Kitap Künyesi
Yazar: Sezer Duru
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789753633092
Sayfa Sayısı: 257
--reklam--
Tezer Özlü'ye Armağan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tezer Özlü yaşamın ucuna vardığında geride sadece üç kitap bıraktı: Eski Bahçe, Çocukluğun Soğuk Geceleri, Yaşamın Ucuna Yolculuk. Yaşamı yazdıkları, yazdıkları yaşamıydı. Her gidenle gitmek, her yolculuğa çıkmak istedi ama "güzel yaşamı" hiç ilerilerde aramadı. 11 yıldır, inandığına sonsuza dek bağlı:"Yaşanılacak bir yaşam vardır. Üzerine binilip dolaşılacak bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak gün batımları vardır."Hep "genç kalacak" bir yazar üzerine, yaşarken ve ölümünden sonra yazılanlar ve onun fotoğrafları. Bu kitap Tezer Özlü'nün anısına bir armağan...
--reklam--
Tezer Özlü'ye Armağan Alıntıları - Sözleri
- Yaşam her şeyi sunuyor, derinlemesine bakmayı bilirsek.
- • " insan insanın kurdu " olmak zorunda değil, " insan insanın aynası " da olabilir(di).
- Sahi insan tüm iç seslerinden, kendi kalabalığından nasıl kurtulabilir ?
- " Yaşanılacak bir yaşam vardır. Üzerine binilip dolaşılacak bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak gün batımları vardır. " yazar/i695
- " Doyumsuz dünyamı avucumun içine alıp sıkıyorum. Her şeye hazırım. Hastalığa. Yalnızlığa. Aşka. Gitmeye. Kalmaya. " yazar/i695
- ... Sanki istenmediğim bir misafirliği boş yere uzatıyormuşum gibi bir utanç, arsızlığımdan kendi kendime bir tiksinme... Şeytan " kalk, git " diyor. Ama nereye ? Böyle zamanlarda temiz aydınlık bir yer olmalı. İnsanın oturup önemsiz şeyler düşünebileceği, rüzgârı düşünebileceği, temiz, aydınlık bir yer...
- Yaşam, öğretilen, anlatılan gibi ilerlerde değil, yaşanan her anda.
- " Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İşyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. " yazar/i695
- " Ama her şey yalnızlık içinde büyüdü. Büyüdü. İnsan sevgisi zaman zaman yalnızlığımızın boyutlarını aştı, zaman zaman da insanlar yalnızlığımızı birbaşınalığımızdan daha derin, daha dayanılmaz boyutlara iteledi. O zaman kentin denizlerini izledik. Dalgaların köpüklerinin sonsuzluğu anımsattığı bir zaman ışığında." yazar/i695
- " Tabii bağırıyordum, çünkü beni duymanızı istiyordum! "
--reklam--
Tezer Özlü'ye Armağan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İyiki...: Canım yazar/i695 ile alakalı okuduğum son kitaptı ve bitti.. İçim ne kadar buruk olsa da okumuş olduğum için ayrı bir iyilik var içimde. İyiki okudum, iyiki tanıdım ve iyiki de paylaştım yazılan tüm duygu ve düşünceleri... yazar/i9273 tarafından kardeşi yazar/i695 'ye armağan bu yapıt çok anlamlı ve çok içten olmuş. İçeriği çok dolu ve çok yoğun anlatımlara sahip. Kişilerin düşüncelerini barındırdığı, anıların işlendiği, fotoğrafların bulunduğu çok güzel bir armağan kesinlikle. En sevdiğim yanı, o fotoğrafları kitabı her okuyuşumda yine ve yine inceleyip hissederek kapağını kapatmak oldu.. İlk okuduğum kitabındaki incelememde " tüm kitaplarını okuyacağıma eminim " diye bir söz geçirmiştim. Ve okudum.. Kalbimde bir yerlerde hep kalacak olduğunu biliyorum canım yazar/i695 'nün... Bizi böylesi anlamlı, içten ve dolu dolu bir eserle buluşturan ; başta yazar/i695 olmak üzere, Yapı Kredi Yayınları'na ve kitaplarında emeği geçen diğer herkese, aynı zamanda armağanıyla biz okurlarada armağanda bulunan değerli ablası yazar/i9273 'ya teşekkürlerimi sunuyorum. Saygı ve sevgiyle... (melike)
' Tezer Özlü 1943'ün Eylül'ünde - Pavese'yle aynı gün - doğdu. Ve Pavese, Özlü'nün tüm yaşamını tuhaf bir şekilde ele geçirdi. ' / Zeynep Ankara / Eylül ayında doğanların karakterlerinde hüzün çok baskın. Kendimden, tanıdıklarımdan ve belki edebiyatımızda lirik prenses diye anılan Tezer Özlü'den dolayı böyle düşünüyorum. Onu geçen sene okudum, tanıdım, evimdeki orkideye adını koyacak denli sevdim ve yeni yılın bu günlerinde tekrar anmak istedim. Eserlerini (hayatını) en baştan okumaya başladım. Tezer Özlü'yü tanımak istiyorsak tercih edeceğimiz ilk kitap kız kardeşinin yazmış olduğu bu kitaptır zannımca. Kitabın ilk bölümü 'Giriş' : Sezer Duru'nun, Tezer Özlü'yü anlattığı kısımdır. İkinci bölüm 'Yaşarken' : Edebiyat eleştirmenlerinin Tezer Özlü'nün kitapları hakkında ki yazılarından oluşuyor. Benim en çok etkilendiğim, bitmesin istediğim üçüncü kısım ise 'Ve Sonra' : Tezer Özlü'nün vefatının ardından arkadaşları, dostları, sevdikleri tarafından kaleme alınan övgü dolu, sevgi ve hasret kokan yazıları içeriyor. Kitabı okurken sürekli Sertap Erener- Lal şarkısını dinlerken buldum kendimi. Bir bulut olsam.. diye başlarken, " ..henüz bulutlara doydun mu. Yeterince haykırabildin mi henüz. " diyordu o. Ne hüzün terketti beni, ne umut satırlar boyunca. Ne bu güzel kadının özgürlüğünü arayışı. "Gitmek, Gitmek, Gitmek ..." demiş. ' Tezer Özlü'nün üç kitabı, Türk edebiyatının en tuhaf ve güzel şeyleri arasındaki benzersiz yerlerini daima koruyacaklar. ' /Fatih Özgüven/ İntihar girişiminde bulunsa da, ölüm onu 43 yaşında göğüs kanseri ile bulacak. Ancak o ölümü de yaşam kadar sevecekti. 'Ölümün kokusunu ( korkusunu değil ) çok genç yaşlarda içine çekmişti. Bu nedenle olsa gerek, yaşamakla yazmak arasındaki sınırı silmek istemişti. ' /Ferit Edgü/ Kitap, yazdığı üç kitaptan bolca alıntılar içeriyor. Onu anlatmak isteyen herkes yine onun cümleleri ile yazıyor. Öyle derin ki, öyle acılı ki... Bir cümlesine ise tüm benliğimle katılıyorum. / Neden edebiyat? Yeryüzüne dayanabilmek için. / Kitabın dördüncü kısmı ise kendi yazılarından oluşuyor. Son sayfalarda internette bulamayacağınız fotoğrafları mevcut. Diyorsunuz ki ne kadar güzel saçların var , ne kadar güzel gülüyorsun. Gülünce gözlerin gülüyor Tezer. Ne kadar güzel kadınsın sen. Hala ve hala. ' Tezer, 18 Şubat'ta Zürih' te öldü. 25 Şubat'ta Bebek'ten Aşiyan'a gidiyor. Çelik tencere kapağı gibi bir gün. Renksiz, soğuk, yağmurlu. Ama asıl yağmur bizim içimize yağıyor. ' /Fatma Oran/ Yazımı Can Yücel' in Tezer için yazmış olduğu şiir ile bitireceğim. Nurlar içinde yat. . . Aşağıda yatıyorum Sokağa bakan pencerenin yanındaki divanda Bir ses birden bir olay oluyor Kulağımın dibinde Bir dal bir cama vuruyor Tezer . . (CEYLAN)
Ölümünden önce ve sonra kitapları/kendisi hakkında yazılan yazıların derlenmiş olduğu ve Tezer Özlü’nün yaşamı, karakteri hakkında bize oldukça güzel bir perspektif sunan kitap. Yer yer burukluk bırakıyor, insan durup “keşke karşılıklı bir şeyler içme şansımız olsaydı.” demekten alamıyor kendini. Ahmet Oktay tam benim düşüncelerimi anlatmış yazısına başlarken: “Ne diyordu Artaud: “Beni intihar ettiler.” Tezer intihar etmedi ama kendimi onun böyle bir ölümle ölmüş olduğu duygusundan kurtaramıyorum bir türlü.” Necmi Sönmez de belki hepimizin düşüncelerini yansıtan şu satırları eklemiş: “Özlü’nün kısa ömrüne sığdırdığı anlatıları: Çocukluğumun Soğuk Geceleri, Yaşamın Ucuna Yolculuk, Eski Bahçe Eski Sevgi ve ölümünden sonra kardeşi Sezer Duru’nun çabalarıyla yayımlanan Kalanlar bir bütün olarak ele alındığında karşımıza, gövdesini ve düşüncelerini birey olmamın zorluğuyla sıkıştırarak “kendi gerçeklerini” perdesiz olarak okuyucuya aktarabilen, bunu “ben yaptım” edasıyla değil “bunlar da olabiliyor işte” diye anlatan eşsiz yazar.” (gizem)
--reklam--
Tezer Özlü'ye Armağan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sezer Duru - Tezer Özlü'ye Armağan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tezer Özlü'ye Armağan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sezer Duru Kimdir?
1962'de Avusturya Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Yazar yazar/orhan-duru 'yla evlendi.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmesinin ardından Latince, Yunan ve Roma Edebiyatı bölümlerinde okudu. İstanbul'da Goethe Enstitüsü'nde çalıştı. Türk yazar ve ozanların eserlerini Akzente ve Orte gibi dergilerde yayımlanmak üzere Almancaya çevirdi. ZDF ve ARD gibi Alman TV kanallarında 25 yıl boyunca muhabirlik yaptı. Max Frisch, Heinrich Böll, Siegfried Lenz, Jerzy Stefan Stawinkley, Hans Magnus Enzensberger, Bertolt Brecht, Thomas Bernhard, Gustav Meyrink eserlerini Almancadan Türkçeye; Ferit Edgü, Demir Özlü ve Başar Sabuncu ise eserlerini Türkçeden Almancaya çevirdiği yazarlar arasındadır. Ayrıca yazar/orhan-duru 'yla birlikte yazar Oğuz Halûk Alplaçin'in (Hayalet Oğuz) hayatı üzerine O Pera’daki Hayalet kitabını hazırladı.
İkinci Frankfurt Edebiyat Bienali'nde dördüncü kez verilen Deka-Bank Alman Edebiyatı ve Bilimini Teşvik Ödülü'nün sahibi oldu. Ödüle gerekçe olarak, Duru'nun çevirileriyle Almanya - Türkiye arasındaki edebiyat alışverişine ve iki ülke toplumu arasında oluşması amaçlanan anlayış ve paylaşıma katkıda bulunması gösterildi. Yazar bu ödül dolayısıyla ertesi yıl ödül jürisinde yer aldı.
Ödülleri: Alman Liyakat Nişanı, Abdi İpekçi Barış Ödülü, Frankfurt Edebiyat Evi Ödülü, Rodos Yazar ve Çevirmenler Evi Ödülü ve Dünya Kitap 2009 En İyi Çeviri Ödülü.
Sezer Duru, ayrıca Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesidir.
--reklam--
Sezer Duru Kitapları - Eserleri
- Tezer Özlü'ye Armağan
- Hoş Hikayeler
- Beyaz Gecelere Doğru
- Likya'ya Mektuplar
--reklam--
Sezer Duru Alıntıları - Sözleri
- ... Sanki istenmediğim bir misafirliği boş yere uzatıyormuşum gibi bir utanç, arsızlığımdan kendi kendime bir tiksinme... Şeytan " kalk, git " diyor. Ama nereye ? Böyle zamanlarda temiz aydınlık bir yer olmalı. İnsanın oturup önemsiz şeyler düşünebileceği, rüzgârı düşünebileceği, temiz, aydınlık bir yer... (Tezer Özlü'ye Armağan)
- Yaşam her şeyi sunuyor, derinlemesine bakmayı bilirsek. (Tezer Özlü'ye Armağan)
- Bizim ülkenin insanlarının çok tuhaf yanları vardır. Bir arkadaşınıza telefon edip "Ne yapıyorsun?" diye sorduğunuzda hep "Oturuyorum" diye cevap alırsınız. Hepsi de oturuyor. Oturmak onlar için bir eylem anlamı taşıyor. Oturmaya devam edin bakalım sonu nereye varacak... (Hoş Hikayeler)
- Son yıllarda en büyük Türk icatları bana göre bir yağ tenekesi alıp, içine çimentoyla doldurmak ve ortasından bir demir çubuk çıkarmak. Ne işe mi yarıyor? Arabalara ya da yayalara ait olan yollara bunları koyarak kendinize park yeri yaratıyorsunuz. (Hoş Hikayeler)
- Yaşam, öğretilen, anlatılan gibi ilerlerde değil, yaşanan her anda. (Tezer Özlü'ye Armağan)
- " Tabii bağırıyordum, çünkü beni duymanızı istiyordum! " (Tezer Özlü'ye Armağan)
- " Ama her şey yalnızlık içinde büyüdü. Büyüdü. İnsan sevgisi zaman zaman yalnızlığımızın boyutlarını aştı, zaman zaman da insanlar yalnızlığımızı birbaşınalığımızdan daha derin, daha dayanılmaz boyutlara iteledi. O zaman kentin denizlerini izledik. Dalgaların köpüklerinin sonsuzluğu anımsattığı bir zaman ışığında." yazar/i695 (Tezer Özlü'ye Armağan)
- Sahi insan tüm iç seslerinden, kendi kalabalığından nasıl kurtulabilir ? (Tezer Özlü'ye Armağan)
- " Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İşyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. " yazar/i695 (Tezer Özlü'ye Armağan)
- " Doyumsuz dünyamı avucumun içine alıp sıkıyorum. Her şeye hazırım. Hastalığa. Yalnızlığa. Aşka. Gitmeye. Kalmaya. " yazar/i695 (Tezer Özlü'ye Armağan)
- Numaralar bazen karışır. (Hoş Hikayeler)
- • " insan insanın kurdu " olmak zorunda değil, " insan insanın aynası " da olabilir(di). (Tezer Özlü'ye Armağan)
- " Yaşanılacak bir yaşam vardır. Üzerine binilip dolaşılacak bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak gün batımları vardır. " yazar/i695 (Tezer Özlü'ye Armağan)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin