Kitap Künyesi

Yazar: Faruk Duman

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750848445

Sayfa Sayısı: 592

--reklam--

Sus Barbatus! 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı Sus Barbatus!.

Faruk Duman'ın Sus Barbatus! üçlemesinin ikinci cildi Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı.

İlk cildi 2018 yılında çıkan roman aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü'nü alarak geniş bir yankı uyandırmıştı.

Çetin kış koşullarında geçen ürkünç olaylarla dolu ilk cildin ardından ikinci ciltte bahar mevsimi bütün görkemiyle gözler önüne seriliyor. Romanın arka planını oluşturan siyasal olaylar iyice belirginleşerek hız kazanıyor. Üçüncü ciltte mevsim yaza dönecek ve üçleme 12 Eylül darbesiyle sona erecek.

Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor.

Aysel. Aysel. Yeniden değişmişti ya, artık başına gelenleri anlamıyor değildi. -Öleceğiz sandım, dedi, adamlar arkamızdan ne çok ateş ettiler öyle. -Bizi öldüremezler, dedi Faruk, zamanında ne demiş; Pir Sultan ölür dirilir. Duyan da, duyan da bunun bir şaka olduğunu zannedecek. Ama şaka değil. Gerçek.

Sus Barbatus!'un, yazınımıza sunulmuş bir armağan olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.

- M. Sadık Aslankara

Sus Barbatus! eleştirel gerçekçi edebiyata mensup, klasik anlayışla kaleme alınmış bütün soylu romanlar gibi, bir döneme ve yöreye, zamandizinsel bir olay örgüsü izleyerek, inandırıcı karakterler yaratarak hakim olabilen bir anlatıdır. Sadece o kadar değil, ilerde görebileceğimiz gibi, nasıl bize özgü Yaşar Kemal geleneğini çeşitlendirerek aşabiliyorsa, klasik roman geleneğini de sürdürürken, çeşitli yollarla aşmaktadır.

- Erendiz Atasü

--reklam--

Sus Barbatus! 2 Alıntıları - Sözleri

  • Anlık insan değişime açık değildir. Günün koşulları onu bir köle kılmış olsa bile. En çok köleler değişime karşı çıkar.
  • Kitaplar zamansız varlıklardır, sonunda kendi içlerine bakıldıkta eskimek bilmezler, onlarla ilgili bizim dışarıda söylediklerimiz daha çok bizi ilgilendirir, onları değil.
  • Demem o ki, insan kendinin cehennemidir.
  • İnsan inanır. İnanmak için de çareler arar.
  • Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır.
  • ...bence insanda cesaretin yanında biraz da akıl olacak. Akıl olmadı mı fena.
  • Unutmak bir hastalık. Soyut bir çürüme. Bir yerinden küflenmeye başlıyor ve sonra da yayılıyor.
  • Başkaldırmak insana özgü değil. Doğanın her yanında var.
  • İnsanın bu dünyada çok büyük beklentileri olmayacak.
  • En büyük eksiğimiz korkudur, neden dersen, onu öğrenmeden ondan kurtulamayız da onun için.
  • Unutmak bir hastalık. Soyut bir çürüme. Bir yerinden küflenmeye başlıyor ve sonra da yayılıyor.
  • Oysa insanoğlu genelde biribirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır.
  • Bazı kitaplar olduklarından fazla yer ederler içimizde. Onu okuyup kaldırıp bir kenara koyduğumuzu düşünürüz ama sonra, elimize yeniden aldığımızda, yıllar sonra, belki onu tümüyle yanlış hatırladığımız olur.
  • Yazar, kuşkusuz yaşayabilmek ve yazabilmek için kazanmalıdır, ama asla kazanmak için yaşamamalı ve yazmamalıdır.
  • Kitaplar zamansız varlıklardır.

--reklam--

Sus Barbatus! 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sus Barbatus 1 kitabıyla en beğendiğim kitaplardan biri olan eserin 2.cildini sabırsızlıkla bekledim. Şimdi de 3. cildini beklemeye koyuldum. İlk kitabın da tanıtımını yapmıştım burada. Yaşar Kemal seviyorsanız onun yolunda devam eden bir yazarla karşı karşıyasınız. O kadar iddialıyım. Zira okuyan herkes aynı şeyi düşünüyor. İnce Memet tadını bulduğum tek kitap oldu Sus Barbatus'lar. Lakin lütfen önce Sus Barbatus 1 okumanız lazım. Birbirinin devamı kitaplar zira. &"Unutmak bir hastalık. Soyut bir çürüme. Bir yerinden çürümeye başlıyor ve sonra da yayılıyor. S. 35" Yazar, güçlü gözlemleriyle adım adım bütün coğrafyayı kucaklıyor adeta.Bir ressam titizliğiyle aktarıyor bu gözlemleri. Biz de sevgili Faruk Duman'ın peşine takılıp yola çıkıyoruz. Sus Barbatus 1 de adeta kar ve buzla iliklerinize kadar donarken bu ciltte eriyen kar sel olup akıyor. Yazarın deyimiyle 'çağsak sular' köpük köpük akıyor. Dili ise destansı halk hikayecilerine özgü, kısa, kesik cümleler... Destan motiflerinin de yer aldığı kurguyu takip etmek keyifli bir maraton. Kahramanımız Civan Yusuf ilk ciltteki Kenan'a benzer. "Süre süre indirdiler dağlardan Mor sümbüllü bahçelerden bağlardan Kerem der ki şu geçtiğin yollardan Kaç kuzulu ceylan, kaç avcı geldi" s. 74 Destansı birçok anlatı ve motifler de eserimizde bolca yer alıyor: "Yusuf'un bu ışıkta dişleri parladı söndü" Türk destanlarındaki ışık motifi aydınlık veren dini bir motiftir. Destanların büyük kahramanları ve onların evlenecekleri kadınlar çok defa kutsal bir ışıktan doğarlar veya çocuk doğmasına delalettir. Ağaç motifi, Türk destanlarının asıl ögelerden biridir ki Civan Yusuf, Elif'i ağaç altında görür. At motifi deTürk destanlarında ve diğer sözlü anlatı ürünlerinin hemen hepsinde önemli bir konuma sahiptir. Burada da Civan Yusuf'un atı Cennet Köroğlu'nun Kırat'ına benzeşir. İşi olan adamın yatması olacak şey mi? "Yatana ne derler, tembel. Bizim oralarda öyle. Bak mesela o kadar işin arasında Oblomov yatıp durdu da iyi mi oldu?" s. 91 Sus Barbatus 1 de Kenan'ın Atalay'dan aldığı silah bu ciltte Aynur tarafından tekrar bulunur. Silaha sevinemeden bir delikanlının nehirden cesedini bulur,öldü sanır ve eğile kalka, bağıra bağıra yaşananlara ağlar... Eserde beğendiğim kıssalardan biri de sayfa 107 de geçen Hz. Yusuf kıssası oldu. Onun kör kuyuya atılması ve kuyunun dile gelip oradan çıkması tam bir halk anlatısı.Bunun gibi bir çok bağımsız halk anlatısına eser boyunca yer veriliyor. Eserde devrin baskısı, siyasi çalkantılar başarılı aktarılmış. Bu süreçte yakılmak ya da yok edilmek zorunda kalınan kitapların hali her zaman beni üzmüştür. Mustafa Öğretmenin oğlu Orhan da boş Kitaplığı görünce düşündüğü manidar:"Kitaplar yok olmaz, kitapların özelliği budur da onun için." s 112 "Cehennem başkalarıdır."demiş ya, işte o yanlış. İnsan kendinin cehennemidir. S. 115 Kadir Ağa, Bekir Komutanın en yakın müttefiki iken onunla ilgili nasıl aksi görüşleri var,nitekim fırsatını bulduğu ilk anda onu da şikayet eder yani tam güvenilmez insan tipi, ikiyüzlü :" Ne olacak, bunlar da bir nevi sarhoş asker değil mi? Ama dur sen, senin gibilerin de defteri dürülecek zamanı gelince. Sarhoş. S. 145 Eserde keyiflendiğim yerler de vardı mesela Kadir Ağa'nın kızı Ece'nin Halkevi bildirisini babasının ceketine dikmesi, buna kendisinin de içten içe gülmesi gibi. Burayı çok keyifle okudum. Keşke bu bildiriyi Bekir Komutan bulsa dedim nitekim sonrasında Bekir Komutan değil ama onun yerine gelen yeni komutan bulur. "Bazen insanın eziyet ettiği insanlardan korkması gerekir. S. 158" Jilet karakteri eserde kendine epey yer buluyor. Jilet zeki, sezgileri güçlü, çok iyi iz takip eden bir karakter yalnız Kadir Ağa'nın adamı oluşu onun en büyük talihsizliği olur. Onun yolunda başına gelmeyen kalmaz. Aynur'un bulduğu kişinin adının Hukuk Fakültesi öğrencisi Ferit olduğunu öğreniyoruz. Jilet tarafından yaralanmış bir delikanlı. Şanslı ki Halil bulur onu. Elinden tutar. Kendi yaşadıklarını hatırlar :"Öğrenmişti. Yaşam öğretir. İnsanın öğreneceği yoksa da." S. 171 Eserde tek kahraman yok herkesin hikayesi farklı, eserde yok yok... Halil'in öykücülerle ilgili bakış açısı da eleştirel :"O güne kadar Sait Faik'i ve birkaçı dışındaki tüm öykücüleri birer küçük burjuva, idealist birer hayalperest olarak görmüyor muydu? Kendi adasında, yaşamını tehlikeye atmadan dünya hakkında, insanlar hakkında son derece iyimser, bir bakıma bilim dışı şeyler yazmıyor, söylemiyorlar mıydı? " s. 171 Sezgi konusunda en zayıf hayvan insandır. S. 180 Zihnimiz en sadık yoldaşımızdır ve yeri geldiğinde bize tüm eksik parçalarımızı bulup verir. 212.s. Başkaldırmak insana özgü değil. Doğanın her yanında var.s. 270 Elbette yeni bir dünya yeni bir insanla olanaklıdır, öyle ya kişi kendi çevresine bir kere alışmayagörsün. S. 301 Devrim her zaman olmaz, devrimin gerçekleşmesi için toplumsal yaşamın bu zorunluluğu doğurması gerekir ama aynı zamanda kişinin içindeki bu değişimin de belirlenmesi... S. 302 Gülsen Hanım romatizmanın bir tür rüzgar olduğunu söyler dururdu. İçimizde rüzgar var. Bizim bedenimize hapsolmuş bir rüzgar. İşte bir kere girmiş ve artık çıkamıyor. S. 326 Bir kere bilgi bizi sonsuza dek değiştiren bir şeydir. Bilgiyi aldığımız zaman ondan kurtuluşumuz yoktur. Bir maya. Kendi kendini çoğaltmaya , bu yolla davranışlarımıza biçim vermeye başlar. S. 353 Yazar, kuşkusuz yaşayabilmek ve yazabilmek için kazanmalıdır,ama asla kazanmak için yaşamamalı ve yazmamalıdır. S. 436 Gençken, ah insan gençken yapar ne yaparsa. Bir parça da akıl olsaydı. Allah insana ikisini beraber vermiyor. (Arzu Polatkan)

Geçen ay değerli yazar yazar/faruk-duman ile tanışma kitabım kitap/sus-barbatus-1--261393 okudum ve hemen bitirir bitirmez kitap/sus-barbatus-2--242336 yi okumaya başladım. Yazarın dili öylesine akıcı, destansı bir anlatım. 1.kitapta kar-kis-kiyamet ortalık, insan doğa ile mücadele ederken,insanın insanla mücadelesi siirsel bir anlatımla verilmiş. Gençler,gençliklerini hice sayarak bütün düzene karşı cikma ve kendilerince verdikleri mücadeleyi sürdürme kararlılığında, bu genclerin karsisinda olan asker ve ağanın adamları var. Bu mücadeleyi sürdürürken sığındıkları mağaralarda hayat mucadelesi verirken destek olmaya calisan Mustafa öğretmen ve güzel yürekli köylüler. 2.kitapta ise bu kar-buz eriyor ve bahar-yagmur-kiyamet geliyor. Dogayla mücadele yine deli gibi devam ediyor,cografyada yaşamak ve bu zorluklar arasında genclerin yine duzene başkaldıran mücadelesi devam ediyor. Masumca istekler nasıl suç sayilabiliyormuş diyorsunuz,kitap okumak,şiir yazmak, ormanda dolaşmak...Yazarin gözlem yeteneği mükemmel, bunu anlattığı yazım dili büyüleyici. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim, sayfalarca yazılıp saatlerce konusulabilecek bir kitap, karakterler bir destan karakterleri güzelliğinde. 3.kitap ne zaman gelir bilinmez ama yazarın verdiği röportajlarda 80 darbesiyle son bulacak sanırım. Yazarın sürekli alıntılar ya da gönderme yaptığı "Germinal" kitabı ve "Horla"oykusunude en kısa zamanda okuyacağım. Kendi vatanımızın yazarlarından yeni bir yazar kesfetmenin mutluluğu ile okumanızı tavsiye edecegim güzel bir kitap, herkese keyifli okumalar dilerim. (Hatice)

Sus Barbatus 2: Bazı kitaplar kutsal değilse bile okuyucu onu yaşayarak kutsar. Mustafa öğretmen ağırlıklı devam ediyor, kadir ağa ve avanesi köyde kominist avına çıkıyor.jilet karakteri ise size hiç ummadığınız hatıralar bırakıyor. Birde civan Yusuf ve yengemiz Elif var kitapta fazla olaylara müdahil olamasa da ben aşık kerem' i çok sevdim ve gökyüzü'nü de. Masal tadında yazılan bu iki cilt roman elbette bitmiyor. Ekim ayında son cildi bzimle buluşacak. Okumayan kalmasın. (Kurtuluş Yalçın)

--reklam--

Sus Barbatus! 2 PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Faruk Duman - Sus Barbatus! 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sus Barbatus! 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Faruk Duman Kimdir?

Ankara Dil ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlandı. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik aldı. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlandı. İlk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler 1997 yılında yayınlandı. 1998'de Orhan Kemal ödülleri öykü dalında ikincilik ödülü kazandı. 2000'de Sait Faik Hikâye Armağanı, 2004'de Haldun Taner Öykü Ödülü, 2010'da Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı.

 

Öykü

Kedi'çin Masallar, Notos Kitap (2010) 

Sencer ile Yusufçuk, Can Yayınları (2009) 

Keder Atlısı, Can Yayınları (2004) 

Pîrî, Can Yayınları (2003) 

Nar Kitabı, Can Yayınları (2001)

Av Dönüşleri, Can Yayınları (1999) 

Seslerde Başka Sesler, Can Yayınları (1997)

Roman

Köpekler İçin Gece Müziği, Can Yayınları (2014) 

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, Can Yayınları (2012) 

İncir Tarihi, Can Yayınları, (2010) 

Kırk, Can Yayınları, (2006) 

Deneme

Adasız Deniz, Can Yayınları (2010) 

Çocuk Kitabı

Cüce Prens, Can Çocuk Yayınları (2011)

Jüpiter'in Eteği, Can Çocuk Yayınları (2009)

Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler, Can Çocuk Yayınları (2009) 

--reklam--

Faruk Duman Kitapları - Eserleri

  • Sus Barbatus
  • Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur
  • Köpekler İçin Gece Müziği
  • Yazmalı Defter
  • Sus Barbatus! 2
  • İncir Tarihi
  • Keder Atlısı
  • Baykuş Virane Sever
  • Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe
  • Seslerde Başka Sesler
  • Nar Kitabı
  • Pîrî
  • Kırk
  • Beydeba'dan Kelile ve Dimne
  • Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor
  • Sus Barbatus! - 3
  • Adasız Deniz
  • Cüce Prens
  • Av Dönüşleri
  • Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler
  • Sencer ile Yusufçuk
  • Doğa Betiği
  • Kedi'çin Masallar
  • Jüpiterin Eteği
  • Piri Reis Yedi Deniz
  • Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler

--reklam--

Faruk Duman Alıntıları - Sözleri

  • O zaman bezgin vapurlar geçerdi, izlerdik. Biz köprüde salkım salkım izlerdik, onlar suda eriyip giderlerdi. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
  • Her ölüm ardında ya bir hikâye bırakır, ya da, ölenin bir hikâyesi bu taraftaki yaşamda (somut yaşamında) oluşmamışsa bile, orada, öbür tarafta pekâlâ oluşabilir. (...) Ve ölümle birlikte söz yeniden gündeme gelir. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Yoluna kavuşmamış bir at, her zaman, hep, sabırsızdır. (Sencer ile Yusufçuk)
  • ...bu düzen bizi birbirimize düşman ediyor. Sebepsiz yere düşman ediyor. İki kardeşi alıyor, birini asker, birini anarşist ilan ediyor, neden, kendi çıkarları bozulmasın, kendi düzenleri yolunda gitsin diye... (Sus Barbatus! - 3)
  • Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde. (Keder Atlısı)
  • Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: bir başucu yazarı, gerçek bir büyücüdür aslında. Düşlerinize girer ve siz yokken evi karıştırır. (Adasız Deniz)
  • Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
  • İyilik, korkutucu oluvermişti. Kaçınılması gereken bir şey. Bu olmuştu sonunda. (Nar Kitabı)
  • "... hayat nedir ki başka. Sözlerin sarf edilmesinden, durup dururken. Sonra bu sözlerin anlamlandırılmaya çalışılmasından. Ama acıda, insanın insafıyla örülü bir şeyler var. Gölgede, belirsiz, ta eskilerden hız almış, her insanın yüzünde." (Kedi'çin Masallar)
  • İnsan zamanın birinde yüzünü serinletip geçen bir rüzgârı bile unutamaz. Sanki o rüzgâr hep o yerde durur ve bizimle yaşamımızı paylaşır. Ama sonra o da ölür, biz de. O da geçmiş olur, biz de. Bir bakıma, orada o rüzgâr estiği için biz biz olmuşuzdur. Zira o olmasaydı, bizim de o anımız olmayacaktı. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır. (Sus Barbatus! 2)
  • İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor. (İncir Tarihi)
  • Âşık olmuştu. Böyle bir durum insanın başına binde bir gelebilir ve. Geldikten sonra da onun hakkını vermeli. Hak önemli. Haksızlık olmaz. (Sus Barbatus! - 3)
  • Ağaçları da ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
  • "...kitap okumak da bir yalnızlık biçimidir." (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Annemle babam birbirlerine o kdar güzel, uzun uzun bakıyorlardı ki, ben o zaman her şeyin yolunda olduğunu düşündüm. (Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler)
  • Gece yine her zaman gecedir. Uyusan da, uyumasan da, fark etmez. (Köpekler İçin Gece Müziği)
  • Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
  • Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır… (İncir Tarihi)
  • Güç. Güç insanı böyle yapar. İnsanı mutlu eder. Ama buradaki güç elbette, kişinin kendinde hissettiği güçtür. Yoksa başka türlü bir şey değil. Diyelim devletin elinde ki kaba güç gibi bir şey değil. (Sus Barbatus! - 3)