Kitap Künyesi

Yazar: Miyase Sertbarut

Yayın Evi: Tudem Yayınevi

İSBN: 9786059153393

Sayfa Sayısı: 192

--reklam--

Tarlakoz'un Tuzağı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Ex… Yani çıkış, ama ölerek çıkış! İşte böyle çıktım o diri hayattan. Yapmak istediğim o kadar şey vardı ki… Gitmek istemiyordum, zamanım gelmemişti, öyle hissediyordum. İşte 'buçuk' böyle düşündüğüm an başladı. Ben artık yarı ölü, yarı diri gibiydim."

Burası Ara Âlem! Nefes alamayan ama ‘tam ölüm’e de geçemeyen genç ruhların asılı kaldıkları yer. Dehşetengiz olayların yaşandığı Ara Âlem’de 'var olabilmek' başlı başına bir sınav. Çünkü Tarlakoz bu âlemdekileri gerçek ölüme sürükleyebilmek için sürekli taaruzda. Tarlakoz kim diye sakın sorma! Zaten onu görmüş olsaydık sana bu gizemli öykünün kapısını aralayamazdık. Eğer kazara onunla karşılaşma gafletinde bulunsaydık, muhtemelen şu an sonsuz ve rüyasız bir uykunun içerisinde yitip gitmiş ve gerçek bir ölüye dönüşmüştük… İşte bu yüzden, Ara Âlem'deki herkes iz bırakmadan varlıklarını sürdürmek zorunda. Aksi halde sonları karanlık. Ve belki de en kötüsü; ne arkadaşları, ne kuşları, ne de boş hayalleri onların savrulmasına engel olamayacak...

Her kitabında okurlarını şaşırtmayı başaran bol ödüllü yazar Miyase Sertbarut, geceleri saat üç buçukta uyanıp yazdığı ve üç kitaplık bir gerilim serisi olarak tasarladığı "Ara Âlem" dizisinin ilk halkasında, okurlarını, farklı bir boyutta yeni bir deneyim kazanmanın tadına varacakları bir dünyaya, Ara Âlem’e götürüyor…

“Üç buçuk harfli”lerin, Kaan Demirçelik'in özgün çizimleriyle adeta canlandığı Ara Âlem 1 - Tarlakoz'un Tuzağı'nı okurken, ensenizde, hatta ayak bileklerinizde bir esinti hissedebilir; evcil hayvanlarınızı sizin göremediklerinize gözlerini sabitlemişken yakalayabilirsiniz.

Unutmayın, hayata tutunabilmek için bazen ruhların siz yol göstermesi gerekebilir…

--reklam--

Tarlakoz'un Tuzağı Alıntıları - Sözleri

    --reklam--

    Tarlakoz'un Tuzağı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

    Tarlokoz'un Tuzağı: Miyase Sertbarut'un kaleminden yine harika bir kitap... Özellikle kitap okumakta zorlandığım dönemde ilaç gibi geldi. Kitabı ne tam canlı ne tam ölü olan Canan'ın ağzından okuyoruz. Ara Alem' deki yaşamlarına devam ederlerken Tarlakoz adı verilen "nöbetçiden" de kaçamak zorundalar. Daha doğrusu bulunmamak. İzlerini kaybettirmek...Yoksa tamamen ölü olacaklar. Kurgusu muhteşem ve bir okadar da sürükleyici. Ama baştan uyarıyım ana karakterimiz Canan sizi bazen çileden çıkartabilir! Yaşadıklarından ders almayışı ve bazı olayları benden geç anlaması şahsen beni delirtmek üzereydi. Yer yer güldüren yer yer içimin acıdığı sahnelerle sizlere tamamen önerebileceğim bir kitap. Seri 3 kitaptan oluşuyor ve diğer 2 kitabı da elimde olmasına karşın biraz okumayı bekleticeğimi düşünüyorum hemen bitmesin diye. yazar/Miyase-Sertbarut kitap/tarlakozun-tuzagi--138013 (Elif Sude Koç)

    İlgi çekici ve oturaklı bir alem yaratmış ama basit acemiliklerle harcamış bu alemi. Öncelikle kahraman Canan'ın ağzından birinci kişi anlatımı tercih etmiş ama yer yer ilahi bakış açısı kullanmış. Birinci kişi anlatımının tadını da bozmuş. Ayrıca sık sık olayı anlatmayı bırakarak okuyucuya seslenmiş ki bu da sürükleyiciliği azaltmış.Dizi film gibi hiç alakasız bir yerde kitabı bitirmiş. Evet bir üçleme olarak planlamış olabilir ama okuyucu her kitapta bir nebze bütünlük ister. Öğrencilerimin bir hevesle başlayıp yarım bırakmalarının sebebini okuyunca anladım. (Gürkan)

    Ara Alem Serisi: Ben bu kitabı bir kitap sitesinde görüp, ilk bakışta beğendim.Özetini merak ettim.Okudum,daha çok beğendim.Kitabı alıp okumaya başladım hemen.Ve iyiki de almışım bu kitabı diyorum.Çok fantastik,aksiyon dolu bir kitap.Eğer böyle kitapları seven okurlar varsa bu kitabı onlara tavsiye ediyorum. (Hatsune)

    --reklam--

    Tarlakoz'un Tuzağı PDF indirme linki var mı?

    --reklam--

    Miyase Sertbarut - Tarlakoz'un Tuzağı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarlakoz'un Tuzağı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

    Kitabın Yazarı Miyase Sertbarut Kimdir?

    Miyase Sertbarut, 1963 yılında Ceyhan’da doğdu. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden 1985 yılında mezun oldu.

    Çeşitli illerde öğretmenlik yaptı. Yazmaya radyo oyunları ile başlayan Miyase Sertbarut 1996 yılında Çankaya Belediyesi ve Damar Edebiyat Dergisi’nin birlikte düzenlediği yarışmada ilk ödülünü aldı ve ilk kitabı yayımlandı: “Fasulyem Bulutlara Çıkamaz”

    Bu ödülün ardından çocuk edebiyatına yönelen yazar, ağırlıklı olarak çocuklara ve ilk gençlik çağına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

    Çocuk edebiyatı dışında kalan deneme, anlatı ve öyküleri Hayalet Gemi, Bir Yeni Biçem, İnsan, Damar gibi farklı edebiyat dergilerinde yayınlandı.

    Pek çok kurumdan ödül alan Miyase Sertbarut, Ankara’da yaşıyor.

    --reklam--

    Miyase Sertbarut Kitapları - Eserleri

    • Sisin Sakladıkları
    • Kapiland'ın Kobayları
    • Çöp Plaza
    • Ünsüz Youtuberın Günlüğü
    • Kapiland'ın Karanlık Yüzü
    • Kimsin Sen?
    • Kapiland'ın Kıyameti
    • Ünsüz Youtuber'ın Günlüğü
    • Yuan Huan'ın Kulübesi
    • Ortak Ruh
    • Buz Bebekler
    • Komşumuz Çok Acayip
    • Hayaller Hawaii
    • Sınıfta Kalanlar Okul Açtılar
    • Kapiland'ın Külleri
    • Yalancı Portakal
    • Yılankale
    • Tuna'nın Büyülü Gemisi
    • Kırmızı Kartal
    • Koşkent'in Kayıp Çocukları
    • Tarlakoz'un Tuzağı
    • Kaçak Köpek Biber
    • Gerçekle Büyümek Düşlerle Yürümek
    • Bir Dilek Tut
    • İkizler İz Peşinde
    • Çocukluğumun Tanrısı
    • Yasak Oyun
    • Pamir'in Parmakları
    • Altın Avcıları Plajda
    • Sil Baştan Aşk
    • Sarı Maymun
    • Yeniden Doğuş
    • Yangın Tüpüyle Uçan Çocuk
    • Dedemin Sihirli Dükkanı
    • Çöp Plaza
    • Bir Gün Herkes...
    • Saat Canavarı
    • Akvaryumdaki Denizkızı
    • Mezarlıktaki Gölge
    • Piper Pa-25
    • Emre ile Cemre 2
    • Karne Hediyesi At Kestanesi
    • Emre ile Cemre 4
    • Emre ile Cemre 7
    • Emre ile Cemre 5
    • Emre ile Cemre 3
    • Emre ile Cemre 1
    • Kırmızı Başlıklı Ispanak
    • Dedemin Sihirli Dükkanı
    • Kokusunu Arayan Çilek
    • Emre ile Cemre 10
    • Emre ile Cemre 8
    • Emre ile Cemre 6
    • Emre ile Cemre 9 / Düğünde
    • Karne Hediyesi & At Kestanesi
    • Çınar Ağacındaki Gizli Geçit

    --reklam--

    Miyase Sertbarut Alıntıları - Sözleri

    • ...insan ne acayipdi?Kendini herşeyin sahibi sayıyordu.Doğayı,hayvanları istediği gibi yönlendirmek istiyordu.İşine gelmeyince açlığa susuzluğa terk ediyordu. (Ortak Ruh)
    • Dünya kuruldu kurulalı sayıca az olanların inancı, çoğunluğun inancından her zaman daha sağlamdı. (Kapiland'ın Karanlık Yüzü)
    • Büyü denilen şey, yalnızca çalışınca gerçekleşiyordu. (Tuna'nın Büyülü Gemisi)
    • "Herkesin bir hikayesi vardır. Hepsi kıymetlidir; bilmek istersin, duymak, dinlemek istersin, anlatırlarsa kendi hayatına eklersin. Çünkü dünya en büyük hikayedir ve yazılmaya devam etmektedir." (Yuan Huan'ın Kulübesi)
    • Dağ tepesinde bir çam olmasan Vadide bir çalı ol, Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın Çalı olmasan bir ot parçası ol bir yola neşe ver Misk çiçeği olmasan saz ol Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın. Dünyada hepimiz için bir şey var Yapacağınız iş size en yakın olan iştir Cadde olamasan patika ol Güneş olamasan yıldız ol Kazanmakla ya da yitirmekle ölçme kendini Sen her neysen ,onun en iyisi olmalısın. (Gerçekle Büyümek Düşlerle Yürümek)
    • Biz düşmanlarımızı sayısını değil ,dostlarımızın sayısını artırmalıyız . (Yılankale)
    • Başka bir şeye odaklıydı onlar, tartışmaya... Galiba hayat istediğim şeyi vermemek için inat ediyor. (Ünsüz Youtuberın Günlüğü)
    • İnsanları sevmek, neşeli olmak, ağaçların hayvanların dilini bilmek, zora gelince kaçmamak... (Yalancı Portakal)
    • Hayvanlar için eziyet olan bu durum insanlara nasıl keyif verebilirdi? (Ortak Ruh)
    • İnsanlar bilmediklerini biliyor gibi, yaşamadıklarını yaşamış gibi gösterebiliyordu (Yılankale)
    • Marjinal olmayı seviyorsun demek. Ama bence asıl marjinallik nedir, biliyor musun evlat. Kendi adını sevmen... Yani asıl marjinallik "Hayri" olmakta. Çünkü herkes ancak başkası gibi olunca, birine özenince farklı olabileceğini düşünüyor, sen kendin olunca herkesten farklı olursun zaten. (Kapiland'ın Kobayları)
    • Evet bu nasıl oldu? Niçin oldu? Yanıtı yaptıklarımızda... Buna biz neden olduk. Ne yazık ki böyle. Çünkü yalıtılmış bir dünya kurduk burada. Kendimizi, en çok da çocuklarımızı dış dünyadan ayırdık. Fanus içinde fanus yarattık. Doğdukları andan başlayarak özel ortamlar kurduk. Yapay güzellikler sunduk. Süt mü gerekliydi, biz 500gramı hazır tuttuk. Gerekli aşıların yanı sıra gerekmeyen aşılar yaptık. Doğa biçimlendirecekti onları, biz doğaya meydan okuduk. Şimdi başımız dertte. Bu hâlleriyle yaşamaları imkansız. (Çöp Plaza)
    • İtiraf etmeliyim ki ajandaya başladığımda yazmanın sıkıcı ve zor olduğunu düşünüyordum ya bu his geçiciymiş. İnsan beş on sayfa yazdıktan sonra, hele de kendi istediği şeyleri yazınca hiç de öyle olmuyor. Aslında şöyle oluyor; dünya üzerinde daha önce hiç kimsenin okumadığı bir kitabı ilk siz okuyormuşsunuz gibi bir heyecan yaşatıyor. (Ünsüz Youtuberın Günlüğü)
    • ekmeğini bitirdiğinde karnında tokluk, kalbinde bir boşluk hissetti.galiba pişmanlık dedikleri böyle bir şeydi. (Kapiland'ın Kıyameti)
    • Tarih... İnsanoğlunun tarihî yüz kızartıcı, mide bulandırıcı,akıldışı nice suçlarla ve cezalarla dolu. (Yılankale)
    • "Bence aşk var ama kolay bulunabilecek bir şey değil, biraz çaba istiyor...... Aşk zamanla oluşuyor, oluştuktan sonra da yakanızı kurtaramıyorsunuz. Yani aşkı biz kendimiz yaratıyoruz.." (Sil Baştan Aşk)
    • İnsan keşke dünyaya geldiği ilk günden başlayarak her şeyi hatırlayabilse, ilk fısıltıları duyabilse. ... İnsan ilk fısıltılar gibi ilk görüntüleri de hatırlayabilse... (Buz Bebekler)
    • "Good morning! Good Morning!" Mavi karga diye gülümsedi, yine yanlış zamanda söylüyor. "Hayır," dedi ses, "günaydın demenin zamanı olmaz, eğer bir uyanış içindeysen günün hangi saati olursa olsun gün, aydın demektir." "Benim uyanış içinde olduğumu da nereden çıkardın," diye içinden geçirdi İlay, "yine felsefi konuşmalar yapıyorsun." "Biraz önce, pencereden bakarken büyüdüğünün farkına varmadın mı? İşte bu senin için bir uyanıştır." (Sisin Sakladıkları)
    • "Düş kurmak, insanın en güzel sığınağı.." (Sil Baştan Aşk)
    • Günaydın demenin zamanı olmaz, eğer bir uyanış içindeysen günün hangi saati olursa olsun gün, aydın demektir. (Sisin Sakladıkları)