Kitap Künyesi
Yazar: İhsan Fazlıoğlu
Yayın Evi: Papersense Yayınları
İSBN: 9786051608792
Sayfa Sayısı: 263
--reklam--
Soruların Peşinde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Soru sormak insanlığın mukavvim bir unsurudur... İnsanın mâ-cerâsı bir soruyla başladı; soru ile muhatap alındık; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü hâlinde, tüketilemeyen... Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manâyı, yani anlamı. İnsanın nihaî devası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için, bulmak değil aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak; fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir...
--reklam--
Soruların Peşinde Alıntıları - Sözleri
- Telaşa gerek yok, öleceğiz...
- Teklifiniz ve temsiliniz yok ise siz de yoksunuz.
- Kendimize ait konuları, Batılıların dediklerini dikkate alarak tartışmamalıyız.
- Telaşa gerek yok, öleceğiz...
- Geleceğe ilişkin bir derdi olmayanın geçmişle uğraşması, boşa vakit harcamaktır.
- Bizim 150 yıl önce kullandığımız ve onların geri bulduğu değerleri kullanmaya başladılar ; fakat biz, bu zaman diliminde o değerleri unutup onların icbar ettikleri değerleri içselleştirdiğimizden, şimdi, kendi değerlerini bizim eski değerlerimiz adına eleştiriyorlar.
- Muhatap bulunmayan bir dünyadayız.
- 'Yer-yüzü'nde derdi olmayanın 'gök-yüzü'ne çekecek numarası bulunmaz ; çünkü dert bile kendine layık olanı arar, herkese nasip olmaz.
- " Dil, Dünya'yı kurar" diyen wittgenstein'a katılmıyorum. Dil, dünyayı kurmaz. Dil, dünyayı yalnızca ifade eder ve dile getirir.
--reklam--
Soruların Peşinde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İhsan Hoca'nın soru-cevap şeklindeki söyleşilerinden derlenerek okuyucunun istifadesine sunulmuş bir kitaptır. Bilim, kültür, tarih, din, felsefe, dil ve birçok konuya bütünlük sağlamış olan bu kitap okuyucuya derin bir bilgi havuzu oluyor. Aldığımız cevaplardan çok sorduğumuz soruların ne kadar önemli olduğuna vurgu yapan İhsan Hoca : " Sorular sahici adamların işidir ve muhataplarına da sadık ve müstakim yollar acarlar." ifadesiyle anlatmaktadır. Kitaptaki her cümle altı çizilecek nitelikte önemli cümleler ve bilgilerdi, onlardan birisi olan bir cümle benim aklımda epeyce yer etti : " Neye açsanız onun tokluğu için çalışırsınız. " Kişinin kendi içine dönüp "acaba benim istediğim nedir? Arzuladığım nedir?" gibi birtakım sorularla muhatap olmamıza vesile olan bir cümle... Kimisi nefsinin sesine kulak kesilir ve o doğrultuda onu doyurmak ve tatmin etmek için çalışır ki, asla başarılı olamaz! Kimisi ise bilgiye ve ilme açtır ve bu doğrultuda soruların peşinde bir arayışta olur, böylelikle hem nefsini terbiye eder hem de kendine doğru yollar açmiş olur. Yazarın kitaplarının geneline baktığımızda okuyucuya yansıtılmaya çalışılan iki ortak arayış olan özellik vardır. Bunlardan ilki içe yönelik bir arayış, ikincisi ise dışa yönelik bir arayıştır. Bu kitapta da yazar bu konulara yoğunluk vermiştir diyebilirim. Kişinin ilk önce kendi içine yönelmesi, kendini anlaması bilmesi ve sorularla yol alması gerektiğine dikkat çekiyor. Aynı zamanda dışa yönelik olarak da, kişinin tarihini bilmesi, idrak etmesi ve bu tecrübe doğrultusunda geleceğini yorumlayabilmesi ve yön vermesi gerektiğini belirtmektedir. Bu iki konu yazarın bu zamana kadar okuduğum tüm kitaplarındaki ortak konular olduğunu söyleyebilirim. Kitapta çok güzel bir detay var ki, ben değinmeden geçemeyeceğim. Sorulan sorulara verdiği cevaplardaki takındığı mütevazı tavrı benim İhsan Hoca'ya olan saygımı ve hayranlığımı bir kat daha fazla arttırmıştır. Bu da ayrı bir tebrik gerektirir Son söz olarak kitaptan bir alıntı ile nokta koyayım : " Aramak, yani yola çıkmak yani sormak ;fakat her yanıtın bir menzili vardır ;o menzile varmadan o yanıt nâzil olmaz ; çünkü nuzûl, menzile tâbidir." Keyifli okumalar :)) (Elif)
Yazarın söyleşiler esnasında gelen sorulara verdiği yanıtlarda, muhkem bir metodolojiye sahip olduğuna şahit oluyoruz. Kendisinin de hassasiyetle belirttiği gibi; kulesine çekilip düşünen değil, yolda iken düşünen bir şahsiyet olması beni bilhassa etkileyen vasfıydı. Kitap hakkında söylemek istediğim, kitabın yönlendirmesiyle dile getirmek istediğim çok şey var. Ancak düşüncelerimin pişmesini beklemek daha makul geliyor. Yalnızca, şiddetle önerdiğimi belirtmeliyim. Kaliteli bir düşünürden, "düşünmek" üzerine sağlam yol haritaları edinebileceğimiz ciddi bir kitap. (ruínas)
İhsan Fazlıoğlu / Soruların Peşinde. İhsan Fazlıoğlu, 1966 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü, 1989 yılında bitirdi. Ürdün Üniversitesi'nde ve Arap bilim Tarihi Enstitüsünde, bilim ve matematik tarihi üzerinde araştırmalar yaptı. 2005 yılında Doçent oldu. Profesör Doktor İhsan Fazlıoğlu, halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi felsefe bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Fazlıoğlu felsefe-bilim tarihi ile matematik tarihi ve felsefesi üzerine yoğunlaşmakta, özellikle bu yapıların İslam-Anadolu, Selçuklu- Osmanlı- Türk medeniyet tarihi içerisindeki gelişmelerini, yazmak kaynaklara dayanarak incelemekte ve yayınlar yapmaktadır. Kitap, değişik gazete ve dergilerde, yazarla yapılmış olan söyleşilerden meydana gelmektedir. 16 söyleşi, takdim yazısıyla kitaba dönüştürülmüştür. Önceden farklı mecralarda yayınlanmış olması dolayısıyla, bazen tekrarlar olsa da, hocanın kendini düşüncelerini anlatmak noktasında okunabilecek bir eserdir. Geçmişle yüzleşirken, özellikle batıyı anlamamız noktasında yol gösterici olduğu gibi, geleceğe dair de sözümüzün olması gerektiğini en güzel şekilde belirtilmektedir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur. (Mustafa Parlatan)
--reklam--
Soruların Peşinde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İhsan Fazlıoğlu - Soruların Peşinde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Soruların Peşinde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İhsan Fazlıoğlu Kimdir?
İhsan Fazlıoğlu (d. 1966, Ankara), Türk bilim tarihçisidir.
1985'te Kadıköy İmam Hatip Lisesi'ni, 1989'da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. 1990-1992 yılları arasında Amman'daki Ürdün Üniversitesi'nde ve Halep'teki Arap Bilim Tarihi Enstitüsü'nde, bilim ve matematik tarihi üzerine araştırmalar yaptı. 1993'te İ.Ü. Bilim Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans çalışmasını tamamladı; aynı bölümde bir süre araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 1987-1990 ve 1992-1996 yıllarında IRCICA yazmalar bölümünde araştırmacı olarak çalıştı. 1994'te Kısa bir müddet Kahire'de yazmalar üzerinde çalışmalarda bulundu (1994). 1996'da İ.Ü. Felsefe Bölümü'ne geçti ve 1998'de aynı bölümde doktorasını tamamladı. 2001-2002 yıllarında Oklahoma Üniversitesi'nde ABD ile ilgili araştırmalar yaptı. 2005 yılında üniversitelerarası Kurulu'ndan doçentlik unvanını aldı. "Felsefe-Bilim" tarihi ile matematik tarihi ve felsefesi üzerine yoğunlaşan İhsan Fazlıoğlu, özellikle bu yapıların İslam ve Türk Medeniyet Tarihi içerisindeki gelişmelerini el yazması kaynaklara dayanarak incelemekte ve yayınlar yapmaktadır. Fazlıoğlu İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Felsefe Tarihi Anabilim dalında öğretim üyeliği yapmıştır. 2012 yılından bu yana İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde görev yapmaktadır.
--reklam--
İhsan Fazlıoğlu Kitapları - Eserleri
- Kendini Aramak
- Kendini Bulmak
- Akıllı Türk Makul Tarih
- Soruların Peşinde
- Fuzuli Ne Demek İstedi?
- Sözün Eşiğinde
- Kayıp Halka
- Derin Yapı
- Nazari Ufuk
- Aded ile Mikdar
- Kayıp Halka
- Eskiçağda Dokuma
--reklam--
İhsan Fazlıoğlu Alıntıları - Sözleri
- Uyuyan bir insanı uyandırmak kolaydır; ama uyuma numarası yapan bir insanı uyandırmak çok zordur. (Sözün Eşiğinde)
- “ Bilim tarihinden maksat da, bir bakıma o tarihî bağlam’da insanların nazarî/aklî idrak tarzının muhtevasını tespit etmek, tasvir etmek ve anlamak olmalıdır. ” (Kayıp Halka)
- Önemli olan, insanın kendini dünyadan ve diğer insanlardan koruması değildir; önemli olan, insanın dünyayı ve diğer insanları kendinden korumasıdır. (Sözün Eşiğinde)
- Yukarıda dile getirilen gerekçeler çerçevesinde, Türk düşüncesi, İslam düşüncesinin doğal bir devamıdır. Ancak bu devamlılık, taklide değil tahkik ve tedkike dayanır. Tahkik, nazariyata ilişkin bir sorunun kanıtla isbatı (isblitu'l-mesele bi'd-delil) iken tedkik, kavramsal zeminde kanıtın kanıtla isbatıdır (isblitu' d-delil bi' d-delil). (Kayıp Halka)
- Meteoroloji biliminde olduğu gibi geleceğe ilişkin olacakları önceden bilmek -ki bu olacaklar ayüstü âleme bağlıdır- ve buna uygun tedbir almakta astronomi yani ayüstü âlemin dilini bilmeyi zorunlu kılar. Bu çerçevede tarihi kaynaklar Uluğ Bey ile kendisi gibi astronomiye düşkün oğlu Abdüllatif'in aralarının bir astrolojik öngörü nedeniyle açıldığını;bu öngörüye göre birinin diğerini ortadan kaldıracağını tespit ettiklerini, dolayısıyla birbirlerini ortadan kaldırmak için fırsat kolladıklarını ;neticede Abdüllatif'in babasını katlederek yok ettiğini kaydederler. (Derin Yapı)
- İnsan, yeryüzüne değil kendi nefsine sınır koymayı öncelemelidir. (Kendini Aramak)
- Hayat, insana mahsustur; ve geleneğimizde yaşamdan farklıdır. Hayvan yaşar, ama hayvanın hayatı olmaz! İnsan ölür, yaşamını kaybeder ama hayatını kaybetmez. (Sözün Eşiğinde)
- "Batı bilimine etki etmemiş ama bizim için önemli olan, hatta ilim tarihi içinde de özgün olan ilim adamlarımızı ne yapacağız? Niçin kendi tarihimizi başkalarının gözüyle okuyor ve kendimizi Batı Avrupa'ya etkimiz oranında tanımlıyoruz?" (Derin Yapı)
- Semerkant matematik-astronomi Okulu'nun diğer önemli bir etkisi, klâsik İslâm felsefe-bilim eserlerinin kütüphanelerde toplanması ve müstensihler tarafından yeniden üretimi, dolayısıyla çoğaltılmasıyla bu eserlerin âlimlerin hareketi neticesinde İslâm coğrafyasının muhtelif bölgelerine aktarılmasıdır. (Derin Yapı)
- Bizim 150 yıl önce kullandığımız ve onların geri bulduğu değerleri kullanmaya başladılar ; fakat biz, bu zaman diliminde o değerleri unutup onların icbar ettikleri değerleri içselleştirdiğimizden, şimdi, kendi değerlerini bizim eski değerlerimiz adına eleştiriyorlar. (Soruların Peşinde)
- Işk imiş her ne var Alem'de İlim bir kil ü kal imiş ancak (Fuzuli Ne Demek İstedi?)
- Sözün eşiği, ümidin eşiğidir; çünkü bir yerde söylenecek söz var ise, hâlâ ümit var demektir; s-öz-den, dolayısıyla öz-den yeşeren bir ümit.... Sözümüz, ümidimizdir... (Sözün Eşiğinde)
- Kendiyle barışık olmayan, başkalarıyla savaşır... ~√~ (Kendini Aramak)
- “Kıtlık zamanlarında, insanları açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür.” (Kayıp Halka)
- “kültürün ve medeniyetin “Varlığı, varolanı ve insanı nazarî/aklî idrak tarzı” tanımı, o kültür ve medeniyetin bilme tarzını verir. ” (Kayıp Halka)
- " İnsan kemâl arayan bir var olandır; ancak her kemâl zevâle evrilir. Zevâlden kurtulmak isteyen ve beşerî yaşama vurgu yapanlar, beşeri makineleştirerek mevcudiyetlerini devam ettirmek isterler. " (Kendini Bulmak)
- İdraki olmayan doğru bilmez ;vicdanı olmayan güzel eylemez. (Akıllı Türk Makul Tarih)
- İlim aklın ibâdetidir! (Kendini Aramak)
- Yarın dünden başlar. Zaman çizelgesinde de böyledir. Dünü olmayan bir yarın olmaz. (Kayıp Halka)
- Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrak veren bilgi bize yeter. (Akıllı Türk Makul Tarih)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin