Kitap Künyesi
Yazar: Said Havva
Çevirmen: kenan gültürk
Orijinal Adı: El-İslam/Er-Rüknûl Evvel Eş-Şehadetan
Yayın Evi: Yenda
İSBN: 9757138215
Sayfa Sayısı: 158
Şehadet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslâm, şehadet kelimesi olmaksızın varolamaz. Başka türlü söylersek vücud için ruh ne ise İslâm için de şehadet kelimesi odur. Nasıl ki vücudun çeşitli kesimleri ancak ruh sayesinde canlılık kazanabiliyorsa La ilâhe illallah, Muhammedürresüllah cümlecikleri de İslâmın hayat kaynağıdır.rnHatta müslüman bir kimse bile herhangi bir amel işlediği takdirde, ne kadar "salih" nitelikli olursa olsun eğer özünde şehadet cümleciklerinin ruhunu taşımıyorsa yaptığı bu amel makbul değildir.
Şehadet Alıntıları - Sözleri
- Eğєr вir dαvα hαk ise onun için mücαdele vermek bir görevdir. Bu inαnç uğrundα bedel ödemek şereftir, çekilen cezalar ise dünyaya endenksli yaşayanların anlayamayacağı kαdαr değerlidir.
- "İmanın en üstün derecelisi nerede olursan ol, Allah'ın seni gözettiğini bilmendir." "Allah'a O'nu görüyormuşcasına ibadet et. Çünkü her ne kadar sen O'nu göremiyorsan da O seni görüyor." Müslim
- Bu toplumlar, her ne kadar Allah'tan başka hiç kimsenin ilahlığına inanmıyorlarsa da, Uluhiyyetin başta gelen özelliğini Allah'tan başkasına yakıştırarak Allah'tan başkasının egemenliğini tanımakta ve sosyal düzenlerini, kanunlarını bu yetkisiz egemenlik kaynağına dayandırmaktadır...
- Bir toplumun en üstün değerini, insanın insanlığı teşkil eder, en üstün değer ve şeref insanın insani özelliklerine tanınırsa işte bu toplum "Medeni Toplum" dur. ... Herhangi bir toplumda en üstün değeri maddi üretim teşkil ederse ve bu uğurda insani ölçüler ve özellikler çiğnenip, ayaklar altına alınırsa hiç şüphesiz ki bu toplum gerici bir toplumdur. İslami tabirle "Cahiliye Toplumu" dur.
- O sahip olmuş olduğu temiz iman elbisesini çıkarmayı aklının ucundan bile geçirmez. O imanın lezzeti, yakini inancı ve üstün olma vasfı ile çirkinliklere dalmayı, bataklıklarda boğulmayı reddeder ve onları kınar.
- "Ya Rabbi, herhangi birşeyi bile bile sana ortak koşmaktan sana sığınır ve eğer böyle bir günahı bilmeden, farkında olmadan işlediysem beni affetmeni dilerim."
- “İlâh” kelimesi birine kanı ısınmak, güvenmek, sığınmak, bağlanmak, tapınmak anlamına gelir.
- “Mabud” kelimesi, sahip, itaat edilen, sayılan ve bağlanılan kimse gibi anlamlara gelir.
- Cahiliye toplumu, Müslüman toplumun dışında kalan her çeşit toplumdur. Objektif bir tarif yapmak istersek şöyle deriz. Gerek inanç ve düşünce tarzında, gerek ibadet kasdı taşıyan davranışlarda ve gerekse hukuki yasalarda belirecek ortaksız Allah’a kul olma ilkesine dayanmayan sair toplum cahiliye toplumudur.
- İnsan arzularının etkisi altında derinliklerinde saklı duran haktan ayrıldığı zaman kendisi ile fıtri yapısı arasında ilk çelişki baş gösterir.
- ...”Ben ancak kanımın ısındığı, sevdiğim, kendimden daha güçlü saydığım ve bu yüzden beni koruyabilecek bir kişiye sığınırım.” Buna göre İLAH: Kendisine sığınılan, ısınılan, güvenilen, sevilen ve tapılandır. O halde ‘La ilahe illallah’ dediğimizde bu söz belirli manalar içerir. İnsan bunu söylemekle ”Allah’tan başka güvenilecek, sığınılacak, sevilecek ve tapılacak hiçbir merci yoktur.” demiş olur..
- (Allahümme inni euzu bike en uşrike bikeşey’en lâ ealemuhu ve estağfiruke lima la ealemuhu) “Ya Rabbi, herhangi birşeyi bile bile sana ortak koşmaktan sana sığınır ve eğer böyle bir günah bilmeden, farkında olmadan işlediysem beni affetmeni dilerim.”
Şehadet İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şehadet: İmanın şartı olan Şehadetin anlamını, neleri kapsadığını herkesin anlayacağı dilden anlatmış yazar. Bir kelime nasıl bu kadar şeyi kapsayabilir diye düşünüyor ve hayret ediyorsunuz. Kur’andan fazlaca ayet kullanmış bu benim çok hoşuma gitti. Ayetleri gördükçe hayat aslında Kur’an içinde ve biz körüz, okumuyoruz diyorsunuz. Tüm müslümanların okuması gereken bir kitap. Neye inanıp neye iman ettiğimizin idrakını sağlayacak bir kitap.. Allah Said Havva ve emeği geçen herkesten razı olsun.. "Eşhedü En Lâ İlâhe İllallah Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdûhü Ve Resûlü" “Ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam Onun kulu ve resulüdür.” (Süm.)
Kitabın Yazarı Said Havva Kimdir?
Saîd Havvâ, 27 Eylül 1935 yılında Suriye’nin Hama şehrinde doğdu. Fakir bir ailenin çocuğu ola¬rak dünyaya gelen Saîd Havvâ ilköğrenimini Hama’da gördü ve buradaki cami¬lerde ünlü ulemalardan dersler aldı. İbn-i Rüşd Lisesi’nde okurken öğretmeni Şeyh Muhammed el-Hamid vasıtasıyla İhvan-ı Müslimin üyeleriyle tanıştı ve 1952 yılında henüz 17 yaşında iken Müslüman Kardeşler hareketine katıldı.
1956'da Şam üniversitesinde yeni açılan Kulliyyetuş-şeriatil-İslamiyyeye kaydoldu. Fakültenin kurucu dekanı ve Suriye Müslüman Kardeşler teşkilâtının lideri olan Mustafa es-Sibâî ile tanıştı. Üniversite yıllarında teşkilat içindeki faaliyetlerde görev almakla beraber Hasan Habenneke gibi çok değerli üstatların ilim meclislerinde bulundu. O dönemde Suriye’de sosyalizmden kavmi¬yetçiliğe kadar çeşitli fikri akımlar vardı ama O Allah’ın lütfü ve inayeti saye¬sinde İslami alanda eğitim görme şerefine kavuştu.
1961'de mezun olup Hama'da öğretmenliğe başladı.1964 yılında ise Hama Müslüman Kardeşler Hareketi Başkanlığını üstlen¬di. Aynı yıl Hama’da meydana gelen olaylarda aktif görevler aldı. Mervan Hadid'in liderliğindeki ayaklanma sırasında, silahlı mücadeleye mesafeli yaklaşmakla birlikte grevlerin düzenlenmesinde rol aldı, çatışmaların önüne geçmek için şehrin ileri gelenleriyle yapılan toplantılarda bulundu. Bu olaylar Hamalı Müslümanların devrin zalim yönetimine karşı bir kıyam hareketiydi. Saîd Havvâ bu olaylara katılmasından ötürü tutuklandı ve hapse atıldı. Hakkında idam hükmü verildi. Hama halkının yönetime karşı yoğun baskıları sonucu idam hükmü yerine getirilemedi.
Saîd Havvâ 1966'da baas rejiminin baskısını giderek arttırması sonucu Suudi Arabistan’a gitti. Burada beş yıl öğretmenlik yaptı. İlk eserlerini de burada yayımlamaya başladı. Hafız Esed'in 1970 yılında yönetime el koymasının ardından teşkilatın sürgündeki üyelerine Suriye’ye dönme izni verilmesi üzerine Saîd Havvâ'da 1971'de tekrar ülkesine döndü. 1973 yılında Hama’da meydana gelen ikinci kıyam hareketine yine başkan¬lık etti. Bu kıyam yönetimin İslam yerine sosyalist demokrasiye geçişini öngören anayasa değişikliğine karşı yapılmıştı. Bu olaylardan hemen sonra ye¬niden tutuklandı ve hapse atıldı. Hakkında kesinleşen 5 yıllık mahkûmiyeti ya¬şadı. Beş yıl süren mahpus hayatı süresince ilmi çalışmalara ağırlık vererek hem El Esas Fi’'t-tefsir isimli 11 ciltlik bir tefsir telif etti, hem de mahkûmlara ders verdi.
Saîd Havvâ 1978 yılının Ocak ayında hapisten çıktı ve iki ay sonra Suriye’yi terk ederek Ürdün’e yerleşti. Suriye’yi terk etmesine rağmen teşkilatla arasındaki bağları koparmadı. Çeşitli İslam ülkelerine, Avrupa ve Amerika’ya seyahatlerde bulundu. İran’da Humeyni, Pakistan’da Mevdudi ile tanıştı.
Esed rejimine karşı Sünni İslami muhalefetin en önemli teşkilatlarından Suriye İslam Cephesi’nin kuruluşunda Adnan Saadettin ve Muhammed Ebu’n Nasr El-Beyanuni gibi hareket önderleriyle beraber öncülük yaptı. Zalim baas rejiminin baskılarını iyice arttırmasıyla Saîd Havvâ silahlı mücadeleye onay verdi.
1982 yılında azgın Suriye yönetiminin yerle bir ederek 30.000 Müslüman’ı katlettiği Hama'daki katliamdan derin bir şekilde etkilenen Saîd Havvâ, hayatının son yıllarında sürekli tedavi gördü. Saîd Havvâ 9 Mart 1989da Ürdün'ün başkenti Amman’da henüz 54 yaşında iken Rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Said Havva Kitapları - Eserleri
- Allah'a İnanmak
- Allah Erinin Ahlak ve Kültürü
- Ruh Terbiyemiz
- Er Rasûl Hz. Muhammed (s.a.v)
- Aile Hayatının Kuralları
- Şehadet
- Humeynicilik
- İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim)
- İslam - İslam'ın Rükünleri
- İslam - Cezai Müeyyideler
- Ruh Terbiyemiz & İslami Çalışmalar Hakkında Dersler
- İslam'da Nefis Tezkiyesi
- Allah Erinin Stratejisi
- Cihad Yolunda Bir Adım Daha İleri
- El-Esas Fi't Tefsir
- İslami Çalışmalar Hakkında Dersler
- Şiilik ve Humeynicilik
- İslamda Allah İnancı
- İslam
- Hadislerle İslam Akaidi (5 Cilt Takım)
- İslam'da Yönetim ve Yönetici
- Müslüman Kardeşler Teşkilatı
- Hatıralarım
- Adabı Muaşeret ve Görgü Kuralları
- Allah'a İnanmak
- Tartışmalar
- El-Esas Fi's Sunne - Hadislerle Hz. Peygamber'in Hayatı
- Farz Bilinci
- İslami Metotlar
- Müslüman Aile Hayatının Kanunları
- İslam Sosyal ve Ahlaki Hayat
- 50. Yılında Müslüman Kardeşler Hareketi
- Eğitim Risalesi
Said Havva Alıntıları - Sözleri
- Kardeşlerin itimat ettiği her şeyde iki esas göz önüne alınır. Birincisi şer'an caiz olması, ikincisi de düşmanın silahlarına mukavemet edebilmesi ve hedefleri gerçekleştirebilmesidir. Araştırmaya karşılık araştırma, örgütlenmeye karşı örgütlenme, gazeteye karşı gazete, şiire karşı şiir... Mahalli hedefler olsun uluslararası hedefler olsun kendilerini gerçekleştirebilecek araçlara muhtaçtırlar. Bunlar da İslam'ın ışığında olmalıdır. Kardeşlerin dayandığı bu esas, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in hayatında çokça görülmektedir. Çünkü O, şiire karşı şiirle, hitabede karşı hitabetle ve orduya karşı ordu ile mukabele ederdi. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Belki geçici olan kötülük geçici olan iyilikten daha iyidir. Çünkü kötülük gidince ferahlık kalır . Fakat iyilik gidince geride bir üzüntü bırakır. (İslam'da Nefis Tezkiyesi)
- İhlâs olmadan Allah'ın razı olacağı sağlam bir hareket söz konusu olmaz. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Tartışma, gülme veya kahkaha esnasında sesi yükseltmek düşüncesizlik, ahlaki erdem ve nezaket kurallarına aldırmamazlıktır... (Aile Hayatının Kuralları)
- İşte Hz. Peygamber (s.a.v.).. küçük bir çocuk olan Üsame'yi, pis bir halde gördüğü için temizliyor. İşte Hz. Aişe.. bir kadına, kocasının karşısına güzel bir görüntü içinde çıkmasını öğütlüyor. Bu İbn Abbas.. karşısındaki adama, kadın kocasına süslendiği gibi, kendisinin de hanımı için süslenmesini salık veriyor. (Aile Hayatının Kuralları)
- Peygamberlerin hayatlarında her zaman görünen bir gerçek vardır. Onlar hep gerçeği yaşamışlardır, hayatlarında teorilerin yeri yoktur. Sadece peygamberlerdir, insanları en yüce mevkilere çağıranlar... (Er Rasûl Hz. Muhammed (s.a.v))
- Eğєr вir dαvα hαk ise onun için mücαdele vermek bir görevdir. Bu inαnç uğrundα bedel ödemek şereftir, çekilen cezalar ise dünyaya endenksli yaşayanların anlayamayacağı kαdαr değerlidir. (Şehadet)
- Bir hareket ki ne istediğini ve nereye doğru yürüdüğünü bilmiyorsa, bu sebepler dünyasında yok olmaya veya felç geçirmeye mahkumdur. (Allah Erinin Ahlak ve Kültürü)
- "Ya Rabbi, herhangi birşeyi bile bile sana ortak koşmaktan sana sığınır ve eğer böyle bir günahı bilmeden, farkında olmadan işlediysem beni affetmeni dilerim." (Şehadet)
- Enes r.a şöyle dedi; Resulullah (a.s) buyurdu ki; "Şüphesiz şeytan insanın kanının aktığı yerden akar." (Hadislerle İslam Akaidi (5 Cilt Takım))
- Charles Y. C. şöyle söyler: " Bu işlemleri gözden geçirdiğimizde bir proton molekülünün oluşabilme ihtilalinin 10 üzeri 160 olduğu ortaya çıkar. Elimizde bu sayıyı okuyacak mefhum yoktur. Yani bir tek protein molekülünün tesadüfen oluşabilme ihtimali milyonlarca milyarın çarpılmasıyla elde edilecek rakamda birdir ki bu da imkansız demektir. (Allah'a İnanmak)
- İdarecilerinizin hayırlıları, sizin kendilerini sevdiğiniz ve sizi seven, sizin dua ettiğiniz ve size dua edenlerdir. İdarecilerinizin kötüsü ise, sizin sevmediğiniz ve sizi sevmeyen, sizin lanetlediğiniz ve sizi lanetleyendir. Hz Muhammed ( as) (İslami Çalışmalar Hakkında Dersler)
- O gaybı bilendir ,kendi gaybını kimseye açmaz (Humeynicilik)
- Müslümanların arasında en kalın perde birbirlerini anlamama ve birbirleri hakkında uzaktan hüküm verme perdesidir. (İslami Çalışmalar Hakkında Dersler)
- Cennetin yolu çetindir, ücrete muhtaçtır. "Dikkat edin, Allah'ın satılığa çıkardığı şey çok pahalıdır. Allah'ın satılığa çıkardığı şey cennettir." (Tirmizi) (Ruh Terbiyemiz)
- İnsanları idare etme ile onlara yağ çekme arasında fark vardır. İnsanları idare eden kişi karşısındakini hakka yöneltmek veyahut da batılın içinden onu çekip çıkarıncaya kadar ona iltifat eder. Fakat yağcı adam ise karşısındaki adamı batılın derinliklerine sürükleyip onu orada bırakmak ve yahut da hevâ ve arzularıyla baş başa bırakmak için ona iltifatta bulunur. (İslam'da Yönetim ve Yönetici)
- "İslam nizamının genel kurallarına uyduğu müddetçe aldığı biçim, yada çeşit önemli değildir." (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Allah, kişi düşünce ile birlikte zikri (ibadet,eylem) de kendisinde birleştirmedikçe, o kişinin kalbine ayetlerini açmaz. (Allah'a İnanmak)
- Bütün siyasi davalar, partisel pazarlıklar, reislik, koltuk ve madde rekâbeti sebebiyle bağlıları arasında kardeşliği tesis edemezler. Dünya neyin içine girmişse mutlaka onu bozmuştur. Zahiren dost, gerçekte ise birbirlerine düşman olan bir nesille ne İslam ayakta kalır ve ne de hedefler gerçekleşir. Bu yüzden kardeşlik, biatımızın bir rüknü olmuştur. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Kızgınlık ahmaklığın başıdır. (İslam'da Yönetim ve Yönetici)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin