamadım. Bazen düşünüyorum da ıssız adada ölmek çok daha zor. Trafik yok, kokain yok, haberler yok.
  • Ayak serçe parmağının kanatlanmasına bile alışır insan. Onu öldürmeyen her şeye alışır.
  • Bazı şeylerin tekrar edilmeye ihtiyacı yok mu?
  • Ayak serçe parmağının kanatlanmasına bile alışır insan. Onu öldürmeyen her şeye alışır.
  • Çok mu kafaya takıyorum acaba? Deli miyim sizce ben?
  • Senden varlığımdan haberdar olmanı talep ediyorum. Burada varım. Buradayım işte. Hayattayım. Hissedebiliyor musun?
  • Çabucak karnımı doyurabilecek, kolay açılan, kolay taşınan bir şeyler bakınırken dünyanın acılarla dolu olduğunu, kaçak avlanmayı, küresel ısınmayı, salgınları, benzine sürekli yapılan zamları, hayvanlara yapılan eziyetleri düşünüyordum. Birisi beni uykumdan uyandırır gibi, "Pardon," dedi...
  • Yemekten sonra bunalım geçirmek her zaman daha kolaydır.
  • Hayal kurmak iyi, hayal görmek kötüymüş. Onları ikna edemem.

--reklam--

Şapşallar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Her şeyden önce storytel'de bu kitabı seslendiren Murat Eken'e tebriklerimi sunuyorum. O nasıl güzel okumak yahu! Şapşallar yazardan okuduğum ilk kitaptı. Bir öykü kitabı ve ben de ne zamandır öykü okumadığım için bu kitabı seçtim. Bu kadar absürt olacağını beklemiyordum, çok şaşırdım. Tabii kötü algılanmasın söylediklerim. Absürt edebiyat yazması en zor edebiyatlardan biri bence. Çünkü ince bir ip üstünde yürüyorsunuz. Bahadır Cüneyt Yalçın bunu başarıyla yapmış. Yer yer beğenmediğim öyküler olsa da başlı başına bir roman olabilecek öyküler de vardı. Sizin de çok araştırmaya girmeden okumanızı öneririm. Her biri diğerinden tuhaf bu öykülere bir şans verebilirsiniz. (Ecem)

Birbirinden absürt 22 öyküden oluşan, okuduğum en ilginç metinlerden biriydi Şapşallar. Kitap temelde akıl dışı kurmacadan oluşan öyküler bütünü. Kitaptan zevk almak için okurken kendinizi yazarın dünyasına bırakmanız gerekmekte. Kitabın bana hissettirdiği duygu keyif oldu. Yazarın kalemi basit ama okuması çok keyifli. Herkese hitap ettiğini düşünmüyorum. Ancak edebiyatın eğlence ve mizahla bir araya gelmesini sevenler bu kitabı da seveceklerdir. Yazarın başka kitaplarına da bakacağım. Okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum. (Merve Büker)

-şimdi bir açılalım. Hep dediğim gibi "cümleye büyük harfle başlayamayanlar" zümresindenim ve zaten heyecanımı büyük harflere kaptırmak niyetinde de değilim. . Bahadır Cüneyt Yalçın benim x yerden gördüğüm bir yazar değil. Bir zamanlar büyüklü küçüklü sayfaların dillere pelesenk "bizi kelimeler kurtaracak" cümlesi kiminmiş, diye merak edip araştırmalarım sonucu bulduğum Mütevazı Bir İntikam'ın yazarı kendisi. Bazı kitaplar bazı kişilerde hep aynı yerde kalır da biz yazarla hep ilerleriz. Bu ilişki de böyle işte. . Şapşallar,kendine has başkasına yabancı elaleme minnet torba değil büzesin hikâyeler topluluğu. Afili Filintalar'da görüp aşina olduğunuz bir resim canlanıyorsa kafanızda ne mutlu çünkü çizgimizi hiç bozmadan bu şekilde devam ediyoruz. Keza Yalçın, çok sevdiğim kalemini bunca seneler aynı tonda tutmayı başarmış. . Bir çocuğun güncesi, yaşlı teyze şikayeti, kontrolsüz genç çocuk, penguen yumurtası, Simurgvari cenaze alayı, potkal neymiş meselesi.. Dünyaya ve insana ait mantığa uymayan bütün düzenli ilişkiler için yazılmış, bir nefeslik mola verdiren öyküler hepsi. Derseniz, senin aklın hangisinde kaldı diye şüphesiz mektuplarda. İstiyorum ki sonsuz bir mektup yazarı olsun Bahadır Cüneyt Yalçın. Aleksi Pavloviç'ten beri (e biz de arkadaşız sonuçta kaç senedir) mektup güzelliği nedir, bu sayede biliyorum. Hepsini kendime sakladım zannediyorum. En çok ben sevdim çünkü onları. Kafka utanır mı? Zannetmem. Yaşasa kim bilir kime yürüyordu şimdi DM'den. Neyse bu konuyu kapatalım Milena kadar sinir bozucu bir durum bu. . Ne diyordum? Şapşallar. Absürt komedinin yaşayan en güzel kalemlerinden birini tanımak için en güzel yol olsa gerek bu öyküler. Bütün bu akıl dışı kurmacanın devamını beklerken son söz olarak demek isterim ki "Cepheden canlı dönmüş bir asker nasıl kucaklıyorsa öyle kucaklıyorum seni." . Tüketim Önerisi: Zamanı olana, olmayana; aklına mukayyet kendine letafet kalamayanlara, zarara ziyana çaya çorbaya hastaya (Gülcan Durak)

--reklam--

Şapşallar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Bahadır Cüneyt Yalçın - Şapşallar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şapşallar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Bahadır Cüneyt Yalçın Kimdir?

1 Şubat 1982’de doğdu. Kırıkkale Fen Lisesi’nden 2000’de, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden 2006’da mezun oldu. 2003-2007 arasında edebiyat dergilerinde şiir ve hikâyeleri yayımlandı. Mizah edebiyatı dergisi Deli Defteri’ni çıkardı. 2011’de Afili Filintalar’a katıldı. Mütevazı Bir İntikam (Roman) 2014’te, Hep Lunapark (Roman) 2015’te yayımlandı. Yedi farklı şehir, on beş değişik evde yaşadı. Futbol, masa tenisi ve bowling oynar. Sevincini paylaşacak kadar İngilizce, kendini kurtaracak kadar yüzme bilir. Eşiyle birlikte Ankara’da yaşıyor.

--reklam--

Bahadır Cüneyt Yalçın Kitapları - Eserleri

  • Mütevazı Bir İntikam
  • Hep Lunapark
  • Eski Karım Uzaya Gidiyor
  • Şapşallar
  • Kuş Lokumu Sözlüğü
  • Serüvengiller

--reklam--

Bahadır Cüneyt Yalçın Alıntıları - Sözleri

  • Kişilerin sevimsiz nitelikleri onlara nefretimizin asıl sebebi olmuyordu. Önce menfaatler yüzünden nefret ediyor, sonra falsolar listesi çıkarıyorduk. (Hep Lunapark)
  • Dikdörtgeni ortasından sıkınca papyon olur. Sıkıntıyla var olmuş bir şey ancak sıkıntı verecektir. (Kuş Lokumu Sözlüğü)
  • "Pirincin içindeki taş gibi hissediyorum” dedi Aleksi Pavloviç. “Beni arıyorlar ama dışlamak için.” (Mütevazı Bir İntikam)
  • Keser ve sap dönerken hesabın canı çekmeyecek mi? (Mütevazı Bir İntikam)
  • Büyük balık küçük balığa aç değilim ama prosedür gereği seni yutacağım dedi. Daha büyük balık araya girdi: Gürültü etmeyin içeride! (Eski Karım Uzaya Gidiyor)
  • Hayal kurmak iyi, hayal görmek kötüymüş. Onları ikna edemem. (Şapşallar)
  • Yemekten sonra bunalım geçirmek her zaman daha kolaydır. (Şapşallar)
  • Babam, yani MÜJDAT SERÜVENGİL, annemle aynı yaşta. Bir bahçe sulama şirketinde müdür yardımcısı. Bazı kişiler onu bahçıvan sanıyor ama değil. Vazifesini soranlara “Hortumlardan sorumluyum,” diye espri yapar. Fena iş değil, yardımcılıktan müdürlüğe yükselirse hortumlarla birlikte musluklar da ondan sorulacak. (Serüvengiller)
  • AN. "Kör şarkıcıyı eldivenle alkışlama" dedi Aleksi Pavloviç, "belki hep bu anı beklemiştir." (Kuş Lokumu Sözlüğü)
  • Girişimcilik, gökkuşağına koşanların dönüş yoluna lostra salonu açmaktır. (Hep Lunapark)
  • Ağaçları örnek almalıyım. Kudretli, sabırlı, münbit. Yaprak dökerken anti-depresan almamalarına rağmen her yıl yeniden çiçek açmaları mucize. (Eski Karım Uzaya Gidiyor)
  • Zaten risk, alındıktan sonra var olmayan bir şeydir. (Mütevazı Bir İntikam)
  • Ayak serçe parmağının kanatlanmasına bile alışır insan. Onu öldürmeyen her şeye alışır. (Şapşallar)
  • Çok mu kafaya takıyorum acaba? Deli miyim sizce ben? (Şapşallar)
  • Bir Nijerya atasözü: İki kişi aynı anda delirmez, der. (Kuş Lokumu Sözlüğü)
  • Âşık olunca beyinde on iki farklı merkez birden çalışır. Bu sayı obsesif-kompülsif kişilerde de aynı. Yani aşk bir tür delilik hâli. (Eski Karım Uzaya Gidiyor)
  • Annem, yani MÜJDE SERÜVENGİL, 42 yaşında ama soranlara 39.90 der, marketlerdeki fiyat etiketleri gibi. Kendisi bir itfaiye şirketinde yönetici. İtfaiyeci değil ama, sadece yönetici. Hangi yangına kaç itfaiyecinin gideceğine, hangilerinin su fışkırtacağına, kimlerin kedileri kurtaracağına filan karar veriyor. (Serüvengiller)
  • “Çektiğim acıların demindeyim bu akşam.” Fikret Kızılok (Mütevazı Bir İntikam)
  • Kızım, elektriklerin kesildiği melankolik gece baktığım en son çekmecede bulduğum mumum. Dünya güzelim. Ne demişler; toplu iğne ucu kadar acıyla toplu iğne başı kadar mutluluk arasında sadece iki nokta sekiz santimetre var. (Eski Karım Uzaya Gidiyor)
  • Şirinler ve kurbağalar hakkındaki satırlarımı savcıya bile gösterebilirler. Şaşırmam. Savcıya seni sevdiğimi de göstersinler çünkü seni seviyorum. (Şapşallar)