Kitap Künyesi
Yazar: Platon
Çevirmen: Furkan Akderin
Orijinal Adı: Θεαίτητος
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9786050203776
Sayfa Sayısı: 136
Theaitetos Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.
Platon'un geç dönem diyaloglarından biri olan Theaitetos diyaloğu, matematikçi Theodoros ve onun öğrencisi Theaitetos ile Sokrates arasında geçer. Temelde Protogoras'ın "Her şeyin ölçüsü insandır' düşüncesine karşı çıkan Sokrates, bu eksen çerçevesinde "Bilgi nedir?" ve "Filozof kimdir?" sorularını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyar. Platon'un bilgi teorisiyle ilgili önemli ipuçları taşıyan Theaitetos, en önemli diyaloglardan biridir.
(Tanıtım Bülteninden)
Theaitetos Alıntıları - Sözleri
- Theaitetos:... Bence bilgili insan, bildiği şeyi algılayan insandır, evet bilgi algıdır.
- Bence bilinen bir şeyi bilinmeyen olarak varsaymak diye bir şeyin var olamayacağını düşünerek hata yaptık.
- Sokrates: Pekala, yanlış sanı edinen birisi; bildiği şeylerin aslında o şeyler değil de bildiği başka şeyler olduğunu varsayarsa, her ikisini de bilmesine rağmen hiçbirini bilmiyor mu olur?
- Theaitetos, Platon külliyatının en sert dönemeçlerinden biridir ve onu diğer Platon metinleriyle karşılıklı okuduğumuz zaman, bizi Devlet'in kesin yargılarıyla, kendinden emin genellemeleriyle kapılmış olduğumuz rehavetten alıkoyduğunu ve epistemolojik bir karanlığın içine attığını görürüz.
- Söylediğim şey tıpkı yıldız yasaları üzerine düşünen Thales'in durumu gibidir, Theodoros. Hani yukarıya bakarak yürüdüğü sırada bir su kuyusuna düşmüştü de, bunu gören hazırcevap ve güzel bir Trakyalı kız onunla alay ederek, gökyüzünde olanları bilmeye bu denli meraklıyken ayağının ucuna geleni, gözünün önünde duranı hiç göremediğini söylemişti. Bu alaylı söz, ömrünü felsefeyle geçiren herkes için söylenmiş gibidir. Çünkü böylesi bir adam, gerçekten de kapı komşusunun ne yapıp ettiğini görmez. Onun yaptıklarından habersiz olmakla da kalmaz, bir insan mı yoksa başka bir hayvan mı olduğunu bile güç bela bilir. Öte yandan, insanın ne olduğu; doğasının nasıl davranmayı ve davranılmayı gerektirdiği, diğerlerinden hangi bakımlardan farklı olduğu konularına gelince, işte bunlardır araştırdığı ve peşinden koştuğu.
- Benim sanatıma pek çok şey ebelerin sanatından miras kalmışsa bile, onlardan ayrı olduğum bir başka nokta da benim ebeliğimin kadınlarda değil erkeklerde; ve onların bedenlerinden değil, ruhlarından doğanı araştırmak olmasıdır. Bizim sanatımızın en yüce tarafı, delikanlıların düşüncesinden doğan şeyi, sırf bir heyula ya da aldanma mı, yoksa hakikatin bir meyvesi mi olduğunu anlamak için her zaman denektaşına vurabilmesidir. Çünkü bana ebelerden kalan şu da var: Ben bilgelik bakımından kısırım. İnsanlara sürekli sorular sorarım, hiçbir konuda bilge olmadığım için de bana sorulan sorulara cevap vermem. Bundan ötürü bana çoğu kimse sitemde bulunur ve bunda haklıdırlar. Nedeniyse şudur: Tanrı beni ebelik yapmaya zorlar, doğurmama ise engel olur. Bu nedenle ben ne bir bilgeyim, ne de ruhumdan doğmuş, kendi bulduğum bir şey vardır.
- Bence bilgili insan, bildiği şeyi algılayan insandır, evet bilgi algıdır.
- SOKRATES: Benim ebeliğim ise biraz farklı. Ben kadınları değil, erkekleri doğurtuyorum ve doğumda erkeklerin bedenlerine değil ruhlarına hitap ediyorum. Benim sanatımdaki en önemli nokta, gençlerin söyledikleri şeylerin mutlak doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu araştırmaktır. Bu anlamda bakıldığında, ebeler ile aramda büyük benzerlikler var, ben de bilgelik bakımından yetersizim. Hiçbir zaman kendi düşüncelerimi anlatmam ve her zaman diğer insanlara sorular sorarım, bu nedenle de bilge olduğumu iddia etmiyorum. Böyle davrandığım için bazıları beni suçluyorlar ve bu suçlamalarında haklılar. Ancak tanrılar benim başkalarını doğurtmamı istiyorlar, buna karşılık bana doğurma yetisi vermemişler. Bu nedenle bilge bir insan değilim, benim ruhumun ortaya koyabileceği herhangi bir yenilik yok. Öte yandan karşıma çıkan insanlar, ilk başta sanki hiçbir şey bilmiyor gibidirler, fakat zamanla tanrıların da yardımıyla ne kadar fazla ilerleme kaydettiklerini görürler. Ancak yine de hiçbir şey öğrenmedikleri de ortadadır. Onlar sadece kendi içlerinde var olan şeyleri ortaya dökmektedirler.
- Ruh ise okuma ve inceleme sayesinde hareket eder ve bilgilenir, bu sayede kendisinin sağlığını devam ettirir. Öte yandan ortada okuma ve inceleme isteği yoksa, bu tembellik demektir ve bu durumda sadece öğrenmekle kalmazsin, ayni zamanda öğrendiklerinizi de unutursun.
- Sokrates: Yanlış sanının varolanları birbiriyle karıştırmak olduğunu söylüyoruz; böyle bir durumda kişi, varolanlardan birini düşüncesinde başka bir varolanla değiş tokuş ederek öyle olduğunu dile getiriyor. Çünkü bu yolla daima varolan bir şey hakkında sanı sahibi oluyor, ama birini ötekinin yerine koyarak. Böylece düşündüğü şey hakkında yanıldığı için, yanlış sanıya sahip olduğu haklı olarak söylenebilir.
- Eğer bir resme gereğinden fazla yaklaşırsan resimden hiçbir şey anlayamazsın.
- Bilineni bilinen ve algılanan bir başka şeyle karıştırmak; bilinmeyen ancak algılanan şeyi bilinen ve algılanan bir başka şeyle karıştırmak; bilineni ve algılananı bilinen ve algılanan bir başka şeyle karıştırmak.
- "Bence bilgili insan, bildiği şeyi algılayan insandır, evet bilgi algıdır."
- Konuşma yaparken düşülen adaletsizlik, didişmeyle tartışmayı birbirinden ayıramamaktan doğar. Bunlardan ilkinde, rakiple elden geldiğince alay eder ve onu tökezletmeye çalışırsın; ciddi tartışmada ise kendisiyle konuştuğun kişiye kendisinden kaynaklı ve daha önceki birlikteliklerinde kandırılarak atmış olduğu yanlış adımları göstererek doğru yola gelmesini sağlarsın.
- Ne dersin bilgi konusunda halen doğum yapmamız gerekiyor mu? Halen acı çekiyor musun?
Theaitetos İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sokrates'in diyalogları arasında önemli bir yere sahip olan bu diyalog, Soktatik Yöntem'in meşhur ebelik mahiyetinde anlatıldığı eserdir. Bu eserde Protogoras'ın her şeyin ölçüsünün insan olması masaya yatırılırken aynı zamanda bilmek ve algılamak konusu da örneklerle incelenmektedir. Özellikle bilgi nedir ve ne değildir tartışması üst bir perdeden ele alınırken, tümel ve tikelin bilgisine de harf ve kelimeler üzerinden örneklemeler yapılıyor. Eser felsefî anlamda benim için güzide bir yapıt olarak önemli bir konuma kodlanmıştır. (Hikmet Zayi)
Theaetetus, Atinalı bir matematikçi olup; aynı zamanda da bir Geometri bilginidir. İrrasyonel sayıları Karekök içinde sınıflandırmasıyla bilinir. Ah be eskiler, her şeyi bulup keşfettiniz ya da keşfedilmesinde öncü oldunuz. Bize ne kaldı? Dünyanın en çok kullanılan Dijital Platformlar ve oranın piyasası da çoktan ele geçirildi. Yakında bir kenarda sessizce ölümü bekleme moduna gireceğiz bu gidişle. Diyalog ise bir güreş okulunda geçiyor ve yine Sokrates’in ağzından anlatılan kitapta BİLGİ ve bunun gerçekliği üzerinde tartışılıyor. Bilgi nedir? Gerçekten de ilginç bir soru. Özellikle bilim ile alakalı kitaplar okuyanlar bilir ki bilimsel olarak kabul edilen bir gerçek bile zamanla değişebiliyor. Değişiyor. Aslında bilginin bu kadar belirsiz bırakılması, çok soru işareti oluşturuyor kafamda. Her şeye şüphe ile bakacak oldum yani. Allah sabır versin. İyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Theaitetos diyaloğu Platon'a ait olup, Platon'un epitemolojisine ayna tutmaktadır. Diyalog içerisinde bilginin ne olmadığı tartışılmaktadır. Kitabı okurken tartışma atmosferine dahil olup kendi kendinize yorumlar yapıp,ilginizi çeken yerlerin altını çizmekten kendinizi alamıyorsunuz. Hani hep söyle bir söylenti vardır "Felsefe Kitapları sıkıcıdır" diye. Bence bu kitap bu düşüncenin genelini bozuyor. Okurken kolay kolay sıkılacaginizi düşünmüyorum aksine ünlü fizlozoflarin konuşmalarını okudukça onların fikirlerine hayran kalacaksınız. Bu kitaptan sonra artık şunu düşünüyorum. Bir insan her ay en az bir felsefe kitabı okumalı. Çünkü her ne kadar okuduğunuz da size bir şeyler katmiyormus gibi gözükse de aslında çok şey katıyordur. Başta size söylenen şeyler kafa karıştırıcı gibi gozukebilebilir çünkü unutmayın ki filozoflarin konuşmalarina alışık değiliz, onlar gibi insanları çok okumadık,keşke okusak! Ve ne yazık ki onlar gibi de konuşamiyoruz. Ama onları okuyabiliriz! O yüzden başta anlayamadigimizi düşünmek çok normal bir durum ve lütfen bu düşünceden dolayi kitabı bırakmayınız. İncelememi okudugunuz için teşekkürler. Varsa bir fikriniz yazmaktan çekinmeyiniz lütfen. :) (Dilek Aykut)
Kitabın Yazarı Platon Kimdir?
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu
Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u oek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü.
Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir.
Platon Kitapları - Eserleri
- Devlet
- Sokrates'in Savunması
- Phaidon
- Diyaloglar 2
- Şölen - Dostluk
- Gorgias
- Lysis
- Hipparkhos Kleitophon Rakipler
- Protagoras
- Diyaloglar
- Devlet Adamı
- Mektuplar
- Philebos
- Meneksenos
- Euthyphron
- Kriton
- Yasalar
- Timaios
- Ion
- Menon
- Sofist
- Minos
- Lakhes
- Kritias
- Alkibiades I-II
- Parmenides
- Theaitetos
- Küçük Hippias
- VII. Mektup, Dion
- Seçmeler
- Kratylos
- Büyük Hippias - Theages
- Euthydemos - Parmenides
- İkinci Alkibiades
- Kharmides
- Epinomis
- Phaidros
- Devlet III-IV
- Siyaset ve Retorik
- Kleitophon veya Felsefeye Davet
- Parmenides
- Devlet
Platon Alıntıları - Sözleri
- Tanrı sıradan bir kişiyi bile şair yapacak kadar bilge bir şairdir. O ana dek şiirden yana nasipsiz bile olsa aşk'ın dokunduğu herkes şair oluverir bir anda. (Şölen - Dostluk)
- Kurtlar kuzuları nasıl severse Aşıklar da sevgililerini öyle sever. (Phaidros)
- sözü özüne uymayan biri beni sıkar; söyledikleri ne kadar güzel olursa, o kadar sıkar. o zaman da beni söze düşman görürler. (Lakhes)
- "Antropos* ismi sadece yakınındaki canlıları görebilen, gördüğünden farklı bir şey düşünemeyen hayvanların ifade ettiğinden farklı bir anlam ifade eder." *İnsan (Kratylos)
- “Benim gibi bir kimseyi kolay kolay bulamayacaksınız. Onun için, size, kendinizi benden yoksun bırakmamanızı öneririm.” (Sokrates'in Savunması)
- Evet birleştiren şey sevinç ve acı ortoklığı değil midir? (Seçmeler)
- Ruha ait şeylere bakalım; bunlar ölçülülük, doğruluk, cesaret, kolay öğrenme, zihinde tutma, iyi yüreklilik ve daha başka benzer şeyler... (Menon)
- Ya sen adaletin ne olduğunu bilmiyorsun ya da onu benimle paylaşmak istemiyorsun (Kleitophon veya Felsefeye Davet)
- O halde, sence, söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır? (Minos)
- Eğer bir resme gereğinden fazla yaklaşırsan resimden hiçbir şey anlayamazsın. (Theaitetos)
- Devletler yeniden düzenlenmedikçe, kanunların daha iyi bir hale getirilmelerine imkân yoktur. (Mektuplar)
- “İnsanlara tanrılardan söz ederken onları tatmin etmek, gerçekten biz ölümlülere, ölümlülerden söz etmekten daha kolay gibi görünüyor. Çünkü dinleyenlerin, kendilerine bu kadar yabancı olan meseleler üzerinde görgüsüz ve kara cahil olmaları, bu konuda söz söylemek isteyenlerin işini pek kolaylaştırır; zaten tanrılar hakkındaki bütün bilgimizin de ne olduğu belli.” (Kritias)
- YABANCI: Sanırım henüz aşk avına dikkat etmedin. THEAİTETOS: Dikkat etseydim ne olurdu? YABANCI: Bu avın hediye olmadan yürümediğini görürdün. (Sofist)
- "İyi şeyler istiyorum ancak farkına varmadan tanrılardan kötü bir şey istememek çok zorlu bir iş." (Alkibiades I-II)
- Dilde yapılacak yanlışlık, sadece dile değil aynı zamanda ruha da kötü etki eder. (Phaidon)
- Oysa, çoğunlukla, doğa ve yasalar birbirine karşıttır. Bu nedenle, insan utanıp düşündüğünü söylemekten çekinirse, sözleri birbirini tutmaz olur. (Diyaloglar 2)
- gevezelik ciddi araştırmaların eğlencesi olur. (Philebos)
- “Önemli olan yaşamak değil, iyi yaşamaktır.'' (Kriton)
- _O halde aldanmıyorsam, kötülük kalmadığı zaman bile dostluk vardır. _Vardır. _Dostluğun sebebi gerçekten kötülük olsaydı dostluğun da ortadan kalkması gerekirdi: çünkü sebep yok olunca sonucu da yok olur. (Lysis)
- Seyircilere dikkat etmeliyim çünkü onları ağlatırsam alacağım para beni güldürür, onları güldürürsem alacağım para beni ağlatır. (Ion)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin