Kitap Künyesi
Yazar: İmam Birgivi
Çevirmen: Celal Yıldırım
Yayın Evi: Demir Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 558
--reklam--
Tarikat-i Muhammediyye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şeytan, insanın apaçık düşmanıdır. Onun bütün emeli, îmanı yok etmek, ateşte ebedî kalmaya yol açmaktır. Kulu tâatten dışarı çıkarmak, kahredici bir zulme saptırmak ister. İnsanı oyalayıp hayırlı işlerden geri bırakmaya, derece ve mertebelerden aşağı düşürmeye çalışır. Sarsılmaz bir gayretle, insanı manevi zaferden alıkoymaya çabalar. O ancak kendi hempaları cehennem yârânından olsun diye onları dâvet eder. O halde, korunma sebeblerini al ve şeytanı düşman edin! Dünya fânidir, çabucak zevâl bulup harap olacaktır. Dünyanın izzeti zillet, ni'metleri nikbet, şerâbı serâbdır. Âhiret evi ise sermedî hayatın tâ kendisidir. O, iman ehlinden olup da sakınanlar için hazırlanmıştır.İzzeti bâkî ve sonsuzdur. Ni'metleri sade ve devamlıdır. O gün için çehreler vardır ki Rablerine bakarlar; parlar ve aydındırlar. Rableri katında hoşnutluğa ermiş, gönülleri yatışmıştır. O'ndan râzı ve O'na şükredicidirler. İşte bu nimetin ve en üstün lezzetin, fevz ü felâhın, en büyük saâdetin kendisidir. Bunlara erişmek ancak itikadlarda, sözlerde huylarda ve işlerde evvelkilerin ve sonrakilerin efendisi, peygamberlerin sonuncusu olan Efendimiz'e uymakla elde edilebilir. Tarîkat-i Muhammediye adlı bu seçkin eser, Resûlüllah (S.A.V.) Efendimiz'in açtığı bu nurlu ve mübârek yoldan nasıl yürüneceğini delilleriyle ortaya koymaktadır.
--reklam--
Tarikat-i Muhammediyye Alıntıları - Sözleri
- Enes (radıyallâhu anh), Resulullah'ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Kimin derdi-tasası ahiret olursa, Allah onun kalbini zenginleştirir, haline çeki düzen verir ve dünya onun peşinden gelir. Kimin de derdi-tasası dünya olursa Allah onun fakirliğini iki gözü önüne koyar, düzenini dağıtır ve dünyadan sadece onun için takdir edildiği kadar ona gelir.”
- İbn Beşir'den (radıyallâhu anh) rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle buyruluyor: Allah bir kulunu değersiz kılmak istediğinde, o kul malını bina dikmekte harcar.
- Ebu Hureyre'den (radıyallâhu anh) rivayet edilen kudsi bir hadisi şerifte şöyle buyruluyor: “Ben kulumun zannı üzereyim.” Buhâri, Tevhid, 15; Müslim, Zikir, 6.
- Rabbim benim ilmini arttır de. Taha20/114 S:79
- Resulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Öfke imanı ifsat eder."
- Her kim kibirden,cimrilikten ve borçtan uzak olarak ölürse cennete girer. Tirmizi siyer21 S:172
- Biri diğerine bir söz söyleyip ayrılırsa artık bu söylenen söz onun yanında bir emanet sayılır. Ebu Dâvut Edep 37 S:351
- Dikkat edin! İnsan vücudun da bir et parçası vardır o düzgün olursa bütün vücut düzelir o bozulursa bütün beden bozulur. Dikkat edin o et parçası kalptir. Buhari, iman 40 S:110
- Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'den şöyle rivayet edildi : "Çalgı aletlerini dinlemek günah , çalgı çalınan yerde oturmak fasıklık , onunla lezzetlenmek ise küfürdür(nankörlüktür)."⁴⁶⁵ ⁴⁶⁵ Ali el-kari , Mirkâtü'l-Mefâtih , 5/135.
- Hasan-ı Basri'den (rahimehullâh) rivayet edilen bir hadisi şerifte Allah Resülü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Dünya sevgisi her hatanın başıdır."
--reklam--
Tarikat-i Muhammediyye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tarikatları; hak tarikatlar, evvelce hak tarikatlar olduğu halde sonraları bozulan tarikatlar ve tamamen sapık tarikatlar olmak üzere üçe ayırabiliriz. Sapık olanlarına aslında tarikat bile denilmez. Onlara tarikat adını vermek gerçek tarikatlara hakarettir. Onlar İslamiyet’i temsil edemez, İslam adına konuşamaz ve İslam’a inanmayanlar da onlara bakarak İslam ve Kuran hakkında hüküm veremezler. Gerçek tasavvuf nurunu Allah katında değerli olan yüce velilerden alır. Onun için tasavvufu şöyle anlatırlar: ŞERİAT = TARİKAT = HAKİKAT = MARİFET (Râyîhâ)
Imam Birgivi tarafından kaleme alınan bu eserin yazılış gayesi , Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetini yaşanır kılma arzusudur. Hesap verecek olan müslümanın , hayatına girmiş olan bidatları fark etmesi ve hayatına girebilecek olan bidatlara karşı önlem alması için okunması elzem bi kitaptır. Birgivli Mehmet Efendi eserini hayatının sonlarına doğru kaleme almış (1573 tarihinde Hakk Teâlâ'ya kavuşmuştur) ve günümüze kadar müslüman olan bireylerin hayatlarına katkıda bulunmaya devam etmiştir. (uğur can)
Din, ahlâk ve tasavvuf konularıyla ilgili çok tanınmış Arapça bir eserdir et-Tarikatu'l Muhammediyye. Yazılışından günümüze kadar toplumumuzda bir başucu kitabı olarak okunmuş. Eserde kalbin hastalıkları, kötü hasletler ve övülen hasletler dışında ehli sünnet akaidinin hakk yol, doğru yol olduğuna dikkat çekilmiş, bidat fırkalar ve küfre sebeb olan amiller detaylıca ele alınmış. Rabbim İmam Birgivinin Rh. şefaatlerinden mahrum etmesin. (Veysel Batu)
--reklam--
Tarikat-i Muhammediyye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İmam Birgivi - Tarikat-i Muhammediyye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarikat-i Muhammediyye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İmam Birgivi Kimdir?
İmam Birgivî, asıl adıyla Takî ud-Dîn Muhammed ibn Ali; Osmanlı İmparatorluğu'nda bir âlim kazasker idi. Kendisi, Pîr Ali adlı bir medrese müderrisinin oğludur. Kadızade isimli Selefî reform hareketi ne ilham kaynağı olan Kadızade Mehmed Efendi'nin hocasıdır
--reklam--
İmam Birgivi Kitapları - Eserleri
- Tarikat-i Muhammediyye
- Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi
- Avamil
- Hadis Usulü
- İzhar
- İzhar Dersleri
- Kabir Ziyaretleri
- İzahlı Avamil
- Kalplerin Cilası
- Namaz' da Tadil-i Erkan
- Cennet Bahçeleri
- Hanımlara Mahsus Haller
- Bid'at ve Müstehab Kabir Ziyaretleri
- İzhar
- Kırk Hadis Şerhi
- Birgivî Vasiyetnâmesi
- Burhanül Müttakin Tercümesi
- Berika, Tarikatı Muhammediyye Şerhi
- Avamil ve İzhar
--reklam--
İmam Birgivi Alıntıları - Sözleri
- Hasan-ı Basri'den (rahimehullâh) rivayet edilen bir hadisi şerifte Allah Resülü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Dünya sevgisi her hatanın başıdır." (Tarikat-i Muhammediyye)
- Muhammed aleyhisselâmın ümmetinin diğer ümmetlerden üstünlüğü, emr-i mâruf ve nehy-i münker etmek sebebiyledir. Emr-i mâruf ve nehy-i münker edenlere Allahü teâlâ yüksek dereceler verecektir. Bir şehirde fısk âşikâre olsa, Allahü teâlâ o şehirde bulunanların hepsine musîbet gönderir. Çocuklarına ve hayvanlarına da musībet gelir. El ile nehy-i münker etmek devlet reislerinindir. Dil ile nehyetmek âlimlerin vazifesidir. Kalb ile nehyetmek diğer mü'minlerindir demişlerdir. (Emri ma'ruf, nehy-i münker demek iyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek demektir.) (Birgivî Vasiyetnâmesi)
- Resulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Öfke imanı ifsat eder." (Tarikat-i Muhammediyye)
- رُبَّ تٰالٍ ىّاالْعَنُهُ الْقُرْاٰنُ Nice nice okuyucular vardır ki Kuran-ı Kerim onlara lanet eder. (Avamil)
- Asâkirin Enes bin Mâlikten «radıyallahü anh» bildirdiği hadîs-i şerîfte: «Bir kimse Allah rızası için bir mü'minin işini görse, dünyanın ömrü kadar, ki yedi bin yıldır gündüz oruç tutmuş ve gece kılmış kadar sevab verir» buyuruldu. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Îmâmı Hasan Hazretleri buyurdu ki, bir kimse kabristana gitse ve: «Ey çürümüş cesedlerin ve dökülmüş kemiklerin rabbi! O cesedlerin ve kemiklerin sâhibleri dünyadan çıktıkları zaman, sana imân getirmişlerdi. Onlara senin tarafından rahmet ver. Benden de selâm eyle» dese, oradaki ölülerin sayısı kadar, defterine sevab yazılır. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Ehl-i Sünnet îtikadında, Allahü teâlânın zâti ve sıfatları diğer zât ve sıfatlardan tamamen ayrı ve başkadır. Asla bir şeye Varlıkların den münezzehdir. (Gökte ve yerde değildir, mekândan münezzehdir.) Çünkü, mekân [yer] cismin bulunduğu mevhuma denir. Allahü teâlâ cisim ve cismanî olmaktan beri'dir. Mekân ve zaman onun şânına muhâldir. Cismin özelliklerinden münezzehdir. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Velî şu kimseye denir ki, Allahü teâlâya ve sıfatlarına âit mârifetleri bilen, ehl-i sünnet îtikadını iyice öğrenip kabûl eden, dâima tâat ve ibâdetle olup, günahlardan sakınan ve hattâ mübahlardan lezzet alma, onları isteme ile bile meşgul olmıyan kimsedir. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- (Ağaçların) kendilerini, çiçeklerini ve yemişlerini (ve yaprakların sayısını, bütün buğday, arpa diğer tanelerin) yağmurların ve denizlerin herbir damlasını (ve kamların sayısını bilir). Yerlerde ve göklerde olanların hepsini zerre zerre latom atom] bilir. (Asla bilmediği şey yoktur). Yokları yok iken yok bilir, varları var iken bilir. Kendi zâtını bilir. Eskiden (geçmişleri) hangi şey olursa olsun (ve) şimdiki zamandan sonra (gelecekleri) her ne olursa olsun (bilir). (İnsanın) melek, cin ve diğer canlıların (gönlüne geleni) düşüncelerini, mülâhazalarını, kasıtlarını [niyyetlerini] (ve dili ile söylediğini) seslerini ve (içini) damarlarını ve içinden akan kanlarını ve diğer şeylerini, (dışını) gövdesinde olan kıllarını, organlarını, elbiselerini (bilir). Şimdiki halde (bulunanları ve bulunmıyanları [yâni gaybları] bilir. Gâibleri ancak o bilir). (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Îmâmı Hasan Hazretleri buyurdu ki, bir kimse kabristana gitse ve: «Ey çürümüş cesedlerin ve dökülmüş kemiklerin rabbi! O cesedlerin ve kemiklerin sâhibleri dünyadan çıktıkları zaman, sana imân getirmişlerdi. Onlara senin tarafından rahmet ver. Benden de selâm eyle» dese, oradaki ölülerin sayısı kadar, defterine sevab yazılır. (Birgivî Vasiyetnâmesi)
- Ehl-i sünnet ve cemaat mezhebi hakdır, doğrudur demelidir. Bundan başka akaidde olan mezheblerin hepsi bâtıldır, bozuktur. Böyle hükmetmek bütün âkıl ve bâlig olanlara farzdır. Zira hadis-i şerifte: «Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırkadan başkası cehennemliktir.» O hangi fırkadır diye sorulduğundan: «Benim ve eshâbımın yolunda olanlardır» buyurdu. Hadîs âlimleri bu ayrılığa, îtikadda olan ayrılıktır dediler. Ümmetten murad, ümmet-i icâbettir dediler. İtikadı eshâb-ı kirâmın itikadına uygun olanlara Ehl-i Sünnet, Fırka-i Nâciyye, Ehl-i Hak ve Ümmet-i Buna uymıyanlara ehl-i bid'at, fırak-ı dâlle, ehl-i bâtıl ve mülhidler denir. (Birgivî Vasiyetnâmesi)
- Şerhi's-sudûr kitabının, ölüm korkutucusu bölümünde 'yazılıdır. Peygamberlerden «aleyhimüsselâm» biri melekü'l-mevte [yâni can alıcı meleğe] sorup, senin haber vericilerin var midır? İnsanlar senin geleceğini onlarla anlasınlar, günahlardan sakınıp, ölümden korksunlar dedi. Melekü'l-mevt dedi ki: Benim çok habercilerim vardır. Bütün hastalıklar ve ağrılar ve ihtiyarlık benim habercilerimdir. Bir kimse bunlardan ibret almazsa, tevbekâr olmazsa, ona geldiğim zaman, sana birbiri arkasından haberciler gelmedi mi? Niçin uyanmadın? Ben bir haberciyim ki, benden haberci gelmez, derim. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Ehline namazı emret, kendin de ona sebat ile devam et .. Biz senden rızık istemiyoruz, seni biz rızıklandırırız ... ( Taha sr > 132 ayt ) (Kalplerin Cilası)
- Rabbim benim ilmini arttır de. Taha20/114 S:79 (Tarikat-i Muhammediyye)
- Bazı hadîs âlimleri diyor ki, sağ tarafda olan melek, sol tarafda olan meleğin âmiridir. İnsan günah işleyince, sol taraftaki melek, sağ taraftakine yazayım mı? diye sorar. O da biraz bekle, yazma, belki tevbe ve istiğfar eder der. Tevbe ve istiğfar etmezse yaz deyip emreder. Allahü teâlâ, bizi böyle âsiden kurtarsın der. Aşağı kimsenin yanında bulunduk. Allahü teâlânın azâbını hatırlamaz ne utanmaz, ne edebsiz kimsedir derler. Nefislerimizin kötülüğünden ve amellerimizdeki günahlardan Allahü teâlâya sığınırız. (Birgivi Vasiyetnamesi - Kadızade Şerhi)
- Muhammed Birgivi'nin fikrinin üstün gelişi, evkafın batıl olacağı neticesine ulaşacağından, zamanın Şeyhülislâmı Ebussuud efendi onu münazaradan men etmişti. (Cennet Bahçeleri)
- Şerhi's-sudûr kitabının, ölüm korkutucusu bölümünde 'yazılıdır. Peygamberlerden «aleyhimüsselâm» biri melekü'l-mevte [yâni can alıcı meleğe] sorup, senin haber vericilerin var midır? İnsanlar senin geleceğini onlarla anlasınlar, günahlardan sakınıp, ölümden korksunlar dedi. Melekü'l-mevt dedi ki: Benim çok habercilerim vardır. Bütün hastalıklar ve ağrılar ve ihtiyarlık benim habercilerimdir. Bir kimse bunlardan ibret almazsa, tevbekâr olmazsa, ona geldiğim zaman, sana birbiri arkasından haberciler gelmedi mi? Niçin uyanmadın? Ben bir haberciyim ki, benden haberci gelmez, derim. (Birgivî Vasiyetnâmesi)
- Her kim kibirden,cimrilikten ve borçtan uzak olarak ölürse cennete girer. Tirmizi siyer21 S:172 (Tarikat-i Muhammediyye)
- Kaderiye'den Cehm ve Ebu Hüseyn'in: "İmân, tanımak (marifet)ten ibârettir." sözünün bâtıl oluşu ise apaçıktır. Çünkü; tanımak tasdik değildir. Nitekim, yahudi ve hristiyanlardan bir kısmı Resulullah (sav)'in nübüvvetini tanıdıkları halde, tasdik etmemişlerdi. (Cennet Bahçeleri)
- Ehl-i Sünnet îtikadında, Allahü teâlânın zâti ve sıfatları diğer zât ve sıfatlardan tamamen ayrı ve başkadır. Asla bir şeye Varlıkların den münezzehdir. (Gökte ve yerde değildir, mekândan münezzehdir.) Çünkü, mekân [yer] cismin bulunduğu mevhuma denir. Allahü teâlâ cisim ve cismanî olmaktan beri'dir. Mekân ve zaman onun şânına muhâldir. Cismin özelliklerinden münezzehdir. (Birgivî Vasiyetnâmesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin