Kitap Künyesi
Yazar: Michel Houellebecq
Çevirmen: Osman Senemoğlu
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750718151
Sayfa Sayısı: 312
--reklam--
Temel Parçacıklar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İki üvey kardeş, iki farklı yaşam ve aşk anlayışı... Başarılı bir moleküler biyolog, matematiksel yaklaşımıyla insan sevgisinden ve cinsellikten uzak yaşayan Michel; vasat bir edebiyat öğretmeni, cinsel hazzın peşinden koşan, seks takıntılı Bruno. Üzerlerindeyse, özgürlük ve aşkın peşinden koşarak Amerika'ya giderken, çocuklarını büyükannelerine bırakan ve bu iki anti kahramanın travmalarının sorumlusu bir annenin gölgesi.
Birbirlerinin varlığından haberdar olmaksızın, büyükanneleri tarafından dış dünyadan korunarak yetiştirilen ve rastlantılar sonucunda karşılaşan taban tabana zıt iki kardeş ve onların âşık oldukları kadınlarla daha da çetrefil bir hal alan hayatları.
Michel ve Bruno'nun hayat karşısındaki başarısızlıkları, bencilliği aşan değerler yaratamayan tüketim toplumunun ve toplumsal olarak yıkıcı bir hal alan narsisizmin başarısızlığına bir yanıt sanki. Houellebecq'in yeni binyılın hemen öncesinde kaleme aldığı, insan ilişkilerine karamsar bir gerçekçilikle yaklaşan bu roman yayımlandığında, gerek dili gerek bazı temel meselelere alışılmışın dışındaki yaklaşımıyla, dünyada adeta bir manevi kaos yarattı; 2000'lerin insanını, yeni Frankenstein olarak kendi kendisiyle tanıştırdı.
--reklam--
Temel Parçacıklar Alıntıları - Sözleri
- . Hayatı sevmediğinizde bile üremek ilginç bir fikir. ...
- Çocuklar büyüklerin kendileri için yaptıkları dünyaya katlanıyorlar, ellerinden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyorlar, sonra, genellikle, tam bir benzerini yapıyorlar.
- "Sonuçta sadece yalnızlık, soğuk ve sessizlik var. Sonuçta sadece ölüm var.”
- . Şimdiyi düşündüğümüzde, şansa olan inanç ile determinizm lehine olan kanıtlar arasında çılgınca sapıyoruz. Ancak geçmişi düşündüğümüzde, her şeyin planlandığı gibi gerçekleştiği aşikar görünüyor. ...
- Çocuklar büyüklerin kendileri için yaptıkları dünyaya katlanıyorlar, ellerinden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyorlar, sonra, genellikler, tam bir benzerini yapıyorlar.
- Dünya, bizim onun hakkında bildiklerimizin toplamina eşit.
- Başkalarının özgürlüğü; benimkini sonsuza dek genişletir. "M.Bukanin"
- Eski Mısır' da firavunların tanrılastirilmalarindan beri, insanlık tarihinde hiçbir şey, Avrupa ve Amerika gençliğinin " rock starlara" beslediği derin hayranlıkla karşılaştırilamaz.
- "Kırk yaş bunalımın kurbanı olan bir erkek yalnızca yaşamak, biraz daha yaşamak ister; küçük bir uzatma ister"
- "Çocukluğun sonsuzluğu kısa bir sonsuzluktur "
- "uzun yıllar sonra küçük burjuvaların dünyasının, memur ve orta halli yöneticilerin dünyasının, o dönemde hippilerin temsil ettiği marjinal gençlerin dünyasından daha hoşgörülü, daha konuksever ve daha açık olduğunu anlayacaktı"
- "Evren yavaş ve soğuktu "
- "Bir amaca yönelik yaşam, anılara pek yer vermez "
- "Ama insan denen yaratık hiyerarşiler yaratmakta pek eli çabuktur. Kendini benzerlerinden üstün görmek için can atar "
--reklam--
Temel Parçacıklar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Birbirinden oldukça farklı hayat anlayışına sahip iki üvey kardeşi anlatıyor Temel Parçacıklar. Her iki kardeş de mutsuz çocuklukları ve ebeveynleriyle sağlıklı ilişki kuramamış olmanın yarattığı ruhsal tahribatla farklı şekillerde başetme yoluna gitmiş; biri cinsel hazzı hayatının merkezine yerleştirmiş bir edebiyat öğretmeni, diğeri ise (ki bu yazarın ta kendisi, hatta yazar direkt Michel adını vermiş bu karaktere) hayatını bilime adamış ve yalnız bir moleküler biyolog. Houellebecq’in fırtınalı iç dünyasını, yer yer karanlık noktaları olan labirentlerle dolu zihnini açtığı kitap bu. O nedenle yazarı tanımak, anlamak ve İtaat başta olmak üzere diğer eserlerinin nasıl doğduğunu görmek okunması gereken kitap bu aslında. Yazarın hikayesinin arka planında 1960-1980 yılları arasında, başta cinsel özgürlük olmak üzere, Fransız toplumu ve genel olarak dünyada meydana gelen toplumsal değişiklikleri görüyoruz -ki bu kısım bana Annie Ernaux’nun Seneler’ini anımsattı. Houellebecq, 2. Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknolojik gelişmeler ışığında ilerlemeyi seçen toplumun bu sayede skolastik düşünceden kurtulmakla beraber, materyalist, bireyselci, bencil, insani duygulardan uzaklaşmış, yalnız ve mutsuz, diğer insanlarla sağlıklı bağ kuramayan bireylerden ibaret olmaya doğru evrilmesini eleştiriyor. Moleküler biyolog karakterimizin bilimsel çalışmalarının detaylarında biraz kaybolsam da insanın biyolojik evrimi ile toplumların sosyolojik evrimi arasında paralellik kurarak meselelere yaklaşımı çok hoşuma gitti. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde her iki kardeşin de çocuklukları ve toplumun değişim süreci anlatılıyor ki çok sevdim bu bölümü. İkinci bölümde bu kez karakterlerin nasıl yetişkinler olduklarını okuyoruz. Üçüncü ve en sürprizli bölüm ise bir ütopya/bilimkurgu tarzında, romanı bambaşka bir yere taşıyan, Houellbecq’in kafanızdaki konumunu çok değiştirecek, moleküler biyolog karakterimizin çalışmalarıyla toplumsal sorunlara çözüm bulduğu kısım. Müstehcenlikten rahatsız oluyorsanız önermem ama ben çok severek okudum. Bunun dışında Houellebecq okumak istiyorsanız tanışma kitabınız bence bu olsun. (İpek Dadakçı)
21yy distopya denemesi: Michel son derece determinist kafa yapısına sahip bir biyologdur. Sevgiyi tanımamıştır. Cinsel yaşamındaki eksiklikleri alışveriş ederek, sakinleştiriciler kullanarak, laboratuvarında araştırmalar yaparak gidermeye çalışmaktadır. Bir noktadan sonra araştırmaları dünyanın çehresini degiştirecek bir aşamaya varacaktır. Bruno ise umutsuz bir cinsel haz arayışı içindedir. 68'lilerin kurduğu bir kampingde geçirdiği günler yaşamını değiştirecek midir? Belki de bir gece jakuzide karşılaştığı davetkar kadın ona mutluluğu yakalamanın yolunu gösterebilir. İki üvey kardeş ailevi ve duygusal yaşantılarıyla, eğer bir değişimin habercisi değilseler, Batı'nın kendi kendini yok edişinin kusursuz birer örneğini oluşturuyorlar. (Arka kapaktan) Çağdaş Fransız edebiyatının aykırı ismi olan yazar; eserleri ile röportajlarında gerçek isimlere yer verip eleştirmesi ve dinlere (Müslümanlığa hakaretten beraat etmiş) saldırmasıyla dünya edebiyatında bir yer edinmiş. Eseri özelinde bakacak olursak; farklı üvey kardeşler Michel ve Bruno'nun yaşam kurgusunda da bu durumu rahatlıkla söyleyebiliriz. Aile sevgisinden yoksun büyümüş çocuklardan Bruno'nun büyüdüğünde adeta seks delisi, tatmin olmayan kişiliğe bürünmesi, kardeşi Michel'in dünyanın ünlü biyologlarından olmasına rağmen iç dünyasında utangaç ve yine tatminsiz karakteri Aydınlanma'dan geçmiş Batı Dünyası'nın özgürlükçü ağlar altında yalpalamasını, modern ile postmodern unsurlar arası savrulmasını görüyoruz. Materyalist değerlere ağırlık veren gençliğin sadi-mazoşist eylemlere ve intihara yönelmesini de. Her iki kardeşin sonunu seyrettiğiniz kitap adeta; Michel'in icat ettiği genetik -ölümsüz insan nitelemesinin gerçekleşmesi ile, herkes göre değişken ütopya ile distopya arası bir yere oturuyor. Biyoloji ile Fizik terimleriyle kuramların ayrıntılı olarak anlatıldığı (sıkıcı bölümler! ) fakat geleceğin dünyasına fizikçi ve edebiyatçılarla (Marx- Prosut-Mann...) büyük vurgular yapabilen fizikteki bir teoriden adını alan eser; ayrıntıda aşırı cinsel fanteziler (erotizm) barındırsa da okunmaya değer... (Hayat Bu)
Michel Houellebecq kitabına tema olarak Batı Uygarlığının yaşadığı toplumsal krizi ve çöküşü seçmiş. Birey olma kültürünün, kapitalist tüketim ekonomisinin,yazarın düşüncesine göre sağlıklı bir toplum olabilmenin temel dinamiklerini nasıl çözdüğünü , toplumu nasıl atomize ettiğini anlatmaya çalışmış. Materyalizmin dinin etkisini kırması,nihilizmin ideolojileri,töre ve gelenekleri anlamsız hale getirişinin ardından gelen Bireyciliğin Batı Uygarlığını bedensel hazları tek ülkü olarak olarak insan bıraktığını bunun sonucunda da Batı Uygarlığının kendi çöküşünü kendisinin hazırladığını vurgulamak istemiş. Dine ,tanrıya inancı savunan bir insan değil aslında. Belki bireysel olarak bir tanrı inancı vardır ama özünde 'dincilik yapma' kaygısı taşıyan biri değil. Toplumun sağlıklı bir şekilde ayakta kalıp gelecek kuşaklara kendisini ve kültürünü taşıyabilmesinin temelinin üremekten geçtiğine ve üremenin düzgün ve sağlıklı yolunun ise aile düzenin korunmasında geçtiğine inandığı için Hristiyan değerlerinin ve toplumsal geleneklerin pratik katkısının önemine inandığını belli oluyor. Daha geniş incelememi linkte bulabilirsiniz: https://youtu.be/NcXzZ-S6joM (Fahri Çekirge)
--reklam--
Temel Parçacıklar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michel Houellebecq - Temel Parçacıklar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Temel Parçacıklar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michel Houellebecq Kimdir?
Son yıllarda Fransa'da tartışmasız en çok okunan yazar olan Michel Houellebecq, 1956 yılında Réunion Adaları'nda doğdu. Büyükbabası ve babaannesi tarafından Crecven-Brie'de yetiştirildi. Ziraat mühendisliği okudu, 1978 yılında da yazmaya başladı. Şu anda İrlanda'da yaşıyor. Houellebecq'in Rester vivant, Le sens du combat, Renaissance adlı şiir kitapları, Interventions adlı deneme kitabı, Temel Parçacıklar ve Kuşatılmış Yaşamlar, Plateform adlı romanları vardır. Yazar ayrıca, Georges Pompidou Merkezi'nde gerçekleştirilen hareketli ve sesli enstalasyonun kitapçığı olan Opéra Bianca'ya, H. P. Lovecraft adlı biyografiye, Lanzarote adlı bir anlatı-fotoğraf kitabına imza atmıştır. Ülkesinin dışında çağdaş Fransız romancılar kuşağının önemli bir temsilcisi olan Houellebecq'in romanları yaklaşık otuz dile çevrilmiş, dünyanın pek çok yerinde büyük bir ilgiyle karşılanmıştır; Kuşatılmış Yaşamlar ise, artık bir kült kitap haline gelmiş durumdadır.
--reklam--
Michel Houellebecq Kitapları - Eserleri
- Kuşatılmış Yaşamlar
- Temel Parçacıklar
- Harita ve Topraklar
- Submission
--reklam--
Michel Houellebecq Alıntıları - Sözleri
- “Bir süpermarket reyonunda selofan kâğıdına sarılmış bir piliç budu gibi hissediyorum kendimi." (Kuşatılmış Yaşamlar)
- "Kendimi çok dipte hissediyor değilim, daha çok etrafımdaki dünya bana yüksek görünüyor." (Kuşatılmış Yaşamlar)
- Sürüp giden can sıkıntısı dayanılacak bir durum değildir: Er ya da geç gerçek bir acının algılanışına dönüşecektir; bu da insana iyice acı verecektir; işte bana olan da tam olarak bu. (Kuşatılmış Yaşamlar)
- . Başyapıtı bir çıkmaz sokaktı - ama bu herhangi bir başyapıt için doğru değil mi? ... (Submission)
- "Bir insanı tanımlayan şey nedir? Durumunu öğrenmek istediğimizde, bir insana ilk olarak ne sorarız? Bazı toplumlarda, önce evli çocuklu olup olmadığı sorulur; bizim toplumlarımızdaysa, öncelikle meslek sorulur. Batı insanını her şeyden önce tanımlayan şey üretim sürecindeki yeridir, yoksa üremeyle ilgili durumu değil. (Harita ve Topraklar)
- . Hayatta her şey olabilir, özellikle hiçbir şey! ... (Kuşatılmış Yaşamlar)
- "Bir amaca yönelik yaşam, anılara pek yer vermez " (Temel Parçacıklar)
- "Kırk yaş bunalımın kurbanı olan bir erkek yalnızca yaşamak, biraz daha yaşamak ister; küçük bir uzatma ister" (Temel Parçacıklar)
- . Telefonda konuştuğumuzdaki yakınlık hissi çok şiddetliydi ve sonrasında oluşan boşluk çok acımasızdı. ... (Submission)
- Dünya, bizim onun hakkında bildiklerimizin toplamina eşit. (Temel Parçacıklar)
- . İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı. ... (Submission)
- . Kendim için yaşayamazdım ve başka kimin için yaşamak zorundaydım? ... (Submission)
- Eski Mısır' da firavunların tanrılastirilmalarindan beri, insanlık tarihinde hiçbir şey, Avrupa ve Amerika gençliğinin " rock starlara" beslediği derin hayranlıkla karşılaştırilamaz. (Temel Parçacıklar)
- Olacak şey değil, gerçekten olacak şey değil.En değersiz hayvan türlerinin bile yok olması binlerce, kimi zaman milyonlarca yıl alırken, işlenmiş ürünler birkaç gün içinde yeryüzünden silinebiliyorlar , onlara ikinci bir şans verilmiyor.. (Harita ve Topraklar)
- Bu dünyanın, daha fazla bilgi dışında her şeye ihtiyacı var. (Kuşatılmış Yaşamlar)
- "uzun yıllar sonra küçük burjuvaların dünyasının, memur ve orta halli yöneticilerin dünyasının, o dönemde hippilerin temsil ettiği marjinal gençlerin dünyasından daha hoşgörülü, daha konuksever ve daha açık olduğunu anlayacaktı" (Temel Parçacıklar)
- Bu dünyayı sevmiyorum. Kesinlikle sevmiyorum. (Kuşatılmış Yaşamlar)
- Zor olan, kurallara göre yaşamanın tam olarak yeterli olmaması. (Kuşatılmış Yaşamlar)
- . İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin kitap okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı. ... (Submission)
- Çocuklar büyüklerin kendileri için yaptıkları dünyaya katlanıyorlar, ellerinden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyorlar, sonra, genellikler, tam bir benzerini yapıyorlar. (Temel Parçacıklar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin