Kitap Künyesi
Yazar: Ursula K. Le Guin
Çevirmen: Damla Göl
Orijinal Adı: Words Are My Matter
Yayın Evi: Hep Kitap Yayınları
İSBN: 9786051921785
Sayfa Sayısı: 416
--reklam--
Sözcüklerdir Bütün Derdim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Atölye” serisinin ilk kitaplarındandı Ursula K. Le Guin’in Dümeni Yaratıcılığa Kırmak kitabı. Orada yazar adaylarının elinden tutmuş, yaratıcılık denizindeki rotayı göstermiş, zamansız bir pusula tutuşturmuştu ellerine. Şimdiyse tayfayı genişletiyor, sadece yazar adaylarını değil sözcüklerle derdi olan herkesi alıyor sihirli gemisine…
Kimi zaman nasıl okumak gerektiğini anlatıp dehasının gölgesini düşürüyor sayfaların üstüne, kimi zaman edebiyatın ne olduğunu ve asıl önemlisi ne olmadığını gösterip hayal gücünün ışığıyla yıkıyor bildiğimiz dünyayı. Edebiyatın sahip olduğumuz en iyi el kitabı olduğunu söylüyor; “ziyaret ettiğimiz ülkenin, yani hayatın en kullanışlı rehberi...” Kimi zaman diğer yazarların eserlerine sızıp oradaki cevherleri çıkarıyor, kimi zaman da cevher sandığımız şeyin çakıl taşından başka bir şey olmadığını gösteriyor.
Her zaman muzip, masum, cesur, çoğunlukla da acımasız Le Guin. Lafını kimseden sakınmıyor, insanların beklentilerini karşılamakla ilgilenmiyor. Onun tek derdi sözcükler. Ölümünün bıraktığı boşluğu da yalnızca onlar doldurabilir: “Bir gün mezar taşım olduğunda, üstünde sadece ismim olsun istiyorum. Fakat bundan da öte, yazarının cinsiyetiyle değil, yazılışının kalitesiyle ve eserin değeriyle yargılanan kitapların üstünde görmek istiyorum ismimi.”
--reklam--
Sözcüklerdir Bütün Derdim Alıntıları - Sözleri
- Ekber'in Tanrı'ya olan itirazı şuydu: "Tanrı' nın varlığı insanları kendi kendilerine ahlaki yapılar inşa etme hakkından yoksun bırakıyordu." Din olmadan hiçbir ahlaki değer yargısına sahip olamayacağımıza ilişkin tuhaf anlayış, nadiren böyle sakin ve hoş bir mizaçla reddedilir.
- Hayal gücü birbirimizin zihnini ve yüreğini öğrenebilmemizin en iyi, belki de biricik yoludur.
- Eğer "kitap" sadece fiziksel bir nesne olarak kitabı kastediyorsa, o zaman bazı internet tutkunları için kitabın ölümü bayram sevinci yaratabilir. "Oley! Telif hakkıyla korunan, çirkin, ağır, fiziki bir şeyden daha kurtulduk!" Fakat çoğunlukla, kitabın ölümü aslında bir hüzün ve kasvet sebebidir. Kağıda basılmış bir kitabın fiziksel mevcudiyetine önem veren, hatta kimi zaman bunu içerikten daha önemli bulan -kitaplara ciltleri, kullanılan kağıt türü ve tipografisiyle kıymet veren, şık edisyonları satın alıp koleksiyonunu yapan- insanlar ve okurken bir kitabı elinde tutmaktan ve ona dokunmaktan keyif alan çoğu kişi, kağıtlara basılan kitapların yerini bir makinenin içinde duran ve elle tutamayacakları bir metnin alacağı fikriyle doğal olarak aşırı üzülüp yıpranırlar.
- "Bizler yeterince uzun zamandır karanlıkta yaşıyoruz. Bizim de gün ışığında olmaya eşit derecede hakkımız var; mantık, bilim, sanat ve diğer her şeyi öğrenmeye ve öğretmeye hakkımız var. Kadınlar, o bodrum katından, mutfaktan, çocuk odalarından çıkın; bu evin tamamı bizim."
- "Kendinizden daha zayıf olan insanları incitmek yanlıştır."
- “Meramını ne kadar mütevazi şekilde anlatırsa anlatsın, sonuçta vaaz bir taarruz eylemidir.”
- "Okumak, yazarın zihniyle fiili bir işbirliğidir. Okumanın herkesin harcı olmaması boşuna değil."
- "Hayal gücü birbirimizin zihnini ve yüreğini öğrenebilmemizin en iyi, belki de biricik yoludur."
- "Bizim ihtiyacımız olan, insan olarak ihtiyaç duyduğumuz şey, başka bir hayatı yaşamaya başlayabilmektir."
- Bizler yeterince uzun zamandır karanlıkta yaşıyoruz. Bizim de gün ışığında olmaya eşit derecede hakkımız var; mantık, bilim, sanat ve diğer her şeyi öğrenmeye ve öğretmeye hakkımız var. Kadınlar, o bodrum katından, mutfaktan, çocuk odalarından çıkın; bu evin tamamı bizim. Ve erkekler, sizin de o gözünüzü korkutan karanlık bodrum katında, mutfakta ve çocuk odalarında yaşamayı öğrenme vaktiniz geldi. Bunu yaptıktan sonra gelin de ortak paylaştığımız evimizin oturma odasında toplanıp o aile ocağının etrafında hep birlikte konuşalım. Birbirimize anlatacak, birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var.
- Bu e-dünyada okumadan en fazla ne yapabilirsiniz ki? Küçük çocukları eğlendirme düzeyinin üstündeki herhangi bir bilgisayar kullanımı, en azından kullanıcının biraz olsun okuryazar olmasına bağlıdır. Yapılan işlemler mekanik olarak öğrenilebilir, yine de bir klavyenin temel unsuru harflerdir; ikonlar sizi yalnızca belli bir noktaya kadar götürebilir. Mesajlaşma bazı insanlar için diğer tüm boş lafların yerini almış olabilir; fakat mesajlaşma da yazının ilkel bir biçimidir sadece: nsl yazldıgnı blmiyosnz, mesajlaşamazsınız.
- Kitabın bir "şey" oluşu, fiziksel olarak mevcudiyeti, dayanıklı ve sonsuz kere tekrar kullanılabilir olması, bir değer nesnesi olduğu gerçeği çok önemlidir.
- Belki de mutluluk, çekilen dertlerden daha az tahmin edilebilirdir; zira mutluluk özgürlüğü andırır. Tıpkı özgürlük gibi, asla güvende değildir; sonsuza kadar sürmez. Fakat gerçek olabilir ve bu güzel romanda biz de bu mutluluğu paylaşabiliyoruz.
- "Bir kitap size on beş yaşınızdayken bir şey anlattıysa, elli yaşınıza geldiğinizde de size aynı şeyi anlatacaktır."
--reklam--
Sözcüklerdir Bütün Derdim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
URSULA K. LE GUİN/SÖZCÜKLERDİR BÜTÜN DERDİM(HAYAT VE KİTAPLAR ÜZERİNE YAZILAR)/HEP KİTAP/412 SAYFA Ursula K. Le Guin’in Türkiye’de yayımlanan son kitabı Sözcüklerdir Bütün Derdim, bir okuma serüveni kitabı. 2018 yılında aramızdan ayrılan California doğumlu yazar, Amerika’nın en önemli bilim kurgu yazarları arasında sayılıyor. Ayrıca şiirleri, tiyatro oyunları, çocuk ve gençlik edebiyatı alanında da eserleri var. Yazar, Hugo Ödülü, Locus Ödülü, World Fantasy Award Ödülü gibi seçkin ödüllere layık görülmüş… Yazar bu kitabında çeşitli seminer, konferans konuşma ve sunumları ile makalelerini derlemiş. Kitabın bir bölümünde çeşitli kavramlar üzerine düşüncelerini dile getiren yazar, bir bölümünde de okuduğu kitaplar ve yazarları hakkında yorumlarda bulunmuş. Düşünce kitaplarını bir romanı tanıtır gibi tanıtmak mümkün olmadığından genel olarak içeriğinden bahsedip bir okuyucu olarak altını çizdiğim hususlar açısından tanıtabilirim. Yazar, başlangıçta hayal kurmanın insanın biricik ayrıcalığı olduğundan bahsetmiş ve oradan fantazyanın kendisi açısından önemine ve tarihsel sürecine değinmiş. Kurgu ve yaratının gerçeklik vs. tüm kategorilerin üzerinde bir değere sahip olduğunu söylüyor. Fantazya( phantosia) Yunanca, görünür kılma anlamında bir sözcük…. *bir algı nesnesinin zihinsel olarak kavranışı, *zihnin kendini dış dünyaya bağlama eylemi, *var olmayan şeylerin zihinsel temsillerini oluşturma sürecini, kabiliyetini veya bunu neticesini kapsama… *Victoria Çağı ve modern dönemlerde fantazya yazarları, genellikle yaptıkları şey konusunda mahcup haldeydi. Bu metinlerin salt garip fikirlerden oluştuğunu , gerçek edebiyatın içine eden veya Levis Coroll’un yaptığı gibi edebiyatı sinsice geçiştiren cinsten olduklarını, ‘’ çocuklar için’’ yazdıklarını ve bu sebeple üzerinde durmaya değmeyeceğini öne sürüyorlardı. *fantazya artık hakikaten mühim bir iş oldu. tek boynuzlu atlarını bahçede otlamaya çıkaran insanlar var. Elf Diyarı’nda kapitalizm büyüyüp serpiliyor. *kurmacanın fikirlere indirgenmesine hararetle karşı çıkıyorum. *icat edilmiş çoğu dil, icat edilmiş isimlerle başlar. URSULA K. LE GUİN fantazya kavramından sonra bir bölümü de JANR kavramına ayırıyor. Janr’ın nasıl anlaşılması gerektiği, içeriği, kapsamı ve biçimleri üzerinde düşüncelerini dile getiriyor. Ardından şiirle ilgili yazılarını paylaşıyor. ŞİİR NASIL OKUNUR * şiir yüksek sesle okunur, *gözün gördüğü kelimeler bir notasyon, bir partisyondur; zihnin onları bütünüyle kavraması yalnız kulak aracılığıyla olur. fakat kelime oldukları için kendi müziklerinin manasını da söylerler. Bir ezgiyle söylenen kelimeler, şarkıyı oluşturur; ezgi kelimeler olduğu zaman ise bir şiir elde ederiz. … CİDDİ EDEBİYAT ÜZERİNE … * Çoğu sanatçı gibi ben de sanatın bana öğrettiklerini başkalarıyla paylaşmayı severim. UYANIK KALMAK Yazar kitap okurken bazen uyuyakaldığını söylüyor. *kitap eskisi kadar okunmuyor düşüncesinde değilim. Esasen eskiden de kitap az okunurdu. Şimdi neden herkesin kitap okuması gerektiğini düşünüyoruz ki… *geçmişte okur-yazarlık muktedir olmak demekti. Her okur-yazar toplum için, okur-yazarlık ilk olarak erkek egemen sınıfın temel imtiyazıydı. *okur-yazarlık peyderpey alt sınıflara doğru sızdı, bu esnada daha az gizemli hale gelirken kutsallığı azaldı ve popülerleştikçe doğrudan nüfuz gücü azaldı. *1850-1950 arası kitap yüzyılıdır. KADINLARIN BİLDİKLERİ-genel olarak kadınlara dair fikirlerini ve kadın yazarların yazın dünyasında yaşadıkları sıkıntıları anlattığı bölümdür. *Toplumsal cinsiyet ormanında yolumuzu kaybediyoruz. *kadınlardan ‘’İnsan olmayı öğreniyoruz.’’ *bin yıl evvelden başlayıp bugüne kadar, tüm toplumlarda yürümeye, konuşmaya, yemek yemeye, şarkı söylemeye, dua etmeye, başka çocuklarla oynamaya ilişkin temel yönergelerin çoğunu; hangi yetişkinlere saygı duyacağımızı, neden korkup neyi seveceğimizi, en temel becerileri, en yalın kuralları bize KADINLAR ÖĞRETİR… * kadınların öğrettikleri temel beceriler büyük ölçüde cinsiyetsizdir. Oysa erkekler cinsiyetçidir ve binlerce yıldır kız çocuklarına itaat etmeyi öğretirler. HİKAYELER UYDURMAK- yazma süreciyle, yaratı biçimleriyle ilgili * yazmayı bahçıvanlık olarak düşünmek faydalı olur. tohumlar ekersiniz fakat her bir bitki kendi yolunu ve şeklini bulur. *denetimi sağlayan bahçıvandır. Her hikaye, ışığa doğru kendi yolunu bulmak zorundadır. Bir bahçıvan olarak en gerekli aracınız hayal gücüdür. *genç yazarlar genelde bir hilkayenin bir mesajla başladığını düşünür, onlara böyle düşünmeleri öğretilir. Bana göre böyle olmamalı. … KİTAP VE YAZARLAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Yazar bu bölümde Yevgeni Zamyatin’in ‘’Biz ‘’ romanından, Huxley’in ‘’Cesur Yeni Dünyası’’ndan, Pasternak’ın ‘’Doktor Jivago’’sundan, Jose Saramago’nun tüm eserlerinden, Stephane Zweig’den ve daha birçok yazardan, eserden bahseder. Bu eserlerden ve yazarlardan özellikle tanıdıklarınız varsa bu bölüm oldukça yaralı bir okuma süreci anlamına gelecektir. Saramago’dan biraz bahsetmeliyim. * Körler ülkesinde tek gözü olan kral olur. *benim kuşağımdan olup bana bilmediğim bir şey söyleyen ya da daha ziyade bildiğimi bilmediğim şeyleri anlatan tek romancıdır. Bana hala bir şeyler öğreten biricik yazardır. *Saramago kökleri çok derinde olan bir adamdır. Bir kralın huzurunda Nobel Ödülünü kabul ederken, Alentejo düzlüklerinde yaşayan anneannesi ve dedesinin, bir ömür hep sevgiyle hatırladığı ve ona ahlaki bir örnek sunan o köylü ve çok yoksul insanların tutkusu ve yalınlığıyla yaptı konuşmasını. Saramago: ‘’ Tanrı, evrenin sessizliğidir ve insanlar bu sessizliğe mana veren haykırıştır. * kararlı bir sosyalist oluşu hep göz ardı edildi. Filistin –israil sorununda İsrail karşıtlığı ona hep ayak bağı oldu. * ateist ama tanrıya karşı nüktedan, kuşkucu ve sabırlıdır. Profesyonel ateistler gibi saldırgan değildir. Başta kadınlar olak üzere her zaman bütün ezilenlerin yanında bir yazardı. Not: Ursula K. Le Guin tam bir Saramago hayranıdır. Kitapta Saramago severler için oldukça doyurucu yorum ve tartışmaların, tezlerin olduğu uzun bir bölüm vardır. Son: Okuyun derim… (Ahmet İlhan)
Bilim kurgu ve fantazya dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Ursula K. Le Guin. Maskülizm lehine fikir öne sürdüğünüzde pençelerini gökyüzüyle bileyen bir kadın yazar. Hele hele: "Haydi oradan, gerçekçi kurgu yazıyorsun!" derseniz vay hâlinize! "Gerçekçilik, körelmiş hayâl güçleri sadece en sınırlı ve en geleneksel konuları takdir etmelerine müsaade eden tembel, yarı eğitimli insanlar içindir." diyerek ortaya devâsâ bir ateş atıyor... Sıkça söz ettiği canım Virginia'ya çok benziyor. Başına dert olan, "Mülksüzler" romanını okumuştum ama eleştirilerinin bulunduğu bu kitabı okumak için daha çok sabırsızlandım. Baştan söyleyeyim; edebiyat, dil bilim, sanatla samimi olmayanların: "Çok sıkıcı bir kitap, boşuna para verdim!" sızlanmalarıyla hiçbir şey anlamayarak bir tarafa fırlatacakları bir kitap. Efendim bu eser, dört ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm, Ursula Le Guin'in konuşma ve makalelerini kapsamış. Diğer iki bölümde kitap tanıtımlarına ve incelemelerine yer verilip son bölüm seyir defteriyle sonlandırılmış. Benim büyük zevkle okuduğum kısım, ilk bölümdü. Çok sayıda satırın altını çizdim ancak en çok, nice edebiyat ekolünün mutabakat sağlayamadığı: "Sanat ne/kim içindir?" sorusuna "insanca" yanıt verdiği kısmı beğendim: "SANAT İNSANLARIN ZİHNİNİ VE YÜREKLERİNİ DEĞİŞTİRİR." Ayrıca, günümüzün temel meselelerinden olan "kitap okumama" konusuna farklı bir bakış açısı getirmiş. Hanımefendi diyor ki, kitap eskiden de çok okunmuyordu. İmkân yoktu, devir farklıydı. Bu sorun, günümüze ait bir sorun değil. Aksine, şimdi daha çok okunuyor. Hem de "e kitap" var, ekrana bakıyorsunuz diye kitap olduğunu reddedemezsiniz. Sorun: "janr(tür)" Bu terimle kitapta çok karşılaşacaksınız. Çocukların "fast food" yeme iştiyâkının, günümüzün niteliksiz kurmaca kitaplara rağbet noktasındaki karşılığı(!) Bu doğrultuda, "Harry Potter"i âdetâ gömüp "Yüzüklerin Efendisi"ne şâheser gözüyle bakıyor. Muhterem Ursula Hanım'ın düşüncelerini, İslâm hakkında yeterince bilgi edinmeyip dayanaksız ve eğri büğrü sözleri dışında, onaylıyorum. Kitapta dile, edebiyata ve sanata dair muhtelif kavramlarla yoğrulup çok sayıda yazarın, eserin, karakterin iç dünyasına konuk oluyorsunuz. Okuyunuz. (Rumeysa Coşkun Bal)
Bu kitabı aslında çok uzun zaman önce okudum. Ama o kadar çok sevdim ki uzun süre yanımdan ayıramadım. Ursula K. Le Guin’in ölmeden önce yayınlanan son kitaplarından biri. Ursula, okuduğu kitaplardan, okuma alışkanlıklarından, sevdiği yazarlardan bahsediyor bu kitapta. Okurken çok sevdiğim bazı yazarları onun da çok sevdiğini görmek, altını çizdiğim cümleler ile ilgili yazdıklarını okumak bana çok keyif verdi. Sayfalarca not aldım. Hiç bilmediğim kitaplardan bahsettiğini, kitap incelemeleri yaparken nelere dikkat ettiğini keşfettim. Eğer Ursula K. Le Guin’i seviyorsanız ve onun dünyasına bir adım atmak isterseniz, kesinlikle okumanızı öneririm. (Ceyda A)
--reklam--
Sözcüklerdir Bütün Derdim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Sözcüklerdir Bütün Derdim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sözcüklerdir Bütün Derdim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.
Yaşamı
Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.
Edebiyat hayatı
Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.
LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.
Ana temaları
Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.
Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.
Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
- Mülksüzler
- Yerdeniz Büyücüsü
- Atuan Mezarları
- Sürgün Gezegeni
- Karanlığın Sol Eli
- En Uzak Sahil
- Tehanu
- Yerdeniz Öyküleri
- Öteki Rüzgar
- Her Yerden Çok Uzakta
- Rüyanın Öte Yakası
- Yaban Kızlar
- Dünyaya Orman Denir
- Yerdeniz
- Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
- Marifetler
- Anlatış
- Rocannon'un Dünyası
- Lavinia
- Lao Tzu: Tao Te Ching
- Sesler
- Başlama Yeri
- Güçler
- Devrimden Önceki Gün
- Bağışlanmanın Dört Yolu
- Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
- Rüzgargülü
- Balıkçıl Gözü
- İçdeniz Balıkçısı
- Orsinya Öyküleri
- Yanılsamalar Kenti
- Dünyanın Kıyısında Dans
- Yazma Üzerine Sohbetler
- Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
- Uçuştan Uçuşa
- Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
- Zihinde Bir Dalga
- Rüzgarın On İki Köşesi
- Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
- Malafrena
- Hep Yuvaya Dönmek
- Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
- Şimdilik Her Şey Yolunda
- Günün Geç Vakitleri
- Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
- Boşa Geçirecek Vakit Yok
- Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
- Balık Çorbası
- Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
- Uçsuz Bucaksız
- The Ones Who Walk Away from Omelas
- Sözcüklerdir Bütün Derdim
- Başka Bir Yer
- Denizyolu
- Atmacanın Türküsü
- The Daughter of Odren
- Schrodinger’s Cat
- The Stars Below
- Direction of the Road
- Things A Story
- A Trip to the Head
- The Field of Vision
- Semley's Necklace
- Vaster than Empires and More Slow
- Why are Americans Afraid of Dragons?
- Yerdeniz Büyücüsü
- The Other Wind
- Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
- Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
- Tehanu
- The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
- "Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
- “Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
- Bu gece mavi bir ay doğacak güneş, rüzgarın ardında battığında. Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi. Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
- içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
- Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
- Domuzların üstünde dolaşan Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
- Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
- “Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.” “Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
- Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu. Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
- Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
- ...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
- To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
- "Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
- Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
- “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
- "Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
- BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
- İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
- Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
- Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin