Kitap Künyesi

Yazar: Sezai Karakoç

Yayın Evi: Diriliş Yayınları

İSBN: 3002567100549

Sayfa Sayısı: 64

Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İçe doğru

Dışa doğru

Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj Alıntıları - Sözleri

  • Toynbee'nin dediği gibi, Osmanlı medeniyeti bitmiş, tükenmiş, ömrünü tamamlamış bir medeniyet değildir; durdurulmuş bir medeniyettir.
  • ...şimdi bizim en önce millet tanımını yeniden yapıp o millet kavramına dönmemiz lâzımdır. Ona döndüğümüz zaman sınırlarımızın dışında da milletimizin parçaları olduğunu göreceğiz.
  • Batı'nın en büyük endişesi, bu islâm ülkelerinden birinin liderliğe soyunmasıdır. Birisi lider olursa, diğer islâm ülkelerini de arkasından sürükler ve islâmın dirilişi gerçekleşir, islâmın süper güç olması imkanı doğar.
  • Düşünürlerin ve şairlerin rüyasıyla politikacıların realizmi, hatta natüralizmi çatışmaktadır.
  • esas sorun bütün milletimizin kimlik sorunudur.
  • Filistinliler, Filistin'den çıkarıldıkları zaman, soykırımdan ve açlıktan, sefaletten iki milyon kadar insan yitirdiler. Kalanların bir kısmı da şuraya buraya dağıldı. Böyle olduğu halde, bugüne kadar, savaşlarını sürdürebildiler.
  • Batının en büyük endişesi, islâm ülkelerinden birinin liderliğe soyunmasıdır. Birisi lider olursa, diğer islâm ülkelerini de arkasından sürükler ve islâmın dirilişi gerçekleşir, islâmın süper güç olması imkânı doğar. İşte bu endişeyle Batı, bu ülkelerden hangisinde bir nükleer güç oluşma ihtimali varsa, bütün dikkatini oraya toplamaktadır.

Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Düşünceler uygulanmadığı zaman durgun suyun uğradığı akıbete uğrarlar; bataklıklar oluşur ve sinekler ürer. Düşünce de, akan bir su gibi, toplumun ruhunda ve davranışlarında yeni arayışlar bulursa canlılığını koruyacaktır. (Fatma Zehra)

Şu an ki Türkiye'de ve dış dünyada olan olayları kavramamıza yardımcı olacak bir eser ve kesinlikle okunmalıdır.Sezai Karakoç'un eserleriyle Türkiye'de ne yapmak istediğini anlamak kendi dilinden olayın ne derece büyük olduğunu kavramak için önemli bir kitap.. (Ayşegül yapıcı)

Yeni yeni kitap okuma aşkı şekillenen bende hemen hemen her yazarın birkaç kitabını okuyarak yazarları bir nevi tatmaya çalışıyorum. Sezai Karakoç'un okuduğum 2. kitabıydı bu. İlki sitedeki etkinlik vesilesiyle okumuş olduğum Samanyolunda Ziyafet, ikinci olarak da bu kitap. O yüzden pek bilgi sahibi değilim yazar hakkında. Beni etkileyen ve bana birşeyler kattığını düşündüğüm yazarları daha yakından tanımaya çalışırım. Sezai Karakoç da bu özellikleri sağlayan nadir yazarlardan birisi okuduğum kitaplardan tanıdığım kadarıyla. Sanırım daha fazla kitabını okuyacağım. Kitaba gelirsek. 64 sayfalik ince bir kitap. Kitapta Türkiye'nin iç ve dış meseleleri olmak üzere 2 mesele üzerinde durmuş. Özellikle değindiği konu biz 1000 yıllık bir medeniyetin torunlarıyız, geniş düşünmemiz gerekiyor buna mecburuz. Tarih bunu gerektirir, kader bunu ister diyor. Bu 1000 yıllık bir medeniyetimizde sorgulamamız gereken medeniyet nedir, millet nedir, ülke nedir gibi ana meseleleri hakkaniyet çerçevesinde cesur bir şekilde halledemediğimiz sürece hem içerde terör belasıyla hemde dışarda diğer kardeş ülkelere önderlik olma konusunda ciddi problemler yaşanabileceğini belirtiyor. 1000 yıllık milliyet anlayışımızı bırakıp da inkilaplarla birlikte kabul görülen sığ milliyet anlayışıyla olaylara baktığımız sürece hem içerdeki kardeşlerimizi küstürürüz hem de dışardaki bizden liderlik bekleyen kardeş ülkeleri soğuturuz. (Abdullah)

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri

  • İslam
  • Yitik Cennet
  • Gün Doğmadan
  • Monna Rosa - Şiirler 1
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Düşünceler 1 - Kavramlar

  • Düşünceler 2 - Kurumlar
  • Diriliş Muştusu
  • Ruhun Dirilişi
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
  • Mevlana
  • Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
  • Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

  • Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
  • Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
  • Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
  • Ateş Dansı - Şiirler VIII
  • İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
  • Edebiyat Yazıları 1
  • Edebiyat Yazıları 2

  • Edebiyat Yazıları 3
  • Çıkış Yolu 1
  • Çıkış Yolu 2
  • Çıkış Yolu 3
  • Zamana Adanmış Sözler
  • Yunus Emre
  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
  • Unutuş ve Hatırlayış
  • Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
  • Piyesler 1
  • Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
  • Mehmed Akif
  • Makamda

  • Kıyamet Aşısı
  • İslamın Şiir Anıtlarından
  • İnsanlığın Dirilişi
  • Portreler - Hikayeler II
  • Gündönümü
  • Dirilişin Çevresinde
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
  • Armağan
  • Batı Şiirlerinden
  • Çağ ve İlham 1
  • Çağ ve İlham 2
  • Çağ ve İlham 3

  • Çağ ve İlham 4
  • Alınyazısı Saati - Şiirler IX
  • İslamın Dirilişi
  • Çağdaş Batı Düşüncesinden
  • Günlük Yazılar 2 - Sütun
  • Ölümden Sonra Kalkış
  • Varolma Savaşı 1

  • Günlük Yazılar 1 - Farklar
  • Günlük Yazılar 3 - Sûr
  • Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
  • Üç Kaside
  • Körfez
  • Mağara ve Işık
  • Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri

  • Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
  • "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
  • İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
  • Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
  • "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
  • Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

  • Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
  • Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
  • Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
  • Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
  • Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
  • Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

  • İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
  • İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
  • “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
  • Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
  • Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
  • İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
  • Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)