Kitap Künyesi
Yazar: Hasan el-Benna
Çevirmen: Cuma Karan
Çevirmen: Ayetullah Güneş
Yayın Evi: Nida Yayınları
İSBN: 9759508036
Sayfa Sayısı: 326
Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"...Fıkhın hükümü geneldir. Çünkü maksadı dinin minaresini yükseltmek ve onu yüceltmektir. Tasavvufun hükmü ise,hastır,özeldir genel değildir. Çünü o kul ile Rabbi arasında olan bir muameledir. Dolayısıyla fakih kimsenin, sufi kimseye itirazı doğrudur;ancak sufinin fakihe itirazı kimsenin, sufi kimseye itirazı doğrudur.; ancak sufinin fakihe itirazı doğru olmaz. Tasavvufların fıkha dönüp onunla yetinmek mümkündür. Ancak tasavvuf fıkıhsız olmaz. Her ne kadar mertebe itibariyle tasavvuf fıkıhtan üstün olsada fıkıh bırakılıp tasavvufa gidilemez. Tasavvuf fıkıhsız olamaz.
Ancak fıkıh daha sağlam ve maslahat açısından daha geneldir. Bunun için şöyle söylenmiştir:
'Sufi, fıkıhçı olmalıdır; ancak her fıkıhçı sufi olmayabilir;"
Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi Alıntıları - Sözleri
- "Dünya kalbe yerleştiğinde âhiret oradan göç eder..!"
- "Şer zinciri birdir. Birine kendini kaptıran diğerinden artık kendini kurtaramıyor."
- Allah'a itaat etme yolunda çaba göstermek; nefsi, insanlığın kirliliğinden kurtarmaktır.
- "Bu zamanda en iyi ve hayırlı dost ise kitaptır."
- "Duruşu seni uyandıracak, davranışı seni hayra götürecek, gördüğünde sana Allah'ı hatırlatacak insanları bul."
- Âlim; Resûlullah'ın sözlerini, İhlâslı olma şartıyla ilim ve eğitim yönünden almıştır. Âbid; oruç tutan, gece kıyama devam eden ve nefisle mücadele edendir. Sufi (Ârif) ise; Resûlullah'ın ilim ve fiillerine varis olandır.
- "Her türlü fesat, başını almış yürümüş ve haramlar mübahlaştırılmıştı."
- "Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz."
- "Kul, Allah'a karşı edepte ne kadar yükselirse o kadar terakki eder."
- "Şehvetlerine uyup, gaflet meydanlarında at koşturdular."
- "İnsan nefsinin ıslahı, arzulanan her hayrın temelidir.."
- "Bize Allah'ın yazdığından ve vaat ettiği hayırdan başkası isabet edemez."
- "Utanma duygusunu kaybetmiş, fıtratları bozulmuş kötü niyetli, sinsi bir nesil ortaya çıktı."
- "Sufi, fıkıhçı olmalıdır ancak her fıkıhçı Sufi olmayabilir."
- "Bedeni ve cismani hastalıklardan şikayeti olanın, ruhi hastalıklarını ihmal etmesi, ona ilaç bulmaya çalışmaması, garipsenecek bir durumdur doğrusu."
Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
OKUMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.: Merhum Hasan El Benna'nın diğer eserleri gibi bu eseri de çok değerli. Tasavvufa farklı ve tatmin edici bakışının yanı sıra farklı konularla da ilgili doyurucu bilgilerin yer aldığı güzel bir kitap. (Volkan ÖZDEMİR)
Eser iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tasavvuf bütün yönleriyle ele alınmış olup tasavvuf nedir ne değildir çeşitli yollarla açıklamıştır. Bilindik, bilinmedik alim ve sufilerin tasavvuf hakkındaki görüş ve yorumlarına yer verilmiş, zahiri ve batıni ilim açıklanmış, zikrin hükümlerine yer verilmiştir. Bütün bu açıklamaların sonunda ise talebelerden gelen mektuplara/sorulara cevaplar verilmiştir. İkinci bölümde, eğitim ve ahlakla ilgili neler yapılmalı, toplum ahlakını düzeltmek için nerelerde değişikliklere gidilmeli gibi pek çok soruya ayet ve hadislerden faydalanılarak cevaplar verilmiştir. Günümüzde belki de birçok insanın sorguladığı, huşu içinde namaz kılamıyorum, riya içerisinde mi amel ediyorum, büyük günahlara girdim tövbe etsem kabul olur mu gibi pek çok soru mektuplar ve kısalarla desteklenerek cevaplandırılmıştır. Kumar, fuhuş gibi büyük günahlara değinilmiş ölüm ve ölüme hazırlık konularıyla kitap sonlandırılmıştır. Okurken hiçbir şey bilmediğimi hissettim ve kitaptan öğrendiğim pek çok şey oldu. Kıssalara yer verilmiş olması ayrıca etkileyici olmuştu. Tasavvufa ilgisi olanların ilk olarak bu kitabı okumalarını öneririm. (Şerife)
Şehid Hasan el-Benna, İslam'ın yılmayan savunucusu olmuştur. Onun sadece bir davanın önderi değil, aynı zamanda o davanın ilmi çerçevesini belirleyen mütefekkiri olduğunu göreceksiniz. Hasan el-Benna'nın her eseri okumaya değer eserlerden. İlmiyle, takvasıyla, eğitim metodlarıyla, mücahidliğiyle, hayatını, mücadelesini bütün Müslümanların öğrenmesi ve örnek alması gereken çok özel, güçlü bir şahsiyet... (Amine Türkmen)
Kitabın Yazarı Hasan el-Benna Kimdir?
İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ Mısırlı siyasi ve dinsel önder. Müslüman Kardeşler adlı örgütün kurucusudur. Genç yaşta dinsel konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923'te Kahire'de dinsel ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darül-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927'de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiye'de bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşleri kurdu. 1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula atandı. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşlere üyeydi ve Örgüt Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu. Örgüt üyelerinin birçoğu hükümetin ulusal çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir süre daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri yönetim açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Benna'nın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşi'nin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahirede öldürüldü. Hasan el-Benna Davetuna, Nahvün-Nur, Akidetuna, el-İhvanül Müslimun tahte Rayetül-Kuran, Muskilatuna fi daval Nizamil-İslam, Müzekkiratüd-Dava ved-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı ulusal bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman ulusların İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman ulusların geri kalmasının nedeni din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler örgütünün amacı da bu programı gerçekleştirmekti. Mısır'ın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları aracılığıyla görüşlerini yaşama geçirmeye çalışan Hasan el-Benna'nın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.
Hasan el-Benna Kitapları - Eserleri
- Müslüman Kızlara
- Hatıralarım
- Risaleler
- Davet Esasları
- Müslüman Kadın
- Müslüman Kardeşler Teşkilatı
- Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi
- Dualar ve Zikirler / El- Me'surat
- On İlkemiz
- Davanın Esasları
- Gençlik ve Cihad
- İslam ve Siyaset
- İnsanları Neye Davet Ediyoruz?
- Dava ve Davetçinin Hatıraları
- Risaleler 1
- İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları
- İslamı Nasıl Anlamalıyız?
- İslam’da Kadının Değeri
- Davamızın İlkeleri
- Gençlik İman ve Cihad
- Risaleler 2
- Tefsir Risalesi
- Risaleler 4
- İslam Akaidinde Tevhid
- Risaleler 5
- Risaleler 3
- Akaid Risalesi
- İslam Nedir?
- Risaleler 8
- Risaleler 7
- Risaleler 6
- Hadis Risalesi
- Risaleler 14
- Risaleler 13
- Risaleler 12
- Risaleler 11
- Risaleler 10
- Risaleler 9
- Cuma Sohbetleri
- Çağımız ve Meselelerimiz
- Fıkıh Risalesi
- Davetimiz Nura Doğru
- Kur'an'a Giriş
- İslam Işığında Problemlerimiz
- Hasan El - Benna Konuşuyor
- Cihadın Esasları
- Allah Erine Hitabeler
- Hatıralarım
- Cuma Minberinden Hutbeler
- Bir İslam Şehidinden Mektuplar 1
- Öncü Şahsiyetler
- Bir İslam Şehidinden Mektuplar Seti-4 Kitap Takım
Hasan el-Benna Alıntıları - Sözleri
- Allah yolunda bir hicret İnşallah onun yolunda davet. (Dava ve Davetçinin Hatıraları)
- Milletin görüşüne saygı, milletin mecliste temsil edilmesi ve idareye tam olarak katılmasını gerektirir. (İslam Işığında Problemlerimiz)
- “Şüphesiz ki, Allah sizlerden cahiliyet devri gururlarını, babalarla övünmeyi kaldırmıştır. Bütün insanlar Hz. Âdem'in neslindendir. Hz. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arabin Arab olmayana üstünlüğü ancak takva iledir.” (Tirmizî) (Davanın Esasları)
- Her hal üzere doğru Hükümle Hareket ederek ve adaletli olmaya önem vermelisin. Sinirin sana güzellikleri unutturmamalı. (Davamızın İlkeleri)
- Akıllı kişi iş olmadan önce düşünen ve tedbirini alandır. (İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları)
- Bizler, devamlı işin kolay tarafını arıyoruz. Başka bir şey düşünmüyoruz. Hürriyetin ve istiklâlin çalışmadan, gökten zembille ineceğini sanıyoruz. Halbuki gök ne altın yağdırır, ne de gümüş!.. Ne hürriyet verir, ne de, istiklâl!.. (Risaleler 2)
- "Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu." (Nisa/164) (Akaid Risalesi)
- "İnsan nefsinin ıslahı, arzulanan her hayrın temelidir.." (Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi)
- İslam, İslam ümmetinin egemenliğinde ve diğer milletlere yol gösterici rolünde karar kılmış, Kur'an-ı Kerim de bu hususu birçok ayette desteklemiştir. (İslam ve Siyaset)
- "(Ey Muhammed!) Yüz çevirenlere de ki : 'Allah bana yeter. O' ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." Tevbe, 129/7 (Dualar ve Zikirler / El- Me'surat)
- Eğer bugün kendi görüşümüzü ortaya koymazsak, öteki fikirlere boyun eğmek zorunda kalacağız. Yarın onları kabul edeceğiz -yarın ise çok yakındır- onlara boyun eğeceğiz. Ben küllerin içindeki bu kıvılcımı görüyorum. Korkarım ki bu kıvılcım yarın parlayacaktır. (İslam Işığında Problemlerimiz)
- "Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz?" (Nuh/13) (Tefsir Risalesi)
- İslâm, kadına esas olarak tabii bir vazife vermiştir. Bu da evin iç idaresi ve çocuk terbiyesidir. Kadın bir genç kız olarak aile olmak için hazırlık yapar. Bir eş olarak evine, kocasına ve çocuklarına ait olur. Bütün zamanını evine ayırır. O evin efendisi, idarecisi ve kraliçesidir. (Müslüman Kızlara)
- Mühim olan, çok söylemek değil, çok çalışmaktır. (Müslüman Kardeşler Teşkilatı)
- " Hasta dua eder, şifa bulur. Yolunu şaşıran dua eder, hidayete kavuşur. Çünkü her şey Allah'ın kudretiyle olur. Allah (c.c) arzu edilen şeyin elde edilmesi için kendine yönelmeyi, ondan yardım istemeyi bir sebep kılmıştır. Yeterki duanın kabulü için gereken şartlar bulunsun." (Risaleler 3)
- Üzerinde Allah'ın adının zikredilmediği abdest geçerli değildir. Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud ve İbn Mace (Fıkıh Risalesi)
- "Seni ALLAH için seviyorum." diyene, "Beni kendisi için sevdiğin ALLAH'ta seni sevsin" denir. (Risaleler)
- Biz müslümanların vazifesi, ilk önce kendini düzeltmek sonra başkalarını hakikate davet etmektir. (Risaleler 2)
- "Allah Teâlâ'ya hamd olsun. Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'e O' nun âlına ve ashabına ve davetine kıyamet gününe kadar yayanlara salât ve selâm olsun." (İslam Nedir?)
- Hz. Ömer (ra) kıtlık senesinde hırsızların elinin kesilmesini yasaklamıştır. Yeryüzünde saf İslam nizamı kadar gelişmeleri kabul eden, İslam nizamı kadar kolay, kullanılır ve geniş prensipleri ileri süren başka bir sistem var mıdır? (İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin