Kitap Künyesi
Yazar: George Orwell
Çevirmen: Levent Konca
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755708867
Sayfa Sayısı: 175
Savaş Günlükleri 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
George Orwell’ın hayatındaki önemli anları ve dönemleri kayıt altına aldığı Günlükler’inin ilk kitabı Savaş Günlükleri, İkinci Dünya Savaşı’nın tüm yerküreyi altüst eden ilk yıllarında hem gündelik yaşama hem de genel politik atmosfere dair bir panorama sunuyor.
Hitler faşizminin engellenemez gibi görünen ilerleyişinin ardından Fransa’nın teslim olmasıyla değişen dengeler, Londra üzerinde aylarca süren bombardıman ve Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne saldırması gibi pek çok kritik sürece tanıklık ederken notlar tutan Orwell, uluslararası politika kadar işgal beklentisi içindeki bir halkın psikolojisini de gözler önüne seriyor.
Yurt savunması için milis kuvvetlerine katılan, ardından antifaşist propagandaya katkı sağlamak üzere BBC’de çalışmaya başlayan Orwell’ın dönemin pek çok önemli edebiyatçısı ve siyasetçisine dair izlenimlerini ve yorumlarını da içeren Savaş Günlükleri, savaşın yarattığı psikolojinin hayatın her alanını nasıl etkilediğini gösteren bir belge niteliğinde.
Savaş Günlükleri 1 Alıntıları - Sözleri
- Kışın karakteristik savaş dönemi sesi: yağmur damlalarının miğferinizdeki müzikal tıpırtısı.
- İnsanlar, inandıkları bir dava uğruna savaşırken tereddüt etmez.
- Bombardımanın fena bir hal aldığı dönemde, bombardımanın kendisinden ziyade uyku bölünmesi, telefon konuşmalarının kesintiye uğraması, iletişimin güçlenmesi vs. yüzünden herkes yarı delirmiş vaziyetteyken, aklıma sürekli anlamsız şiir kırıntılarının geldiğini fark ettim.
- Hava akınları ciddi bir biçimde başladığında, insanların öncesine oranla sokakta yabancılarla konuşmaya çok daha hazır olması dikkat çekiciydi…
- Uçaklar birkaç dakikada bir geri dönüp duruyor. Bir doğu ülkesinde ne zaman tülün içindeki son sivrisine öldürdüğünüzü düşünseniz, ışığı söndürür söndürmez bir diğerinin vızıldamaya başlamasına benziyor bu.
- Bugünlerde insan her söylenende, her yapılanda art niyet arıyor ve sözlerinin, görünüşte geldikleri anlam hariç her anlama gelebileceğini farz ediyor.
- “İnsanlar, inandıkları bir dava uğruna savaşırken tereddüt etmez.”
- Sanki hayatınız bir satranç karşılaşmasına bağlıymış ve oturup o karşılaşmayı izlemek zorundaymışsınız, en aptalca hamlelerin yapıldığını görüyormuşsunuz ve önlerine geçmekten acizmişsiniz gibi.
- Görünüşe bakılırsa, Almanlardan daha iyi insanlar olmamız nedeniyle Tanrı’nın bize yardım etmesi bekleniyor.
- Fakat şu anda Afrika yada Avrupa’da savaşmanın İngiltere’nin savunulmasıyla ne alakası olduğunu açıklayamadığınız bir halktan, Afrika’da savaşmak üzere tank imal edilebilmesi için çocuklarının açlık çekmesini nasıl isteyebilirsiniz?
- entelektüel dürüstlüğün ve dengeli hükmün yeryüzünden kaybolmuş olduğu izlenimini ediniyorum.
- Bu savaşta ara sıra, aylar süren aralıklarla, bir anlığına başınızı dertlerinizden kaldırıyor ve dünyanın hâlâ güneşin etrafında döndüğünü fark ediyorsunuz.
- Yirmi yıl önce böyle bir ateşkesi imzalayacak bir Fransız ya aşırı solcu ya da aşırı Pasifist olurdu ki o durumda dahi endişe duyulurdu. Şimdiyse, savaşın ortasında taraf değiştirenler, profesyonel vatanseverlerin ta kendileri.
- İktidar sahibi olanların çoğunun dünyanın tamamını zerre umursamadıklarının ve yalnızca küplerini doldurma peşinde olduklarının farkında değiller.
- Bu sabah saat üç civarı bir bombardıman uyarısı. Kalkıp saate baktım, ardından kendimi hiçbir şey yapamayacak gibi hissettim ve tekrar yatıp uyudum.
Savaş Günlükleri 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
2.Dünya Savaşı sırasında Orwell'ın tuttuğu günlüklerinden oluşan bir kitap. Hep alışkın olduğumuz savaşı değilde, "insanı" anlatıyor o yüzden bence yeri ayrı ve değerli. Çok fazla isim var bu isimlere aşina değilseniz kitabın bu özelliği yorucu olabiliyor ama insanın -bana göre- içini görme özelliği olan Orwell'ın, insanları betimleyiş tarzına bayılacaksınız. (Burcu Durgun Gökcan)
İkinci Dünya Savaşı'na bizzat tanık olan Orwell bu dönemde BBC'de çalışmıştır. BBC'de haberlerin nasıl çarpıtıldığını (bizzat kendisi de içinde bulunarak) görmüştür. Savaş haberleriyle içiçe bulunduğundan yaşananları günlüğüne kaydetmiştir. Orwell üzerinde, bu savaşın kalıcı etkileri olmuştur. Yaşadığı ev bombalanır ve kırsal bir bölgeye taşınır. Yaşadıkları eserlerine de yansımıştır. Stefan Zweig'ın "Günlükler"i ile eş zamanlı okunursa; medyanın savaş çığırtkanlığının ve propogandanın iki düşman tarafın halkına nasıl yansıtıldığı daha iyi anlaşılabilir. Savaş günlükleri, Orwell'ın tuttuğu ilk günlük değildi. Bundan önce de günlük, sıradan hayatını gün gün not alıyordu. Bu günlükleri "Savaş Öncesi Günlükleri" kitabında toplanmıştır. Günlükler Orwell'le bir şöminenin yanında oturup, İngiliz çayı yudumlarken sohbet ediyormuş hissi veriyor. Dönemin psikolojisini ve siyasetini anlamak için bu tarz günlükleri, anı kitaplarını, tarih kitaplarına göre daha akılda kalıcı ve faydalı buluyorum. Levent Koca'nın çevirisi de mükemmel olunca okumak daha keyifli oluyor. Kitap: 10/10 Çeviri: 10/10 Kapak: 8/10 (Sophie)
George Orwell’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere halkının içinde bulunduğu ruhsal bunalımı ve her an bir işgal beklentisi ile hayatlarına devam etmesini ve bir süre sonra bu duruma alışmalarını çok güzel bir şekilde anlattığı Savaş Günlükleri isimi ile basılmış eseri; Sel Yayıncılık’tan çıkan George Orwell’in günlüklerini kapsayan üç kitaplık serini ilk kitabı olma özelliğini taşımaktadır. Her gün olmasa da kısa aralıklar ile günlük tutmuş olan Orwell yazar olmasının getirdiği üslup avantajı ile de 1940-41 ve 1942 yılının belli kesiminde İngiltere halkının ve Dünya’nın ne yönde olduğunu insanların nelere önem verip nelerden imtina ile uzak durduklarını bütün canlılığı ile bizlere aktarmaktadır. Kitap, akıcı bir dile sahip olmakla beraber anlattığı konunun ağırlığından dolayı insanın içini sıkmayı başarmaktadır. Bu durum kitabın dönemin siyasi olgularını aktarıyor olmasından da kaynaklanmaktadır. Türkiye haber radyo kanallarının o dönem için en azından Orwell tarafından tarafsız ve inandırıcı olduğuna inanılması beni büyük bir gurura sürekledi. Çünkü günümüzün aksine gerçeği olduğu gibi yansıtabiliyor olmak büyük bir erdem. Bu duruma ek olarak kitaptan Orwell’ın, H.G.Wells ile hiçbir şekilde anlaşamadığını o dönem İngiltere hükümetinde yer alan Churchill’in her dönem olduğu gibi siyasetçi iki yüzlülüğü ile yaşadığını vs görüyoruz. Bu açıdan o dönem için ve en azından İngiltere halkı için bir belgesel niteliği taşımakta olduğuna değinmeden geçemeyeceğim. Bir de Sel Yayıncılık basıma hazırlarken metinde geçen şahısların, olayların ve yerlerin önemini ve anlamını dipnot olarak kitaba bırakmış. Bu da çok güzel düşünülmüş bir ayrıntı olmuş. Sağlıcakla kalıın (Talha Talay)
Kitabın Yazarı George Orwell Kimdir?
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.
George Orwell Kitapları - Eserleri
- 1984
- Katalonya’ya Selam
- Aspidistra
- Burma Günleri
- Wigan İskelesi Yolu
- Paris ve Londra'da Beş Parasız
- Papazın Kızı
- Kitaplar ve Sigaralar
- Neden Yazıyorum
- Boğulmamak İçin
- Balinanın Karnında
- Faşizm Kehanetleri
- Aslan ve Unicorn
- Savaş Günlükleri 1
- Edebiyat Üzerine
- Politics and the English Language
- Savaş Öncesi Günlükleri 2
- Qeydlər
- All Art is Propaganda
- Shooting an Elephant
- Savaş Sonrası Günlükleri
- Essays
- Bir İdam
- Beyaz Adamın Laneti
- Hayvan Çiftliği (Çizgi Roman)
- Karakurbağası Üzerine Kuruntular
- Totalitarizm Üzerine
- Kısa Kısa Sevinçlerdi
- Notes on Nationalism
- 1984
- Aforizmalar
- Seçme Yazılar 1
- Seçme Yazılar 2
- Хорошие плохие книги
- Hayvan Çiftliği
- 1984
George Orwell Alıntıları - Sözleri
- Sizin, annenizin evin baş köşesinde tuttuğu fotoğraftaki beş yaşındaki çocukla ne gibi bir ortak yanınız var? Hiç, sadece aynı kişisiniz. (Bir İdam)
- Zihnine ölümcül bir karanlık çökmüştü. (Papazın Kızı)
- "Bu müharibə arabir ölüm hallarının baş verdiyi komik operadan başqa bir şey deyil" (Katalonya’ya Selam)
- Herkes zengin ile yoksula iki ayrı yasa uygulandığını bilir. Ama bunun ne anlama geldiğini kimse kabullenmez. (Bir İdam)
- “Savaş bütün kötülüklerine rağmen bir hadde kadar cevaplandırılamayan bir güç sınamasıdır, bir gücünü dene makinesi gibi. Büyük güç paraya döner ve sonucu öngörmenin de hiç bir yoku yoktur.” (Aslan ve Unicorn)
- Tarih, yenilene vah yazık der ama ne değiştirebilir ne de yardım eder. (Aslan ve Unicorn)
- Büyük klasiklerin hepsi günceldile çevrilecek, geridildeki asılları yok edilecek düşüncenin imkanı olmadığından, suçun da imkanı olmayacak artık. (1984)
- Dışarı çıkıyorm, sokakları ev basmış… (Edebiyat Üzerine)
- Hepimizi satın almışlar, hem de kendi paramızla. (Boğulmamak İçin)
- Mutluluğu tarif etmenin zorluğu aşikâr. Adil, düzenli bir toplum imgesi de insana çekici ya da ikna edici gelmez. Ama iyi ütopyalar yazanların çoğu, daha dolu dolu yaşasaydık hayatın nasıl olacağını göstermek isterler. (Faşizm Kehanetleri)
- Gerçeği göremeyecek kadar uygarlaştık. (Karakurbağası Üzerine Kuruntular)
- Düşünen kimse siyasetten uzak duramaz, durmaz. (Faşizm Kehanetleri)
- “Makineleşmeye ve standartlaşmaya karşıyım; o yüzden sosyalizme de karşıyım ,” dediğinizde aslında “İstersem makineler olmadan da yaşamayı tercih etmekte özgürüm. ” demiş olursunuz ama bu saçmalıktır.Hepimiz makinelere bağımlıyız ve makineler çalışmayı bıraktığı anda çoğumuz ölürüz. (Wigan İskelesi Yolu)
- Diktiğim bütün küçük bitkiler; hercaimenekşeler, acı baklalar, pembe karanfiller ve lahanalar belli ki tavşanlar yüzünden tamamen kaybolmuş. Hâlâ toprakta olan birkaç şalgamı da eşeleyerek çıkarıp yemiş ama havuçlara dokunmamışlar. Daha kötüsü ise çileklerin çoğunu mahvetmiş olmaları. Bir kaçı iyi durumda ama çoğu yok olmuş; kök boğazları hâlâ duruyorsa baharda canlanabilirler. (Savaş Sonrası Günlükleri)
- Onun çirkinliği özüne aittir ve kurbanının yüzüne karşı dalga geçen zorba gibi «Evet, ben çirkinim, ve sen bana gülmeye cesaret edemezsin» demek içindir. (Aslan ve Unicorn)
- Birini seviyorsan gerçekten severdin, verecek başka hiçbir şeyin yoksa bile sevgin yeterdi. (1984)
- Kısacası; Her şeyin kendiliğinden olanı güzeldir... (Edebiyat Üzerine)
- Bu sabah bir yılan daha bulmuşlar, ama bu seferki kesinlikle çayır yılanı. Olayı gören adam hayvanı boynundan bağlayıp dilini kesmeye çalıştıklarını anlattı, böylece kimseyi "sokamayacağını" düşünüyorlar. (Savaş Öncesi Günlükleri 2)
- Artık cepheyi görmüş ve ondan fena halde tiksinmiştim. (Katalonya’ya Selam)
- Tabii ki, bir romancı doğrudan içinde yaşadığı çağdaş tarih hakkında yazmakla yükümlü değildir. Ama halkı ilgilendiren büyük olaylara aldırmayan bir romancı ya aylak ya da düpedüz aptal biridir. (Balinanın Karnında)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin