Kitap Künyesi

Yazar: Cuniçiro Tanizaki

Çevirmen: Oğuz Baykara

Orijinal Adı: 春琴抄 - 蘆刈 - Shunkinshō - Ashikari

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750712760

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Sazende Şunkin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

XX. yüzyıl edebiyatının en büyük yazarlarından Tanizaki, kendine özgü tekniği ve tuhaf atmosferi ile Japon ruhunu büyük bir başarıyla anlatır. Daha önce Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanını yayımladığımız Cuniçiro Tanizaki, Japon edebiyatının büyük ustalarından biri. Öykü ve romanlarında Japon geleneklerinden esinlenen, ama bunları insanın evrensel sorunlarıyla bütünleştirerek edebiyat tarihini derinden etkileyen metinler çıkaran Tanizaki, okuru alışkanlıklarının dışına çıkmaya davet ediyor: Büyük bilge Konfüçyüs'ü alt eden zalim kraliçe, müşterilerine korkunç acılar yaşatan usta dövmeci, oyun sırasında arkadaşlarını yaralamaktan zevk alan küçük çocuk, kendisine eziyet eden sevgilisi uğruna kendi gözlerini kör eden romantik âşık... Tanizaki'nin anlatımı gerçekçi ve alabildiğine yalın, buna karşılık öykülerin hepsinde hafif bir gerçeküstü gerilim var. Doğu'nun sessiz dış görünüşüne karşılık kaynayan bir iç dünya. Hareketsiz bedenin karşısında çığlıklar atan bir ruh... İnanılmaz bir edebî zenginlik. Tanizaki'nin öyküleri, sıkı edebiyat okurlarının da, gençlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte. (Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Sazende Şunkin Alıntıları - Sözleri

  • Hayat ve ölüm bir gelir bir gider... Burada ölmek, öte âlemde doğmak demektir. Sadece yaşama önem verip deliler gibi mücadele etmenin anlamsız olduğunu biliyorum. Yoktan var olmakla varken yok olmak arasında bence hiçbir fark yok...
  • "Eğer sen de erdemle hükmeden krallardan olmak istiyorsan, önce kendini yen! Kendi hırslarıni yen!"
  • Sabahları gözlerini açar açmaz ilk akıllarına gelen, "Bu gece ne yiyeceğiz?” sorusu oluyordu.
  • " Bizim orkestra şefi gibi bir aşçıya veya müzik gibi bir mutfağa ihtiyacımız var. "
  • " Ne kadar büyük deha olursa olsun hayatın acı gerçeklerini tatmadan sanatın mutlak ruhsal uyanışına nasıl erebilirdi ki? "
  • " Körler akıllı, sağırlar soytarı gibi görünür. "
  • Cinsel hayatları çok renkliydi.
  • ".. eğer bu şahıs sizin yüzünüzü bozarak bana kötülük yapmak istediyse yanıldı; çünkü göremiyorum artık ben o yüzü... "
  • Ne kadar büyük deha olursa olsun hayatın acı gerçeklerini tatmadan sanatın mutlak ruhsal uyanışına nasıl erebilirdi ki?
  • Ağzının Tadını Bilenler Kulübü’nün üyeleri için damak zevki hemen hemen cinsel zevk kadar önemliydi
  • "Hayat ve ölüm bir gelir bir gider... Burada ölmek, öte âlemde doğmak demektir. ... Yoktan var olmakla varken yok olmak arasında bence hiçbir fark yok... "
  • Benim neşe kaynağım olan şeylere çevremde herkes sahip. Ama insanlar sahip olduklarıyla mutlu olmasını bilmiyorlar, aksine mutsuz oluyorlar.

--reklam--

Sazende Şunkin İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Duyulara hücum eden etkileyici öyküler! Junichiro Tanizaki'den okuduğum ilk kitaptı. Dili son derece yalın ve akıcı. Elbette bunda çevirmenin de hakkını teslim etmek gerekir. Öykülerin konusuna gelirsek, gerçekten insanı şaşırtan fakat "insan olmak" hasebiyle hepsinin gerçek bir yere dayandığını içten içe anladığınız enteresan öyküler. Gözleriniz satırları hızla takip ediyor. Yazar, duyulara ve iç güdülere yönelik sınırları zorlayan dünyalar kuruyor. Öykülerini, okuyucuyu zorlamadan, rahatsız etmeden hatta "edebiyat yapmadan" anlatmayı başarıyor. Yorumlarda en çok, kitaba da ismini veren Sazende Şunkin adlı öykünün sevildiğini gördüm. Ancak bence fazla uzatılmış ve hissi o kadar da güçlü bir öykü değildi. Buna rağmen teknik açıdan biyografik bir anlatım kurarken oldukça sağlam inşa edildiğini belirtmek gerekir. Kitapta benim favorilerim ise Çocukluk ve Ağzının Tadını Bilenler Kulübü oldu. Uzak Doğu edebiyatının güçlü bir öykücüsüyle tanışmak isteyenlere tavsiye edilir. (Elif Çevik)

Kitap ayri hikayelerden olusuyor. Hikayelerin hepsinde bi gerilim var ama gercekci olagandisi degil. Akici ve merak uyandirici bir dili var yazarin. O uzakdogunun sessiz sakin dis gorunusune karsilik icte yasanan hazlar, siddet egilimleri tutkular ele alinmis. Ben begendim etkileyici buldum. (Almıla)

Uzun uzun bir inceleme yazmadan diyebileceğim tek şey mutlaka okuyun. Japon yazarları sevmekle birlikte bu öykü kitabı ile hayranlığım bir kat daha arttı. Birbirinden farklı özgünlükte , kurgusu ve gözlem gücü çok yüksek hikayeler okuyucunun zihnine kazınıyor. Japon kültürü yanında sadizm esintileri hissedilse de rahatsızlık vermiyor. Özellikle bir kaç hikaye roman olacak derinlikte ve ilginçlikte (Şazende Şunkin buna örnek ) … Edebiyat olarak dili ve anlatımı oldukça başarılı. İyi ki okumuşum dedirten kitaplardan . (dili_kitap)

--reklam--

Sazende Şunkin PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki - Sazende Şunkin kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sazende Şunkin PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cuniçiro Tanizaki Kimdir?

Jun'ichirō Tanizaki, 1886’da Tokyo’da doğdu. İlk öykülerinde Edgar Allan Poe ve Fransız Dekadanlarından etkilendi. Tokyo’dan daha tutucu bir bölge olan Osaka’ya yerleştikten sonra geleneksel Japon güzellik ideallerini araştırmaya yöneldi. En iyi romanlarından Bazıları Isırgan Sever (1929). Kendi değerlerindeki değişimi yansıtıyor, geleneklere bağlı Osakalı bir ailenin öyküsünü anlatıyordu. 1932’de, klasik Japon edebiyatının başyapıtlarından Genci’nin Öyküsü’nü çağdaş Japonca’ya çevirmeye başladı. Bu yapıtın Tanizaki’nin üslubu üstünde büyük etkisi oldu. 1940’larda yayınlanan Hafif Kar Yağışı adlı romanında, çağdaş dünyanın geleneksel topluma yönelik saldırılarını klasik Japon edebiyatına özgü bir üslupla anlattı. 1956’da Anahtar, 1961’de Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanları yayınlandı. Yedi Japon Masalı adlı bir öykü kitabı ve Kaptan Şigemoto’nun Annesi adlı bir uzun öyküsü de bulunan Tanizaki, 1965’te Yugavara kentinde öldü.

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki Kitapları - Eserleri

  • Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
  • Anahtar
  • Naomi
  • Gölgeye Övgü
  • Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
  • Sazende Şunkin
  • Nazlı Kar
  • Bazıları Isırgan Sever

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki Alıntıları - Sözleri

  • Akıp gidiyor Bulutlar yığın yığın! Öylece duran Parlak mehtabı tutan Dalı, çam ağacının (Nazlı Kar)
  • Yaşlandıkça her şeyin geçmişte daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Bir yüzyıl önceki yaşlar iki yüzyıl geri gitmek isterlerken iki yüzyıl öncekiler de üç yüzyıl geri gitmek istiyorlardı. İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı. (Gölgeye Övgü)
  • Yetişkinlerin yüreklerinde ve zihinlerinde neler döndüğünü bir türlü anlayamadığından oğlanın içi içini yiyordu. (Bazıları Isırgan Sever)
  • Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim,"diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine çok soğuk davranırlardı. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Sabahları gözlerini açar açmaz ilk akıllarına gelen, "Bu gece ne yiyeceğiz?” sorusu oluyordu. (Sazende Şunkin)
  • Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Fakat ben, kadının hangi konuda olursa olsun pasif kalması, erkeğe karşı kendiliğinden harekete geçmemesi gerektiğine inanan eski kafalı anne ve baba tarafından büyütüldüm. Kesinlikle tutkusuz bir insan değilim, ama benim karakterim o tutkuyu içinin derinliklerine gömmek üzerine kuruludur, asla dışarıya salmaz. (Anahtar)
  • bugün yine esvaplarımı seçerken bitip gitti gün evlenip giderken nedense hüzünlüyüm (Nazlı Kar)
  • Yaşlı kediler, yaşlı insanlar gibi inatçı oluyordu demek ki. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Belki de artık yaşamaktan bıktım. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Beyaz ırkların saçları açık renkli ancak bizim saçlarımız koyu; böylelikle doğa bize karanlığın kurallarını öğretti ve eski insanlar sarı bir teni beyaza çevirmek için bunu içgüdüsel olarak kullandı. (Gölgeye Övgü)
  • Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Ben ikisini de aynı ölçüde seviyorum. (Anahtar)
  • “Denemeye kalksak da duygular o kadar değişmiyor.” (Naomi)
  • “Kalbim değişmedi benim. Seni hala seviyorum. Sadece sevgimi farklı gösteriyorum, o kadar.” (Naomi)
  • demek ateşböceği seyri çiçek seyrinden farklıydı. çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi. ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali... peri masallarını hatırlatan, çocuksu bir yönü de vardı. öyle bir dünyanın resmini değil, müziğini yapmak gerekirdi. koto ya da piyanoyla o hisleri verecek bir beste olsaydı... (Nazlı Kar)
  • Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi.Ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali..... (Nazlı Kar)
  • Benim gibi yüreğinden geçenleri başkalarının bilmesine izin vermeyen birinin, en azından kendisiyle konuşmaya ihtiyacı var. (Anahtar)
  • o çiçeğe bakınca sanki beni içine çekip alacak gibi geliyor (Nazlı Kar)