Kitap Künyesi
Yazar: Paula Weston
Çevirmen: İnci Nazlı
Orijinal Adı: Haze
Yayın Evi: Yabancı
İSBN: 9786055016425
Sayfa Sayısı: 376
--reklam--
Sis Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Ama ya Jude'u bulamazsak?"
Sıcak nefesi tenime değiyordu. "Eğer hayattaysa, bulacağız." "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" Ona inanmayı feci halde istiyordum ama Rafa'ydı bu. Varı yoğu aksiyon olup hiç planı olmayan adam.
Gülümsemesi yorgundu, imalı. Hatırlamadığım ortak geçmişimizin bir yansıması. "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun."
Gaby Winters'ın kâbusları artık sona ermişti. Ancak hâlâ bilmediği ve inanamadığı çok şey vardı. Eski hayatının büyük bir kısmını hâlâ hatırlayamıyordu. Bir zamanlar Refaimler'in, yani saniyeler içinde ülke değiştirebilen kanatsız yarı-meleklerin en iyi dövüşçülerinden biri olduğuna hâlâ inanmıyordu. Ve iblislerin var olduğuna... Ve Rafa'nın yanında kaldığına... Ama en önemlisi, ikiz kardeşi Jude'un hâlâ hayatta olduğuna bir türlü inanamıyordu.
Gaby'nin öğrenmesi gereken çok şey, yenmesi gereken daha çok düşman vardı. En önemlisi ise, tüm korkularına rağmen erkek kardeşini bulmalıydı. Macera daha yeni başlıyor, tehlikeli karanlık giderek yaklaşıyor...
"Korkutucu, ateşli ve merak uyandırıcı."
- Claudia Gray, Evernight Akademisi romanının yazarı.-
"Yeni ve taze bir soluk… Tüm paranormal kurgu hayranları mutlaka okumalı!"
-Wondrous Reads-
"Sert, zeki ve heyecan verici… Okuduğum en iyi melek temalı kitaptı!"
-Alpha Reader-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Sis Alıntıları - Sözleri
- Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir?
- "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun."
- "Peki, bakalım hepsini doğru anlamış mıyım; Birbiriyle savaşan iki grup yarı melek piçler var. İkisinin de peşinde olan bir iblisler sürüsü var. Ve bir de durugörüleri olan kayıp bir çocuk? Ve Gaby ile ben iki yüz düşmüş meleğin nerede saklandıklarını biliyor olabiliriz, öyle mi?" "Evet, ailenin zeki çocuğu oymuş, tamam."
- İyiydim ben. Boğazım düğümlendi. Tanrım, kimi kandırıyorum ben. İyi değildim. İyi olmaktan çok uzaktım.
- "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun."
- İyiydim ben. Boğazım düğümlemdi. Tanrım kimi kandırıyorum ben. İyi değilim. İyı olmaktan çok uzaktım.
- “Eve hoşgeldiniz.”
- "Bu durumdan ben de senden daha fazla hoşlanıyor değilim. Kapalı yerlerden nefret ederim." Dudak büktüm. "Sen hayatında hiç merdiven çıkmadın ki." Çarpıl bir gülümseme. Beni daha iyi hissettirmeye çalışıyordu. "Doğru. Ama dediğimde ciddiyim; çukur pisliği yok burada. Her ne oluyorsa çaresine bakacağız."
- Tüm bunların zamanla kolaylaşacağını sanmıştım. Yanılmıştım.
- Arka merdivenlerden çıkarken burnuma ekşi alkol kokusu geldi. Neden barlar ve birahaneler gündüzleri hep daha kötü kokar?
--reklam--
Sis İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Refaim serisinin ikinci kitabı Sis, hala bilinmezlikle dolu olan Gabe'in kardeşinin yaşıyor olma ihtimalini değerlendirmesi ve Dışlanmışlar grubunun tanıtımını içeriyor diye düşünüyorum. Hala Rafa ve Gabe arasındaki o mühim olay gizemini koruyor. Ne yaşandı meraktan çatlayacağım gerçekten. Umarım dişe dokunur bir alt yapısı vardır. Tahminimce son kitaba kadar bu gizem sürecek. Karakterlerinden ve kurgudan memnun olduğum bir seri, kolay okunabilir. Dışlanmışların, Tapınak tarafından hor görülmesi ve yaptıklarının doğru bulunmaması oldukça saçma, kitaptaki Dışlanmışların aktif olduğu ve çıktıkları göreve gösterdikleri hassasiyet gerçekten mükemmeldi. Refaim grubunun Dışlanmışlara karşı bu kadar tepkili olduklarını anlamak mümkün değil. Ayrıca çok uzatmadan Jude'nin bulunması, Jude'nin bu kadar kolay kabullenişi de iyiydi. Gabe, yeterince zorlanmışken Jude'de de aynı şeyleri okumak sıkıcı olabilirdi. Ah bir de o sonlara doğru yaşanan berbat baskın yok mu Gabe kadar sarsıldım bende. Üçüncü kitap kurtarma operasyonu ile geçecek diye düşünüyorum. Heyecanla devam Refaim serisine :) (Zeyyze)
Öyle boğucu dümdüz bir kitap ki, kitabın ortasına doğru kendime neden bu işkenceyi çekiyorum sorumsalıyla başbaşa kaldım. Yok! gitmedi kitap! Ne Rafa'nın ponçik halleri, ne de Jude'e ne oldu merakı kitabı sabırla okumaya çalışmama yetmedi. İlk kitabın günahı olmaz, ikinci kitap her zaman daha iyi olur derdik ama bu kitap kuralı bozdu. Sanırım uzunca bir süre bu kitabın bende bıraktığı olumsuz etkiyi unutmam lazım. Ondan sonrası Allah kerim.. Tavsiye kısmında KitapRüyasından Sevgilerle (KitapRüyasıOkuyor)
Bayıldım, bayıldım, bayıldım! Kitap o kadar güzeldi ki okumak için elime her aldığımda içim kıpır kıpır oldu. Elimden her bıraktığımda da aklım hep kitapta kaldı. O kadar sevdim her bir sayfasını. Öncelikle kitabın bu kadar tempolu olmasından çok hoşlandım. Yaşanan sayısız olay, ortaya çıkanlar, meydana gelen kritik durumlar ve finaldeki son sahne derken kitabı soluksuz okudum. Hâlâ bazı bilinmezler olduğu için kitabın gizemli yönünden hiçbir şey kaybetmesinden de ayrıca memnun oldum. Aslında bu çok ilginç çünkü bu hafıza olayının uzamasından rahatsız olurum sanıyordum ama niyeyse hiç rahatsız olmadım. Sonra karakterlere de bayıldım. Yan karakterin hepsini (tamam, hepsini değil, istisnalar haricindekileri) çok sevdim. Fakat benim için kitabın yıldızları Gaby ve Rafa'ydı. Ya, bir çift bu kadar mı güzel, bu kadar mı sevilesi olur! Hayran oldum, bayıldım ben ikiliye. Ve inanın abartmıyorum, baş başa oldukları her sahneyi 4-5 kez okudum. Ters de düşseler, durmadan tartışsalar da baş başa kaldıkları sahnelerde paylaştıkları ve konuştukları o kadar muhteşemdi ki kitabın devamında ne olacak diye merak etmeme rağmen dönüp tekrar tekrar bu sahneleri okumaktan kendimi alamadım. Aralarında geçmişin belirsizliği vardı ve normalde bu durum beni gererdi ama gram gerilmedim. Mya yüzünden biraz gerilir gibi oldum ama sonradan onu da atlattım. (Bu Mya beklediğim gibi biri çıkmayacak gibime geliyor ama göreceğiz.) Şu kurguyu ve karakterleri okumaktan o kadar keyif aldım ki hâlâ mutluluktan yerimde duramıyorum. İnşallah seri kendini hiç bozmaz diyor ve ara vermeden üçüncü kitaba başlıyorum. (Baştankara)
--reklam--
Sis PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paula Weston - Sis kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sis PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paula Weston Kimdir?
--reklam--
Paula Weston Kitapları - Eserleri
- Gölgeler
- Sis
- Işıltı
- Ateş
--reklam--
Paula Weston Alıntıları - Sözleri
- "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Her sabah düşüncelerimde onunla uyanıyorum ve nedenini hiç bilmesem de bundan suçluluk duyuyorum. (Gölgeler)
- "Sen hep en sevdiklerimden biri oldun," dedi. "Kocaman, korkunç bir ayısın. Ama Ez'in yanındayken değil. Onun yanında minnoş bir kedi gibisin." (Işıltı)
- Arka merdivenlerden çıkarken burnuma ekşi alkol kokusu geldi. Neden barlar ve birahaneler gündüzleri hep daha kötü kokar? (Sis)
- "Peki, bakalım hepsini doğru anlamış mıyım; Birbiriyle savaşan iki grup yarı melek piçler var. İkisinin de peşinde olan bir iblisler sürüsü var. Ve bir de durugörüleri olan kayıp bir çocuk? Ve Gaby ile ben iki yüz düşmüş meleğin nerede saklandıklarını biliyor olabiliriz, öyle mi?" "Evet, ailenin zeki çocuğu oymuş, tamam." (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlemdi. Tanrım kimi kandırıyorum ben. İyi değilim. İyı olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Özgür iradeyi özgürlük zannettim. (Işıltı)
- "Yatağımda ve çıplaksın. Hiçbir yere gitmiyorum." "Aslına bakarsan bu benim yatağım." (Işıltı)
- Dudaklarım köprücük kemiğinde, "Seni kaybedeceğimi sandım," dedim. "Ve seni kaybedemem, Rafa. Kaybedemem..." (Işıltı)
- Rafa'dan Jude'a baktım ve kalbim acıdı, onlar için hissettiklerim çok yoğundu. "Hayatta kalalım ki bunu yapmaya devam edelim." Rafa parmaklarını koluma sürttü. "Hayatta kalalım ki bir çok şeyi yapmaya devam edebilelim." Bütün bu belirsizliğin ve ümitsizliğin arasında bile ona gülümseyebildim. (Ateş)
- Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir? (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlendi. Tanrım, kimi kandırıyorum ben. İyi değildim. İyi olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- Ne hissettiğimi bilmiyordum. Nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Ama onu incitmek istemediğimi biliyordum. (Ateş)
- "Ayrıca inan bana affetmek kolay olan seçenek değil. Kemik kırmaktan çok daha fazla çaba gerektiriyor." Beni bırakıp gitmek bu kadar kolay mıydı? Ve "Her zamanki gibi, ağaçları göreyim derken ormanı gözden kaçırıyorsun." Seçme şansı olmadıktan sonra varoluş nedir? (Ateş)
- "Yaptığımı nasıl affedebilirsin?" "Çünkü seni tanıyorum. Çünkü senin en iyi halini ve en kötü halini gördüm. Son yüz otuz dokuz yıldır atlattıklarımızdan ve beni barda bulduğundan beri başımıza gelenler sayesinde. Tanrım, ileri gitmek istediğim için." "Evet ama..." "Çünkü seni seviyorum, seni aptal!" Cümle havada asılı kaldı. İkimizin de boşluğunu yakalamıştı. Birbirimize bakıp gözlerimizi kırptık, nefes aldık. Boynumdan yukarı kızardığımı hissediyordum. "Hayır sevmiyorsun," dedi. Ama suçluluk ve hayal kırıklığı gitmiş, çok kırılgan bir şeyle yer değiştirmişlerdi. "Bana neyi hissedip neyi hissetmediğimi söyleme Rafa." Beni izledi, ben onu anlayamıyordum. Saniyeler uzadı. "O zaman tekrar söyle." Gözlerine baktım. Zor sözcüklerdi çünkü beni savunmasız bırakıyorlardı. "Seni seviyorum. Seni aptal." (Ateş)
- Ben sandığım kişi değilim. Bununla nasıl başa çıkacaktım? (Gölgeler)
- Dünyanın değişmek üzere olduğunu biliyordu. Çünkü her şeyi hatırlıyordum. Her şeyi. (Işıltı)
- Saçmalık. Sen beni, benim seni takip edebildiğimden daha fazla takip edemezsin. (Gölgeler)
- "Rafa..." "Yaralanmaya devam etmek mi istiyorsun?" Kolunu indirdi. "Çünkü seni acı içinde görmek izlemeyi sevdiğim bir şey değil." (Işıltı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin