Kitap Künyesi
Yazar: Terry Eagleton
Çevirmen: Selin Dingiloğlu
Orijinal Adı: Culture and the Death of God
Yayın Evi: Yordam Kitap
İSBN: 9786054836680
Sayfa Sayısı: 272
--reklam--
Tanrı'nın Ölümü ve Kültür Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Terry Eagleton bu kitabında, özellikle 11 Eylül saldırısından bu yana gündemi işgal eden köktendinciliğin yükselişinden hareketle şu soruyu soruyor: Tanrı yeniden mi dirildi? Yoksa aslında hiç ölmemiş miydi?
Kitap, Aydınlanma düşüncesinin "Tanrı katli"ni hedeflediği iddiasını sorgulayarak başlar. Sekülerleşme sonucu Tanrı'nın ağır bir darbe aldığını teslim etse de, tümüyle yok olmaktan ziyade farklı kılıklara büründüğünü savunur. Seküler bir çağda ne Tanrı eski haliyle var olabilir ne de din, doğru; ama bıraktıkları boşluk, vekaleten bile olsa, mutlaka başkalarınca doldurulmalıdır. Çünkü Tanrı, kimi zaman iktidara saplanmış bir diken rolü üstlendiyse de, ağırlıkla siyasi egemenliği meşrulaştırmanın en güçlü yollarından biri olagelmiştir. Eagleton, Akıl'dan sanata pek çok şeyin, Tanrı'ya vekalet eden aşkınlık formları sunmaya soyunduğunu söyler. Bu vekillerin en maharetlisinin ise, kavramın geniş anlamıyla kültür olduğu kanaatindedir.
"Dillere düşmüş duygulanım yoksunluğuyla" postmodern toplum, Tanrı'ya ve vekili kültüre uyulan ihtiyacı hükümsüz kılıyor ve bu haliyle "ateist bir toplum" öngörüyor gibidir. Oysa öte yanda köktendincilik yükselir. Dolayısıyla, evet, Tanrı yine ölmemiştir; ama bunu kendi kahramanca direnişinden ziyade, "insanların Tanrı'nın cenaze töreninde kendilerini yeniden yaratma olanağını görmeyi başaramamış olması"na borçludur.
Günümüzün en üretken Marksist düşünürlerinden biri olan Terry Eagleton, her zamanki keyifli ve akıcı üslubuyla bakışını bu kez dinin kültür düşüncesi ile ilişkisine çeviriyor. Eski sorulara yeni yanıtlar veriyor, kolaycı yanıtlara zor sorular soruyor.
--reklam--
Tanrı'nın Ölümü ve Kültür Alıntıları - Sözleri
- "Bir kesimin aydınlanmasının temeli belki de, Nietzsche’nin çekinmeden savunduğu gibi, diğerlerinin köleleşmesiydi."
- "Ahlakı bedende temellendirmek, ona arzu edilebilecek sağlam temeli bahşetmektir."
- "İzin verin, akıl dışsal nesneleri araştırsın,"
- Bilgi, alışkanlık ve töre ürünüydü. Ahlak da, benzer şekilde, hiçbir metafizik temeli olmayan bir insan icadıydı.
- Ahlak polisi artık yatak odanızın kapısını kırmıyorsa; bu kısmen, bireyci bir kültürde cinselliğinizin sizden başka kimseyi ilgilendirmiyor oluşundandır.
- Toplumlar dinden bütünüyle vazgeçtiklerinde değil, artık bilhassa onun tarafından uyarılmadıklarında sekülerleşir.
- Nietzsche'nin tespit ettiği gibi, kendi niyetinin aksine dinin adını kötüye çıkarmayı başaran, orta sınıf toplumunun kendisiydi.
- din gündelik yaşamınıza müdahil olmaya başladığı anda, ondan vazgeçmenin zamanı gelmiştir
- Vaktiyle Tanrı'yı metheden, bir hamiyi pohpohlayan, bir monarkı eğlendiren ya da kabilenin askeri kahramanlıklarını kutlayan sanat, artık büyük ölçüde bireysel bir kendini ifade ediş meselesidir.
- "Ekonomi tam bir ateist olabilir; fakat ona bekçilik eden devlet hâlâ gerçek bir mümin olma ihtiyacı duymaktadır."
- Bilgi, alışkanlık ve töre ürünüydü. Ahlak da, benzer şekilde, hiçbir metafizik temeli olmayan bir insan icadıydı. Hume aynı zamanda doğal dini de, ortak bir insan doğası varsaydığı için paylıyordu.
--reklam--
Tanrı'nın Ölümü ve Kültür İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Can Çekişen Tanrı ve Varisleri: Eagleton'ın kendine has bir dili var zaten. Ve kitap birçok filozoftan bahsederek konuyu açıyor. Kitap bircok filozofu araştırmama vesile de oldu. Kitabin kapağına da baya odaklanarak bakın. Harika bir kapak kesinlikle. İcerik olarak da özellik son dönemde artan radikal ve terörize akımlarda dinin rolü. Nietzsche'nin Tanrı öldü ifadesinde mülhik bir kitap başligi olmuş zaten. Tanrı gerçekten öldü mü. Eagleton kitapta bu soruya cevap ariyor. Serüven oldukca derinlikli ve yorucu. Ama Eagletonun o nükteli dili kitaba güzel bir renk de katiyor. Tanrı öldü mu yoksa hicbir zaman ölmeyip karşimiza farkli kostümlerle mi çıkti. Dinin siyasal iktidarlarla şekillenişini de cok güzel ele aliyor. Hatta dinin iktidari mesrulaştiran namert bir destekçisi tarzinda bir ifadesi geçiyordu kitapta. Tabi bu farkli kostümlerle karsimiza çıkan Tanri rolünün kültür dedigimiz olgu ile iliskisi var kitapta bir de. Eagletonun çogu kitapta üzerinde durdugu bir kavramdir kültür. Akildan sanata siyasetten milliyecilige pek cok kavrami seküler çağda Tanri ile olan iliskisine dikkatleri çeker. Asıl önemli nokta Eagleton şunu soruyor: Seküler bir çağda Tanrinin insan hayatinda kapladigi yer azalsa da bu bosluklari ne dolduruyor ve doldurulanin Tanri ile ilişkisi ne. Çok güzel tespitleri ve hoş bir dili olan bir kitap kesinlikle. Mesela bizde de süreklu aydinlanma eleştirisi yapan Siyasal İslamcilarin nakaratidir: dine savaş acilmiş bir donemdir diye. Eagleton Aydinlanmanin dine karsiki durusunun teolojik degil siyasal bir mesele oldugunu soyler. Bu Turkiyede cok nakarat edilen ezberleri de bozan gayet yerinde bir tespit. Kitabın bir derdi de zaten din-tanrı ve bunun siyasal iktidarların şekillenisindeki konumu. Yavaş yavaş okunmali kavramlar ozellikle kisiler hakkinda kisa da olsa bilgi taramasi yapilmali kitap okunurken. Altini cizdigim baya yer oldu kitapta. Selin Dingilogluna da teşekkuru borç bilirim. Boyle zorlu bir eseri harika cevirmiş. Yordamin farki bu zaten. Hem kapak ve ceviri ile hep önde yayin olarak. Okuduğum en harika ve verimli felsefi kitaplardan biridir Tanrı'nın Ölümü ve Kültür... (Dertmend)
Tanrı'nin Ölümü ve kültür: Post modern toplumda tanrı'nın ölümü fikrinin kültüre etkisini konu edinen bir terry eagleton kitabı. aydınlanma düşüncesiyle beraber tanrı'nın katli, kader, zorunluluk ve özgürlük gibi kavramları marksist bir perspektiften inceleyen kitaptır. (Serenity)
--reklam--
Tanrı'nın Ölümü ve Kültür PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Terry Eagleton - Tanrı'nın Ölümü ve Kültür kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tanrı'nın Ölümü ve Kültür PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Terry Eagleton Kimdir?
Terence "Terry" Eagleton (d. 22 Şubat 1943, İngiltere), İrlanda asıllı İngiliz akademisyen ve yazar. Edebiyat ve kültür teorileri uzmanı. Özellikle Marksist edebiyat kuramı üzerine çalışmaları ile tanınır. Şu anda Manchester Üniversitesi'nde görevlidir.
Eagleton'ı özgün bir edebiyat kuramcısı olarak düşünmek mümkündür. Marksizm'e dayalı materyalist bir eleştiri teorisi oluşturmaya çalışmıştır. Kurduğu Marksist teori birçok eleştirmenin çalışmalarının kuvvetli ve etkili yönlerinin sentezinden oluşmaktadır. Genelde modernite ve modernizm üzerine eğilmektedir. Postmodernizme temel olarak itiraz etse de, yine de tümden yadsımamaktadır.
Eagleton doktorasını Cambridge Üniversitesi, Trinity Koleji'nde yaptı. Marksist edebiyat eleştirmeni Raymond Williams'ın öğrencisiydi. Kariyerine 19. ve 20. yy edebiyatları üzerine çalışarak başladı. Sonradan Williams'ın Marxist edebiyat kuramına yöneldi. Oxford Üniversitesi'nin Wadham, Linacre ve St. Catherine's Kolejleri'nde görev aldı. 1960'larda Slant etrafında toplanan sol eğilimli bir Katolik gruba katıldı ve birkaç teolojik makale ve bir de kitap yazdı, Towards a New Left Theology (Yeni Bir Sol Teolojiye Doğru). Bu eserin Türkçe çevirisi bulunmamaktadır.
Daha yakın bir zamanda Eagleton kültürel çalışmaları daha geleneksel edebiyat teorisiyle birleştirdi. Son zamanlardaki yayınları teolojik alanlara tekrar ilgi duyduğunu gösteriyor. Eagleton üzerindeki önemli bir diğer etki de psikanaliz oldu ve İngiltere'de Slavoj Zizek çalışmalarının önemli bir savunucusudur.
Halen New Statesman, Red Pepper ve The Guardian gibi önde gelen İngiliz yayınlarında politik olaylar üzerine yorum yazıları yayınlanmaktadır.
--reklam--
Terry Eagleton Kitapları - Eserleri
- Azizler ve Alimler
- William Shakespeare
- İngiliz Romanı
- Hayatın Anlamı
- İdeoloji
- Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru
- Edebiyat Olayı
- Marksizm ve Edebiyat Eleştirisi
- Tatlı Şiddet
- Kötülük Üzerine Bir Deneme
- Şiir Nasıl Okunur
- Marx Neden Haklıydı?
- Kültür Yorumları
- Kuramdan Sonra
- Estetiğin İdeolojisi
- Postmodernizmin Yanılsamaları
- Edebiyat Kuramı
- Tanrı'nın Ölümü ve Kültür
- Edebiyat Nasıl Okunur
- Aykırı Simalar
- İyimser Olmayan Umut
- Kapı Bekçisi
- Milliyetçilik Sömürgecilik ve Yazın
- Güç Mitleri
- Radikal Kurban
- Eleştiri ve İdeoloji
- Kültür
- Eleştirmenin Görevi
- Mizah
- Akıl, İnanç ve Devrim
- Trajedi
--reklam--
Terry Eagleton Alıntıları - Sözleri
- Belki de hayatın anlamı nefes alıp vermek kadar basit ve farkında olmaksızın şu an yapmakta olduğum bir şeydir. (Hayatın Anlamı)
- Bilgi, alışkanlık ve töre ürünüydü. Ahlak da, benzer şekilde, hiçbir metafizik temeli olmayan bir insan icadıydı. (Tanrı'nın Ölümü ve Kültür)
- Sanat, güncel toplumsal sorunlardan ne kadar uzaklaşırsa o kadar siyasileşir. (Kültür)
- Kısaca kültür, diğer insanlardır. (Kültür Yorumları)
- Nasıl bilimde bir doz mitoloji varsa mitte de Aydınlanmacı bir öğe vardır. (Akıl, İnanç ve Devrim)
- Karnaval keşmekeşi, tersyüz etme küstahlığı, putkırıcılığın kıkırdayışı: Bunlar tarihsel materyalizm için çelişkinin şakası ve onun haz verici salımı olan derin komedinin alternatifleri değil, uğraklarıdır. (Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru)
- Kafayı çekiyorlardı. Yattıkları yerden aşağılanmanın acısını çekmektense, bu acıyı sırtlanmış oluyorlardı böylece. (Azizler ve Alimler)
- kendilerini kendi sırtlarında günlük bir yük gibi taşıyorlardı. (Azizler ve Alimler)
- Egoistlik doğal halimizdir; iyi olmak ise hayata dair bir dizi karmaşık beceri öğrenmemizi gerektirir. (Kötülük Üzerine Bir Deneme)
- "Birinin acısını paylaşmakla (sempati) hislerini hissetmek (empati) farklı şeylerdir." (Edebiyat Nasıl Okunur)
- İnsani kudretlerin modern çağdaki kadar serbest bırakıldığı başka tarihsel bir dönem yoktur; bunun sonucu olarak zincirlerinden boşaldığı o kudretlerce böylesi hükmedilme riski altında olduğu bir başka dönem de yoktur. Max Weber’in öne sürdüğü gibi, “Antik dönem tanrıları akın akın, büyübozumuna uğramış ve böylece gayrişahsi güçler haline gelmiş olarak mezarlarından çıkıyor, hayatlarımız üzerinde egemenlik kurma mücadelesi veriyor ve birbirlerine karşı ezelden beri devam eden savaşlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar.” (Trajedi)
- Gelişmiş kapitalist sistem doğası gereği tanrıtanımazdır. (Akıl, İnanç ve Devrim)
- İyimserlik midemi bulandırıyor. Tam bir sapkınlık. Cennetten düştüğü günden beri insanın evrendeki işi bihakkın ıstırap çekmek olmuştur (İyimser Olmayan Umut)
- Tanrı ve evren toplanınca iki etmez. (Akıl, İnanç ve Devrim)
- “Tanrı’dan özerkliğini çekip alan insanlık, karşılığında tahtından Söylem ile indirilecektir.” (Edebiyat Olayı)
- Amerikan gençliginin konuşması- garip, iğrenç, acayip, ürkünç:- gerçekten de, modernizm ortaya çıkmadan önce edebi gerçekliliğini bulabileceğimiz en yetenekli hasmı olan Gotigin söylemidir. Kötü niyetli baronlar, şehvet düşkünü papazlar, kurban edilmiş bakireler, ürkütücü harabeler, küf kokan zindanlar: Bu abartılı tiyatro eserleri büyük edebiyat türleri olarak- özellikle akıl çağında baskı altındakileri temsil eden kadınların bakış açısından görülmüyor olsalar bile -aydınlanma anlayışının radikal eleştirisini dile getirmişlerdir.. Gotik, grotekstin merhametsiz ışıltısının yarattıgi ucube bir gölge, endişelerini ve bir türlü vazgeçemedikleri hayallerini kurguya emanet etmiş olan bir orta sınıf toplumunun politik bilinçsizliğidir. (Aykırı Simalar)
- Edebiyatta yaşanan yeni bir işbölümüyle roman, şimdi fikirler ve kurumlarla ilgilenen bir toplumsal form olarak görülmeye, şiirin ise kişisel hisleri muhafaza ettiği düşünülmeye başlanmıştı. Sanki lirik şiir bütün şiir türünü tanımlıyor gibiydi. (Şiir Nasıl Okunur)
- Hegel konusunda fazla bir şey bilmese de, Henry'nin de kendine göre bir felsefesi vardı. Kimi zamanlar, 'Burada bir tek biz yokuz,' diyerek kendi görüşünü bildirirdi. 'Burada' sözcüğüyle, çalıştığı mağazayı değil, evreni kastediyordu. Onda ayrıca, depoda çalışan ve kendisinden daha pragmatik olan iş arkadaşlarını rahatsız eden, yaslı ve metafizik bir taraf da vardı. Böylesine geniş kozmik yorumlarında, pezevenkçe bir şey vardı. Cinselliğe ve kadınlara o kadar düşkün değildi, ama cebinde, 'yetmiş altı santimlik kontrol edilemez bir alete' sahip Korsikalı bir balıkçı hakkında yazılan bir gazete haberinin küpürünü saklardı. Depodaki erkekler, bu uzunluğun gevşekken mi yoksa sertken mi ölçüldüğü konusunda ateşli tartışmalara girerlerdi. Fakat Henry'nin bu canavarımsı organa duyduğu ilginin, cinsellikle değil, bilimsellikle ilgili olduğunu hissediyordum. Bu, onun evrene duyduğu ilginin bir parçasıydı. Aynı zamanda, iş arkadaşları tarafından tartışılan çok kültürlü biriydi. Bana bir defa, etnik gruplara karşı olmadığını söylemişti. 'Lehler, İskoçlar, Amerikanlar, Hintliler, Yunanlılar ve hepsi.' Sonra bir süre düşünmüş ve eklemişti: 'Engelleyici İtalyanlar.' Liberal bir çoğulcuydu, fakat eleştiriden de uzak durmazdı. Bu da ortak yanlarımızdan biriydi. (Kapı Bekçisi)
- Kanserin tedavisini muhtemelen bulacağız ama cinayetin değil. (İyimser Olmayan Umut)
- İçinde yaşadığımız, Beckett'ın oyunlarını andıran evrendi, hem özenli hem de saçmaydı. Her şey hem açık seçik hem de silikti, tuhaf bir gizem ve saydamlık karışımından oluşuyordu. (Kapı Bekçisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin