Kitap Künyesi
Yazar: Panait Istrati
Çevirmen: Yaşar Nabi Nayır
Orijinal Adı: Les pecheurs d'eponges
Yayın Evi: Varlık Yayınları
İSBN: 9789754341881
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Sünger Avcısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta Panait Istrati`nin birbirinden güzel beş uzun öyküsü yer alıyor. Hep ayni Akdeniz havası, hep o sıcakkanlı, yasamaya susamış insanlar... İçlerinde iyileri de var, kötüleri de, ama hepsi insan... Hiçbiri bizim dünyamızın dışında, düş ülkelerinde yasamıyor...
--reklam--
Sünger Avcısı Alıntıları - Sözleri
- Aşkın beslediği büyü bizim içimizdedir. Dışımızda ise sonsuz duygusuzluk!
- Evet, insanlar birbirine benzemez, bazıları eşekten farksızdır: Madde ile yetinirler. Ben bunlardan değilim. Beni ilgilendiren ruhtur. Yani, nasıl? İnsan böyle bir hayvan gibi yaşayıp en küçük bir iz bırakmadan yıkılıp gitmeli mi? Böyle şey olmaz, bu hiç yaşamamış olmaktan beterdir. Hayat demek arkada bırakılan iz demektir, senin bir ruha sahip olduğunu kanıtlayacak olan budur; bunu kanıtlayamayan adam sadece bir hayvandır. Onun içindir ki bir iz bırakmak amacıyla ben elimden geleni yaptım, ama başarabildim mi bilmiyorum. Bunu bilenler beni ciddiye almıyor, deli sanıyorlar; oysa normal bir insan olduğumu pekala görüyorsunuz.
- Sınırsız iyilik, bencillikten daha rahatsız edicidir.
- Hayvan olması gereken kişiler insan kılığına bürünüyor, öte yandan insanlarda ender bulunan niteliklere sahip yaratıklar sözden yoksun birer hayvan şeklinde dünyaya geliyorlar.
- İnsan ödlektir. O, hayata sarılmadığı zaman hayat ona sarılır.
- İnsanoğlu korkaktır:Hayata tutunan o değilse,ona tutunan hayattır ve ikisi de berbattır.
- İçli insanların sevgisi ölçü bilmez; fazla sıkarken boğabilir.
- Hayvan olmaya müstahak kimseler insan kılığına bürünüyor da öte yandan insanlarda nadir bulunan meziyetlere sahip mahlûklar sözden mahrum birer hayvan şeklinde dünyaya geliyorlar.
- Anlattıkları benim için değil, kendi ruh dünyasını doyurmak içindi.
- Gülünecek şey değil mi, kaptan amca? Babamla anamı hatırladım: Yasa önünde eşitmişler, aynı haklara sahipmişler... Ama bu haklar, onları görevlerini yaparken açlıktan ölmekten kurtarabilir miydi sanıyorsunuz?
- Aşkın beslediği büyü bizim içimizdedir. Dışımızda ise sonsuz duygusuzluk!
- Utanç, onur adı verilen toprakta yetişen bir çiçektir. Ama onur, ancak olması gereken yerde bulunur.
- Büyük nehirler büyük ruhlar gibidir, dipleri hiçbir zaman aynı halde kalmaz.
- İnsanoğlu korkaktır: Hayata tutunan o değilse, ona tutunan hayattır ve ikisi de berbattır.
- Kader bizim kendi yüreğimizden başka bir şey değildir. İnsan ne olacaksa o olur.
--reklam--
Sünger Avcısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok içimizden: Beş öyküden oluşan bu kitaptaki karakterler elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi sahici ve yakın geliyor. Anlatılan siz olmayabilirsiniz ama içimizden biri... Ya da biraz benden, biraz senden... Benim en sevdiğim hikaye "Dostlukla bir Tütüncü Dükkanı Arasında " oldu. Günübirlik yaşamayı, yarını düşünmemeyi ve dostluğu çok güzel anlatmış yazar. kitap/sunger-avcisi--119527 yazar/panait-istrati (Başak Mutlu)
Kitabın başlangıcında, Istrati hikayelerinin kahramanı tabi çoğu kez; Adrian Zografi nin kendisi olduğunu açıklıyor. Bu kitapta beş ayrı konu öykü lendirilmiş., Her biri yazarın yaşamında bilhassa gençlik dönemlerinde , serseriliği ni, maceralarını ( bu kitaptaki macera konuları memleketinden uzaklarda yaşadıkları üzerine kurulu.) ele almış Bunlardan Dostlukla Bir Tütüncü Dükkanı Arasında öyküyü ayrı koyarsak şu ana kadar okuduğum hikayelerinden daha zayıf kalmış olduğu kanısına eriştim. Yazar tüm hikayelerinde olduğu gibi burada da dostluk, arkadaşlık, özgürlük kölelik gibi temaları tüm kalbinin duyumsarlığı ile işlemiş... Yazarımızın her zaman olduğu gibi, bir anlatı şeklinde kaleme aldığı konularda, anlatım yeteneğini, başarısını yürekten alkışlamakla beraber, Tüm fikirlerine katılmanın mümkün olmadığını itiraf etmeliyim. Hep, her zaman iyi dostların serseri ruhların, bir nevi dünya veya düzen tanımazlar arasındaki oluşacağı gibi bir kanıyı yaratmasını örnekleyebilirim. Ayrıca güzel, tanımlamalar, tasvirler, açıklamalar var... var ama.... Bilhassa bir konunun fikri açıklamalarında felsefik bakışla birlik de o kadar derine dalıyorki konu kayboluyor adeta ve siz anlatılanı ne verildiğini düşünmekten aklınızda sonun da bir şeyin kalmadığını görüyorsunuz. Ne gibi? Çok susadınız ısısız bir yerde yalnız başınasınız, suya gereksiniminiz var bakıyorsunuz ilerilerde bir kuyu. Vardınız başına Salladınız kovayı kuyu ya salıyorsunuz da bir türlü kova suya erişmiyor, eriştikten sonrada çek allah çek. suya kavuştuğunuzda yorgun ve bitkin siniz . Kendi kendinize soruyorsunuz " ya hu ben yorulduğum dan mı, yoksa susadığım için mi çekmiştim bu suyu. Evet susuzum ama bu kez de hem susuz hemde yorgunum." böyle bir şey...Açıklamaları Ama ben yinede seviyorum Istrantiyi, seviyorum Adrian ı ve o ad altında yaşamışlığı nın hikayelerini. Benim ki haddime değil ustaları eleştirmek. sadece düştüğüm durumun açık ifadesi sadece... Bolca okumalar diliyorum efendim... (Halil Yavuz KAYA)
Akdeniz havasında beş öykü ile buluşturuyor bizi Panait İstrati. Edebiyat alanında güzel yapıtlardan bir tanesi. Nasıl olur da daha önce okumadım, tanışmadım diyebileceğiniz türden. Dili, anlatımı ile sizi kendisine hayran bırakıyor. Bitmesin diye parça parça, ağır ağır okuyorsunuz. Bitmesini istemediğiniz bir dostluk hikayesi gibi adeta. Yaşam uzun bir yol ve bu yolculukta birsürü insan, birçok durak var. İyilik, kötülük, arkadaşlık, dostluk, mutluluk, hüzün ve daha nicesi... Sünger Avcısı ile güzel bir yolculuk sizi bekliyor. (Aysun Kırca)
--reklam--
Sünger Avcısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Panait Istrati - Sünger Avcısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sünger Avcısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Panait Istrati Kimdir?
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu.
İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir.
Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır.
Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.
--reklam--
Panait Istrati Kitapları - Eserleri
- Akdeniz
- Arkadaş
- Baragan’ın Dikenleri
- Kodin
- Sokak Kızı
- Kira Kiralina
- Angel Dayı
- Hayat Yollarında
- Sünger Avcısı
- Minka Abla
- Uşak
- Perlmutter Ailesi
- İş Bulma Kurumu
- Keşiş Sofronie
- Tel Ören İzak
- Hayduklar
- Sovyetler 1929
- Bütün Eserleri 1
--reklam--
Panait Istrati Alıntıları - Sözleri
- “(...) Hayatta bir çok başlangıç sonuçlardan daha üstündür...” (Hayduklar)
- “(...) Kadının içten direnci, kaba adamın arzuları üzerinde etkisizdir. O saf bir adamın utangaçlık sıkıntılarının nerede bittiğini, kadınlık onurunun derin tiksintisinin nerede başladığını bilmez. Toprağa hükmeden bu kaba adama her şey mübah gelir...” (Hayduklar)
- İnsanın kontrole ihtiyacı oldukça toplum adaleti asla ümit edilmemelidir. (Keşiş Sofronie)
- - İyi ama sen fakirsin, hayatını kazanmak zorundasın. + Zararı yok ; ölmeyecek kadarını mideme vereceğim; kazancımın geri kalan kısmını kitaplara harcayacağım. (Kodin)
- Çok acı bir şiirim var Onu ölürken de almak istemem ya da Şu kadar söylemek isterdim Ölümümden daha beteri var dünyada (Keşiş Sofronie)
- -Sen dün sevmiş olduğun şeylerden bugün nefret ediyorsun. -Doğru.. Beni şu gördüğün hâle getiren dün sevmiş olduğum şeylerdir.. (Angel Dayı)
- O zamandan sonra özgür insanların kaderini esirlerinkine bağlayan hayalden kurtuldum. Hepimiz aynı hamurdan yapılmamışız. Boyunduruk altındayken özgürlüğünü kaybettiğindekinden daha az acı çeken bırak zincire vurulur kalsın: onu zincirden ben kurtaramam. Özgürlük savunulmak ister; kime diş bileyip, kimi daha çok hor göreceğimi bilemiyorum, özgürlüğü kaldıranı mı, yoksa onu savunmaktan korkanı mı? Ben sadece haydutlar için haydutum!.. (Hayduklar)
- - Sen aptalın tekisin Floritchica, insanlar flütü, köpeği sever gibi sever, ona tasma takmak için, bülbülü sever, kafese koymak için, çiçeği tanrının onu büyüttüğü yerden koparmak için ve de özgürlüğü, onu esarete çevirmek için. Eğer herkes flütü benim gibi sevseydi, o zaman ne haydut, ne poteralar, ne gospodar olurdu, sadece kardeşlik olurdu. Ama şimdi hiçbir yerde kardeş yok. (Hayduklar)
- İnsanoğlunu allak bullak eden ve büyük mutluluk olan aşkın, hassas yürekli yüce gönüllüler için bir cehennem ateşi olması gerektiği, her kötü kaderin görünmez kitabında yazılıdır. (Tel Ören İzak)
- Ey erkekler! Dost olabilen kadın, eşlerin en iyisinden üstündür, oynaşın en kösnülüsünden daha yetkindir, onun dostluğu bir erkeğin diğerine göstereceği tüm dostluğu bin fersah geride bırakır; çünkü kadın, bizi besleyen, mutlandıran toprak gibi karmaşık ve her bakımdan zengindir! (Sokak Kızı)
- "Hiç kimse insanların hepsini sevmez, İsa bile onları öyle safça sevmedi. Biz, çeşitli görünümlerle bize benzeyenleri severiz. Arzularımızı severiz... " (Sokak Kızı)
- “(...) Sadece nefret etmesini bilen ve sevebilen kimse hayatın tam kıymetini bilir...” (Hayduklar)
- İnsan, hayatının en kötü zamanlarını bile sanki çiçek tarlası geçermiş gibi atlatır. (Minka Abla)
- “Hiçbir eksiğiniz yokken erdemli olmak kolaydır..” (Akdeniz)
- "Burada amaç, bir şeyler elde edip bir doyuma ulaşmak değildir, yaşamın çağrısına uygun olarak mücadele etmenin bizzat kendisi bir tatmin, bir arzulanana ulaşma hayalidir." (Minka Abla)
- Çocukluktan çıktı mı insan canavar kesilir: ikiyüzlülükle başka bir kalıba girerek hayatı inkar eder. (Hayat Yollarında)
- İnsanın söyleyecek bir şeyleri ve bunu söylemeye yeteneği varsa vazgeçmek bir cinayet, tembellik bir ayıp olur. (Uşak)
- Bak yavrum, suçlunun tek bir günahı vardır: işlediği suç, suçlayanınsa günahı sayısızdır. (Kodin)
- Yalnız o, yeryüzünde yaşayan hayvanların en yırtıcısı olan insan, geçtiği her yere ölüm, sefalet, kölelik tohumlarını eker. (Angel Dayı)
- İnsan ödlektir. O, hayata sarılmadığı zaman hayat ona sarılır. (Sünger Avcısı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin