Kitap Künyesi

Yazar: İsmail Kılıçarslan

Yayın Evi: Profil Yayıncılık

İSBN: 9789759969080

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Sokakta Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

‘Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen, şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından, yani çok uzaktan yazıyorum.

Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum. Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan, birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden.

Delikanlı ne vakit bunca yoruldu, ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor. İstekle, şevkle, hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba?’

En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda “Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz,” demiştim. Doğrusu gerçekten de sevmeyiz. Şairler, şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar; tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum. Doğrusu gerçekten de istemiyorum. İsmail Kılıçarslan, bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda, ben onun “Sokakta” yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum. Her pazar, gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden… Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını, manda kasa Mersedes’leri, mahallemizin güzel abilerini, uzun bir kışın sonunda bir “yangın yeri”nden yazılmış mektupları, pazarcı Arif’in içli hikâyesini, Mavera’da şiiri yayımlanan Kara Oğuz’dan mahcup Musa’yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum… Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum. İsmail Kılıçarslan, suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca, derince iç çekip itiraf ettim: “İyiler!”

AYKUT ERTUĞRUL

İsmail Kılıçarslan, öncelikle bir şair. Her iyi şair gibi şiirin dışındaki bütün üretimi şiirin tortusu olan bir şair. Fakat bu kitapta bundan fazlası var.

Doğru kelime: Acemi. Bir türlü bitmeyen öğrenciliğin, ekmek peşinde koşup da yetişememenin ve günün birinde birine âşık olmanın acemiliği... Kendi çocukluğunun bile acemisi olan bir çocuğun kırgınlığı da cabası. Burada bu var.

"Oğlum kız çok güzel lan" diyen çocukların da, mahcup bir telaşla gözü ayakkabılarına düşen kızların da hikâyesi... Bir kere sevmiş olmak yetiyor aslında. Ne zaman ve nasıl olduğunun bir önemi yok. Neşet Ertaş seven herkesin seveceği bir kitap Sokakta. Orada, o zaman, o acemiliğe bulaşmış herkesin hikâyesi çünkü.

YUSUF GENÇ

--reklam--

Sokakta Alıntıları - Sözleri

  • Susmayı konuşmaktan daha anlamlı bulduğumuz zamanlarda yaşıyoruz.
  • Bu 'yaşamak' fiilinin içinde en çok okumak vardı, çok okumak...
  • 'Geçmiyor gülmekle hüznüm, belki ağlarsam geçer'
  • Gülümsemek, Gülümseyebilmek ne lüks bir duygu imiş, derhal farkına varıyorsunuz. ... ~...
  • Şenliğini kaybeden sokak değil, bendim. Büyüdükçe kaybolan bir şeydi çünkü şenlik.
  • 'İnsanın imtihanı hep sevdiğindendir.'
  • Bakmayın siz sosyal medyada, şurada burada sessizliğe ve yalnızlığa dizdiğimiz övgülere. Hem sessizlikten hem yalnızlıktan ödümüz kopar.
  • Her şeyi çok ciddiye alıyor, hiçbir şeyi önemsemiyordum.
  • Şu kırık dökük hayatta, bu kırık dökük hikayenin devam etmesi gerekiyor çünkü. Yaşamanın başkaca bir yolu yok.
  • Allah helâl ekmekten başkasını nasip etmesin şu boğaza.

--reklam--

Sokakta İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ben şimdi bu kitabı nasıl anlatayım sizlere. :) O kadar bizden, o kadar içimizden ki... Hayatın her köşe bucağından size tanıdık gelecek samimi hikayeler var. Okudukça sizi maziye götürecek ve her defasında o hiç sevmediğiniz "keşke" ile başlayan cümleleri kurmanıza sebep olacak. Her hikayede gençliğinizin bir acemiliği ile yüzyüze kalacaksınız. Bazen utandıracak sizi bu acemilik, bazen gururlandıracak, bazen ise yüzünüzde mazinin özlemini taşıyan bir tebessümle başbaşa bırakacak. Bulunduğunuz mevkiye nasıl çaba harcayarak ve neleri feda ederek geldiğinizi hatırlatacak. Bazen üzecek, bazen ise mutlu edecek. Bu kitabı diğerlerinden ayıran çok başka, çok farklı bir lezzet var. Belki de bu kitabı okuyacak olan çoğu okurun, bu hikayelerde bulacağı ortak noktaların çok fazla olmasıdır bu lezzeti katan. Kim bilir belki de hikayelerde bahsedilen o genç insanın hayata tutunma arzusu, isteği, şevki veya yaşam yorgunluğu çoğu insanın ortak azığıdır. Biraz serseri, biraz külhanbeyi, biraz kabadayı, biraz hovarda ama oldukça samimi, içten bir üslup mevcut kitapta. Kitabın en önemli özelliği: kitabı okuyacak olan çoğu okuru ortak duygu ve düşüncede birleştiriyor olmasıdır bence. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bu kitabı okumasını tavsiye ederim. :) Bol istifadeli okumalar. :) (Elif)

Ellerim gözlerimin nezaretinde kütüphanemde gezinirken her rastlaşmamızda 'bir hikayecik' deyip selam vermeden geçmeyeceğim bir kitap. Hani biz okurlar karakterlerle bağ kurarız kendimizden izler buluruz falan ya. Kılıçarslan'ın karakterlerinde bu durum 'aha beni anlattı, aha buda komşunun oğlu' şeklinde seyrediyor. Öyle bizden öyle tanıdık ki... Şair kaleminden, şairce bir derinlikle, lezzeti bol bir edebiyat sofrasında davet edilmenin hoşluğu içinde okudum. (Meltem Gökcan)

Dün bitirdiğim kitaptan sonra bugün ne okuyacağıma karar vermek üzere kitaplığındaki raflara baktım. Nedenini bilmediğim halde gözüme ilk ilişen kitabı elime aldım. Sokakta. Yazar, İsmail Kılıçarslan. Sanırım daha önce hiçbir kitabını okumadım. Kendisini sosyal medyadan ve televizyonlardan tanıyorum. Birkaç programda dinlemişliğim var. Henüz kahvaltımı yapmadan oturup bismillah deyip kitabı okumaya başladım. Daha ilk hikayeden itibaren yazılanlarda kendimden bir şeyler bulmaya başladım. Aslında kitap seçimini neden bu şekilde yaptığımı da bir nebze anlamış oldum. Sanırım bugün kendimi dinlendirmek istiyordum ve amacına ulaştığımı hissettim. Zira bu kitapta ben vardım. Bu kitabı okumaya başladığımda alıntı paylaşacağımı düşünmediğim halde aslında paylaşılması gereken çok önemli cümleler olduğunu fark ettim. Bazı cümleleri paylaşmayı uygun gördüm. Bu arada söylemeyi unuttum yazarla şiir ve sigara mevzusu dışında pek çok ortak yönlerimiz olduğunu gördüm. İkimiz de Anadolu çocuğuyduk, her ikimiz köy hayatının ve gecekondu hayatının sıkıntı ve güzelliklerini yaşamıştık. Her ikimiz aynı fakülteyi kazanmış ve okumuştuk. Yazarın bahsettiği bir çok kişi ve yerle ilgili ortak anılarımız olduğunu, hatta yaşanılanlarla ilgili bir çok ortak yönümüz olduğunu fark ettim.. hele 1990 yılı şubat tatilinde karayoluyla yaptığımız umre yolculuğunun bile ortak anılarımız arasında olması beni geçmişin güzel anılarıyla buluşma anlamında çok etkiledi.. kitapta yazarla ortak hislerimizin, ortak duygularımızın, ortak yaşanmışlıklarımızın, ortak tanıdıklarımızın yer alması beklediğimden daha fazla huzur verdi ve dinlendirdi.. İnanıyorum ki okuyan herkesin kendisine ait bir şeyler bulabileceği hikayelerin olduğu kitabı okurlara ısrarla tavsiye ediyorum.. (Kadir Öztürk)

--reklam--

Sokakta PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İsmail Kılıçarslan - Sokakta kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sokakta PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İsmail Kılıçarslan Kimdir?

İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. 1993 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazanarak İstanbul’a taşındı. İlahiyat eğitimini yarıda bırakarak bu kez aynı üniversitenin İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema bölümüne kaydoldu.

İlk şiiri Kaknüs Dergisi’inde yayınlanan şairin; Hece, Yedi İklim, Dergah, Kırklar,Fayrap, Atlılar ve İtibar gibi dergilerde de şiirleri yayınlandı. "Portakal, Turta, Bir de Kirpi", "Ablam Uzak Ülkede", "Amerika Sen Busun" ve "Gelecek ve Diğer Meseleler" isimli dört şiir kitabı var. "Ablam Uzak Ülkede" ile 2004 yılında Cahit Zarifoğlu Şiir Ödülü'nü aldı. "Başka Masallar" isimli bir "büyüklere masallar" kitabı da olan şair, ayrıca belgesel senaryoları da yazdı. Senaryosunu yazdığı belgeseller arasında "Aliya", "Cahit Zarifoğlu – Yaşamak" ve "Roger Garaudy" var. Bu belgesellerden "Aliya", "T.Y.B Yılın Belgeseli" ödülünü aldı. "Cahit Zarifoğlu – Yaşamak" ise Antalya Film Festivali'nde finalde yarıştı.

--reklam--

İsmail Kılıçarslan Kitapları - Eserleri

  • Böyle Şeyler Filmlerde Olur
  • Başka Masallar
  • Sokakta
  • Gelecek ve Diğer Meseleler
  • Benim Meselem
  • Amerika Sen Busun!
  • Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri
  • İkisi
  • Ortaçağ Meslekler Atlası
  • Rahatsızım Çok Şükür
  • Ablam Uzak Ülkede

--reklam--

İsmail Kılıçarslan Alıntıları - Sözleri

  • şimdi ben size "ben aslında bı kere öldüm, çok güzeldi" desem bunu denemezsiniz değil mi? (İkisi)
  • , Bakın kardeşlerim, ne günlerdir bugünler, Köpekler sultan olmuş, sultanlar kemik bekler ... ~... (Başka Masallar)
  • Dünyanın gerçeği var olduğu, hakikatiyse 'fanî' olduğudur diye işitmiştik bir bilenden. Umulur ki sadrımıza şifâ ola. ... ~... (Böyle Şeyler Filmlerde Olur)
  • meyve ve çekirdek der rilke meyve ve çekirdek diyorum ben de ölümü zangocun taşıması kamburunu gibi değil meyvenin çekirdeğini taşıması gibi taşıyorum (İkisi)
  • Hz. Yusuf kıssası oku bana, gözlerim görmüyor diye bana ilk dini bilgilerimi veren kadın babaanne... (Rahatsızım Çok Şükür)
  • Taşra, bir türlü denk gelmeyen aşkların yurdudur. (Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri)
  • "O akşam, sol çapraz masada tek başına rakı içen bir kadına baka baka içmiş ilk üç birasını. Üçüncü biradan sonra "şu kadınla konuşsam" diye geçirmiş aklından. Konuşmamış. Kadın mı güzeldi kafam mı bilemedim de ondan gitmedim diyerek sırıtmıştı işin burasını anlatırken." (Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri)
  • , Belki de şunu demek istiyorum, dünyanı bir 'namaz' ferahlığına ihtiyacı var. ... ~... (Ablam Uzak Ülkede)
  • kimse bilmiyor olabilir mi hangi sorudan başlayacağını hayata karşı (Gelecek ve Diğer Meseleler)
  • "Belki de şunu demek istiyorum : Dünyanın bir namaz ferahlığına ihtiyacı var ." (Ablam Uzak Ülkede)
  • Allah helâl ekmekten başkasını nasip etmesin şu boğaza. (Sokakta)
  • yenik bindik taksiye. öykümüz yayınlanmamış kiramız ödenmemiş sevgilimiz uslanmamış o taş düşmemiş ne çıkar Zübeyir aşıkmış bir kıza ne çıkar pound dokunuyor ya hırlayan sesiyle okunuyor ya rüzgara kılıç çeken adamların masalı zimagras diyoruz, kaç ölçek kırmızı diyoruz ya işte gene üsküdar. (İkisi)
  • "Hırsı geçince bu sefer de başka türlü düşünmeye başlamış. Demek bıçak kemiğe nasıl dayandıysa bu güzellikle devlete isyan başlatmış. Bıkmış demek ki. Kız başına eşkiyalık kolay mı bakalım?" (Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri)
  • yazınca ölmemenin garantisinin olmadığının farkına olarak: yazmasam ölecektim (Gelecek ve Diğer Meseleler)
  • Yorulur Zülküf. Dünya onu, gördükleri onu, anladıkları onu yorar. Zaten yorgundur Zülküf, zaten bitkindir. Sonra açar ve okur: "(Şüphesiz), Bu, senin imtihanından başka bir şey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin. Bizim dostumuz sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin." (Başka Masallar)
  • "Zorluğu çoktur, katlanabilir misin?" "Beli sultanım!" "Dili damaktan ayırmamak, gözü yerden kaldırmamak, kulağı öteye dikmemek ister, dayanabilir misin? "Beli sultanım!" (Başka Masallar)
  • -kendinden kurtulamazsın, dedi. O bir hayaldir,dedi. İnsan kendinden kurtulmanın hayalini kurduğu için bir türlü çıkamaz düştüğü çukurdan, dedi. Mühim olan kendinden kurtulmak değil kendini hizaya sokmaktık, dedi. Azim, dedi. İman, dedi. Sabır, dedi. (Kara Dursun ve Diğer Ankara Söylenceleri)
  • "Rabbim,şüphesiz ben kendime yazık etmişim ." (Başka Masallar)
  • ne ucuz oyuncakları dünyanın, ne bela iş yaşamak. (Gelecek ve Diğer Meseleler)
  • Korkmadığım için değil, tam tersine korktuğum için direnmeye çabalıyorum zulme ve adaletsizliğe. ...~... (Benim Meselem)