Kitap Künyesi
Yazar: Holly Black
Yayın Evi: Little, Brown Books for Young Readers
İSBN: 9780316310420
Sayfa Sayısı: 320
--reklam--
The Queen of Nothing Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
After being pronounced Queen of Faerie and then abruptly exiled by the Wicked King Cardan, Jude finds herself unmoored, the queen of nothing. She spends her time with Vivi and Oak, watches her fair share of reality television, and does the odd job or two, including trying to convince a cannibalistic faerie from hunting her own in the mortal world.
When her twin sister Taryn shows up asking of a favor, Jude jumps at the chance to return to the Faerie world, even if it means facing Cardan, who she loves despite his betrayal.
When a dark curse is unveiled, Jude must become the first mortal Queen of Faerie and uncover how to break the curse, or risk upsetting the balance of the whole Faerie world.
The finale to the New York Times bestselling Folk of Air trilogy, that started with The Cruel Prince and The Wicked King, from award-winning author Holly Black.
--reklam--
The Queen of Nothing Alıntıları - Sözleri
- Asla düşmanın olmak istemedim. Ama senin himayende olmak da istemedim.
- Dudağını bileğimdeki nabız noktasına değdirip kalp atışlarımla yarışacak öpücükler kondurdu. “İstediğin kadar alay et. O zaman ne hayal edersem edeyim, şimdi ağzından çıkacak kibar bir söz için yalvaran benim.” Gözleri arzuyla kararmıştı. “Beni sonsuza dek darmadağın ettin.”
- Sen istediğin saçmalığı söyleyebilirsin, ben sadece hayır diyeceğim.
- Bizim gibi insanlar zırhlarını nasıl çıkarırdı?
- “Duyduğuma göre faniler için aşık olmak korku duymaya denk bir hismiş.”
- Artık bir krallık için savaşmıyorsun. Onu çoktan kaybettin.
- "Sevdiğim sensin..Hayatımın büyük bir kısmını kalbimi koruyarak geçirdim. O kadar iyi korudum ki bazen hiç yokmuş gibi davrandım. Şimdi bile delik deşik, kurtlanmış ve kabuk bağlamış halde.Ama sana ait."
- Kalbimi kırarsın sandım.
- Sevilmeyi istemek belki de en kötü şey değildi. Sevilmiyor olsan bile.
- Bir kraliçeye yardım etmek kolay değildir.
- Bir yanı mezara başı dik girmek istiyordu. Tabii bir de mezara girmek istemeyen yanı vardı.
- Taryn’in gerçekten Locke’u öldürdüğünü bilse böyle kahkahalar atar mıydı acaba? Kimi kandırıyorum ki. Muhtemelen daha yüksek sesle gülerdi. Hatta gülmekten yerlere yatardı.
- Eğer düşmanlarımdan daha iyi olamazsam, daha kötü olacağımı söylemiştim.
- Sevdiğim sensin. Hayatımın büyük kısmını kalbimi koruyarak geçirdim. O kadar iyi korudum ki bazen hiç yokmuş gibi davrandım. Şimdi bile delik deşik, kurtlanmış ve kabuk bağlamış halde. Ama sana ait.
- It feels good to be fighting someone other than myself.
--reklam--
The Queen of Nothing İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu seriye dair en sevdiğim şey strateji kısmıydı, perilerin yalan söyleyememesi ama bir sürü oyun oynanması aşırı hoşuma gidiyordu. İkinci kitabın yarısından itibaren Jude, Cardan ilişkisini görmek için yanıp tutuşmaya başladım jdkdkdk. Bu kitapta da yeterince tatmin olamadım açıkçası. Birkaç kez “tatlılıktan ölücem” diye gülme krizine girdiğimi saymazsak tabii. Cardan her güldüğünde midemin kasılmasını sağlayacak kadar iyi bir yazar olan Holly Black’e burdan selamlarımı iletiyorum. Bir kitap da sadece beraber olmalarını yazarsa pek memnun olurum. Umarım dizisi çıkar, Cardan’ı süslü kıyafetleri içinde yavşak gülüşü atarken görürüz. (Bihter)
Bu seriye veda ediyor olmak çok ama çok üzücü. Keşke biraz daha okuyabilseydim dediğim sayılı serilerden biri kesinlikle. Olaylar hızlı ilerledi, bu sebeple de kitap çok akıcıydı. Ama üzüldüğüm bir konu var, o da Jude ve Cardan arasındaki iletişim sorunu. Yani doğru düzgün muhabbet bile etmediler. Özellikle de Cardan'ın başına gelen mağlum olaydan sonra hiçbir şey konuşulmadı. Çok fazla oldu bittiye geldi. Aklımda yüzlerce soru işareti ile kitabı bitirmek zorunda kaldım. Ama bunlar dışında kitap çok güzeldi. Eğer devam kitaplarının arası açılmadan okunursa çok daha keyifli olur diye düşünüyorum. (D.)
Serinin son kitabını bitirdim. Ve bayıldım,çok güzeldi. Eğlenerek ve merakla okuduğum bir kitap oldu. Kitabın ortalarında şok üstüne şok yaşadım. Ah Cardan,seni ilk kitapta çok sevemesem de son kitapta çok sevdim. Ve Jude,kesinlikle okuduğum en güçlü kadın karakterlerden. Kimseye boyun eğmemesi,cesur oluşu çok iyiydi. Kitapta yan karakterler de favorilerim Kakalak ve Bomba oldu. Cardan ve Jude’un sonunda kendilerini iyi ifade edebildiklerini görmek beni çok sevindirdi. Harika ve bir o kadar da birbirinden farklı bir çift.Jude’un sonunda hak ettiği yerde olması beni inanılmaz derecede sevindirdi.Kitapta özellikle sonsöz kısmını çok beğendim. Sonuç olarak gerçekten beğendiğim bir kitap oldu. (Didem)
--reklam--
The Queen of Nothing PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Holly Black - The Queen of Nothing kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de The Queen of Nothing PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Holly Black Kimdir?
Holly Black 1971 yılının Kasım ayında, New Jersey’de doğdu. Resimler ve oyuncak bebekler yapan annesi, onun hayalet ve perilerle dolu kitaplarına ilham kaynağı oldu. Holly, karanlıktan da korkuyordu. Kız kardeşi Heidi ile birlikte hayali cadı kazanları kaynatan Holly, her şeye rağmen mutlu bir çocukluk geçirdi.
Ergenlik dönemini; Zindanlar ve Ejderhalar oynayarak, punk rock dinleyerek ve geceleri geç saatlere kadar kitap okuyarak geçirdi. Bu sürede, Holly, birçok şiir, bir tiyatro oyunu ve KNIGHTS OF THE SILVER SUN adında bir roman yazdı. Aynı zamanda, özel okula giden bir ressam olan Theo Black ile tanıştı. Birlikte Filedelfiya’ya taşındılar ve üniversiteye başladılar.
Mezuniyetin ardından, oyun dergisi “d8”de geceleri çalışmaya başlayan Holly, daha sonra New York’ta bir iş buldu. d8 dergisi sayesinde, çok sevdiği yazar Steve Berman ve çizer Tony DiTerlizzi ile tanıştı. Yine bu zamanlarda, ‘TITHE: A Modern Faery Tale’ isimli, fantastik romanını yazmaya başladı.
Holly, şu anda, 1999 yılında evlendiği Theo ile birlikte, West Long Branch, New Jersey’de yaşıyor.
--reklam--
Holly Black Kitapları - Eserleri
- Zalim Prens
- Lanetli Kral
- Esrarengiz Köşk
- The Queen of Nothing
- Buzkentin En Soğuk Kızı
- Büyülü Taş
- Lucinda'nın Sırrı
- Gecenin Karanlığında
- Yutanhoyrat'ın Gazabı
- The Wicked King
- Beyaz Kedi
- Nixie'nin Şarkısı
- Devleşen Sorunlar
- Ejderha Kral
- Kırmızı Eldiven
- Kara Yürek
- How the King of Elfhame Learned to Hate Stories
- Zehir Yiyenler
- The Lost Sisters
- Ormanın En Karanlık Köşesi
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Lucifer
- Doll Bones
- Tithe
- The Spiderwick Chronicles, The Complete Series
- A Flight of Angels
- The Modern Faerie Tales: Tithe - Valiant - Ironside
- Heart of the Moors
--reklam--
Holly Black Alıntıları - Sözleri
- "Ölüm neden yaş ve gençlik arasında ayrım yapar diye mi soruyorsun? Dedi Gavriel sakince." Ölümün de herkes gibi kendine göre beğenileri,favorileri var. Ölümün sevdikleri ölmez." (Buzkentin En Soğuk Kızı)
- I like him better than I’ve ever liked anyone and that of all the things he’s ever done to me, making me like him so much is by far the worst. (The Wicked King)
- Villains were wonderful. They got to be cruel and selfish, to preen in front of mirrors and poison apples, and trap girls on mountains of glass. They indulged all their worst impulses, revenged themselves for the least offense, and took every last thing they wanted. And sure, they wound up in barrels studded with nails, or dancing in iron shoes heated by fire, not just dead, but disgraced and screaming. But before they got what was coming to them, they got to be the fairest in all the land. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “İnsan yavrusu benzer bir yılana. İnanmak kolay değil sözünü tutacağına.” (Büyülü Taş)
- Not a heart of stone, but a heart of fire. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “Arkamdan gözyaşı dökecek kadar seviyor musun beni?” Bu sözleri boynuma sarf ediyor. Nefesini hissediyorum, ensem gıdıklanıyor, ihtiras ve huzursuzlukla karışık ürperiyorum. “Yani canın yanarsa mı?” “Yani canını yakarsam.” Tüylerim diken diken oluyor. Hoşuma gitmiyor. En azından altında kalmıyorum. “Canımı yakarsan ağlamam. Ben de senin canını yakarım.” (Zalim Prens)
- Kiss me until I am sick of it. (The Wicked King)
- “Bir adamın gövdesi çıkacak karşına Benim gizim bütün insanoğluna Ne zaman ki sahte ve gerçek aynı olur Çok geçmez ünüm sana da ulaşır Yukarı ve bir daha yukarı çıkacaksın Sevgili dostum, bol olsun şansın” (Esrarengiz Köşk)
- “Whatever you do to me,” I say, too angry to stay quiet, “I can do worse to you.” “Oh,” he says, fingers tight on mine. “Do not think I forget that for a moment.” “Then why?” I demand. “You believe I planned your humiliation?” He laughs. “Me? That sounds like work.” (The Wicked King)
- “If you’re the sickness, I suppose you can’t also be the cure.” (Lanetli Kral)
- “You think you’ve made your story long enough for the sun to rise and catch me unawares, but you’re wrong. And it will take only a few moments to kill you, kingling.” “And you think it was sunrise I was waiting for and not my queen. (How the King of Elfhame Learned to Hate Stories)
- “Kendi benliğinden asla kopamazsın.” (Gecenin Karanlığında)
- İşte sana aile. Onlarla da olmuyor onları öldürerek de... (Kara Yürek)
- You must be strong enough to strike and strike and strike again without tiring. The first lesson is to make yourself that strong. (The Wicked King)
- Suçluluk duygusu insani delirtmez mi? Bir iltihap gibi içinizde büyür. (Beyaz Kedi)
- Hasret zayıf tutkuları söndürür, güçlü olanları harlatır. (Beyaz Kedi)
- "Hepsinden öte, senden nefret ediyorum çünkü aklımdan çıkmıyorsun. Sürekli. İğrenç ve engel olamıyorum." Nutkum tutuluyor. "Galiba beni vurmalısın," diyor, yüzünü uzun parmaklı tek eliyle örterek. "Benimle kafa buluyorsun," diyorum. (Zalim Prens)
- What was she thinking? Why wasn’t she yelling? He found himself wishing that she was mad—at least that he would understand. Her quiet sadness was more frightening. It was like this was all she expected of him. (Gecenin Karanlığında)
- Be good, but not too good. Be pretty, but not too pretty. Be honest, but not too honest. Maybe no one got lucky. Maybe it was too hard. (The Lost Sisters)
- "Tatlı Jude. Sen benim en güzel cezamsın." (Lanetli Kral)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin