Kitap Künyesi
Yazar: Tennessee Williams
Çevirmen: Aytuğ İzat
Yayın Evi: Mitos Boyut Yayınları
İSBN: 9789758106790
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Sırça Hayvan Koleksiyonu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sırça Hayvan Koleksiyonu
The Glass Menagerie
Çağdaş Amerikan tiyatrosunun psikolojik gerçekçiliğinin başlıca temsilcisi olan yazarı üne kavuşturan, güçlü dramatik bir oyun. Yazarın kendi yaşamından izler taşıyan simgesellikle dolu bu oyun, 1930’lar Amerika’sında orta halli bir ailenin, sistemin ezici gücü karşısındaki çaresizliğini ve kırılganlığını anlatır. Oyun, insanların gerçeklikle yüz yüze gelme korkusu ve aldatmadan başka bir şey olmayan Amerikan yaşam tarzı kurma hayallerinin yanlışlıkları sergilenir. Oyuncular: 2 erkek, 2 kadın.
Sırça Hayvan Koleksiyonu Alıntıları - Sözleri
- Zaman, iki yer arasındaki en uzun mesafedir.
- Hollywood karakterleri bütün Amerikalıların yerine maceraya atılır ve bütün Amerikalılar karanlıkta oturup onların kendi yerlerine eğlenmesini izler!
- Bütün güzel kızlar birer tuzaktır, güzel birer tuzak; erkekler de onlardan öyle olmalarını isterler.
- Aşkın gücü gerçekten de oldukça büyük! Aşk öyle bir şey ki Laura, tüm dünyayı değiştiriyor.
- Bazı ayrıntılar göz ardı edilir; diğerleri dokunduklarının duygusal değerine bağlı olarak abartılır; çünkü anılar, ağırlıklı olarak gönülde yaşar.
- “Benim de sabrımın sonunda tükeneceğini bilmiyor musun, anne? Biliyorum, biliyorum. Senin için hiçbir önemi yok. Ne yaptığımın, ne olmak istediğimin... İkisi arasındaki uçurumun... Sen bunları hiç düşünmezsin ki...”
- "Hayal kırıklığına uğramakla cesaretin kırılması aynı şeyler değildir. Hayal kırıklığına uğramış durumdayım ama asla cesaretim kırılmamıştır. "
- “Tahminime göre senin sorunun ne biliyor musun? Aşağılık kompleksi! Ne olduğunu biliyor musun? Ne zaman ki bir insan kendi değerini düşürür, işte o zaman ona öyle derler.”
Sırça Hayvan Koleksiyonu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın yarı biyografik oyunu. Kitapta Türkçe metnin yanısıra orijinal İngilizce metin de bulunuyor. Oyunu kendi dilinden okumak isteyenler için muazzam bir fırsat. Orijinal dilde okurken yazarın anlattığı sosyal iklim daha da canlı geliyor insana. (Simge Mertoğlu)
Şamdanını söndürecek olan herhangi bir konuda takılırım...: İlk olarak yıllar önce belediyenin sahnelediği 1tl bileti olduğu ve yanımdaki arkadaşıma hem entellektüel görünmek hem de buluşmayı ucuza getirmek için gittiğim tiyatro ile duydum. Daha sonra da kitabını çok defa aradım. bulduğumda da bir solukta okumuştum. Nedense şu an gece saat 4.00 olduğu ve bir anda aklıma geldiği, uykumu kaçırdığı göz önünde bulundurulursa çok etkili bir oyun. Hayatını ailesi için heba ettiğini düşünerek ailesini terk eden bir babanın ardından hem hayranlık hem de nefret duyan bir gencin babasının kaderini yaşamasının hikayesi. Kaçarsın ama aklın da hayatın da peşinden gelir yani kurtulamazsın. Engelli bir kız, kendisini sosyeteye kızına koca bulmak için kabul ettirmeye çabalayan bir anne ve gençliğinin en güzel günlerini 25 cente satarak kendi deyimiyle 25 cente hayallerinden uzaklaşan bir genç ve hayalleri için ailesini terk eden bir babadan oluşan bir ailenin öyküsü gibi... ANCAK, aslında yıllar önce okumama rağmen kitaptan aklımda kalan şeyler şöyle; koşullar ne kadar zor olursa olsun bir anneden daha güçlü biri (özellikle mevzu bahis evladıysa) asla olamaz. İnsan eti gerçekten çok ağırdır. Öyle ki taşıyamazsın, taşımayı denesen bile kokusu üstüne siner ve asla çıkmaz. Dünyası daha dar olan insanlara umut vermek inanılmaz tahribata yol açar. Tabi Williams bunu mükemmel bir biçimde anlatıyor... Okurken de oyunu izlerken de her karakterle ayrı ayrı özdeşim kuracağınız, her karakteri taşıdığınızı hissedeceğiniz bir kitap. Kitap bittiğinde bütün kitabın kitaptaki en vurucu söz olan ve her aklıma geldiğinde de canımı yakan "Bugünlerde dünya şimşeklerle aydınlanıyor! Şamdanını söndür" cümlesiyle ne anlatmak istediği için yazıldığı hissini veriyor. (Cengiz Toraman)
Guzel bir oyun ve cok duygusal bir oyun özellikle yazarın bu oyun ile kendi hayatini anlatması oyunu daha da anlamlı kılıyor herkesin okumasını tavsiye ederim. (Lunam de tenebris)
Sırça Hayvan Koleksiyonu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tennessee Williams - Sırça Hayvan Koleksiyonu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sırça Hayvan Koleksiyonu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tennessee Williams Kimdir?
Tennessee Williams, takma adıyla bilinen Thomas Lanier Williams (26 Mart 1911 – 25 Şubat 1983), büyük bir ABD'li oyun yazarı ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarlarından biriydi. “Tennessee” adı kendisine, okul arkadaşları tarafından güneyli aksanı ve babasının Tennessee geçmişinden dolayı verilmiştir. Arzu Tramvayı ile 1948’de ve Kızgın Damdaki Kedi ile de 1955 yılında Pulitzer Tiyatro Ödüllerine layık görülmüştür. Bu iki oyunun yanı sıra, Sırça Kümes 1945’de ve Iguana’nın Gecesi de 1961 yılında “New York Eleştirmenler Birliği” ödülünü kazandı. 1952 yılında yazdığı “Gül Dövmesi” oyunu (erkek arkadaşı Frank Merlo’ya ithaf etmiştir) Tony Ödülleri’nde en iyi oyun ödülünü kazandı. Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.
--reklam--
Tennessee Williams Kitapları - Eserleri
- Arzu Tramvayı
- Sırça Hayvan Koleksiyonu
- Mrs. Stone'un Roma Baharı
- Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven)
- The Glass Menagerie
- Cat on a Hot Tin Roof
- Sırça Kümes
- İguananın Gecesi
- Yaz ve Duman
- Suddenly Last Summer and Other Plays
- Yağmur Gibi Söyle Bana
- A Streetcar Named Desire
- Sweet Bird of Youth / A Streetcar named Desire / The Glass Menagerie (Penguin Plays)
- Baby Doll
- Stairs to the Roof
- Collected Stories
--reklam--
Tennessee Williams Alıntıları - Sözleri
- Kızgın damlardaki kedinin zaferi nedir ki? - bilsem keşke.. - damın üzerinde kalabilmek galiba.. - kalabildiğince.. (Cat on a Hot Tin Roof)
- Size bir soru sorabilir miyim? Herhangi biri olarak soruyorum- Böyle bir yerde insanın bireysel yeteneğini geliştirebilmesi için nasıl bir fırsat olabilir ki? (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
- “Brick: Seninle birlikte yaşamaya devam etmek için öne sürdüğüm koşulları hep unutuyorsun. Margaret: Seninle yaşamıyorum. Aynı kafesi paylaşıyoruz.” (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
- "Yabancı bir şehirdeyim meselâ, gece vakti. Yanımda kimseler yok. Rastgele bir sokağa sapıyorum. Diyelim, karşıma bir lavantacı dükkânı çıktı. Dükkanda bir sürü cincik boncuk parçalanmış bir ebemkuşağı gibi öyle, renkli, cicili bicili, bir alay şişe... Derken biri dokunuyor omzuma, dönüp bir de bakıyorum, Kızkardeşim." (Sırça Kümes)
- Tutunduğum dallar eğlemedi… (Arzu Tramvayı)
- “Benim de sabrımın sonunda tükeneceğini bilmiyor musun, anne? Biliyorum, biliyorum. Senin için hiçbir önemi yok. Ne yaptığımın, ne olmak istediğimin... İkisi arasındaki uçurumun... Sen bunları hiç düşünmezsin ki...” (Sırça Hayvan Koleksiyonu)
- Ne kadar çok, dünyada öyle çok karmaşa var ki... (Arzu Tramvayı)
- "Hayal kırıklığına uğramakla cesaretin kırılması aynı şeyler değildir. Hayal kırıklığına uğramış durumdayım ama asla cesaretim kırılmamıştır. " (Sırça Hayvan Koleksiyonu)
- Ah Laura, Laura… Seni geride bırakmak istedim ama, ben sandığından daha da bağlıyım sana! Bir sigara yakarım, sokağı geçerim, sinemaya ya da bara takılırım, içki alırım, en yakınımdaki yabancı ile konuşurum… Şamdanını söndürecek olan herhangi bir konuda takılırım. Bugünlerde dünya şimşeklerle aydınlanıyor! İyisi mi sen mumları bir an önce söndür Laura… (Sırça Kümes)
- Amaçsız olmak sarhoş olmaya benziyordu. (Mrs. Stone'un Roma Baharı)
- ''Bir gün aynaya bir bakacağım ki saçlarım ağarmaya başlamış ve işte o zaman, yirmi beş yıldır, uyduruk bir adla, dostsuz, tanıdıksız, hiç kimseyle ilişkisiz yaşadığımı kavrayacağım. Buna biraz şaşacağım ama pek umursamayacağım. Zamanın böyle rahat geçtiğine sevineceğim.” (Yağmur Gibi Söyle Bana)
- “Kim olursanız olun, ben her zaman yabancıların nezaketine güvenmişimdir.” (Arzu Tramvayı)
- For nowadays the world is lit by lightning! Blow out your candles, Laura - and so goodbye... (The Glass Menagerie)
- Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki (Cat on a Hot Tin Roof)
- “Suskunluğun yasaları işlemiyor... Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki. Bir konuda susmak o konunun boyutlarını büyütüyor sadece. Suskunlukta büyüyor, ürüyor o şey, kötücül oluyor...” (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
- Blanche: What sign were you born under? Stanley [while he is dressing]: Sign? Blanche: Astrological sign. I bet you were born under Aries. Aries people are forceful and dynamic. They dote on noise! They love to bang things around! You must have had lots of banging around in the army and now that you're out, you make up for it by treating inanimate objects with such a fury! (A Streetcar Named Desire)
- "Zamanın; içinde tutsak olduğumuz dört boyutlu bütünün bir boyutu olduğunu biliyor muydun?" (Yaz ve Duman)
- Ah, özür dilerim, affet beni, fakat suskunluğun yasaları işlemiyor! ...tıpkı bir kapıyı kapamak, yanmakta olan bir evin yandığını unutmak için anahtarı kilitte döndürmek gibi bir şey bu. Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki. Bir konuda susmak o konunun boyutlarını büyütüyor sadece. Suskunluk da büyüyor, ürüyor o şey, kötücül oluyor... (Cat on a Hot Tin Roof)
- MARGARET: Bir şey söylemek üzereydim; gitgide kaldığımı. Hem de çok! BRICK: Herkes yalnız kalıyor... MARGARET: Sevdiğin biriyle birlikte yaşamak daha da büyük yalnızlık -tamamen yalnız kalmaktan daha büyük yalnızlık! eğer sevdiğin kişi seni sevmiyorsa... (Cat on a Hot Tin Roof)
- . Başka ne beni tamamen mutlu edebilirdi, sadece burada birlikte olmamızdan başka. Sen ve ben. İki insan kendi dünyalarını kurduğunda, bunda oldukça büyülü bir şey var, sence de öyle değil mi? ... (Sırça Kümes)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin