Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınevi
İSBN: 9789759038465
Sayfa Sayısı: 184
Sosyalizm Geliyor Savulun Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Niyazi bu adama,
-Bendeniz de bir miktar sosyalistimdir, dedi, ama buyurduğunuz gibi sosyalizmin de hududu var... Bir insan yüzde yirmi, yüzde otuz, hatta yüzde kırk sosyalist olabilir... Ama her şeyin fazlası haram...
Daha önce gittiklerimize de uğruyorduk. Onlar da gittikçe sosyalist oluyorlar ve sosyalist oldukça da bize verdikleri para azalıyordu. Son gittiğimiz büyük işadamı,
- Ben yüzde altmış sosyalistimdir... dediği gün, Niyazi kahvede bize,
- Arkadaşlar, artık bu iş tamam, bu herifler yüzde altmış sosyalist oldu mu, olmadı mı... Bize iş yok... dedi.
- Neden? diye sordum.
- İşadamları böyledir, dedi, bütün hisse senetlerini alıp şirkete sahip olmak isterler, görüyorsunuz ya heriflerin yüzdeleri gittikçe artıyor, yakında yüzde yüz sosyalist oldular mı, işte o zaman yandık! Baktılar ki, sosyalizmi başka türlü önleyemeyecekler, kendileri sosyalist olup sosyalizmi de bombok edecekleri...
- Kitaptaki aynı adlı öyküden -
(Tanıtım Yazısından)
Sosyalizm Geliyor Savulun Alıntıları - Sözleri
- "Bizim memlekette başol da istersen sovan başı ol!"
- Bir kişi faizcilik etse, hem günah , hemi de ayıptır, emme bir banka faizcilik ederse ayıp olmak şöyle, üstü de sevaptır ve halka iyiliktir. Ve de bir banka, bir şirket oldu muydu ortada suçlu kalmaz, kime kızılacağı bilinmez, ortada kişi görünmez; bankanın, şirketin sebebi de bu, değel mi...
- Hayalim; küçük bir çocuğa ‘Ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘İşte bu kadar’ derkenki o masum sevgiyi bulmaktı…
- Gaflet uykusundan uyanmalıyız.
- Mizahçılar, kendi gözyaşlarını kahkahaya çevirip başkalarına sunan kimyagerlerdir.
- Herhangi bir şeye gülüyorsam,ağlayamadığım içindir Byron
- Herhangi birşeye gülüyorsam, ağlayamadığım içindir.
- Biz Çocukken derlerdi ki ; İnsan ölünce mezara girdikten bir zaman sonrasına kadar öldüğünü bilmez, Ölür tabuta konur bütün cenaze töreni yapılır, mezara gömülür üstüne toprak örtülür. Ne zaman ki mezarda ki insan yattığı yerden doğrulmak ister de başı tabut kapağına çarpar, işte o zaman '' Yaa .. demek ben ölmüşüm, vay kahpe dünya !..'' der, öldüğünü anlar.
- Allah'a çok şükür bu memleketin aptalı gayretle bereketlidir; kurban olduğum Rabbim, bir açıkgöz kulunu beslesin diye onbin aptal yaratmış.
- Allah’a çok şükür bu memleketin aptalı gayetle bereketlidir; kurban olduğum Rabbim, bir açıkgöz kulunu beslesin diye onbin aptal yaratmıştır.
- Amerikalılar, Ankara’da herkesin ağzında bir “Yavaş, yavaş!...” lafı duyunca, Ankara’ya yeni bir isim takmışlar: Yavaşington...
- ...”- Çok korkuyorlar yahu...Sosyalizm dedin mi heriflerin bacakları titriyor.Denize düşen yılana sarılır gibi, kim sosyalizmle mücadele edeceğim derse parayı savuruyorlar. ...-Neden - Nedeni var mı yahu ?Bu sosyalistler bir kere ,’dalavere yok ‘diyorlar ‘sömürme yok’ diyorlar ,’başkalarının sırtından geçinme yok’ diyorlar , efendime söyleyeyim , ‘sosyal adalet falan filan...’ diyorlar. İyiden iyiye azıttılar.” ( Aziz Nesinden bu ironi dolu hikayeleri okumak o kadar keyifli ki :) )
- Çok korkuyorlar yahu... Sosyalizm dedin mi heriflerin bacakları titriyor. Denize düşen yılana sarılır gibi, kim sosyalizmle mücadele edeceğim dese parayı savuruyorlar.
- İş adamları böyledir, dedi, bütün hisse senetlerini alıp şirkete sahip olmak isterler, görüyorsunuz ya heriflerin yüzdeleri gittikçe artıyor, yakında yüzde yüz sosyalist oldular mı, işte o zaman yandık! Baktılar ki,. sosyalizmi başka türlü önleyemeyecekler, kendileri sosyalist olup sosyalizmi de bombok edecekler...
- Beter Osman, - Biz sinemacıyız, köy köy dolaşır sinema gösteririz, dedi ve makineyi masanın üstüne koydu. - Kaçadır bunu bir görmesi ? - Bu Müslümanlara mahsus bir sinema... Bedeli olmaz, hediyesi beş kuruş...
Sosyalizm Geliyor Savulun İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kuşkusuz mükemmel bir kitap ve kendi kitlesine-mizahşörlere- etkileyici bir hitabı var.Ben her ne kadar bazı hikâyeleri kafamdaki soru işaretleriyle okusam da her mevzuyu işinden anlayan değerlendirmeli.Mizahtan anlamayan bir ben gelipte şurası şöyle burası böyle diyemem çünkü bu 2. Mizah kitabım.Ama anladığım kadarıyla anlatmam gerekirse beni etkileyen son 40 sayfa falandı herhalde.Güzel değinişler ve alıntılarla kuvvetlendirdiği dili kuşkusuz muazzamdı. Ülkemizde yazarlara verilen kıymet hâlâ eksik .Bu içler acısı bir durum.Sevgili Aziz Nesin aracılığıyla da bu kanayan yaramıza birkaç serzenişte bulunmadan edemeyeceğim.Yazan yazıyor eyvallah peki neden okunmuyor ,niye bu öylece basit bir olay gibi ele alınıyor?Yazmak kolay bir iş değil.O yazarın doğum sancılarına ek okunur mu , değer görür mü? Sorusu da ekleniyor.Dünyada Türkiye'nin kitap okuma yüzdesi oldukça aşağılarda.Bizi kurtaracak en önemli husus okumak oysaki.Okumayan bir birey anlayamaz,anlatamaz.Oysaki şuan okumaktan kastı afiş, broşür olan bir nesil yetişmekte.Bu çok üzücü okumayan insan yarımdır arkadaşlar.Diyeceklerim bu kadar. (Aysena)
FELEĞİN ÇEMBERİNE KIRK "NESİN": CHP'nin altı okundan biri perçinlidir. Çentik vardır. O ok devletçilik ilkesini temsil eder. O çentik ise özel teşebbüsü. Sosyalizm özel teşebbüsün ortadan kaldırılıp serbest piyasanın önüne geçen tek sistemdir. Ve binanaleyh insan sosyal bir varlıktır sosyalizm de insanın özünü bulma çabası, arayışıdır. Eskiden beri "sosyalizm" denildiği zaman tir tir titreniliyor. Yayınevleri tek tek kapatılıyor. Konuşan susturuluyor. Hapisle, dayakla, ölümle. Eskiden beri sosyaliste kız da verilmez devlette iş de verilmez. Fikirlerin en büyük özelliği icraata eğilimi olan "başlatma" işlevini üstlenmesidir. Gerisini halk kendi eliyle getirir. Bunun için de en büyük araç "basın - yayın" dır. Mustafa Kemal Atatürk ve Ziya Gökalp Bey'in halkçı-milliyetçi görüşleri çerçevesinde haraket edilerek Türkiye Cumhuriyeti ekseri yirmi yıl dayanmıştır ama sonrası eskimiş ve reforma ihtiyaç hasıl eden bir ekonomik sistemle kendini bataklığa saplatmıştır. Şu anda da çektiğimiz bir çok sıkıntının temeli gelir adaletsizliğinden kaynaklanmaktadır. Markopaşa dergisi Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin tarafından çıkarıldıktan sonra çeşitli bahanelerle kapatılmıştır. "Milliyetçilik" düşmanı ilan edilerek "tarih" düşmanı ilan edilerek "ahlâksız" ilan edilerek farklı fikirlerin de yaşamasına izin vermeyerek sosyalizmi çökertme çalışmalarına başlanmıştır devlet soyguncuları tarafından. Halkın sırtından geçinmek ve Amerikanın k*çını yalamak milliyetçilik sayılmaktadır bu soygunculara göre. Hani şeriatta hırsızın eli kesilmesi cezası vardır bilirsiniz. Sosyalizm ise daha baştan o el o mala uzanmadan o eli kesiyor. Yani mal çalındıktan sonra kesilen elin faydası yok. Çoktan mideye indirilmiştir çünkü o. Önemli olan baştan engellemek. Yani sosyalizm korkusuzca insanın mülk hakkını savunan tek sistemdir. Bir de tabii sosyalist geçinenler var söz konusu olarak. Yani bizden gözüküp devlete dalkavuk olanlar. Sınıfsal sosyalizmi değil sadece lafta sosyalizmi savunanlar. Satılmış burjuva soytarıları. Onların da tek amacı halkı oyalamak vaadler verip tutmamak geciktirmek "he he" demek için varlar. Genelde bu kişilere aydın(!) denir. G*tümün aydını :))) İncelememi çok sevdiğim Hikmet Kıvılcımlı'nın yaşamından bir örnek kesit sunarak bitirmek istiyorum. “Dünya ve Türkiye tarihinin en büyük devrilişler ve devrimler günleri”ne denk düştüğünü söyler, çocukluğunun, ilkgençliğinin. 1902’de doğduğu Priştine, Osmanlı İmparatorluğu’nun Makedonya’sında bir kasabadır. O imparatorluğun çöküşünü görmüş, dahası, tarihe gömülmesine katkıda bulunmuştur, yerini alacak olanın saflarında. Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayı Milliye gönüllüsüdür, işgalciyle savaşan gizli gençlik örgütünün yöneticisi de olacaktır. Sonra, Şefik Hüsnü’nün “çarpıcı fikirleri”, derken TKP. Askeri Tıp Akademisi’nden mezun olduğu 1925, 10 yıl kürek cezasına çarptırılarak “asıl yüksek okul”la tanıştığı yıldır aynı zamanda. Bir yıl “tahsil görüp” afla bırakıldığı bu okulda aldığı eğitimden memnun kalır, 1929’da bu kez 4 yıl 6 aylık bir öğrencilik yapar. “Yol” kitap dizisini kaleme aldığı, partisine yeni bir hat önermeye yönelik, “sosyalizmi özümsemeyi, Türkiye’nin orijinalitesini kavramayı” hedefleyen bir öğrencilik. Kısa bir ara verir “eğitime”, öğrenip biriktirdiklerini, kurduğu Marksizm Biblioteği’nde aktarmaya başlar. Sosyalist literatürün temel yapıtlarıyla buluşturur ülkeyi, çoğunu bizzat çevirerek, yanlarına anlaşılmasını kolaylaştırıcı özgün kitaplar ekleyerek. 1938’de, yeniden “okuluna” döner ve 12 yıl, yazdığı onlarca kitaba bakılırsa, “öğretim görevlisi” olarak kalır. 1950’de “teneffüse çıktığında”, iktidarda DP vardır. Hikayelere genel olarak 8 puan verdim. (Radikalizmin Mistik Önderi)
22.08.1977’de büyük usta tarafından babam için imzalanmış mizah öyküleri içeren kitabı kıkır kıkır gülerek okudum. 13 öyküden oluşan kitap 1960’ların Türkiye’sinin sorunlarını mizahi bir dille öyküleştirmiş. İsmi siyasi gibi görünse de klasik bir Aziz Nesin kitabı. Özellikle “Basbayağı bir Kadri” ve “Fi Tarihinde Bir Gazete Nasıl Kapatıldı” çok güzel öykülerdi. Kısacası takvim yaprakları değişse de bu ülkede bir şeyler pek değişmemiş. Okumak isteyenlere öneririm. (Günseli Cin)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin