Kitap Künyesi
Yazar: Necip Fazıl Kısakürek
Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları
İSBN: 9789758180486
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
Tasavvuf Bahçeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Zahir ilimlerinin, mevzu genişliği itibariyle tasavvuf ilmine nisbeti, bir damlanın bir deryaya kıyası olduğu, bazı tasavvuf büyüklerinin açıkladıkları hususlardandır. Zira, tasavvufun mevzuu, yerinde de bahs ve zikrolunacağı gibi, meal olarak, Allah'ın Zatıdır. Öbür ilimlerin mevzuu, ne kadar geniş farzedilse de 'mümkinat dairesi - olabilirler alemi'nden dışarı çıkamaz. 'vücup alemi - olması gerekenler alemi'ne nisbetle 'imkan alemi - olabilirler alemi'nin ne olduğu, beyandan uzaktır. Şu halde, tasavvuf ilmi, zevki ve vicdani olduğundandır ki, şanına layık bir şekilde kalemlerin diliyle yazılması ve insanların diliyle ifadesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bağlıları tarafından pek çok kitap ve risaleler telif ve tertip edilmek suretiyle, imkan nisbetinde izahına gayret sarfedilmiş, muazzam maksat ve meseleleri de onların sohbetleri esnasında beyan ve izah olunagelmiştir...
--reklam--
Tasavvuf Bahçeleri Alıntıları - Sözleri
- Bütün düşmanlıkları kaldırırsın aradan; Lâkin kurtulamazsın hasetçi düşmanından...
- Hoşnutluk gözü; hiçbir ayıba ilişmez; Lâkin hoşnutsuz, büker bütün doğruları...
- Şükür, nimeti artırıcı; nankörlük de eksilticidir. Şükür, verilen nimetleri yerinde sarfetmekten ibarettir.
- Mümkün”e vücut isnat etmek, hayr ve kemâli ona tahsis eylemek, hakikatte onu Allah’a ortak saymak olur.
- Övülmekten zevk almak, nefsin büyük felaketlerinden olup, bundan şiddetle kaçınmak lazımdır.
- Gıybetten tövbe edip de sonra vefat eden kimse, Cennet'e girecek mü'minlerin en sonuncusu; gıybetinden tövbesiz göçenler de, cehennem azabına düşeceklerin ilkidir.
- Dönen, yoldan döner, gâyeye eren dönmez asla!
- kötü ahlak ve maddi manevi düşük vasıflardan arınmak; iyi ahlak ve üstün vasıflarla donanmaktır.
- Kanaati olmayan harisin tevekkülü sıhhatli olmaz. Tevekkülü tam olmayan müminin teslimiyetinde sıhhat bulunmaz.
- "İrade, için yanışı ve gönlün sızlayışıdır ki, her korku ve zorluğu hafifletip kolaylaştırır." denilmiştir.
- Allah hepimizi gizli-açık bütün riyakârlıklardan sakınsın. Topyekün belâlardan koruyucu olan O'dur. Hatasızlık ve doğru yola sevk, O'na aittir. Bütün hakikatlerin ipleri O'nun elindedir...
- Her kim de zikir vazifesi çoksa Allah tarafından lütufları da çoğaltılır.
- Marifetinin hakkıyla bilemedik seni, Kâinat, senin marifetlerine varamadı. Hep anlatanlar, âciz kaldılar senin vasıflarından, Bağışla bizi Allah'ım, bizler beşeriz!
- Şöyle ki, eğer bir kimsenin, faydalanacağı bir şeyle gönlünü hoş etmeye gücün yetmezse, en azından onun zararına kasdetme. Bu şekilde onu memnun edemezsen üzüntüye ve teessüre sebep olacak bir şeyle onu kederlendirme. Bir de onun methinde bulunmak istemiyorsan, bari zemmini, yerilmesini revâ görme!..
- "... Zira nefsin kerameti daha çok ister, hep ona kayar. Allah ise, seni istikametle (doğrulukla) imtihan eder! "
--reklam--
Tasavvuf Bahçeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üniversite yıllarından itibaren tasavvuf okumaları yaparım. Bu hafta yine tasavvuf ile ilgili okuma arzusu belirdi içimde. Yine aldım birkaç kitap ve okudum. Bildiğimi sandığım şeylerin üzerinden geçerken şunu fark ettim: On beş sene önce okuduğum şeyleri bugün tekraren okurken yeni şeyler öğrendim. Bugün daha anlamlı okudum. Ve karar verdim: Bu kitabı alıp kütüphaneme koyacağım on sene sonra tekrar okumak için. Metinler sabit ama bende değişen çok şey var. Özellikle son yedi yılın yaşanmışlıkları kavramları daha iyi anlama fırsatı verdi bana. Tasavvufun psikoloji ile olan bağlantısını daha iyi kavradım mesela. Yine tasavvufun bir tecrübe olduğunu, anlatı ve hikayelerden üstün olduğunu anladım. Son birkaç aydır bir ikilem yaşıyordum. Tasavvufu sorgular hale gelmiştim. Çoğu insan tasavvufu bir edebiyat, parlak cümleler kurma, kelime oyunu olarak anlıyordu. Bir ara ben de kendimi kaptırdığımı hissettim. Yolun sonuna değil yolun kendisine kaptırmışım kendimi. Kelimesiz olmuyor ama çoğu zaman da kaydırabiliyor kelimeler insanın ayağını. Sadece telaffuz edilen kelimelerden bahsetmiyorum görsel, işitsel ve burna dokunan kelimeler de dahil... On sene sonra tekrar okumak üzere inşallah, kitabın kapağını kapatıyorum. (Vakti Garîbe Âlemi Muhal)
Hacmi küçük , muhtevası büyük olan bu eser her kitaplıkta bulunması gereken ve bir defa da değil bir kaç defa okunması gereken başucu kitaplarındandır . Üstad , efendim ve kurtarıcım diye betimlediği şeyhi Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hz.lerinin dilinden dökülen hakikatleri büyük bir sarraf titizliğiyle derleyip bu kitapçıkta toplamıştır . Tasavvuf öyle bir deryadır ki , tek bir kitap okuyarak anlaşılabilecek , daha doğrusu sadece okumakla anlaşılabilecek bir mahiyette değildir . Çünkü bazı şeyler vardır ki ancak yaşamakla idrak edilebilecek ve sözlere dökülemeyecek niteliktedir . Dolayısıyla bu eser de bir defa okumakla tamamı idrak edilebilecek bir düzeyde değildir . Herkes nasibi kadarını alır . Buna üstadın büyüleyici anlatımını da eklersek ne demek istediğim daha iyi anlaşılabilir diye düşünüyorum. İşte bu yüzden bir defa değil , zaman içerisinde tekrar okunması gereken bir eserdir. Ancak öncelikle kalpte bir devrim olması gerekir elbette ... (Ayşe Tuğba Şahin)
N.F.K. Başlangıç Zahir ilimlerinin, mevzu genişliği itibariyle tasavvuf ilmine nisbeti, bir damlanın bir deryaya kıyası gibi olduğu, bazı tasavvuf büyüklerinin açıkladıkları hususlardandır. Zira, tasavvufun mevzuu, yerinde de bahs ve zikrolunacağı gibi, meâl olarak, Allah’ın Zâtıdır. Öbür ilimlerin, mevzûu, ne kadar geniş farzedilse de «mümkinât dairesi- olabilirler âlemi»nden dışarı çıkamaz. «vücup âlemi- olması gerekenler âlemi»ne nisbetle «imkân âlemi- olabilirler âlemi»nin ne olduğu, beyandan uzaktır. Şu halde, tasavvuf ilmi, zevkî ve vicdanî olduğundandır ki, şanına lâyık bir şekilde kalemlerin diliyle yazılması ve insanların diliyle ifadesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bağlıları tarafından pek çok kitap ve risaleler telif ve tertip edilmek suretiyle, imkân nisbetinde izahına gayret sarf edilmiş, muazzam maksat ve meseleleri de onların sohbetleri esnasında beyan ve izah oluna gelmiştir. Bu fakir ve âciz de işbu risaleyi gösterdiğimiz bu üç kısım üzerine inşa etmeyi uygun görmüştür. Bu kitapların bir bölümü de, velîlerin kerametleri ve menkıbeleri, bazı hususî kişilerin faziletleri ve kemâlleri hakkında telif ve tertip olunmuş risalelerdir. Bu kısım risalelerin faydaları, zikri geçen kısımlara nazaran daha az olduğu ve hususiyle bu risaleler, ihlaslarında ifrata kaçanların şahsî fikirlerinden kaynaklanmış bulunduğu için, itibara değer görülmemiş ve bu yüzden de risalemiz, bunların muhteviyatının pek çoğundan uzak tutulmuştur. Bir kısmı da virdler ve zikirler, dualar, hizipler ve bir takım isimlerin hususiyetlerine ait olup, ancak, sahiplerine yararlı; mürid ve sâliklere faydası sınırlı, âdeta zahirî ibadetlerden kopmuş şahıslara mahsus olduğundan, risalemiz, bunu da içine almış değildir. Diğer bir kısım ise, Allah dostlarının, büyüklerin sohbetleri ve teveccühleri esnasında sükût ettikleri ve murakabeye daldıkları zaman, Dlâhî tecellî dairesinden yansıma ve dökülme yoluyla aldıkları ilimler ve Dlâhî marifetleridir ki, söz ve kalemle beyanı kabil olmadığından, ancak bu meşrep için, sır ve hakikatlere ulaştırıcı bir melekenin kazanılmasına hizmet edegelmiş bir haldir. Bu da ancak sahibine hüccet teşkil ettiğinden risalemiz bu bahsin de dışında kalmıştır..... der muazzam bir eser okuyun (عشق üç harf beş nokta)
--reklam--
Tasavvuf Bahçeleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Tasavvuf Bahçeleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tasavvuf Bahçeleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
- Çile
- Çöle İnen Nur
- Bir Adam Yaratmak
- O ve Ben
- Reis Bey
- Aynadaki Yalan
- İmân ve Aksiyon
- Son Devrin Din Mazlumları
- Kafa Kağıdı
- Hikayelerim
- Tohum
- İdeolocya Örgüsü
- Sabır Taşı
- Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
- Doğru Yolun Sapık Kolları
- Yunus Emre
- Cinnet Mustatili
- Ahşap Konak
- Mümin - Kâfir
- Dünya Bir İnkılap Bekliyor
- Sahte Kahramanlar
- Hazreti Ali
- Abdülhamid Han
- Bâbıâli
- Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
- İbrahim Ethem
- Ulu Hakan
- Esselam
- Peygamber Halkası
- Para
- Siyah Pelerinli Adam
- Tasavvuf Bahçeleri
- Kanlı Sarık
- Canım İstanbul
- Parmaksız Salih
- Mukaddes Emanet
- İman ve İslâm Atlası
- Püf Noktası
- Hesaplaşma
- Müdafaalarım
- Yeniçeri
- Bediüzzaman Said Nursi
- Künye
- Nur Harmanı
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
- İstanbula Hasret
- Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
- Türkiye'nin Manzarası
- Öfke ve Hiciv
- Deprem
- Veliler Ordusundan 333
- Rabıta-i Şerife
- At'a Senfoni
- Ufuk çizgisi
- Başbuğ Velilerden 33
- Dininizi Öğreniniz
- Hac
- Reşahat
- İhtilal
- Benim Gözümde Menderes
- Moskof
- Mektubat
- Hitabeler
- Konuşmalar
- Vatan Şairi Namık Kemal
- Katibim
- En Kötü Patron
- Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
- Gönül Nimetleri
- Edebiyat Mahkemeleri
- Villa Semer
- Hücum ve Polemik
- Rapor 1/2
- Nasreddin Hoca
- Çerçeve 1
- Şiirlerim
- Namık Kemal
- Başmakalelerim 1
- Cinnet Mustatili
- Tiyatro ve Tesiri
- Büyük Doğu Cemiyeti
- Rapor 5/6
- Çerçeve 2
- Rapor 3/4
- Rapor 11/13
- Rapor 7/8
- Dil ve Edebiyat
- Rapor 9/10
- Çerçeve 3
- Vesikalar Konuşuyor
- Hadiselerin Muhasebesi 1
- Başmakalelerim 2
- Senaryo Romanlarım (kod38)
- Büyük Kapı
- Necip Fazıl Bibliyografyası
- Savaş Yazıları 1
- Rapor 7/9
- Çerçeve 4
- Başmakalelerim 3
- Rapor 4/6
- Savaş Yazıları 2
- Çerçeve 6
- Hadiselerin Muhasebesi 3
- Hadiselerin Muhasebesi 2
- Rapor 1/3
- Çerçeve 5
- Ruh Burkuntularından Hikayeler
- 101 Hadis
- Aynadaki Yalan
- Para
- İki Hitabe
- Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
- Ben ve Ötesi
- Necip Fazıl Kısakürek
- Altun Halka
- Tiyatro Eserleri 1-2-3
- Yolumuz Halimiz Çaremiz
- Hikayelerim
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
- Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
- Seçilmiş Əsərləri
- Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
- Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
- Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın İki gözün iki çeşmeymiş Saçına ak düşmüş, Kahırdan elin yüzün buruşmuş, Gözlerin yolda kalmış Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim, Bugün yaşıyanlardanım, Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
- Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
- Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Mekanı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
- Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
- İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
- Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
- "Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir." Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan. İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
- Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
- İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
- Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri... Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
- İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
- “Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
- Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
- Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
- “Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- - Ne o Selma, ağlıyor musun? - Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
- Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- - Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola! Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
- Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş: Sağ elimde Adnan var!.. Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı... Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın... Elveda Adnan Bey! İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!.. Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin