Kitap Künyesi
Yazar: Rukiye Kayaarslan
Orijinal Adı: Sevince
Yayın Evi: Parola Yayınları
İSBN: 9786059121453
Sayfa Sayısı: 480
--reklam--
Sevince Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hikâyemiz kaldığı yerden devam ediyor. Saklanan gerçekler açığa çıkıyor. Kızgınlıklar, kırgınlıklar ve bunlara rağmen hala birbiri için atan iki kalp. Yıllar geçmesine rağmen küllenmeden hala kor gibi yanan bir aşk.
Acı ve özlem içinde geçirdiği yıllar sonunda bir oğlu olduğunu öğrenen Akay'ın Asel'e tepkisi ağır olacak. Aradan geçen uzun zamana rağmen hala sönmeyen sevdasına inat, Asel'i kırmak ve üzmek adına atacağı adımlar hem kendisini hem Asel'i yaralayacak. Ayrıldığı günden sonra, tek sığınağı olan oğlunu Akay'a veren Asel'in hayatı daha da zor olacak. Akay'ın tüm öfkesinin muhatabı olurken bir taraftan da eski düşmanın tekrardan ortaya çıkmasıyla sıkıntılı zamanlar geçirecek.Bir babanın özlemi, bir annenin hüznü ve bir çocuğun heyecanı. Acı ve özlemle geçen yılların sonunda "SEVİNCE" ile mutluluğu yakalayacağız.
"Aşk mı?" Ona olan duygularını ifade etmek için bu çok yetersiz bir kelimeydi. Hayattı Akay... Nefesti... Hayaldi... Umuttu... Gelecekti... En önemlisi de sevgiydi... Ama şu an sadece Ayrılıktı..!
"Yokluğun ayaz olup yakıyor bedenimi. Üşüyorum hayatım."
"Seni seviyorum. Hem de kendimden bile çok."
--reklam--
Sevince Alıntıları - Sözleri
- Bazen güzel, bazen hüzünlü, bazen sinirli, bazen neşeli, bazen de pişmanlıktı. Bu hayattı. Acısı da, tatlısı da gerçek… Bazı zamanlar ağızda hoş bir tat bırakan, bazı zamanlarda ise kekremsiliği gidermek için çok uğraşılması gereken zamanlara ev sahipliği yapardı. Ama her şey birbirini sevenlerin sevdasına bulanıp, yeni hayatların şekillenmesiyle son bulurdu. Her zaman güneşli değildi, bulutlu olduğu da, karlı olduğu da, yağmurlu olduğu da, sert ayazlarla insanı dondurduğu da olurdu. Hayattı bu.
- Erkekler ağlamaz diyenler yanılıyormuş bir tanem. Erkekler de ağlar... Kaybettiklerine, sevdiklerine, umutlarına, umutsuzluklarına... Hem de tüm kalpleriyle ağlar. Tek farkla, akan yaşlar gözlerinden değil, kalplerindendir
--reklam--
Sevince İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ve kitabın devamı ile birlikteyiz... 5 yıl sonra Asel'in çalıştığı firma Akay'ın oynadığı futbol kulübünün işini alır ve 5 yıl sonra karşılaşırlar... Sonrası malum.... Akay Ondan intikam almak için sürekli Onu iğneler. Asel'de Akay dan uzak durur. Sonra bir gazete Onların fotoğrafını çeker ve bu olayı araştırır ve Akay gazetenin manşetinde Asel'in oğlu olduğunu görür ve hemen anlar o çocuk Onun oğludur. Bundan sonra işlker iyice karışır. Akay Asel den intikam almak için oğlu Aral'ı yanına alır. Asel iyice çöker oğlunu gördüğü kısa anlar yetmese de bir şey yapamaz. Akay nişanlanır vs. vs. Size daha fazla tüyo vermeyeceğim . Okuyup öğrenmenizi istiyorum. Kesinlikle okumaya değer bu iki kitap.... Acaba Asel neden bu kadar çılgınlar gibi sevdiği Akay'dan ayrılmıştır. Canı olan oğlundan uzak kalmaya razıdır. İşte bunları okuyup öğrenin.... Size iyi okumalar..... (Persephone)
Serinin ikinci kitabıydı ve her şey açıklığa kavuştu.. Göz yaslarim eksik olmadı gerek güzel anlar gerekse zor anlarda. Aşkın sevginin, fedakarlık olduğu anlatan güzel bir aşk hikayesiydi. Yalnız bu sefer sahnede iş adamları değilde ünlü bir futbolcu ve güzel bir stilistimiz vardı. Asel bu nasıl bir ketumluktur; Akay bu nasıl bir sevgidir.? Kader biz ne yapmaya çalışırsak çalışalım gene de kendi oyunlarını oynamayı bırakmıyor ne dersiniz okuyun anlayacaksınız. (Fobc)
Seriyi bitirdim mutluyum... Diğer kitapları merakla bekliyorum. (Tuğba)
--reklam--
Sevince PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Rukiye Kayaarslan - Sevince kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sevince PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Rukiye Kayaarslan Kimdir?
Rukiye Kayaarslan 1981 yılında Ankara’da doğdu. Üç kardeşin en büyüğü olan Kayaarslan ailesi ile birlikte yaşamaktadır.
Ticaret Lisesi mezunu olan Kayaarslan 2012-2013 Marka İletişim Mezunu olup, şu anda Eskişehir Anadolu Lisesi Uluslararası İlişkiler okumakta ve özel bir şirkette yazım işlerinde görev almaktadır.
Yazmaya lise yıllarında kurguladığı hikayeleri çevresindekilere anlatmakla başlayıp, daha sonrasında kaleme – klavyeye dökmesi ile devam etti. 3 yıldır hikayelerini sosyal medyada yayınlamaktadır.
Güz Delisi, Kayaarslan’ın basılacak ilk eseri olup, birbirinin devamı olan farklı dört hikayenin de ilkidir.
--reklam--
Rukiye Kayaarslan Kitapları - Eserleri
- Güz Delisi
- Sen Geldin Bahar Geldi 1
- Severek Ayrılalım
- Sen Geldin Bahar Geldi 2
- Sevince
--reklam--
Rukiye Kayaarslan Alıntıları - Sözleri
- Sen sağlam ol ki sevdiklerin de sağlam olsun. (Güz Delisi)
- Hayatta bir masaldır. Nasıl beyaz atlı prensler varsa, kötü kalpli cadılarında olduğu..En mutlu anımızda kırmızı elmayla kapımıza dayanan...Bizi kulelere kilitleyen... Yıllarca sürecek uykularla cezalandıran... Saat on ikiyi geçirdiğimizde balkabağına dönüşen... (Severek Ayrılalım)
- “Affedersin…” derken ilk kez kızın yüzüne bakmıştı. Aynı anda karşılaşan gözler ise değişik bir çekime girmişti. Genç kızın gözlerinin güzelliği gözlüklerinin altından bile belliydi. Çok sade bir görüntüsü vardı. Çevresindeki kadınlara hiç benzemiyordu. (Severek Ayrılalım)
- İçten yapılan her dua tabi ki de ulaşırdı muhatabına. (Güz Delisi)
- Haklı olduğunu bilseler de yenilgiyi kabul etmiyor ve bu hayatlar boyunca en büyük kusurlar olarak kalıyor (Sen Geldin Bahar Geldi 2)
- Yine başladıkları yere gelmişlerdi. Kendini kaybetmiş ve olayın geldiği yeri anlayamamıştı. Ama şimdi her şey apaçık önündeydi. (Severek Ayrılalım)
- Her şey ne kadar güzel başlasa da, küçük bir şey öyle büyük bir sorun olur çıkar ki insanın karşısına... Sonrasında o küçücük dağın altında kalır kalpte olan… Yıllar geçse de unutulmayan, her gözünü kapadığında özlemle içini burkan... Ne çok şey vardır insanı insan yapan… (Severek Ayrılalım)
- Erkekler ağlamaz diyenler yanılıyormuş bir tanem. Erkekler de ağlar... Kaybettiklerine, sevdiklerine, umutlarına, umutsuzluklarına... Hem de tüm kalpleriyle ağlar. Tek farkla, akan yaşlar gözlerinden değil, kalplerindendir (Sevince)
- ....camın kenarından yoldan geleni geçeni izlemeye başlamıştı. Herkes bir koşuşturma içindeydi. Kim bilir içlerinde neler yaşıyorlar ama dönen dünyaya ayak uydurmak için yaşamaya çalışıyorlardı. Belki de çok mutluydular. Hayat onlara güzellikleri sunmuş, kötü taraflarıyla tanıştırmamıştı. Acaba var mıydı böyle şanslı insanlar… (Severek Ayrılalım)
- Kendisiyle kavgalı biri, çevresiyle barışık olabilir mi? Yıllarca savaştım. Kendimden kaçtım. İnsan hiç kendinden kaçabilir mi? Kaçamadım da zaten. Bunun içinde tüm benliğimi, o mezara gömdüm. Leyla'yı uğurladığım o güz mevsiminde takılı kaldım. Ne kışın beyazlığı içime işleyebildi, ne ilkbaharın yeni umutları ne de yazın sıcaklığı ben sadece sonbaharın sararan günleriyle birlikte sarardım. (Güz Delisi)
- Bu hain kalbim ona ne zaman kızabildi ki... utanmasa her yerde beni suçlayacak. Tamamen ona ait olup çıktı. (Güz Delisi)
- Bazen güzel, bazen hüzünlü, bazen sinirli, bazen neşeli, bazen de pişmanlıktı. Bu hayattı. Acısı da, tatlısı da gerçek… Bazı zamanlar ağızda hoş bir tat bırakan, bazı zamanlarda ise kekremsiliği gidermek için çok uğraşılması gereken zamanlara ev sahipliği yapardı. Ama her şey birbirini sevenlerin sevdasına bulanıp, yeni hayatların şekillenmesiyle son bulurdu. Her zaman güneşli değildi, bulutlu olduğu da, karlı olduğu da, yağmurlu olduğu da, sert ayazlarla insanı dondurduğu da olurdu. Hayattı bu. (Sevince)
- Her gün sahip olduklarım için şükrediyorum. (Güz Delisi)
- “Sen yaşayamadıklarının hüznünü yaşıyordun, bense yaşadığım muhteşem anların kaybının.” (Sen Geldin Bahar Geldi 1)
- "Uyku... Gece bana uğramayı unutmuş." (Güz Delisi)
- En gereksiz ayrıntılara bile yer verip sonu acele acele bitirme huylarınızdan vazgeçin! (Sen Geldin Bahar Geldi 2)
- "Sevgilim; kadere aldanmayıp, kağıt olup, kalem olup, mutlulukla bir son bulup, en sonuma yazsam seni." (Güz Delisi)
- Affedersin…” derken ilk kez kızın yüzüne bakmıştı. Aynı anda karşılaşan gözler ise değişik bir çekime girmişti. Genç kızın gözlerinin güzelliği gözlüklerinin altından bile belliydi. Çok sade bir görüntüsü vardı. Çevresindeki kadınlara hiç benzemiyordu. (Severek Ayrılalım)
- Sağır duymaz uydurur, bilmeyen de gördüğüne yazarmış. (Güz Delisi)
- Her insan hayatının bir döneminde hata yapabilir. (Güz Delisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin