Suskun Ayakkabı - Murat Kaya Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Suskun Ayakkabı kimin eseri? Suskun Ayakkabı kitabının yazarı kimdir? Suskun Ayakkabı konusu ve anafikri nedir? Suskun Ayakkabı kitabı ne anlatıyor? Suskun Ayakkabı PDF indirme linki var mı? Suskun Ayakkabı kitabının yazarı Murat Kaya kimdir? İşte Suskun Ayakkabı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Murat Kaya
Yayın Evi: Muştu Yayınları
İSBN: 9786054721405
Sayfa Sayısı: 144
Suskun Ayakkabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
'Çöp poşetlerinin yanında duran bu ayakkabılar, huzur evine düştüğü gecenin sabahında uyanıp da tavanı tanımaya çalışan ihtiyar gibi duruyordu. Orada; hiç alışık olmadığı buzdan duvarların örgülediği koridorun en kuytusunda... Adı: Suskun... Toparlak burnuna, yere yakın ökçesine, gösterişsiz hâline ne de yakışmıştı: Suskun... Ayakkabıların karşısında durup onlara gurbete çıkacak insanın gözlerine bakar gibi eğri bakan Sırrı Efendi... Sabaha kadar uyuyamayan, yatağında bir sağa bir sola dönen ama bir türlü zihnindeki sorulardan kurtulamayan yılların emektar ayakkabı tamircisi...' Sade bir dil ve akıcı bir üslupla Murat Kaya'nın kaleminden birbirinden güzel hikâyeler...
Suskun Ayakkabı Alıntıları - Sözleri
- Gece karanlık... Gece aydınlık... Ay, karanlık;ay, aydınlık... Bulutlar geceden kara, bulutlar kar beyaz... Göğün yüzünde yıldızlar titrek...
- Işıktan rahatsız olacak diye yarasa, beyaz kanadını açmayacak mı güvercin...
- akşam güneşinin batışı...
- Onun öyle kelimelere hapsedilecek sevgisi yoktu.
- Ne kadar güzel yaratılan var göz süzüp geçilen...Yol, trafonun kireç duvarı, akşam güneşinin batışı ...Elinde bir tutam boynu bükük çiçekle annesinin yanında yürüyen çocuk...
- Gece karanlık...Gece aydınlık...Ay, karanlık;ay, aydınlık... Bulutlar geceden kara, bulutlar kar beyaz... Göğün yüzünde yıldızlar titrek...
Suskun Ayakkabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
cümlelerin altını çizerken hiç çekinmediğim bir kitap: Kitabın ilk 20 sayfasını okudum ki hikaye hikaye gittiği için daha fazla dayanamadım... Hikayelerde sürekli bir pekiştirme amacı güdülmüş gibi geldi bana bu da okuru sıkar hele müslüman olmayan bir okuru daha fazla sıkar bence. Çünkü iyilik güzel kalplilik kavramı tatlı sert betimlemelerle dine yakın bir şekilde sunulmuş. Okura düşünmesi için fırsat verilmiyor verilmek istenen mesaj betimlemelerle yapıştırılıyor ve dediğim gibi sürekli pekiştirme. İYİLİK DENİLEN OLAY DAHA GÜZEL SUNULMALI.(kişisel düşüncelerimdir) (Yiğit TURGUT)
Çöp poşetlerinin yanında duran bu ayakkabılar, huzurevine düştüğü geçenin sabahında uyanıp da tavanı tanımaya çalışan ihtiyar gibi duruyordu. Orda;hiç alışık olmadığı buzdan duvarların örgütlediği koridorun en kuytsunda... Adı: Suskun ...Toparlak burnuna, yere yakın ökçesine,gösterişsiz hâline ne de yakışmıştı... (BAHAR DEMİR)
Suskun Ayakkabı PDF indirme linki var mı?
Murat Kaya - Suskun Ayakkabı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Suskun Ayakkabı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Murat Kaya Kimdir?
1972 yılında Ardahan’da dünyaya geldi. Orta ve lise eğitimini Eyüp Sultan Lisesinde yaptı.
Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümü mezunu olduktan sonra uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Bu yıllar içinde pek çok kitaba imza attı.
Kaleme aldığı eserler şunlardır.
- Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy (Biyografi)
- Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek (Biyografi)
- Güllü (Hikâye)
- Akrebin Şifresi (Hikâye)
Murat Kaya Kitapları - Eserleri
- Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy
- Suskun Ayakkabı
- Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4
- Güllü
- Akrebin Şifresi
Murat Kaya Alıntıları - Sözleri
- Bir söz ölüm veya ona yakın bir felâketle yerine getirilmezse mazur görülebilir. (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- Bütün her şeye gücü yeten Allah, herkesin olduğu gibi Necip Fazıl'ın da sığındığı kapıydı. Sıkıntıların son bulacağı, isteklerin sunulacağı o dergah; ümitsize ümit, çaresize çare... Zira o, istenilenleri vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi. Bu sebeple Necip Fazıl da O'ndan istiyordu: "Allah'ım; sen kabul etmeyeceğin duayı ettirmezsin! Allah'ım; sen sevmediğin kulunu bu dehşetlere düşürmez, bu türlü ağlatmazsın! Allah'ım; boğulmak, yıkılmak, berhava olmak üzereyim! Allah'ım, güzel Allah'ım!... Sen hiçbir nefse takatinden fazla yük yükletmezsin!... Beni ensemden, bir kedi yavrusu tut ve kaldır! Beni bu imtihandan muzaffer çıkar! Ey güzelliğin, iyiliğin, merhametin, kudretin yaratıcısı Allah'ım!... Bilen sensin, sensin, sen bilirsin Allah'ım..." (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- Mehmet Akif'in hayatı, eserlerinden çok daha muhteşem bir şiirdir. (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- “On iki yaşımda iken hastanede annemi ziyarete gitmiştim.Annem bana ,yanında yatan veremli bir kızın şiirlerini gösterdi ve — Senin şair olmanı ne kadar istedim , dedi Ben o anda hastane odasının penceresinden bakarak içimden kararımı verdim:Şair olacağım!” (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- Ne kadar güzel yaratılan var göz süzüp geçilen...Yol, trafonun kireç duvarı, akşam güneşinin batışı ...Elinde bir tutam boynu bükük çiçekle annesinin yanında yürüyen çocuk... (Suskun Ayakkabı)
- Dünyayı verseler iki gözünü vermezsin. Iki gözünü verene neden secde etmezsin??? (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- “Başıboş bir serçenin ağzından rasgele düşmüş bir tohumun bile kaybolmasına meydan vermeyen Allah’ım , bu gençlerin , böyle gençlerin büyük hasat gününe beni yetiştirsin!” (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- Tam otuz yıl boyunca saatim işlemiş ben durmuşum; Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum… (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- “Sana dar gelmeyecek makberi kimlere kazsın Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın…” (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- İslam'a pazarlıksız ve sımsıkı bağlanmadan önceki şiirlerim ve yazılarım arasında, hatta kğfre kadar gidenler ise, çoktan beri eser çerçevem dışına çıkarıldığı, her birinden ayrı ayrı istiğfar edildiği ve çöp tenekesine atıldığı için, nereden nereye geldiğimi göstermekte bile kullanılmamalı ve onlarla müminleri benden çevirmek isteyeceklere -çok denenmiştir- şu cevap verilmelidir: "Koca Hz. Ömer bile Allah'ın Resulü'nü (s.a.v) öldürmeye davranmış ve peşinden bütün sahabilerin, derecede ikincisi olmak gibi bir şerefe ermiştir. Hiç ona bu ilk davranışından ötürü sonradan dil uzatan olmuş mudur? Belki o noktadan bu noktaya gelmekte faziletlerin en büyüğü vardır." (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- Gece karanlık... Gece aydınlık... Ay, karanlık;ay, aydınlık... Bulutlar geceden kara, bulutlar kar beyaz... Göğün yüzünde yıldızlar titrek... (Suskun Ayakkabı)
- hissederim, söyleyemem.. (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- akşam güneşinin batışı... (Suskun Ayakkabı)
- Ona göre, ülkedeki geriliğin ve cehaletin sorumlusu kesinlikle İslâm olamazdı. Bunun sorumlusu, Kur'ân'ı yanlış anlayan, yanlış yorumlayan ve yanlış uygulayanlardı. (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- Gece karanlık...Gece aydınlık...Ay, karanlık;ay, aydınlık... Bulutlar geceden kara, bulutlar kar beyaz... Göğün yüzünde yıldızlar titrek... (Suskun Ayakkabı)
- Doğru, iyi, yeni ve güzel, ne varsa Batıda; yanlış, kötü, köhne ve çirkin ne varsa da Doğuda..." Kendi kültürüne karşı bu kadar düşman olma gayreti, Necip Fazıl'a garip gelmişti ve bunun tepkisini de ileriki yıllarda yazmış olduğu yazılarında vermişti. (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)
- Onun öyle kelimelere hapsedilecek sevgisi yoktu. (Suskun Ayakkabı)
- O zaman koptu içimde şu tehassür ebedî: Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi! *tehassür ebedi: sonsuz hasret *hamiyyet: yardım etme duygusu (Alkışı Sevmeyen Şair Mehmet Akif Ersoy)
- ''İnsan sevme hissini israf etmemeli. Kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu o kadar sevmeli.'' Necip Fazıl Kısakürek (Necip Milletin Fazıl Şairi Necip Fazıl Kısakürek / Türkçenin Sultanları Serisi -4)