Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınevi
İSBN: 9789759038441
Sayfa Sayısı: 138
Seyyahatname Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hızır,
- Dile benden ne dilersin? diye sordu.
- Sağlığını, dedim.
- Hey avanak, benim sağlığımdan sana ne? dedi.
- Öyleyse benim sağlığım, dedim. Hızır,
- Para olmayınca, sağlık ne boka yarar hey akılsız!., dedi.
İşte o zaman az önce söylediğim, "Bir zengin olsam ben..." türküsünü ansıdım. Gelgelelim, saygımdan dilim damağıma dolanarak, Hızır Aleyhisselâma "Bir zengin olsam ben!" diyecek yerde, başımın ateşinden mi, şanssızlıktan, yoksa şaşkınlıktan mı, her nedense,
- Bir gezgin olsam ben! demişim. Hızır bir kahkaha atıp,
- Senin gibi şaşkına Hızır neylesin?.. Zengini, gezgini birbirine karıştırırsın hey kafasız! İstediğin gezgin olmaksa, haydi gez, dolaş! Tann seni gezgin eylesin! dedi. Demesiyle gözden yitip karanlıklarda yok oldu.
(Kitabın İçinden)
Seyyahatname Alıntıları - Sözleri
- Eller giderken Ay’a, Gidemeyiz biz yaya. İlerlenmez yoldaşım, Yerinde saya saya!
- Budur benim bildiğim, gördüğüm: Başlayınca sıkı, artınca baskı, sahibini dövemeyen eşeğini, eşeğini dövemeyen semerini, semerini dövemeyen çulunu, çulunu dövemeyen kendi başını, dizini döver. Anlayana buncası çok bile, yeter !
- İstanbul’un havası neden böyle kalleştir? Bu hava insanına, insan havaya eştir!
- Tevfik Fikret , İstanbul’a: Ey bin kocadan arta kalan bive-i bâkir. (Bin kocadan boşanmış kızoğlankız dul)
- Sağlam olsun bul kendine biyer, Yücelere yükselmekten sakın! Hiç düşmemek istiyorsan eğer, Olsun dâim kıçın yere yakın.
- Yahu, anlat oğlum Erkal şu kadına ki, biz tarih boyunca gayetle idareci insanlarızdır. Öyle idareciyizdir ki, olanı, olmayanı herşeyi idare ederiz. Bak örneğin İstanbul'da su yoktur, ama koskocaman sular idaresi vardır. İstanbul'da elektrik varla yok arası bişeydir, ama gayet iyi bir Elektrik İdaresi vardır. Demokrasi diye bişey yoktur, ama mükemmel bir demokratik idare vardır. Olmayan şeyleri nasıl idare ettiğimizi, yabancıların kafası almaz. Anlat bunları Bayan Redmavs'a
- Bu yola belediye yedi yıl önce asfalt döşemişti. Asfalt döşedikten bir yıl sonra, yolun altına su borularının döşenmesinin unutulduğu anlaşıldığından, taze asfalt sökülmüş, yollar kazılmış, su boruları döşendikten sonra yeniden asfaltlanmış, gelgelelim bir süre sonra, bu sefer de havagazı borularının döşenmesinin unutulduğu anlaşılmış, asfalt yeniden sökülüp yol kazılarak havagazı boruları döşeyip yol bir daha yapılıp asfaltlanmış ki, bu kez de kanalizasyon borularının döşenmesi için yol yeniden kazınmışsa da, o bölgede hiçbir zaman kanalizasyon olmadığından, kanalizasyon boruları da döşenmemiş ama ileride döşenmesi unutulmuş başka bir şey hatıra gelir denilerek, yol bir daha kapatılmamış, öylece delik deşik, çukur mukur bırakılmıştı.
- İstanbul’un bir özelliği ve bir güzelliği de budur işte; şuh kadınlar gibidir, kararsızdır, işvelidir, cilvelidir, çok arsızdır. İstanbul’da bigünde dört mevsimin birden yaşandığı bile olur. İşte bu yüzden İstanbul’un havası kalleştir derler. Bu kalleşlik insanlardan mı havasına geçmiştir, yoksa havasından mı insanlara geçmiştir, orasını bilen yoktur. İstanbullular durmadan değişen kararsız bir hava içinde yaşadıklarından, kendileri de kararsız olmuşlardır.
- Bu yola belediye yedi yıl önce asfalt döşemişti. Asfalt döşedikten bir yıl sonra, yolun altına su borularının döşenmesinin unutulduğu anlaşıldığından, taze asfalt sökülmüş , yollar kazılmış, su boruları döşendikten sonra yeniden asfaltlanmış, gelgelelim bisüre sonra, bu kez de havagazı borularının döşenmesinin unutulduğu anlaşılmış, asfalt yeniden sökülüp yol kazılarak havagazı boruları döşenip yol bir daha yapılıp asfaltlanmıştı ki, bu kez de kanalizasyon borularının döşenmesi için yol yeniden kazılmışsa da, o bölgede hiçbir zaman kanalizasyon olmadığından , kanalizasyon borularıda döşenmemiş , ama ilerde döşenmesi unutulmuş başka bişey daha hatıra gelir denilerek, yol bir daha kapatılmamış, öylece delik deşik, çukur mukur bırakılmıştı.
- Başlayınca sıkı, artınca baskı, sahibini dövemeyen eşeğini, eşeğini dövemeyen semerini, semerini dövemeyen çulunu, çulunu dövemeyen kendi başını, dizini döver.
- “Istanbul’un havası neden böyle kalleştir? Bu hava insanına, insan havaya eştir!”
- Binip füzeye gitmek marifet mi uzaya, Göreyim ki seni geç Mahmutpaşa’dan yaya!
- "Eller giderken Ay'a, Gidemeyiz biz yaya. İlerlenmez yoldaşım, Yerinde saya saya!"
- "Binip füzeye gitmek marifet mi uzaya, Göreyim ki seni geç Mahmutpaşa'dan yaya!"
- Güme de güm, güme de güm... Heeey! Efendi, ağa, bayan, bay, hanım, hey! Arkadaş, yoldaş, kardeş, heeeyyy! Duyduk, duymadık demeyin: Kafanızın içinde varsa beyin, Kimselere söylemeyin! Beyni olana coplar iniyor beynine! Kimbilir nerelerde bu gece, Yine sürüyor eğlence, Beyne yapılan işkence! Başlıyor sorgu, Suçlular sanığı getirdiler. Konuşamıyordu. Belki de yaşamıyordu. Onun yerine coplar konuşuyordu. İlk cop vurdu: -Adı? -Demokrasi. -Görülmemiş böylesi, Çıkmıyor hiç sesi, Bu nasıl demokrasi? -Efendim bu 1973 modeli, yerli malı, made in Törkey demokrasi olup canı çıkar, ama çıkmaz sesi. -Güzel, çıkmıyor sesi. Peki, ya kokusu? Nedir bu koku, nedir bu koku? Sardı Dünyayı, Kim yedi bu boku? Budur benim bildiğim, gördüğüm; Başlayınca sıkı, artınca baskı, sahibini dövemeyen eşeğini, eşeğini dövemeyen semerini, semerini dövemeyen çulunu,çulunu dövemeyen kendi başını,dizini döver.
Seyyahatname İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ah Aziz Nesin! Nasıl güzel yazmış hep. Çok değil okuduğum üçüncü kitabı henüz ama okurken hep güldürür, güldürürken düşündürür Aziz Nesin. Bu kez baştan sona bir hikaye okudum. Abbas Efendi, Selim Hoca, Tercüman :) Erkal, Mistır Beykır’ı arayan Misis Redmavs.. Bayan Redmavs, Amerika’ya kapağı atan mahalleli Tuncer’in (kitapta bu şekilde mizahi bir dille anlatılıyor), İstanbul’un güzelliklerini göstersinler diye gönderdikleri bir kadın. E haliyle mahalleye Amerikalı bir kadın gelince başta Bekir’in karısı kıskançlık yapsa da, lafta çok bilen gurubu olarak dört adam çıkarlar kadına rehberlik edip İstanbul’u gezdirmeye. İşte şimdi bakın şamataya :) Neler gelmedi ki kadının başına. Aman ülkemizi yanlış tanıtmayalım derdine, camdan dökülen bulaşık suyundan, haftada bir gün su verilen mahalle çeşmesinin önünde kafası yarılan kadına kadar her birine ustaca yalanlar uydurup Bayan Redmavs’ı ülkemize hayran bırakan Erkal’ın çabası hepsinden daha komikti. Komikti komikliğine de aynı zamanda da ironikti. İlla Amerikalı olmasına gerek yok aman rezil olmayalım diye ne yalanlar söyleniyor ayaküstü değil mi? Kitabım Tekin Yayınevi 1976 basımı ve tahmin edersiniz ki mis gibi kokuyor:) Kitabı okumadıysanız mutlaka okuyun derim. Öyle içten ki içinde kendimizi, toplumumuzu bulacaksınız ve hiç sıkılmadan okuyacaksınız. . Keyifli okumalar.. (Emine Kaplan Özcan)
MİLLET GİDER AYA: Aziz Nesin Türk Gülmece edebiyatımızı doruklara çıkartan yazarlarımızdan , bu eserindede bizlere yansıttığı mizahı ile toplumsal sorunlara değinen ve bu sorunlara değiniş biçiminide ‘sahibine laf söyleyemeyen adam , eşeğini döver.’ diyerek açıklayan , bu tarzınıda kitap içerisinde fazlasıyla belirten bir yapıya sahiptir. Hikayenin ana konusunu bir Amerikalı turistin Türkiyeye gezi amaçlı gelmesi ve ona gönüllü rehberlik eden bir kaç vatandaşın İstanbul şehrinde yaşadığı çeşitli zorluklara değinmektedir. (BERKAY MERT ÖZYURT)
Aziz Nesin denince akla ne gelirse iyi veya kötü hepsi kulaktan dolma bilgilerdi benim için bu yüzden yazarı kendim tanımak, fikir edinmek için aldığım iki kitabından biriydi seyahatname. Okumaya ilk başladığımda milli duygularım bayaa kabarmış olcak ki, ya dedim duyduğum kötü tanımlar doğruymuş resmen ülkemizi kötülüyor bu kitapta. Daha sonra düşünmeme neden oldu Türkiye her zaman iyi politikalar gütmedi ki her yaptığı doğru değildi üstelik ben bile bazı şeyleri eleştirirken o kadar zorlukların yaşandığı dönemde Aziz Nesin eleştirince neden kötü oluyor? En sonunda okudukça Hak verdiğim tarafları olduğu gibi, burda sanki hicvetmeyi biraz fazla kaçırmış dediğim yerler de olmadı değil. Biraz Nasreddin hoca misali güldürürken düşündüren biraz da Nefi gibi keskin eleştiriler barındıran cümleleri okumak hayli keyifliydi. o şöyle demiş bu böyle demişleri kenara bırakıp benimsemek lazım Necip Fazıl ne kadar bizimse Aziz Nesin de o kadar bizim herkes kendi fikrinde olduğu gibi diğerinin fikrine saygı duymayı da bilmeli bilmiyorsa da öğrensin bi zahmet. Hasılı Aziz nesini artık kendi fikirlerimde yer edecek kadar tanıdım. Tanımayanlara da tavsiye ederim tanımak için okumak gerek okuyun.. (Aksâ)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin