Kitap Künyesi

Yazar: Rıfat Ilgaz

Yayın Evi: Çınar Yayınları ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053602200

Sayfa Sayısı: 158

Sosyal Kadınlar Partisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Rıfat Ilgaz, Sosyal Kadınlar Partisi başlığı altında topladığı öykülerinde mizahı salt gülmece unsuru olarak değil, tersine bir eleştiri aracı olarak kullanıyor. Sosyal ilişkilerdeki çarpıklıkları, tutarsızlıkları ve yozlaşmayı anlatırken içinde yaşadığı toplumu esas alan Ilgaz, memur, emekli, işçi, işveren, kadın, erkek, genç, yaşlı hemen her kesimden insanı bu bakış açısıyla öykülerinde ağırlar... Rıfat Ilgaz'ın öyküleri bizi anlatır. Yer ve zaman değişmiş olsa da o, okurda uyandırdığı tanışıklık duygusunu korumayı bilir. Ilgaz öykü çadırını her yere kurabilir: bir otobüs, bakkal, pazar, kahve, okul, hapishane, gazete binası... Sözün kısası, ustanın öyküleri yaşamın ta kendisidir.

Sosyal Kadınlar Partisi'nde, toplumun farklı kesimlerinden insan hallerini okurken, bir tanıdıkla karşılaşabilirsiniz!

Sosyal Kadınlar Partisi Alıntıları - Sözleri

  • "Evin hanımı mıyız,hamalı mıyız, uşağı mıyız, aşçısı mı ... Belli değil. "
  • "Ne kadar düşüktü ücretler. İşçilerin çoluğu çocuğu yok muydu? Bunlar günde üç öğün yemezler miydi? Üstlerine başlarına hiçbir şey giymezler miydi? Kira vermez miydi bunlar?"
  • "Ama düşünmek de var olmak için ilk şart olduğuna göre (Bu bakımdan biraz Descartes'cıyımdır) dünyaya sadece var olmak, daha doğrusu yoklamada "efendim!" demek için geldiğimin de farkındayım."
  • Türk kadınları! Birleşiniz! Bu işte kocalarınızdan gayri kaybedeceğiniz bir şey yoktur!
  • "Memleket bolluk içinde, yiyin!" diye bir nutuk salladım. "Eğer inkar ederseniz, gözünüze, dizinize dursun! Kim demiş, memlekette lastik yok, diye. Kim demiş ilaç yok diye? Kim demiş ucuzluk yok diye?..
  • "Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm."
  • "Kendimi bir adım taşıyacak halim kalmamıştı."
  • Gerici daima namusludur, namuslu olmak, namuslu görünmek zorundadır.
  • Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar.
  • Şunu açıklamak zorundayım önce: Ben, otuz yedisinden tam altı ay almış durumdayım yaş bakımından. Yani yerine göre otuz yedi, yerine göre otuz sekiz yaşındayım. Hatta bana bu kritik durum şu avantajı da kazandırabilir: Ben, işime geldiği zaman kırkındayım.
  • "Benim deli saçması dinleyecek halim yok!"
  • "Kitap vitrinlerinin önünden ellerim cebimde yürüdüm. Hazırladığım üç kitap için dört renkli kapaklar seçtim. Okuyamadığım kitaplardan, kitaplıklar düzdüm."
  • "Memleket bolluk içinde, yiyin!" diye bir nutuk salladım. "Eğer inkar ederseniz, gözünüze dizinize dursun! Kim demiş memlekette lastik yok diye? Buraya yayan mı geldiniz? Kim demiş ilaç yok diye? İçinizde başı ağrıyan mı var? Kim demiş ucuzluk yok diye?"
  • Zaman her şeyi unutturuyor.
  • "Ne hakları var aç bırakmaya milleti? "

Sosyal Kadınlar Partisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ülkemiz için her zaman geçerli, şimdiye kadar değişmeyen bundan sonra da değişmeyecek sorunlar ve insan ilişkileriyle ilgili, kara mizahla sunulmuş birbirinden güzel öykülerden oluşuyor kitap. Bir günde okunabilecek "bizden" anlatılar. (Muzaffer Akar)

Kitap toplamda 25 tane, okuması zevkli denemeler barındırıyor Bünyesinde. Genel olarak yazıldığı dönemin sosyo-kültür, ekonomik ve siyasi atmosferini izleyebiliyorsunuz. Bazı denemeler de aşırı sıkılsam da, büyük bir çoğunluğunu beğendim. Anneme Ne Diyeyim? Köye Gelen Okul 7 Numaranın Aysel'i favorim oldu. En sevdiğim ve çok çok beğendiğim ise; Bir Makam Pacardı Anlatıyor isimli metindi. Tek kelimeyle bayıldım. Adnan Menderes dönemine atıf yapan bu deneme diğerlerinden çok farklıydı. Mizahi yönü de çok kuvvetliydi. En çok onu sevdim. (sıla)

Rıfat llgaz, Sosyal Kadınlar Partisi başlığı altında topladığı 23 öyküde mizahı salt gülmece unsuru olarak değil, tersine bir eleştiri aracı olarak kullanıyor. Sosyal ilişkilerdeki çarpıklıkları ,tutarsızlıkları ve yozlaşmayı anlatırken içinde yaşadığı toplumu esas alan llgaz, memur, emekli , işçi, işveren, kadın, erkek, genç, yaşlı hemen her kesimden insanı bu bakış açısıyla öykülerinde ağırlar ... Rıfat llgaz'ın öyküleri bizi anlatır. Yer ve zaman değişmiş olsa da o, okurda uyandırdığı tanışıklık duygusunu korumayı bilir. llgaz öykü çadırını her yere kurabilir: bir otobüs, bakkal, pazar, kahve, okul, hapishane, gazete binası . .. Sözün kısası, ustanın öyküleri yaşamın ta kendisidir. Sosyal Kadmlar Partisi'nde, toplumun farklı kesimlerinden insan hallerini okurken, bir tanıdıkla karşılaşabilirsiniz! (red john)

Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?

1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.

Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.

1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.

Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri

  • Karartma Geceleri
  • Halime Kaptan
  • Hababam Sınıfı
  • Sarı Yazma
  • Hababam Sınıfı Uyanıyor
  • Apartıman Çocukları

  • Şeker Kutusu
  • Nerde O Eski Usturalar
  • Meşrutiyet Kıraathanesi
  • Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
  • Pijamalılar
  • Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
  • Garibin Horozu

  • Hababam Sınıfı Baskında
  • Karadeniz'in Kıyıcığında
  • Don Kişot İstanbul'da
  • Yıldız Karayel
  • Bacaksız Okulda
  • Sınıf
  • Bacaksız Paralı Atlet

  • Bacaksız Kamyon Sürücüsü
  • Bütün Şiirleri 1927-1991
  • Dördüncü Bölük
  • Yokuş Yukarı
  • Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
  • Bacaksız Tatil Köyünde
  • Sosyal Kadınlar Partisi

  • Bacaksız Sigara Kaçakçısı
  • Kumdan Betona
  • Yaşadıkça
  • Hoca Nasrettin ve Çömezleri
  • Çalış Osman Çiftlik Senin
  • Radarın Anahtarı
  • Öksüz Civciv

  • Yarenlik
  • Rüşvetin Alamancası
  • Nerede Kalmıştık
  • Cankurtaran Yılmaz
  • Devam - Şiirler 1953
  • Cart Curt
  • Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler

  • Satılmışlar
  • Ocak Katırı Alagöz
  • Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
  • Kulağımız Kirişte
  • Güvercinim Uyur mu
  • Üsküdar’da Sabah Oldu
  • Küçükçekmece Okyanusu

  • Haydi Yolunuz Açık Olsun
  • Uzak Değil
  • Durmak Yok
  • Bunadı Bu Adam
  • Fedailer Mangası
  • Krallar ve Kurallar
  • Şevket Ustanın Kedisi

  • Çocuk Bahçesi
  • Altın Ekicisi
  • Bütün Şiirleri 1937-1983
  • Çok Küçüğüm Daha Ben
  • Kesmeli Bunları

Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri

  • Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
  • Topladığımız gönül çiçekleri Kucağımızda sararıp solar Utanır da veremeyiz Sunamayız dilimiz dolaşır Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
  • "Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
  • Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
  • Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
  • Ben ölmedim Beni öldürmediler de Yaşıyorum yaşıyorum işte At kıçında sinek gibi Tööbe töbe (Uzak Değil)

  • Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
  • Doğru! Dünyanın parası var İsviç­re'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
  • "...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları." "Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?" "Kime kestireyim ya?" "Yenmez kadının kestiği tavuk." "Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?" "Asla yenmez." "Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
  • Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
  • Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
  • Gel, değmeden birbirine ellerimiz, sen günlük işlerinden konuş, ben sana masallar anlatayım gelecek günlere dair. (Yarenlik)
  • "-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz? -Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)

  • Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
  • Ne demiş en büyük ozanımız Neden kulak vermiyorsunuz sesine Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi, Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
  • "Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
  • ...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
  • ..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
  • Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
  • ... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)