Kitap Künyesi
Yazar: Elizabeth Hoyt
Çevirmen: Nalan Yüce
Orijinal Adı: Wicked Intentions
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786053434016
Sayfa Sayısı: 384
--reklam--
Şeytani Arzular Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arzularıyla hareket eden bir adam... Şehveti ve tutkusuyla tanınan Lazarus Huntington, namıdiğer Lord Caire, Londra'nın ünlü kenar mahallelerinden biri olan St. Giles'ta bir katili aramaktadır.
Geçmişte işlediği günahlarla savaşan bir kadın... St. Giles'ı avcunun içi gibi bilen Dul Temperance Dews da hayatını ailesinin kurduğu kimsesizler yurdundaki çocuklara bakarak geçirmiştir. Ama şimdi yurdun geleceği tehlikededir. İkisinin de reddedemeyeceği bir anlaşma… Caire basit bir teklif sunar: St. Giles sokaklarında yapacağı araştırmaya yardım etmesi karşılığında Temperance'ı, yurda bağışçı bulması için Londra sosyetesine takdim edecektir. Fakat Temperance göründüğü kadar masum değildir ve çok geçmeden ikisini de mahvedebilecek bir tutkunun esiri olurlar.
"İnce düşünülmüş ayrıntılar, ilgi uyandıran karakterler yaratmak konusunda eşine az rastlanır bir edebî yetenek ve güçlü duygu patlamaları yaratacak bir üslupla Hoyt, aşk ve tehlike unsurlarını bir araya getirmiş."
-John Charles-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Şeytani Arzular Alıntıları - Sözleri
- “Sevginin gösterilmemesinin, hissedilmediği anlamına gelmediğini unutma lütfen.”
- Sevginin gösterilmemesinin, hissedilmediği anlamına gelmediğini unutma lütfen.
- " Onda farklı bir şey var, " dedi Caire. " Çevresindeki herkesi önemsiyor ama kendini de bir o kadar ihmal ediyor. Ben onu önemseyen olmak istiyorum."
- Temperance huzursuzlukla adımlarını hızlandırdı. " Kendinizi duygular üzerinde bir otorite olarak mı görüyorsunuz, Lordum?" " Hiç de değil, " diye mırıldandı adam. " Nadiren bir şey hissederim. Ama bacakları olmayan bir adam gibi, dans edebilenleri görünce etkilenirim."
- “Senden nefret ediyorum.” Dudaklannı birbirine bastırarak onu görmeye tahammülü yokmuş gibi yüzünü çevirdi. O cümleyi sarf etmesine rağmen yanında oturmaya devam etti, sonuçta önemli olan da buydu. Ona karşı bir şeyler hissettiği sürece bunun nefret hatta onu öldürme isteği olmasının bir önemi yoktu. Onu yakınında tutabildiği sürece...
- “Erdemli olmanın en kötü yanı yalan söylemeye çalıştığında işe yaramamasıdır.”
- “Çünkü,” diye mırıldandı, “beni cezbediyorsun. Çünkü bağrında umutsuz bir sır saklıyorsun, kollarının arasında bir engerek yılanı tutar gibisin ve dişlerini tenine geçirse de onu bırakmayacaksın. O yılanı kollarının arasından çekip almak istiyorum. Hırpalanmış kanlı tenini iyileştirmek. Acını kendi acım yapmak istiyorum.”
- Belki de Lazarus haklıydı: İnsan ne kadar çok şeye sahip olursa olsun, yine de mutsuz olabiliyordu.
- Lazarus boğazım temizledi, sesi hırçındı. “Niyetim o kadar sert konuşmak değildi.” Dudağının köşesi hafifçe büküldü, yine de yüzünü dönmeye tenezzül etmedi. “Benden özür mü diliyorsun, Lord Caire?” “Dilemiş olsaydım...” dedi usulca. “Hürmetle eğilmemi kabul eder miydin?” Kirpiklerim indirdi. “Ayaklanma kapanmana ihtiyacım yok.” “Yok mu?” diye sordu hafifçe. “Belki de buna ihtiyacı olan benim.”
- “Bir gün kırılacaksın,” diye mırıldandı Lazarus. “Ve bu gerçekleştiğinde orada olmak için Tanrı’ya dua ediyorum.”
- “Onu görmek isteyen bir hanım var,” dedi Harry. Delikteki göz Silence’ın üzerine döndü. “Üzerini aradın mı?” Harry iç geçirdi. “Suikastçıya benzer bir hali var mı, Bob?” Bob göz kırptı. “Olabilir. En iyi suikastçı, öyle olduğunu düşünmediğindir, bilmem anlatabildim mi?”
- ... bence bir insan mutluluğu ya da mutsuzluğu karnı aç olsa da tok olsa da bulabilir.
- “Korkarım insan vefasız, nankör bir yaratık.”
- “... çünkü bağrında umutsuz bir sır saklıyorsun, kollarının arasında bir engerek yılanı tutar gibisin ve dişlerini tenine geçirse de onu bırakmayacaksın. O yılanı kollarının arasından çekip almak istiyorum. Hırpalanmış kanlı tenini iyileştirmek. Acını kendi acım yapmak istiyorum.”
- “Sevginin gösterilmemesinin, hissedilmediği anlamına gelmediğini unutma lütfen.”
--reklam--
Şeytani Arzular İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap biraz yavan geldi maalesef. Yazarın birkaç kitabını daha okumuştum onları daha çok beğenmiştim. Bu kitabın bazı bölümlerini atlaya atlaya okudum. Üzgünüm (Ayşe Akça)
Elizabeth'i çok sevmeme rağmen kitaplarında eksik olan bazı şeyler vardı bu kitapta ise bu eksiklikler tamamen kapatılmış bir şekilde karşımıza çıkıyor. Örneğin baş karakterlerin yan karakterlerle -yani sonraki kitabın baş rolü olacak kişilerle- olan ilişkisi nedense biraz havada kalırdı ama burada bu sorunu görmedim ben. Hoyt'un kitaplarında aşkı hissedersiniz ancak bu kitaptaki aşkı ayrı hissettim. Sanırım bunun sebebi baş karakterlerin analizinin tam anlamıyla yapılmış olmasından kaynaklanıyor. Temperance ve Lazaruz, onları nasıl anlatsam ki... Anlatmaya kalksam hem kelimelerim yetmez hem de baya spoiler veririm. Ama şunu söyleyebilirim yazarımız karakterlerimize çok ilginç isimler bulmuş. En iyisi siz okuyun ona göre karakter analizini yapın. Lazaruz karakterinin dış görüntüsü baya baya ilginç geldi. İlk kez saçları beyaz olan bir karakter okudum ve karakterimiz albino değil sadece saçları öyle. Aynı zamanda ilk kez beyaz tenli bir baş erkek karakter okudum. Bu iki değişik özelliğe bayıldım. Cidden gına geldi artık esmer tenli erkeklerden sanki dünyadaki bütün erkekler yanık tenli. Ayrıca bazı karakterler birazcık tanıtılarak sonraki kitaplarının gelmesi için can atacak duruma gelebilirsiniz ki ben şu an o durumdayım. Eğer Elizabeth hiç okumamışsanız bu kitaptan başlamayın önceki kitaplarına göz atın inanın ki o kitaplar da çok güzel ama ben asıl aradığım şeyleri bu kitapta buldum. (Maggie)
Lord Caire, St. Giles'ta dolaşan katili yakalamak için abisiyle birlikte kimsesizler yurdu işleten Temperance'dan yardım ister. Çünkü Lord Caire, St. Giles'a yabancıdır ve bölgeyi bilen Temperance ona pek çok kapıyı açabilecektir. Hikâyenin içine aşkın yanında biraz da gizem katıldığı için beğenerek okudum. Baş karakterlerin yanında yan karakterleri de oldukça sevdim. Hatta sırf yan karakterleri görebilmek için seriye devam etmeye karar verdim. Elizabeth Hoyt'dan okuduğum ilk roman bu kitap oldu. Yazarı daha önceden okumadığım için biraz pişman oldum. Yazım dilini sevdim, olaylar arasında diğer karakterlerden de bahsediyor olmasına bile takılmadım. Diğer kitaplarda rahatsız olur muyum bilmiyorum ama burada yan karakterlerin hayatlarına değinmesi benim gözümde esas kurgunun parçalanmasına sebep olmadı. Ayrıca her bölüm başında kısa kısa yazdığı ve son bölümde tamamladığı hikaye de harikaydı. Hatta bazen sırf o hikâyede ne olduğunu öğrenebilmek için sayfaları hızla okuduğumu bile fark ettim. Hikayede bazı bölümlerindeki olayların hızlı geçtiğini düşünüyorum ama onun dışında keyif alarak okuduğum için puanı yüksek tutacağım. Betimlemeleri çok güzeldi, akıcıydı, merak uyandırmayı başardı, dönemi iyi anlattı. Historical okumayı seviyorsanız bence bu kitaba bir şans verebilirsiniz. Bu arada hikaye seri ama ben yine her historicalda olduğu gibi spoiler yemekten nefret etmiyorsanız karışık okuyabileceğinizi düşünüyorum. Ben galiba ilk kez bu türdeki bir serinin birinci kitabından başladım. Benim için de şaşırtıcı oldu evet. Neyse yani benim için sorun değil ama yine de siz diğer karakterler hakkında spoiler edinmek istemiyorsanız bu seriye mutlaka Şeytani Arzular ile başlayın. Genel Bakış Tür: Tarihi Romantik Seri/Tek: Seri. Birinci kitap Aşk üçgeni: Yok. Cinsellik: Var. Favori karakterim: Lord Caire Bu yazarın diğer kitaplarını okuyacak mıyım? Okuyacağım. Bu kitabı/seriyi gelecekte tekrar okuyacak mıyım? Sanırım evet. Bu kitabı/seriyi öneriyor muyum? Evet. (Esin Elif)
--reklam--
Şeytani Arzular PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Elizabeth Hoyt - Şeytani Arzular kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şeytani Arzular PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Elizabeth Hoyt Kimdir?
Elizabeth, New Orleans'ta doğdu ancak St Paul, Minnesota şehrinde büyüdü. Çocukken ziyaret şansı bulduğu yer ;St Andrews, Scotland Almanya; Fransa; ve Belçika. Bir yılını Oxford, İngiltere'de geçirdi ve yaz değişimi ile Kawasaki, Japonya'ya öğrenci olarak gitti.
Julia Harper adıyla yazdığı romanları vardır.
--reklam--
Elizabeth Hoyt Kitapları - Eserleri
- Çirkinin Aşığı
- Kalbimi Sana Verdim
- Bir Aşk Masalı
- Seni Kalbime Yazdım
- Bana Aşkını Söyle
- Yabani Aşık
- Günahkar Aşık
- Buz Prenses
- Şeytani Arzular
- Doyumsuz Zevkler
- Saklı Şehvet
- İntikam Maskesi
- Kalbin Gölgesi
- Karanlıklar Dükü
- Gizemli Sevgili
- Kaçak Aşık
- Dearest Rogue
- Ruh Eşini Bulduğunda
- Duke of Sin
- Sweetest Scoundrel
- Duke of Pleasure
- Duke of Desire
--reklam--
Elizabeth Hoyt Alıntıları - Sözleri
- Ah, bu zafer denen duygu ne kadar da güzel bir şeydi. (Saklı Şehvet)
- "Her neyse. Söylemek istediğim şey şu, bu nişanlılık beni güvenle evliliğe götürecek. Aksi takdirde itibarım çürük bir yumurtadan daha beter olacaktır." "Kesinlikle, Lordum." Jasper kaşlarını çatarak tavana baktı. "Pynch, kendimi çürük bir yumurta ile kıyasladığım zamanlarda benimle aynı fikirde olmamalısın." "Evet, Lordum." "Teşekkür ederim." "Bir şey değil, Lordum." (Bana Aşkını Söyle)
- “ Mutlu olmak için unvan ve paradan daha fazlasına ihtiyacın olduğunu düşünüyorum. “ (Yabani Aşık)
- "Sadece on dokuz yaşındaydım, ki bence bu oldukça tehlikeli bir yaştır. İnsan her şeyden birazcık bilecek kadar yaşlıdır, ama daha bilmediği çok şey olduğunu fark edecek kadar akıllı değildir." (Kalbimi Sana Verdim)
- "İçimizdeki ruh, bizi saran kabuktan çok daha önemlidir..." (Çirkinin Aşığı)
- ... insanların çoğu faniliklerinden korkar -kendilerini bu dünyadan alıp götürecek olan kaderden... (Kalbin Gölgesi)
- Sıçanları öldürebilirdiniz tabii ki, ama yeterince hızlı davranabilirseniz. Hatta bazı çocuklar onları ateşin üzerinde kızartıp yerlerdi. Fakat Harry ne kadar aç olsa da , ki midesinin ihtiyaçtan kıvrandığı günler olmuştu, o eti ağzına koymayı asla düşünemezdi. Sıçanların içinde, onları yediğiniz takdirde kesinkes midenize geçip ruhunuza bulaşacak bir kötülük vardı. Ve ne kadar fare öldürürseniz öldürün, daima daha fazlası gelmeye devam ederdi. (Kalbimi Sana Verdim)
- "Bazen bulutlarla kapalı olsa da unutma, Mavi gökyüzü hep orada." (Seni Kalbime Yazdım)
- Bunu senin için yapıyorum,Ruhum. Sadece senin için (Bana Aşkını Söyle)
- " Bir gün çöküşüme sebep olabilirsiniz madam." "Ben mi?" dedi Messalina kaslarını kaldırarak. " Hı hı " " Sende beni çeken, mantığımı, aklımı ve konturolümü kaybetmeme neden olan bir şey var. Kanıma karışmış egzotik bir zehir gibisin; beni öldürmem gerekirken hayatta kalmamı sagliyorsun...." (Ruh Eşini Bulduğunda)
- "Evcil hayvanlar hakkında hiçbir şey bilmiyor musun?" "Hayır. Pekâlâ, ben küçükken bir kedimiz vardı ama ben çağırınca asla gelmezdi ve mutsuz olduğunda herkesi tırmalamak gibi bir huyu vardı. Genellikle de mutsuzdu maalesef." "Adı neydi?" "Kedi." (Bana Aşkını Söyle)
- “Bu seste çekicilikten çok daha fazlası vardı. Bu seste hayat vardı.” (Yabani Aşık)
- ... bence bir insan mutluluğu ya da mutsuzluğu karnı aç olsa da tok olsa da bulabilir. (Şeytani Arzular)
- "Aşk dediğiniz şey nedir ki?" Silence ona iyice yaklaştı. "Sizin hiçbir zaman sahip olamayacağınız bir şey. Hissetmeyi bile bilmediğiniz bir şey. Size acıyorum Mickey O'Connor çünkü ben gerçek aşkımı kaybetmiş olsam da, ona bir süreliğine sahip oldum. Siz ise aşkı asla tadamayacaksınız." (Saklı Şehvet)
- "Bugüne kadar hiçbir kadın için böyle hisler beslemedim. Bir daha besleyeceğimi de sanmıyorum. Anlamıyor musun? Bu insanın başına ömrü boyunca sadece bir kez gelen bir şeydir. Parmaklarının arasından kayıp gitmesine izin verirsen, ikimiz de kayboluruz. Sonsuza dek." (Doyumsuz Zevkler)
- Artemis bir adım geriye çekildi. Sonra bir adım daha. Penelope, Wakefield ve Scarborough. Bu tiyatronun oyuncuları onlardı. Kendisi ise sadece sahne süpüren temizlikçiydi. (Karanlıklar Dükü)
- “Sadece tek gerçek aşk olmasa bile birini gerçekten sevebileceğime inanıyorum. Bence... evet, bence herkes aşık olabilir, gerçek, derin bir aşkla sevebilir ve bir yerlerde bu derin aşka karşılık verecek birisi vardır.” (Doyumsuz Zevkler)
- " Geçmiş değiştirilemez. Bunu biliyorum, " dedi. "İnsan geçmişini kabullenir ve yine de geleceğe umutla bakar." (Seni Kalbime Yazdım)
- Zaten hayat nadiren adildir... (Kalbimi Sana Verdim)
- Güzel, doğru kelime değildi aslında. Yaramaz, kurnaz, baştan çıkarıcı... (Kaçak Aşık)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin