Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Mollaosmanoğlu
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759966737
Sayfa Sayısı: 304
--reklam--
Talaytaytan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kaos Kuramı'ndan yola çıkan yazar ,
'Çin'de Kanat çırpan bir kelebek ABD'de fırtınaya neden olabilir.'
Temalı kelebek etkisi modellemesini örnek alır ve eserlerinde genellikle yeryüzünün herhangi bir köşesinde herhangi bir zamanda ortya çıkmış bir olgun bir başka yer ve zamandaki muhtemel en kaotik sonucunu kurgulayarak hikayeleştirme yoluna gider.
Talaytaytan adlı bu eserde de, İran Şahlığı döneminde cereyan etmiş bazı saray aşk entrikalarıyla, Şah Pehlevi'ye karşı orduyu, polisi ve yargıyı ele geçirmek için örgütlenen Batmi tarikatlarından Bahailik Hareketini geri planda işleyerek bu karmaşık olayların 60 yıl sonra Türkiye'de 19 yaşındaki Talaytay adlı delikanlının hayatını nasıl değiştirdiğini anlatmaktadır.
Talaytay bir zakkum misali olağanüstü yakışıklı, o kadar da kötü bir gençti ve Beyoğlu'nun arka sokaklarını mesken edinmişti. Ve bir gün hayatına 55 yaşında Tennure adlı tuhaf bir kadın girdi. Menekşe rengi gözleri.Talaytay'ın hiç görmediği kadar iri ve büyüktü.
Kıbrıs Adası'nın sivri çıkıntısından farksız burnu i bir anda etrefa milyonlarca hamam böceği püskürtecekmiş gibi duran kocaman ağzı , kemik torbasına benzeyen esmer yüzü, maalesef o haşmetli gözleri bir anda mezarlık gülüne döndürüveriyordu.
O evrenin en ÇİRKİN kadınıydı.
Talaytay, Tennure'ye tutuldu... Oysa kadının derdi başkaydı.
İran Sarayı'nda yalanmış TEHLİKELİ bir aşkın ürünü olan, prenses Süreyya İsfendiyarı Bahtiyar ile Saray Doktoru Ayadi'nin sırlara karışmış çocuğunun izini sürüyordu. Talaytay'dan öyle bir talepte bulundu ki, Delikanlı yaşamın en acımasız yüzüyle karşı karşıya kaldı.
Dünyanın en tuhaf aşkına ve en garip hikayesine buyurun şimdi...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Talaytaytan Alıntıları - Sözleri
- "Yeryüzündeki bütün hainlerin üzerinde güven elbisesi, yüzünde sempati pudrası, dilinde biat sakızı olduğundan elindeki kamadan kimse şüphelenmez."
- "Yeryüzünün en büyük dâhilerinin yolu en az bir kere akıl hastanesinden geçmiştir fakat tarih onların kahramanlıklarını yazar, nereden geldiklerini değil..."
- Ben ölümlüyüm dedi beden, ayrılırız bir gün... Tutkulu aşklar kısadır dedi ruh, sen de sev beni, vakitlice...
- Eğer birisini koşulsuz seversen, art niyetsiz, saf, hatta zamansız - mekansız, annen gibi, evladın gibi... Hiç kuşkun olmasın, bir gün sevgin, sevdiğini koluna takar sana getirir.
- "Yeryüzünün en büyük dâhilerinin yolu en az bir kere akıl hastanesinden geçmiştir,fakat tarih onların kahramanlıklarını yazar nereden geldiklerini değil..."
- Gecenin lisanı ağırdır, herkes anlamaz. Harfleri sessizliğin 29 halidir, kelimeleri soluk alıp verme biçiminde tezahür eder, cümleleri buğudur gecenin karanlığına karışır. Bu yüzden gecenin suskun olduğu zannedilir fakat aslında gece hep konuşur...
- "Yeryüzünün en büyük dâhilerinin yolu en az bir kere akıl hastanesinden geçmiştir fakat tarih onların kahramanlıklarını yazar, nereden geldiklerini değil..."
--reklam--
Talaytaytan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evet karakterimizin adı Talaytay. Daha sonradan şeytan isminin -tan eki eklenerek Talaytaytan lakabını almış. Kendisi ailesi ile yıldızı bir türlü barışmamış hem sosyopat hem de pyromanyak, 19 yaşında bir delikanlı. Bu yaşına kadar kimseyi takmadan, sevgi görmeden, sevgi göstermeden büyüyen Talaytay'ın hayatı, kendisinden hamile kalmak istediğini söyleyen Tennure ile değişik. Tennure son derece çirkin bir kadın olmasına rağmen, içindeki kötülük, hırs, özgüven gibi özellikleri Talaytaytan'ı etkiler. Bu kitapta da yazarın kendine has dili dikkat çekiyor. Sıkça kullanılan tevettür, tekamül gibi kelimelerin yanı sıra mühimsemek, alakalanmak gibi kelimeler kullanılmış. Beyoğlu'nun arka sokaklarında geçen kısımlarda argo kullanımının sınırları zorlanmış. Kurgu yine güzel olmakla beraber bu sefer işin macera dozu biraz eksik kalmış. Mezesi eksik rakı sofrası gibi. Ancak yazarın, sevgi, sadakat, kötülüğün doğası, dinler üstü mistik kavramlar noktasındaki dokunuşları enfes. Tek sıkıntı daha öncede söylediğim gibi günlük kullanımdaki kelimelerle değil, kendi lügatındaki kelimelerle anlatıyor olması. Ben okur sayısının artmasının önündeki engellerden birinin bu olduğunu düşünüyorum. (Umut Çalışan)
Bazı sofralarda rakı olmaz,meze olmaz sadece votka olur.Davetiye beklemeden,şerefe demeden.İlk yudum ağız içini yakar,boğazındaki ilerleyişini hisseder durursun... Bu kitap da daha ilk kelimelerle yakıp kavurdu.Sonra onun sıcaklık derecesini normalin üzerinde olduğunu anlıyorsun,zaman zaman dayanılmaz hale gelse bile. Tehlikeli ve vahşi bir genç.Daha ne yapacak sorusunu sormadan yeni olaylar,hayret dolu bakışlar... 1000kitap'a daha bir kaç saat oldu kayıt olalı.Okuduğum kitaplarla ilgili yorum yazmak istedim,hangisinden başlasam diye karar kılmaya beni UMUT ÇALIŞAN'ın yorumu tetikledi.Teşekkürler Umut bey (Nina)
Sevgisiz büyümüş ve içinde kötülük büyütmüş taş çiçeği Talaytay. Kendisini herhangi bir yere ait hissetmeyen sadece kafasına göre yaşayan bir genç adam ve Tennure. Tennure hayatını baştan yaratan ona kim olduğunu veren çirkin ama talaytay gibi kötü, özgüven sahibi kadın. Olay bir tüp içerisinde bulunan sperm ve yumurta hücresinin 40 yıllık serüveni. İran da başlayan Türkiye de devam eden bir hikaye. Taşıyıcı anneler onlardan doğan çocuklar. Farklı bir kurgu şans verilip okunulasi bir kitap. (Büşra)
--reklam--
Talaytaytan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu - Talaytaytan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Talaytaytan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Mollaosmanoğlu Kimdir?
Alanyada doğdu. İlk ve ortaöğretimini de aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik Fakültesini (Şimdi SDÜ) bitirdi. Ardından bir süre İstanbul Belediyesinde kontrol mühendisi olarak çalıştı. Askerlikten sonra Alanyaya dönerek kendi işyerini kurdu. Antalya bölgesinde mimarlık ve mühendislik dallarında pek çok esere imza atmış olan Mollaosmanoglu 2000 yılında roman yazmaya başladı. İlk eseri olan Ataerkili 2007 de yayımladı. Tanınırlığı ikinci romanı Ata Mezarlığı ile arttı. Şimdi mesleği olan İnşaat Mühendisliği ile yazarlığı beraber yürütüyor. Ressam Seher Mollaosmanoğlu ile evli yazarın Servet ve Ateş adında iki oğlu var.
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu Kitapları - Eserleri
- Cennet Ayracı
- Peru Travması
- Çark
- Kutsal Adalet
- Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri
- Kaderler Tableti
- Talaytaytan
- Ata Mezarlığı
- Ataerkil
- Domuz Kasabı
- Boğayı Öldür
- Şili’de Alaturka
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu Alıntıları - Sözleri
- Acılar kader değil, kısmettir çocuk... Kaderimizi biz değiştiririz bazen. (Cennet Ayracı)
- "Yeryüzündeki bütün hainlerin üzerinde güven elbisesi, yüzünde sempati pudrası, dilinde biat sakızı olduğundan elindeki kamadan kimse şüphelenmez." (Talaytaytan)
- Dünya sandığın gibi değil ki, güçlü olursan ayakta kalırsın (Çark)
- "Tarih öncesi devirlerden beri toplumlardaki yıkımların tek sorumlusu sevgisizlik değil mi?" (Ataerkil)
- "Çünkü kadınlar kocalarının çetrefilli işlerini duyduklarında hepsi anında birer yaşam koçuna dönüşüverirlerdi." (Domuz Kasabı)
- Gecenin lisanı ağırdır, herkes anlamaz. Harfleri sessizliğin 29 halidir, kelimeleri soluk alıp verme biçiminde tezahür eder, cümleleri buğudur gecenin karanlığına karışır. Bu yüzden gecenin suskun olduğu zannedilir fakat aslında gece hep konuşur... (Talaytaytan)
- "Rüyalar yarınki soruların bu günkü cevabıdır " (Boğayı Öldür)
- Dinler, gelişmiş toplumlarda ruhsal rehber olarak kabul edilirken cahil toplumlarda kayıtsız şartsız biat edilecek ilahi kurallar olarak aşılanır. Bu da hükümdarların ve egemen güçlerin işini kolaylaştırır. Sonuçta can almak normal şartlarda günahken din için yapıldığı takdirde sevap olduğuna inanan toplumlar yaratmanın başlıca yolu budur işte; cehalet ve biat kültürü..." (Cennet Ayracı)
- "...Adalet yoktur, asla da olamaz, yalnızca yaşamı düzene sokmak için insanın koyduğu kurallar vardır ve buna yasa denmiştir. Yasalar her zaman adalet sağlamaz!" (Kutsal Adalet)
- "Siz, biz gibi iki karşıt kavram yaratmasalardı savaş olur muydu dünyada?" (Çark)
- İnsan geçmişini de peşine takar, bir kuyruklu yıldız gibi geleceğe kayar ve geçmiş sadece gelecekle birlikte biter; nihai son denir adına. (Peru Travması)
- "Insanlar kelimeleri icat ettiğinden beri hisleriyle konuşmayı unuttu. En büyük ayricaliğimiz zannettigimiz dil birliğimizi anlamımıza asla yetmedi, bir ağacı dahi dinleyebileceğimiz hislerimiz böyle köreldi..." (Peru Travması)
- "Siyasetle beraber istismara en yakın konu dindir biliyorsun! Özü öyle olmadığı halde ikisi de yalnızca kendi gibi olana hoşgörülü bakar bu ülkede, farklı bakış açılarına saygı duymaz." (Domuz Kasabı)
- Evrende arzulardan daha kuvvetli bir güç yoktur. (Kaderler Tableti)
- Aşk, bedenin ve beynin beslediği sevgilerden en yoğunudur. Ve bedenin ölümüyle sona erer. Ama bir sevgi daha var ki, beden gibi yok olan bir sevgi değil... Ruh enerjisini saran ebedi sevgi... Aşka göre daha derin, daha kutsal. " Evrensel sevgi yani ! " (Ataerkil)
- "insan aklı çözemediği sorunları görmezden gelmeye meyillidir..." (Kutsal Adalet)
- "Düşünme arzusu, bol ödüllü bulmacalar gibi insanı kışkırtıyor." (Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri)
- Devlet nasıl ve ne zaman olur biliyor musun? Sıradan bir vatandaşım en doğal hakkı olan aile kurma ve çocuk yetiştirme kaygıları duymayacağı bir düzen sağlandıysa devlet vardır, yoksa bankaların, resmî kurumların, özelleştirilmiş hizmet sektörünün ekonomik kıskaca aldığı, borçlandırdığı halkların ülkesinde devlet kavramı yalnızca kılıftan ibarettir. Bak etrafına, yoksulluk çeken insanlar altın varaklı saraylarda yaşayanlara laf söyletmiyor. En sesi çıkması gerekenler haykıracaklarına zirvedekilere hayranlık duyuyor. Böyle toplumlarda devlet kurmaya ne gerek var, devlet adı verilmiş maddi ve manevi yatırım yapan şirketler işi götürüyor nasılsa… (Peru Travması)
- "Vazgeçemediklerimizin pek çoğu hayatımızı kolaylaştıran unsurlar değil, alışkanlıklarımızdır." (Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri)
- "Yasalar şekilcidir, ruhsuzdur; yol çizer ancak yaşamın sonsuz paradoksunu barındırmaz bünyesinde." (Kutsal Adalet)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin