Kitap Künyesi

Yazar: Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Yayın Evi: Çıra Yayınları

İSBN: 9786059853514

Sayfa Sayısı: 352

--reklam--

Sünnetin Anayasal Niteliği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu eserde yayımlanan yazılar iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde “sünnetin anayasal niteliği” konusunda benimle Dr. Abdulvedud arasında yapılan yazışmaların tümü yer almaktadır. İkinci bölümde ise Pakistan Yüksek Mahkemesi üyesi Hâkim Muhammed Şefi’nin 21 Temmuz 1960’ta Reşide Begüm davasında Şihabüddin ve arkadaşları adına verdiği kararın metni ve onunla ilgili ayrıntılı eleştirim yer almaktadır.

Bu her iki bölümde okurlar, bir yandan sünnet inkârcılarının tüm meselelerini ve delillerini kendi ifadeleriyle öğrenecek ve diğer yandan din düzeninde sünnetin gerçek konumunun ne olduğunu da bilmiş olacaklardır.

--reklam--

Sünnetin Anayasal Niteliği Alıntıları - Sözleri

  • Arapça bilenler bilir ve bazen rastgele değisik hadislere şöyle bakmakla yetinmeyen, aksine hadis kitaplarının tümünü veya en azından birini baştan sonuna kadar okumuş olanlar anlar. Bu kimseler, Resulullah'ın kendisine has bir dil, ifade, üslup ve konuşma biçimi olduğunu ve bunların tüm hadislerde aynı şekilde ve hiç degişmeden yansıdığını bilirler...Eğer birçok hafızası zayıf kimse bunları yanlış bir biçimde nakletmiş ve birçok zihnin azizliği bunları kendi görüş ve eğilimlerine göre bozmuş ve tahrif etmiş olsaydı hadislerdeki bu bireysel özellik hiç bulunmazdı. Birçok zihnin biraraya gelerek tek renkli uyumlu bir literatür ve kendine özgü bir üslup ortaya çıkardığına aklınız yatıyor mu?
  • "Aslında siz"kişiye tapma"dan değil, "Allah'a tapma"dan kaçıyorsunuz. Asıl tapmakta olduğunuz da içinizdeki koskocaman puttur. Yüce Allah, kullarından nerede boyun eğmelerini istemişse orada boyun eğmek, puta değil, Allah'a tapmaktır. Bu da kişiye tapma değil, Allah'a tapmadır.Ancak bundan kaçınan ve bunu inkar eden kişi, aslında Allah'ın emrine boyun eğme yerine kendi içindeki putun önünde eğilmektedir."
  • Önce Resulullah'ı (a.s) anayasadan çıkarmak ve "Muhammedsiz bir Kur'an" icat edip ona uymak gibi tuhaf bir yolu benimserler. Daha sonra da Kur'an'dan paçayı kurtarmak için, Kur'an'ın keyiflerince tevillerini yapmaya başlarlar. Şeytan bile bunların kurnazlığına şaşar!
  • "İktidar hevesi birey, toplum ve kanunun üstünlüğünü bozmaya ve aksatmaya neden olur. İktidar nerede sınırsız ve mutlak ise orada fesat en son sınırına varır."
  • Hangi konularda Yüce Allah vahyi metluv veya vahyi gayri metluv ile Resulullah'a (a.s) yol göstermiyorsa, o konularda Hz. Muhammed (a.s) yine Allah'ın verdiği emirler ışığında bunların insanların iradesine bırakıldığını düşünür ve bunlarla ilgili olarak sahabelere danışarak kararını verirdi. Bununla amaç, Resulullah (a.s) aracılığıyla insanlara İslami danışma yöntemi konusunda eğitim vermekti. Müslümanların bu şekilde eğitilmesi zaten risalet görevinin bir parçasıydı.
  • Resulullah'ın tek bir hatası bile dinin tüm düzenini bozmaya yeteceği için Allahu Teala, nübüvvet görevinin yerine getirilmesi konusunda bizzat ona yol gösterme ve denetleme sorumluluğunu kendi üzerine almıştı. İnsan olması nedeniyle herhangi bir hata işlemesi halinde onu düzeltmek işini de üzerine almıştı. Böylece din düzeninde herhangi bir eksiklik kalmayacaktı.
  • Sünnetin Güvenilirliği Hz Peygamberin as hayatında sadece birkaç tane yanlışlık olmuş ve Allahu Teala da bunları hemen düzeltmiştir. Böylece biz, Hz Peygamberin sünnetine daha güçlü bir inançla sarılabiliriz, çünkü onun başka hataları olsaydı, daha önce yaptığı gibi, Yüce Allah onları da düzeltirdi.
  • Hadisi inkar edenlerin belirgin bir özelliği de, yanlışlarını on defa bile delillerle ispatlamanıza rağmen, kendi görüşlerini tekrarlamaya devam etmeleri ve sizi hiç dinlememeleridir.
  • Ümmetin ittifak ettiği şeyleri bir tarafa, ihtilafları bir tarafa toplayın. İhtilafın ne kadar az, ittifakın ne kadar fazla olduğunu bizzat göreceksiniz. Temel hususlarda hemen hemen ittifak halindedirler. İhtilaf, daha çok cüzlerdedir. Ancak tartışma, ittifak edilen hususlarda değil de aksine daima ihtilaflı meselelerde olduğundan tartışmalar ihtilafları belirgin kılmıştır. Bu sebeple bilgisiz kişiler, ümmet arasında hiçbir hususta ittifak olmadığı yanılgısına düştüler.
  • Gerçek şu ki, sünnet olmasaydı, Kur'an-ı Kerim'in emir ve talimatında o kadar ihtilaflar olacaktı ki, iki Müslüman bile ortak herhangi bir iş veya toplumsal hareket yapamazdı. Örneğin, Kur'an-ı Kerim sık sık namaz kılınmasını emreder. Eğer sünnet namazın şekil ve yöntemini belirlemeseydi, insanlar bunun nasıl kılınması gerektiğini bilmezlerdi.
  • Hadisi inkar edenlerin belirgin bir özelliği de, yanlışlarını on defa bile delillerle ispatlamanıza rağmen, kendi görüşlerini tekrarlamaya devam etmeleri ve sizi hiç dinlememeleridir.
  • Kur'an-ı Kerim'de anlam ve sözcüklerin her ikisi de Allah'ındır. Bunlar olduğu gibi insanlara iletilmek üzere Resulullah'a indirilmiştir. Bu nedenle bunlara vahy-i metluv denilir. Vahyin diğer türü, yani "gayr-i metluv" niteliği, yapısı ve amacı bakımından bundan tamamen farklıdır. Bunlar Resulallah'a yol göstermek amacıyla inerdi. İnsanlara, Allah'ın sözleriyle değil, Hz. Peygamber'in buyruk, karar ve işleri olarak ulaşırdı. Bir kişi, Hz. Peygamber'e ilk tür vahiylerin geldiğini kabul ediyorsa, başka türlü bir vahyin de geldiğini niçin kabul etmiyor? Kur'an'ın mucizevi kelamı, bunun ilahi kelam olduğunu bize kanıtlıyorsa, peki Resul-u Muhterem'in mucizevi hayatı ve mucizevi işleri, Allah'ın rehberliğinin sonuçları olduğu konusunda bizi niçin ikna edemesin?
  • ...çok önemli bir husus daha var bunu ancak Arapça bilenler bilir ve bazen rastgele değisik hadislere şöyle bakmakla yetinmeyen, aksine hadis kitaplarının tümünü veya en azından birini baştan sonuna kadar okumuş olanlar anlar. Bu kimseler, Resulullah'ın kendisine has bir dil, ifade, üslup ve konuşma biçimi olduğunu ve bunların tüm hadislerde aynı şekilde ve hiç degişmeden yansıdığını bilirler...Eğer birçok hafızası zayıf kimse bunları yanlış bir biçimde nakletmiş ve birçok zihnin azizliği bunları kendi görüş ve eğilimlerine göre bozmuş ve tahrif etmiş olsaydı hadislerdeki bu bireysel özellik hiç bulunmazdı. Birçok zihnin biraraya gelerek tek renkli uyumlu bir literatür ve kendine özgü bir üslup ortaya çıkardığına aklınız yatıyor mu?
  • Hangi konularda Yüce Allah vahyi metluv veya vahyi gayri metluv ile Resulullah'a (a.s) yol göstermiyorsa, o konularda Hz. Muhammed (a.s) yine Allah'ın verdiği emirler ışığında bunların insanların iradesine bırakıldığını düşünür ve bunlarla ilgili olarak sahabelere danışarak kararını verirdi. Bununla amaç, Resulullah (a.s) aracılığıyla insanlara İslami danışma yöntemi konusunda eğitim vermekti. Müslümanların bu şekilde eğitilmesi zaten risalet görevinin bir parçasıydı.
  • Beyninde eğrilik olmayan sade ve dürüst bir Müslüman, fiilen itaatsizlik edebilir ancak "tabi olduğu Peygamber'e itaat etmeye hiç mecbur değildir" gibi bir inancı asla benimseyemez.

--reklam--

Sünnetin Anayasal Niteliği İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın başlığı zaten yeterince açık, Allah ondan razı olsun yazar Mevdudi'nin de açıklamaları yeterince ikna edici olmuş. Okurken farkında olmadığım benimde aklıma takılmış olan bir çok sorunun cevabını bulduğum için keyifle okudum. Akıcı bir kitap başı karşılıklı mektuplaşma sonları ise maddeler halinde toparlanıp yazılmış. Yazarın deyimiyle; " Bu her iki bölümde okurlar, bir yandan sünnet inkarcılarının tüm meselelerini ve delillerini kendi ifadeleriyle öğrenecek ve diğer yandan din düzeninde sünnetin gerçek konumunun ne olduğunuda bilmiş olacaklardır." Geri dönüp tekrar okuyacağım bir eser. Allah yazandan, okumamıza vesile olanlardan razı olsun. (Aysunur Serbest)

Sünnet Müdafaası: Sünnet müdafaası noktasında çok mükemmel bir kitap. Bu noktada araştırma yapmak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. (İbrahim Halil Yıldırım)

Sünnet müdafaası noktasında referans alınabilecek bir eser. Kişinin aklındaki birçok batıl sorulara apaçık cevap vermesi ve daha çok soru cevap, itham taaruz şeklinde olması hasebiyle eser kalitesini konuşturuyor. Ama ve lakin muhabbet biraz uzatılmış görünüyor. Bu da sadece sünnet ikame etmesi dışında Peygamber(sav) , hadis evrenininde konuya dahil olmasından kaynaklanıyor. Editör konunun uzadığını biraz farketmiş olacak ki ileriye doğru bazı önlemler almak istemiş. Eserin Mantığı, Muhaliflerin yaklaşımları ilk sayfalarda kavranabiliyor. O yüzden dileyen sonuna değin okuyabilir dileyende anladıktan sonra bırakabiliyor. (Sercan Akbayrak)

--reklam--

Sünnetin Anayasal Niteliği PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi - Sünnetin Anayasal Niteliği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sünnetin Anayasal Niteliği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kimdir?

Mevdudi, 25 Eylül 1903 yılında Pakistan'ın Haydarabad Dekran bölgesinde doğdu. Hint Yarımadası'nın büyük alim yetiştiren ailelerinden birine mensup olan Mevdudi'nin babası, çocuğunu İngiliz eğitiminden uzak özel bir eğitimle yetiştirdi. Özel öğretmenlerden aldığı derslerle yetişen Mevdudi; İngilizce, Arapça ve Farsça öğrendi.

1920'de babasının vefatı üzerine çalışma hayatına atıldı ve 17 yaşında iken Hint Kıtası Müslümanlarının büyük ilgi ile izlediği el Camiat Gazetesi'nin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Tercüman'ul Kur'an adıyla bir gazete çıkarmaya başladı. 1941 yılında Cemaat-i İslâmiyye'yi kurdu ve 1976 yılına kadar bu teşkilatın liderliğini sürdürdü.

Ebû'l-A'la Mevdûdî, fıkıh, ekonomi, siyaset, tarih, siyer, sosyoloji, kültür tarihi ve Kur'an bilimleriyle ilgili önemli eserler yazdı ve bu eserleri dünyanın neredeyse bütün dillerine çevrildi. Yüzyılımızın en büyük bilginleri arasından yer alan Mevdûdi, 22 Eylül 1979'da Amerika'da tedavi gördüğü Buffalo Hastahanesi'nde vefat etti.

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kitapları - Eserleri

  • Kur'an'a Göre Dört Terim
  • Gelin Müslüman Olalım
  • İslam'a Giriş
  • Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim
  • Kur'an'ı Nasıl Anlayalım
  • Hicab
  • İslamda Cihad
  • Tefhimu'l-Kur'an - 1.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 2.Cilt (Büyük Boy)
  • İslami Kavramlar
  • İslâm'da İhyâ Hareketleri
  • Tefhimu'l-Kur'an - 3.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 4.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy)
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • İslam Davetçilerine
  • İslamda Siyasi Sistem
  • Hilafet ve Saltanat
  • İslam İnkılabının Süreci
  • Cihad
  • Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali
  • İslamın Geleceği ve Öğrenciler
  • İslam'ı Anlamaya Doğru
  • Tevhid Bilinci
  • Siret-i Nebi (Arapça-Türkçe)
  • İslami Hareketin Ahlaki Temelleri
  • İslam'da Aile Hukuku
  • Fetvalar
  • Faiz
  • Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü
  • İslam'ın Çağrısı
  • Cebir ve Kader Problemi
  • Fıtrat Bilinci
  • İslam Savaşçısının Ahlaki Stratejisi
  • İslam Medeniyeti
  • İslam'ın Anlaşılmasına Doğru
  • İslam'da İnsan Hakları
  • İslâmda Savaş Hukuku
  • İslam Nizamı
  • Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri
  • Cuma Konuşmaları
  • Namaz Bilinci
  • İslam Ekonomisinin Temel İlkeleri
  • Barışın Yolu
  • Yeniden Diriliş Yolunda Engeller Öneriler
  • Tevekkül Bilinci
  • İman Bilinci
  • İslam ve Eğitim
  • Tefhimu'l-Kur'an Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri (7 Cilt Takım - Küçük Boy)
  • İslam ve Çağdaş Medeniyet
  • Modern Çağda İslami Meseleler
  • İslam ve Cahiliye
  • İslam'da Hükümet
  • Mücadele Bilinci
  • Tefhimu’l-Kur’an
  • Kur'an ve İnsanlık
  • Hitabeler
  • İslam Bilinci
  • Sünnet Bilinci
  • İslam Nazarında Doğum Kontrolü
  • İslamı Doğru Anlamak
  • Takva Bilinci
  • Günümüzde İslam
  • Kıyamet Bilinci
  • Ümmet Bilinci
  • Cahiliye Bilinci
  • Kur'an Bilinci
  • İnfak Bilinci
  • Sabır Bilinci
  • Devlet Bilinci
  • İslami Yaşama Biçimi
  • İslami Hareketin Dinamikleri
  • Müslüman Gençliğin Görevi
  • Müslümanca Yaşamak Üzerine
  • Salah ve Fesat
  • İslami Hareketin Stratejisi
  • İslam'da Ahlak Nizamı
  • Kur'an'da Firavun
  • İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
  • İslam’da Yönetim Tartışmaları ve İnsan Hakları
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • Dua Bilinci
  • Cihad Bilinci
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 2. Cilt
  • İslam'ın İstikbalinde Talebeler
  • İslam Vahdeti ve Irkçılık
  • İslam Dinine İlk Adım
  • Kur'an'ın Dört Temel Terimi
  • Tefhimu'l Kur'an Meali
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 1. Cilt
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 3. Cilt

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Alıntıları - Sözleri

  • "Asra yemin olsun ki, insan Ziyan içindedir. Ancak inanıp Salih amellerde bulunanlar birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabır tavsiye edenler istisna." (Asr,1-2-3) (Tevhid Bilinci)
  • Kur'an-ı Kerim'de anlam ve sözcüklerin her ikisi de Allah'ındır. Bunlar olduğu gibi insanlara iletilmek üzere Resulullah'a indirilmiştir. Bu nedenle bunlara vahy-i metluv denilir. Vahyin diğer türü, yani "gayr-i metluv" niteliği, yapısı ve amacı bakımından bundan tamamen farklıdır. Bunlar Resulallah'a yol göstermek amacıyla inerdi. İnsanlara, Allah'ın sözleriyle değil, Hz. Peygamber'in buyruk, karar ve işleri olarak ulaşırdı. Bir kişi, Hz. Peygamber'e ilk tür vahiylerin geldiğini kabul ediyorsa, başka türlü bir vahyin de geldiğini niçin kabul etmiyor? Kur'an'ın mucizevi kelamı, bunun ilahi kelam olduğunu bize kanıtlıyorsa, peki Resul-u Muhterem'in mucizevi hayatı ve mucizevi işleri, Allah'ın rehberliğinin sonuçları olduğu konusunda bizi niçin ikna edemesin? (Sünnetin Anayasal Niteliği)
  • Ey Allah'ı zikreden ve O'na ibadet eden kimseler(!) boynunuza kölelik, zulüm halkasını geçirten sebep nedir? (İslami Kavramlar)
  • Hz.Ömer Sahâbîlere: “–Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde... diye başlayan Nasr Sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Bir kısmı: “–Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız.” dedi. Kimi de hiç yorum yapmadı. Ömer (r.a) bu sefer bana hitâben: “–Ey İbn-i Abbâs! Sen de böyle mi düşünüyorsun?” dedi. Ben: “–Hayır!” dedim. “–Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de: “–Bu sûre, Efendimiz’in(sav) ecelinin geldiğini kendisine haber verdi. Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu Sen’in ecelinin geldiğinin alâmetidir- Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile! Çünkü o tevbeleri kabul edendir.” buyruluyor dedim. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • Hidaye'de mesele şu şekildedir. "Kitabi kadınlarla evlenmek caizdir fakat evlâ olan zaruret bulunmadıkça onlardan evlenmemek ve kestiklerini yememektir. Harp ehli kitabî kadınlarla evlenmek icma ile mekruhtur çünkü bu şekil evlenme ile erkeğin kadınla beraber diyar-ı harpte yaşaması ihtimali ve dolayısıyla doğacak olan çocukların kafirlerin ahlakından etkilenmeleri söz konusu olacağı için fitne kapısı açılmış olur." (Modern Çağda İslami Meseleler)
  • İman, istek ve histen ibaret değildir. Ancak kalpte yerleşip amelde kendini gösterendir.. (İslamda Cihad)
  • "Gidilecek yeri aynı olmayanların hayat yolu nasıl bir olabilir ki? (Takva Bilinci)
  • Dünya'da hiç bir yer yoktur ki orada Müslümanların yerleşim yeri olmasın ve orada ezan okuyarak Resulullah'ın risaleti ilan edilmesin.Namazda da Resulullah'a salavat getirilir.Cuma hutbesinde de Resulullah zikredilir.Senenin on iki ayının hiçbir günü ve günün 24 saatinin hiç bir ânı yoktur ki yeryüzünde bir yerde Resulullah zikredilmesin.Bu, Kur'an'ın doğruluğunun açık ispatıdır. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • 'İlimden kendilerine çok az pay verilmiş insanların, nizam koyma, kanun yapma yetkilerini kendilerinde görmeye kalkmaları, sonu cehennem olan bir tağutluk iddiası olduğu gibi fazlasıyla gülünçtür de.' (İslâm'da İhyâ Hareketleri)
  • "Hevasını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün ya. Allah, onu bir ilim üzerine şaşırtmış kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir. Artık ona Allah'tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz? (Ayet;23) (Takva Bilinci)
  • Ikinci Bölüm: İkinci bölüm ise, İslam'a hizmet et meye gönül vermiş askerleri yetiştiren bir atölye olacak ur. Bunların köşe taşları iffet ve dolandırıcılıktan uzaklık olan erdemli bir ahlakla bezenmeleri gerekir. Ayrıca bakış lanı kesinlikle soylu gayelerinden başkasına yönelmeme lidir. Şiarları, bu gaye uğrunda fedakârlık ve çaba göster mek olmalıdır. İşinde sade, sıkı ve istikrarlı olmakla tanınan fertlerden oluşan bu genç gruptan, hedeflenen devrim par tisinin çekirdeği oluşacaktır. İşlerinde ve davranışlarında nizamın, kardeşliğin ve dayanışmanın ruhu onlara hâkim olur, öyle ki insanlar onlarda, iki ayağı üzerinde yürüyen İslam'ı görür. (Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü)
  • İslâm nizâmı, gayri meşru parayla kurulamaz. (Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim)
  • İnsana bedeni varlığı için değil de ahlaki sıfatları için insan denilmektedir. (Mücadele Bilinci)
  • Nitekim hakikati bilmek için bizzat Allah'ın ilmi kâfidir. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • İmanın İslam ile olan ilgisi, ağacın tohumla olan ilgisi gibidir. Tohumun içerdiği güzellikler, ancak o tohumdan gelişen ağaçta gözlenebilir. Öyleki ağacı iyice incelediğiniz zaman tohumda olan tüm özellik ve güzellikleri rahatlıkla görebilirsiniz. (Mücadele Bilinci)
  • Siz bir Müslümanın ahlâk ve karakterini iyice kavrarsınız, bir Müslümanın hiçbir zaman dünyada rezil , mahkum ve mağlup olarak yaşamayacağına yürekten inanırsınız. Bir Müslüman her zaman galip ve hakim olarak yaşar , çünkü İslâm'ın onda yaratmış olduğu özellikler hiçbir güç bastıramaz. (İslam'a Giriş)
  • Bir kulun Rabbine en yakın anı, secde ettiği andır. (Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri)
  • Gözler O'na ulaşamaz. Ancak O, gözlere ulaşır. O, her şeye derinlemesine nüfuz eder ve her şeyden haberdardır. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • Ben sizden birini, Allah'ın bana havale ettiği bir devlet işi için vergi memuru olarak gönderiyorum da geri döndüğünde bana; 'Şu mal devlet malı, şu da bana verilen hediyedir' diyor. Bu doğru olsaydı, acaba babasının anasının evinde otururken de kendisine böyle hediyeler verilir miydi? (Fetvalar)
  • İslam, imanın fiiliyata aktarılmış halidir. (Mücadele Bilinci)