Kitap Künyesi
Yazar: Liz Behmoaras
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 978-605-09-0412-3
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Sevmenin Zamanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sevmenin Zamanı bağnazlık ve ırkçılığın yol açtığı yıkımlar ve her şeye rağmen mutluluğu “inşa etme” gayretlerine dair sıcacık, ama sarsıcı bir roman.
Sevinç içinde olduğumuzda gözyaşlarını aklımıza getirmemiz zordur, keza dans ederken matemi göze almak ya da etrafımızda her şey yıkılırken her şeyin yeniden inşa edilebileceğini hayal etmek... Zaman insanoğluna armağanlar sunan bir hazine değildir. Hiçbir dakikasının içinde bir şey yoktur. Her dakikası, insanoğlu onu ne yapacaksa sadece odur. Ve böylece içkindir zaman, her var olanın zerresinde. Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur.
1940’lı yılların ilk yarısı… Dünyanın kaderini değiştiren, yaşamları altüst eden ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı İkinci Dünya Savaşı yılları…
Her şey yıkılır, insanlık savaşın, hoşgörüsüzlüğün girdabına kapılmış akıl almaz bir hızla yok oluşa doğru sürüklenirken, ikisi de İstanbul Tıp Fakültesi’nde öğrenci, biri Müslüman diğeri Yahudi, iki genç aşka düşerler.
Her şeye ve herkese inat imkânsız bir aşk filizlenir aralarında. Kızın ailesi Odessa’dan göç etmiştir, erkeğinki ise Balkanlar’dan. Ve zoraki göçlerin İstanbul’da buluşturduğu iki ailenin dramına eşlik eden bu büyük sevgi nice sınavlardan geçmek zorundadır.
--reklam--
Sevmenin Zamanı Alıntıları - Sözleri
- "Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur."
- "Beni öyle bir sev ki, zamanı olmasın."
- İngilizlerin hepsi kaypaktı, soğuk ve mesafeli olmanın yanı sıra hepsi de çiçeklere meraklıydı; Fransızların mizah yönü kuvvetliydi, çoğu çapkın ve biraz da küstahtı; Almanlar olağanüstü disiplinli ve katıydı; İtalyanlar neşeli, biraz da havai; Türkler ise cesur ve misafirperverdi, karılarını hem kolayca aldatıyor hem de kıskanıyorlardı, bazen onları bundan dolayı öldürdükleri oluyordu... Şulmanlar gibi Aşkenaz olma şansından yoksun Türk Yahudileri, namı diğer "Espanyol”lar ise diğerlerine göre daha cahil ve nedense gösteriş meraklısı sayılırdı. Üstelik Müslüman Türkleri örnek alarak, karılarını evde bırakıp hovardalık yapmaya gittikleri söylenirdi.
- Ismail yoksula ve zengine göre farklı cerrahi türleri olduğunu da görmüştü bu son iki yıl içinde. Sonradan pahalı bir alüminyum protez takılacak ise hastanın bacağı daha az kesilirdi; kaba tahta bir protez takılacak ise daha çok, daha yukarıdan kesilirdi mesela. Tüm bunlardan dolayı, gelecekte özel muayenehane açmamaya kesin kararlıydı: "Ne kadar çok hasta ve hastalık varsa, hastalık ne kadar uzun sürer, ne kadar çok tedavi ve ilaç gerekirse, ne kadar çok ameliyat yapılırsa o kadar çok kazanmak, dolayısıyla o kadar çok mutlu olmak ha! Bu mantıkla, kanser, özel muayenehanesi olanın en sevdiği hastalık olmalı. Büyük ameliyatlar... Uzun ve pahalı tedaviler... Ya da verem... Asla... Hasta ile hekim arasına para mevzuu girdi mi güven ortadan kalkar."
- "Karışmak istemem ama ateşle oynuyorsun!" diye devam etti öteki. Frida şimdi kulaklarına kadar kızarmıştı. Bu kez hiddetle karşılık verdi: "Karışıyorsun ama! Hem ne hakla? Hangi sıfatla?" "Dindaş sıfatıyla kızım. Bu aralar birbirimize kenetlenmemiz, dışarıya hiç açık vermememiz lazım. Görmüyor musun sanki bu ırkçı Turancıların ne kadar azıttıklarını, derste hocaları nasıl sıkıştırdıklarını? Bozkurt mecmuasının kapağında da 'Her Irkın Üstünde Türk Irkı yazıyor... Ya Akbaba'da çıkan iğrenç karikatürler? Hepsi Nazi dergilerinden kopya... Bunları okuyanların, bizleri tanımasalar bile bizden nefret etmemesi imkânsız! Sahiden hiç farkında değil misin bütün bunların?"
- Beni öyle bir sev ki zamanı olmasın
- "Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur."
- Yaşanacak şeyler yaşanmalıdır, zaman savururken altındakileri.
- İnsanın, insanlığın ve tüm dünyanın çıldırmış olduğu, bağnazlığın ve ötekileştirmenin erdem sayıldığı bir dönemdi...
- Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur.
- Şimdi ne oluyorsa, geçmişte de oldu, ne olacaksa, daha önce de olmuştur. Güneşin altında yeni bir şey yok.
- Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur.
--reklam--
Sevmenin Zamanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Biri müslüman, diğeri musevi iki Tıp Fakültesi öğrencisinin aşkı... İkinci Dünya Savaşı yılları, yıkıntılar, kaybedişler, umutsuzluklar, savruluşlar... Hayatta kalma çabaları, tutunacak dal bulma mücadelesi... Bütün bunların arasında kuvvetli sevgi bağları, umut dolu ama umutsuz bir aşk... Sadece aşk hikâyesi değil, savaş döneminde toplumun içinde bulunduğu durum da çok güzel kaleme alınmış. Beni tek irrite eden nokta, sayfa sayısından tasarruf amaçlı (sanıyorum), yazılar minik ve nefes alacak bir yer yok izlenimi vermesi. (Kapalı Mavi)
--reklam--
Sevmenin Zamanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Liz Behmoaras - Sevmenin Zamanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sevmenin Zamanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Liz Behmoaras Kimdir?
1950 yılında İstanbul’da doğdu. Çeşitli yayınevlerinde çevirmenlik, yerli ve yabancı yayın kuruluşlarında serbest gazetecilik yaptı. 1986-1996 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta dergisi, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetesi, ayrıca Liberation, L'Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerinde yazılar yazdı. Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler, Kimsin Jak Samanon?, Yüzyıl Sonu Tanıklıkları, Mazhar Osman, Suat Deviş ve Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi başlıca eserleridir.
--reklam--
Liz Behmoaras Kitapları - Eserleri
- Sevmenin Zamanı
- Mazhar Osman
- Suat Derviş
- Sen Bir Başka Gittin
- Alman Subayın Evi
- Lale Pudding Shop
- Bir Kimlik Arayışının Hikayesi
- Kimsin Jak Samanon?
- Yüzyıl Sonu Tanıklıkları
--reklam--
Liz Behmoaras Alıntıları - Sözleri
- Yaşanacak şeyler yaşanmalıdır, zaman savururken altındakileri. (Sevmenin Zamanı)
- Şimdi ne oluyorsa, geçmişte de oldu, ne olacaksa, daha önce de olmuştur. Güneşin altında yeni bir şey yok. (Sevmenin Zamanı)
- Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur. (Sevmenin Zamanı)
- “Felaketler, bazen İyilikler de doğurur.” (Mazhar Osman)
- "Yanlış bir şeyler yapmış olmanın pişmanlığı, hiçbir şey yapmamış olmanın pişmanlığından iyidir." (Alman Subayın Evi)
- O kadar samimi bir Türk dostu olan babam, Varlık Vergisi'nde 'kendisine yapılanlardan, sonra artık Türkiye' de yaşamayı reddetti. (Bir Kimlik Arayışının Hikayesi)
- Beni öyle bir sev ki zamanı olmasın (Sevmenin Zamanı)
- İstediğin her şey olacak diye bir kural yok. (Sen Bir Başka Gittin)
- Fosforlu Cevriye anasını, babasını tanımayan, bir yıldızdan doğmuş olduğuna inanan, yağmurda ıslanınca saçları fosfor gibi parladığı için kendisine böyle bir lakap takılan bir sokak kızıdır. (Suat Derviş)
- Eski zamanlarda bakışmalar, gülümsemeler yeterdi âşık olmak için. (Sen Bir Başka Gittin)
- "Zaman bize hediye edilmiş boş bir defter gibidir, ne yazılırsa o okunur." (Sevmenin Zamanı)
- Tevfik Fikret: “Doktor, siz sinir hekimleri (Mazhar Osman’a)normal adam az görürsünüz, ben de asabiyim, hırçınım, benim de sinirliler kadrosunda yerim var mı? (Mazhar Osman)
- Gencecik bir idadi öğrencisiyken, Tesalya Muharebesi’ne katılmaya can atıyordum. O zamanlar harbi nutuklar, hitabeler, heyacanlar alkışlarla dolu bir şey zannediyordum; hayır efendim, harp dediğin şey, çamurda, yağmurda, karda, kana ve boka batarak yapılıyormuş. Şu şairlerimiz bizleri, hele hele gençlerimizi böyle kandıracaklarına, harbi hakiki yüzüyle anlatsalar ya!..” (Mazhar Osman)
- İnsanlar gidişten ziyade dönüşü hayal ederler. (Sen Bir Başka Gittin)
- "Karanlık bir gecede gökten düşen parçalanan bir yıldız gibi,sular üstünde fosforlu bir iz bırakarak " kaybolup gider Fosforlu Cevriye. (Suat Derviş)
- İstanbul mu? Orası devlet içinde devlettir! (Sen Bir Başka Gittin)
- “...her aksiyonun bir reaksiyonu, her inkılabın bir irticaı vardır.” (Mazhar Osman)
- "Karışmak istemem ama ateşle oynuyorsun!" diye devam etti öteki. Frida şimdi kulaklarına kadar kızarmıştı. Bu kez hiddetle karşılık verdi: "Karışıyorsun ama! Hem ne hakla? Hangi sıfatla?" "Dindaş sıfatıyla kızım. Bu aralar birbirimize kenetlenmemiz, dışarıya hiç açık vermememiz lazım. Görmüyor musun sanki bu ırkçı Turancıların ne kadar azıttıklarını, derste hocaları nasıl sıkıştırdıklarını? Bozkurt mecmuasının kapağında da 'Her Irkın Üstünde Türk Irkı yazıyor... Ya Akbaba'da çıkan iğrenç karikatürler? Hepsi Nazi dergilerinden kopya... Bunları okuyanların, bizleri tanımasalar bile bizden nefret etmemesi imkânsız! Sahiden hiç farkında değil misin bütün bunların?" (Sevmenin Zamanı)
- Hiç de doğru bulmuyorum, insanlara neleri söyleyip, neleri söylemeyeceklerinin dayatılmasını... (Sen Bir Başka Gittin)
- Her aile bir tarihtir, hatta okumasını bilen için bir destandır. (Sen Bir Başka Gittin)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin