Kitap Künyesi

Yazar: Sinan Yağmur

Yayın Evi: Karatay Akademi

İSBN: 9786051130354

Sayfa Sayısı: 400

Tennure ve Ateş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hz. Mevlâna günümüze, asırlar öncesinden şöyle seslenmektedir: Beni çokça konuştunuz, sıkça andınız, afişlerde sözlerim sloganlaştı, ziyaretime koştunuz, andınız ancak beni anlamadınız. Anlasaydınız evlerde kavga tütmezdi, trafik ışığında geç kaldın diye cinayet işlenmezdi, yan baktın omuz çarptın diye insanlar canice bakışmazdı. Beni anlamış olsaydınız, bir elin parmakları gibi olan kardeşler terör belası ile kan kaybetmezdi. Ben "Gel" dedim, geldiniz peki gelişinizle yüreğinize ne doldurup sizde neler değişti? Cezaevleri neden tıka basa dolu? Ahlak, birlik, yardımlaşma, halden anlama masallarda kalan meziyetler olmazdı. Sahi beni gerçekten anladınız mı? Ben sizin için yanıp tutuştum, avucumda denizleri çöllerinize taşıdım, hani yetiştirdiğim güller? Beni olduğum gibi anlasaydınız. Ah anlasaydınız. Ağlatmazdınız anaları. Beni anlamış olsaydınız gökkubbe altında hoş bir sedâ bırakmanın, hoşça bakmanın mutluluğuna ermeyi o kadar kolay yakalardınız ki. Beni bir de Sinan Yağmur'un kaleminden okuyun.

Tennure ve Ateş'i Hz. Mevlâna ile yüzlerce yazılmış kitaplardan farklı kılan ömür haritasındaki bütün bilinmeyenleri kaynaklar ışığında sunarak merak edilen Mevlâna'dan maşuk Mevlâna'ya doğru bir yolculuğa çıkarmasıdır.

-Mevlâna nasıl bir babadır!

-Sosyal hayatındaki güzidelikleri neden biz gerçekleştiremiyoruz?

-Şems ne yaptı, ne eyledi de alim bir Celaleddin'i Mevlâna'laştırarak Konya'dan tüm dünyaya duyurmayı başardı!

-Şems niçin geri planda kaldı? -Mevlâna Şems dostluğunu nasıl görmeliyiz? -Mevlâna, Nasrettin Hoca ile dargın mı düştüler? -Ahi Evren Veli'yi Konya'dan kovdu mu? -Hacı Bektaş-ı Veli ile aralarında soğukluk yaşandı mı? -Yunus Emre Mevlâna tarafından dışlandı mı? -Moğollar için para karşılığı casusluk yaptığı doğru mu?

-Neden müritleri genelde mazisi suçlarla dolu tövbekârlardan ve fakirlerden oluşmaktadır? -Ana dili Türkçe iken niçin eserlerini Farsça yazdı? -Mevlâna'nın defni esnasında naaşı getirilirken vefat etmiş babasının kabirden ayağa doğru kalktığı gerçek mi,efsane mi? -Fahişelik yapan bir kadını müritliğe kabul etmesi gerçek mi?

-Mesnevisinde cinsellik ile ilgili hikayeleri anlatmakta amacı neydi? -Kimya hatunla Şems'in evliliğinde neden ısrar etti! -Oğlu Alâaddin Şems'in öldürülmesinde rol oynadı mı? -İktidarla arası nasıldı?

-Müziğe bakışı nasıldır?

(Tanıtım Bülteninden)

Hz. Mevlana'nın yaşam tarzı , anlayışları .

Tennure ve Ateş Alıntıları - Sözleri

  • Söz söylemek için önce dinlemek gerekir...
  • " Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol."
  • Gezdiği coğrafyaların üzerinde bıraktığı etki; insana olağan üstü tesir edebilecek potansiyeldedir.
  • ... asıl olan aşktır. ...
  • Kainat aşkın hürmetine yaratılmıştır.
  • " Rütbelerin en üstünü ilim rütbesidir."
  • Âlemde ne varsa aşkta vardır.
  • " Aşkı tende sananı değil, aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi..."
  • " Zaten beni senden başkası yakamazdı..."
  • Cahil bir insanın yanında kitap gibi sessiz ol.
  • " Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!"
  • Camdaki kir ve lekeye takılan, camın ötesini göremez.
  • İnsanı gerçeğe ulaştıran, ilahi özün sırlarına erdiren akıl değil aşktır.
  • " Duydum ki kapıma gelmiş, tokmak olmadığı için kapıya vurmadan geri dönmüşsün. Bilmez misin, kalp kapısının tokmağa ihtiyacı yoktur; o ancak içeriden açılır..."
  • Güzellik baktığın şeyde değil, bakışında olmalı. Yüz gözünün gördüğü değil, gönül gözüyle gördüğündür güzel olan...

Tennure ve Ateş İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yok, devam edemedim. Bu kadar berbat başlar mı bir kitap? İçerik olarak Mevlana'yı neredeyse peygamber ilan etmesi bir yana, çok fazla yazar yorumu var. Bir kısmı "yalaka takımı" diye tarif etmek de nedir? Hele gramer ve imla hataları? Bu kitabı basılmadan önce kimse okumadı mı? Böyle bir kitap neden var? Yazık. Şu basılsın diye kesilen ağaçlara yazık. (Adalia)

“Ey gözyaşı! Mademki gözümüzün kapsından çıktın gidiyorsun, Bari sevgilinin kapısına git de başını onun eşiğine koy.” “Hz. MEVLANA” Hz. Mevlana günümüze, asırlar öncesinden şöyle seslenmektedir. “Beni çokça konuştunuz, sıkça andınız, afişlerde sözlerim sloganlaştı, ziyaretime koştunuz, andınız ancak beni anlamadınız. Anlasaydınız evlerde kavga tütmezdi, trafik ışığında geç kaldın diye cinayet işlenmezdi, yan baktın omuz çarptın diye insanlar canice bakışmazdı, beni anlamış olsaydınız, bir elin parmakları gibi olan kardeşler terör belası ile kan kaybetmezdi. Ben “Gel” dedim, geldiniz peki gelişinizle yüreğinize ne doldurup sizde neler değişti? Cezaevleri neden tıka basa dolu? Ahlak, birlik, yardımlaşma, halden anlama masallarda kalan meziyetler olmazdı. Sahi beni gerçekten anladınız mı? Ben sizin için yanıp tutuştum, avucumda denizleri çöllerinize taşıdım, hani yetiştirdiğim güller? Beni olduğum gibi anlasaydınız. Ah anlasaydınız. Ağlatmadınız anaları. Beni anlamış olsaydınız gökkubbe altında hoş bir seda bırakmanın, hoşça bakmanın mutluluğuna ermeyi o kadar kolay yakalardınız ki. Beni bir de Sinan Yağmurun kaleminden okuyun” (Hakan Arıkan)

Aşkın Vuslatı: Dili gönül diline hitap eden iyi bir yazar. Bu kitabını da çok beğendim. "Aşkı anlamayanlar, aşkın adamlarını nasıl olduğu gibi anlayacaklardı ki? Aşk ile vuslata ereni aşk ile okuyup anlamak dileğiyle..." (Matematiği Matemde Biri)

Kitabın Yazarı Sinan Yağmur Kimdir?

Sinan yağmur (1965, Kırşehir doğumlu) Türk tasavvuf, aşk yazarı ve öğretmen.

Eğitimi

İlk ve orta öğrenimini Kırşehirde tamamladı, Kırşehir imam hatip lisesinden 1984 te, selçuk üniversitesi ilahiyat fakültesindende 1990 yılında mezun oldu. Aynı yıl kelam ve islam felsefesi ana bilim dalında yüksek lisansa başladı.

Özel Hayatı

1991 yılında kadınhanı imam hatip lisesinde öğretmenliğe başlayan Sinan Yağmur sırasıyla Konya İmam Hatip Lisesi, ve Meram Dr. Ali Rıza Bahadır İmam Hatip Lisesi'nde idarecilik görevlerinde bulundu, halen Naci’ye Mumcuoğlu Lisesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevini sürdüren Yağmur, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Selçuk belediyesince organize edilen aile okulunda aile içi iletişim, eşler arası sevgi köprüsü konularında konferans etkinliğinde bulunan yazar ulusal ve yerel tvlerde eğitim proğramlarına katılmıştır.

Çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmaktadır.

Sinan Yağmur Kitapları - Eserleri

  • Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana
  • Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems
  • Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
  • Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v)
  • Mesneviden Hikayeler
  • Babalar da Ağlar
  • Öğretmence Sevebilmek İnsanı
  • Aşkın Meali 1 - Hz. Yusuf ile Züleyha
  • Kerbela
  • Aşk'a Yolculuk - Veysel Karâni
  • Aşkın Gözyaşları 4 - Hallac-ı Mansur
  • Tennure ve Ateş
  • Aşkın Meali 2 - Hz. İbrahim Ve Hacer
  • Aşkın 7 Hali - Bişnev!
  • Aşka Yol Alma Defteri
  • Benim Annem Bir Melek
  • Hüzün Yanığı 1
  • Tarihimi Çok Seviyorum
  • Barış Peygamberi
  • Her Anne Bir Melektir
  • 16 Türk Devleti
  • Aşkın Gözyaşları 5 - Yunus Emre
  • Mevlana'dan İnciler
  • Aşkın Meali 3 - Hz. Ali ve Fatma
  • Hüzün Yanığı 2
  • Sevgi Öğretmeni
  • Aşk'a Yolculuk 2
  • Mesnevi'den Hikmetler
  • İmam-ı Azam Ebu Hanife
  • Ravza'nın Yıldızları-1
  • Ravza'nın Yıldızları-2
  • Ravza'nın Yıldızları-3
  • Genç Yüreklere Dokunmak
  • Aşkın Gözyaşları
  • Minik kalplere Dini Hikayeler
  • Mevlana'dan Nefesler
  • Aşkın Gözyaşları Şems - Kalem Arkası
  • Bana Tarihimizi Anlat
  • Aşkın Son Ozanı

Sinan Yağmur Alıntıları - Sözleri

  • Annelerinizin kıymetini bilin! (Her Anne Bir Melektir)
  • , "Bilginin ışığı kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur." ... (Tarihimi Çok Seviyorum)
  • Kitap okumak meslek, imtihan için değil; insan kalabilmek, aydınlanmak ve aydınlatmak için okunur. Kitap okumanın ne bir meslekle alakası vardır ne de insanın yaşı ile. Okumak alışkanlık değil,aşktır. (Sevgi Öğretmeni)
  • Ömer Bin Abdülaziz halife olduktan sonra " hiç kimse bana körü körüne itaat etmeyecek! Allah'ın emirlerine uymayan talimatlar için kula itaat yoktur ! Ben sizin en hayırlınız değil, sadece sizden biriyim." demiştir. Halife olduktan bir sene sonra onun çocukluğunu, gençliğini bilen birisi yanına yanaşıp ona şöyle demiş: "Ömer ne hale geldin sen, erimiş bir deri bir kemik kalmışsın." Halife Ömer, "Ziyad, bir de beni mezara girdikten üç gün sonra görsen ne halde olacağım," cevabını vermiş. (İmam-ı Azam Ebu Hanife)
  • İletişim, dijital ve sanal bir dünyamız var. Her şey dokunmatik… Tuşa dokun uzak yakın olsun. Klavyeye dokun uzun süreler yakın olsun. Dijital oldu her dokunduğumuz. Her şeye dokunan insanlık, esas dokunması gerekeni unuttu: GÖNÜL. (Aşkın Gözyaşları Şems - Kalem Arkası)
  • İnancımız bizi asla yarı yolda bırakmaz, ümidimiz hep kafamızda bir yerlerdedir. (Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v))
  • Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım Ben bir bahçe suluyorum gönlümde Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden Ne güller fışkırır çilelerimden Kandır, hayattır, emektir benim güllerim Korkmadım, korkmuyorum ölümden Siz çiçek getirin yalnız çiçek getirin (Öğretmence Sevebilmek İnsanı)
  • Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi 'Ben asla böyle bir şey yapmam' dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. (Barış Peygamberi)
  • "Hayata bağlı olanlar korkardı ölümden.Her şeyleri bu hayat olanlar" (Ravza'nın Yıldızları-3)
  • Her doğum yapan kadın anne değildir (Her Anne Bir Melektir)
  • Bilesin ki yari uyuyanın yarası uyumaz. (Aşkın Meali 1 - Hz. Yusuf ile Züleyha)
  • Dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana, bir şeyler anlatacağım bütün kulaklardan gizli, herkesin ortasında konuşacağım; ama senden başka duyan olmayacak söylediklerimi... (Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems)
  • Anne-babaların üzerinde en fazla durduğu konulardan birisi, çoçuklarının sağlam karakterli olmasıdır...........Doğruluk, dürüstlük, cesaret, fedakarlık, yardımseverlik, sorumluluk, vefa, sabır, azim, hak ve hukuka dikkat gibi çeşitli vasıflar ideal karakteri oluşturmaktadır. Çoçuk bu vasıfları anne-babasından görerek, anlatılanları dinleyerek ve eğitim sürecinde aktırılanları özümseyerek belli ölçüde kazanır. Bu özellikleri kazandırmada daha farklı ve yararlı yöntemler de kullanılabilir. Bu biri, tarihimizdeki mümtaz şahsiyetlerin örnek alınmasıdır.............Başka yöntemlerle kazandırılamayan bir karakter özelliği, örnek bir şahsiyetin hayatının anlatılmasıyla kolayca kazandırılabilir. İYİYİ NAZARA VERME, İYİ OLMA SÜRECİNDE ÖNEMLİ BİR YOLDUR. .... .... (Tarihimi Çok Seviyorum)
  • Ben yeryüzü yetimiyim. Ancak yüreklerin yetimi değilim. İnsanlığın yüreklerinde nurum vardır. (Barış Peygamberi)
  • “mesafeler yollardadır, gönül kırk diyar öteden sever.” (Aşkın 7 Hali - Bişnev!)
  • Kılıç ne kadar keskin olursa olsun, yumuşak pamuğu kesemez.. (Aşk'a Yolculuk 2)
  • Aynı dili konuşan değil aynı acıyı yürek katığı yapanlar anlaşabilir. (Aşk'a Yolculuk 2)
  • İslam dini yeryüzüne inmiş en kıymetli hazinedir. (İmam-ı Azam Ebu Hanife)
  • Hayatta tek dostum yine kitaplarımdı (Her Anne Bir Melektir)
  • " Ben kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum. Ben ne kralım ne de sultan. Ben kulum. Sadece kul. " Hz. Muhammed ( s.a.v.) (Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v))