Kitap Künyesi

Yazar: Philip K. Dick

Çevirmen: Berna Kılınçer

Derleyen: Duygu Songül Kahraman

Tasarımcı: Begüm Çiçekci

Orijinal Adı: The Collected Stories of Philip K. Dick 1

Yayın Evi: Büyülü Fener Yayınevi

İSBN: 9789752521193

Sayfa Sayısı: 635

--reklam--

Toplu Öyküler - 1. Cilt Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Toplu Öyküler 1 - Bay Uzay Gemisi 

En büyük bilimkurgu yazarının 5 ciltlik bütün öykülerinin ilk cildi yazarının alışılmadık, nüktedan, kendisine özgü felsefi dünya görüşünü gözler önüne seriyor. Biri hariç bütün öyküler 1951-1952 yıllarında dokuz aylık bir dönemde yazılmıştır. Yirmili yılların başındaki PKDden ilk darbe.

"Bilimkurguda görüşlerini ifade etmek için ideal formunu bulan felsefi bir yazara uygun bir çaba."

-The Independent-

"Kurmaca edebiyatın her türünü en özgün biçimde uygulamış bir yazar. Philip K. Dick Avrupalı avangartçıların çoğunu çıkmaz bir sokakta yerinde sayanlara dönüştürüyor."

-Sunday Times-

"Tarifi mümkün olmayan ve benzersiz bir sanatçı."

-Ursula K. Le Guin-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Toplu Öyküler - 1. Cilt Alıntıları - Sözleri

  • Savaşın, Darwin, Mendel ve diğerlerinin öğretileriyle kusursuz bir uyum içerisinde olan, derin bir seçicilik değeri vardır. Savaş olamadan işe yaramaz, yetersiz, eğitim ya da zekaya sahip olmayan insan kitlesinin kontrolsüzce büyümesine izin verilir. Savaş onların sayısını azaltmaya yarıyordu. Fırtınalar, depremler ve seller gibi, savaş doğanın işe yaramaz olanları ayıklama yoluydu.
  • Canlılar da cansız maddeler gibi zorunluluktan eyleme geçer. Ancak neden-sonuç zinciri daha karmaşıktır, göz önüne alınması gereken daha fazla etken vardır. Fark niceliksel, diye düşünüyorum. Canlı organizmaların reaksiyonu, doğal neden-sonuç ilişkisiyle paraleldir ancak daha büyük karmaşıklık taşır.
  • Sakin ol. Heyecan için yaşlanıyoruz ikimiz de.
  • Kontrol yetişkinlerin elindeydi, yani para onlardaydı.
  • Çocukların doğası böyle sanırım. Bağımlı ırk olarak kabul etmek öğretilmiş onlara, yapabildikleri tek şey bu.
  • Onları öldürmenin yalnızca sayılarını çoğaltmaya yaradığını öğrendik.
  • Savaş olmadan eğitim ya da zekâya sahip olmayan işe yaramaz, yetersiz insan kitlesi kontrolsüzce yayılıp büyür. Savaş onların sayısını azaltmaya yarıyordu.
  • Can alanlar bir gün kendi canlarını kaybedecek. Öldürenler ölecek. Ama kendi canını feda edenler tekrar yaşayacaklar!
  • Nefret ve korkunun yerini yavaş yavaş yorgunluk ve ilgisizliğin aldığını gördük.
  • Önümde ölümden başka bekleyebileceğim bir şey yoktu.
  • Hiçbir toplumsal gelenek doğuştan gelmez.
  • Müzik en dayanıksız, en kırılgan ve hassas, en kolay yok edilen şeydir.
  • Bir şey biçimlendikten sonra artık kendi başına var olmaya başlar, yaratıcısının istediği gibi yontup yöneteceği bir mal olmaktan çıkardı.

--reklam--

Toplu Öyküler - 1. Cilt İncelemesi - Şahsi Yorumlar

PKD’nin okuduğum ilk kitabı ve zaman içerisinde kendisinin bütün kitaplarını zevkle okuyacağımı hissediyorum. Hayal gücü çok gelişmiş bir yazar, kendi rengini kitaptaki her hikayede çok net bir şekilde belli ederken aynı zamanda her hikayenin de kendi özel bir aurası var. Savaş temasını nerdeyse her hikayede hissediyorsunuz. Ama bunun yanında yazar konuşan cisimlerden insanlara saldıran kelebeklerden hatta elflerden bile yazmış, çok kapsamlı, güçlü bir beyin. (Şafak Baş)

PKD kitabın önsözünde bilimkurguyu anlatırken “ bilimkurgu bizim toplumumuzdan çıkar ve olmayan bir toplumu anlatır. Yani bir anlamda alternatif dünya hikayesi ya da henüz olmadığı bir şeye dönüştürülmüş dünyamızdır “ diye yazmakta. Kitapta toplam 25 öykü var, ben kitabı 19 günde okudum. Öykülerin birbirine karışmaması için her gün 1 veya 2 öykü okumakla yetindim. Kitapta yer alan öyküleri sürpriz bozan olmayacak şekilde kısaca 1-2 cümleyle mesajın devamına yazdım. 1- İstikrar Denetim bürosu tarafından çağrılan Robert Benton neden çağrıldığını bilmiyordu ama Denetçi ona buluşunun istikrari bozacağını bu nedenle kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Benton ne buluşu diye düşündü. 2- Roog Roog dedi köpek…… Roog koşa koşa bahçeye girdi… Sürpriz bozan olmadan daha fazla yazacak bir şey bulamadım. 3- Küçük Hareket “Elli sent” diye mırıldandı adam. “Çocugunuza…” “Bekle” dedi metalik bir ses güçsüzce “Onlar olmaz” Bu öykü için de Sürpriz bozan olmadan daha fazla yazacak bir şey bulamadım. 4- Ötedeki Vub Tayfalardan birisi gemiye Mars yerlilerinden satın aldığı canlı bir yaratık getirir, Yerlilerin Vub dediği bu yaratık zeki bir varlıktır ve onu akşam yemeği yapmak isteyen kaptanın kendisini yememeye ikna etmeye çalışır. 5- Silah Yaşam olmadığı görülen gezegenden uzay gemisine atılan bombalarla gemi hasar alır ve gezegene inmeye mecbur kalır. 6- Kafatası Michael Moorcock’un İşte İnsanı kitabını okuduysanız, benzer bir hikaye olduğunu fark edeceksiniz. 7- Savunmacılar Dünyada büyük bir savaş çıkmış ve nükleer silahlar nedeniyle hayatta kalan uluslar, devletler ve insanlar yer altına çekilmişler. Dünya yüzeyi insanlar için yaşanabilecek durumda değil savaşı ise yüzeyde olan robotlar vekaleten devam ettiriyorlar. Gerçekten öyle mi? 8- Bay Uzay Gemisi İnsanlık uzaylı bir türle savaş halinde ve savunmalarını bir türlü aşamıyorlar. Canlı mayınlar gemileri takip ediyor ve hiç bir şekilde kaçışlarına izin vermiyor, yok ediyorlar. Ya insanlar da canlı beyne sahip gemiler yapabilseydi. Savaş karşıtı bir öykü İnsanların her şeye yeniden başlama şansı olsaydı ve savaşları engelleseydi. Gelişim ve değişim savaşlar olmadan da mümkün olabilir mi? 9- Ormandaki Kavalcı Dünyanın dış karakollarında birisi olan asteroid görevlilerinin bazıları kendilerinin bitki olduklarını iddia ediyorlar, gerçekten öyleler mi? 10- Sonsuzlar Dünya’ya dönüş yolculuğunda olan bir gemi daha önce bilinmeyen ve tüm verileri yaşama uygun olduğunu gösteren bir asteroid keşfederler ama hiç bir yaşam izi bulamazlar, bir terslik olmalı ama ne? 11- Saklama Makinesi Bir gün tüm güzel şeylerin sanat, müzik vb kaybolacağına inanan bir adam bunların önüne geçmek için tüm besteleri, müzikleri yok olmasına engel olacağına inandığı bir makine ürettirir. 12- Harcanabilir Ya bu gezegende insanlar istilacı ve diğer canlılar örneğin karıncalar gezegenin gerçek sahipleriyse… 13- Değişken Adam Centauruslular ve dünyalılar arasında savaş çıkmış ve güçleri hemen hemen birbirine denk. Dünyalılar savaşta bir adım öne geçebilecekleri bir silah geliştirmeye çalışıyorlar. 14- Yorulmaz Kurbağa iki profesör teorik bir deney için iki farklı sonuca varmakta ve öğrencilerine bunu öğretmekteler. Aralarında olan bu tartışmayı sonlandırmaları için rektörün onlara deneyi uygulamaları ve bir sonuca varmalarını ister. Deney bir tünelin içine bırakılacak olan kurbağanın her zıplayışında boyutu küçülmekte. Boyutu küçülen ve bu nedenle uzunluğu da kurbağaya göre büyüyen tünelin diğer ucundan kurbağa çıkabilecek mi? 15- Kristal Mezar Mars ile savaş kapıda ve Mars’tan Terra’ya doğru yola çıkan son gemi Mars devriyeleri tarafından inmeye zorlanır. Gemiyi kontrole gelen Mars askerleri büyük Mars şehirlerinden birinin tamamının Dünyalı sabotajcılar tarafından yok edildiğini ve 3 sabotajcının gemide olduğunu bildikleri bu nedenle gemiyi kontrol edeceklerini söylerler. 16- Kahverengi Oxford’un Kısa Mutlu Yaşamı Doktor Labyrinth huzursuzluk prensibi adı verdiği teorisini denemek için cansız maddeleri canlı hale getiren bir makine icat ettiğini iddia ediyor. 17- Yapıcı İşi gücü bırakan, arkadaşlarının ve komşularının alaylarına rağmen tekne yapan ve neden tekneyi yaptığını bilmeyen bir adamın öyküsü Sahi neden tekne yapıyorsunuz bay Elwood 18- İşgüzar İnsanlar zaman makinesi yapmışlar ve gizli bir projede geleceği değiştirmemek için sadece gözlemlemekle yetinmekteler. Fakat daha önce gözlemdikleri gelecek yılları yeniden gözlemdiklerinde çok kötü sonuçlarla karşılaştılar. Bir yerde hata yaptılar ama ne, bu durumu düzeltebilirler mi? 19- Hesaplaşma Yaptığı sözleşme gereği uzaydan hafızası silinmiş, son 2 yılda ne yaptığını bilmeyen birisinin öyküsü 20- Ulu C Dünyada “kıyamet” kopmuş, insanlar bilgi ve teknolojiden yoksun bir yaşam sürüyorlar. Kabile her sene üç tane soru sormak için bir kişiyi Ulu C’ye gönderiyor . Ulu C kim, 3 tane soru ne cevapları öyküde… 21- Bahçede Sürpriz bozan olmadan bu öykü için de bir şey yazamadım 22- Elflerin Kralı Dışarıdan gelen ses üzerine kapıya baktı ve küçük boylu iki siluet gördü. Siz de kimsiniz? Ben Elflerin kralıyım ve çok ıslandım 23- Koloni Cennete benzeyen bir gezegen, her şey yerleşimcilerin gelip yerleşmesi için uygun gözüküyor, kaşifler son testlerini yapıyorlar ama sanki bir sorun var gibi. 24- Ganimet Gemi Dokuz gezegenden oluşan sistem ile Ganymede arasında patlak veren savaş sırasında Sistemliler bir Ganymede gemisi ele geçirirler…. Daha fazla ne yazsam,öykünün sürprizi kaçar. 25- Dadı Bir keresinde dadıyı tamire gönderdiklerinde iki çocuk da çok üzülmüşlerdi. ( Sürpriz bozan olmadan daha fazla bir şey yazamadım) (Alper Kanık)

--reklam--

Toplu Öyküler - 1. Cilt PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Philip K. Dick - Toplu Öyküler - 1. Cilt kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Toplu Öyküler - 1. Cilt PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Philip K. Dick Kimdir?

Bazı kitaplarını Richard Phillips ya da Jack Dowland mahlaslarıyla yazmıştır. Hayranları tarafından kısaca PKD olarak adlandırılır.

Hayatının büyük bölümünü Kaliforniya'da geçirdi. Bir plakçı dükkânı işletmesi ve radyoda klasik müzik programları yapması dışında, başlıca uğraşı yazarlık oldu. Kırka yakın bilim-kurgu romanı dışında ana akım romanları da yazdı, ancak pek başarılı olamadı. Ölümünden sonra beş cilt halinde toplanan yüz civarında öyküsü vardır.

Ölümünden önce fazla tanınmayan bir yazar olan Dick'in roman ve kısa hikâyelerini bir kısmı ölümünden sonra senaryolaştırılıp film olarak büyük beğeni kazanmıştır. Bunların arasında en ünlüleri, yönetmen Ridley Scott tarafından "Blade Runner" adıyla 1982 yılında çekilen "Do Androids Dream of Electric Sheep?" (kitap olarak Türkiye'de basımı: 1996, Bıçak Sırtı, Kavram Yayınları; 2006, Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi?, Altıkırkbeş Yayın) ve 1965 yılında yazdığı "We Can Remember It For You Wholesale" öyküsünden yola çıkılarak yönetmen Paul Verhoeven tarafından çekilen1990 yapımı "Total Recall" filmleridir. Her iki film yapılmış en iyi bilim-kurgu filmleri arasında yer almaktadır. PKD'nin 1956 yılında yazdığı "The Minority Report" adlı öyküsü yönetmen Steven Spielberg tarafından 2002'de filme alınmıştır.

Dick'in yazdığı bilim-kurgu romanlarını türünün diğer örneklerinden ayıran en önemli özellik, gelecekte gerçekten olması muhtemel olaylarla birlikte toplumsal değişimleri genellikle "çalışan sınıf" çerçevesinde ele almasıdır. Dick toplumsal konuların yanı sıra siyasi ve metafizik konuları da ele almış, romanlarında tekelci şirketler ve otoriter hükümetler bolca yer bulmuştur. Özellikle erken dönem romanları, "gerçeklik" kavramının sorgulanması üzerine kuruludur.

Önemli yapıtları

Önemli romanları arasında: Martian Time-Slip (1964, Mars'ta Zaman Kayması), The Penultimate Truth (1964, Sondan Bir Önceki Hakikat), The Three Stigmata of Palmer Eldritch (1965, Palmer Eldritch'in Üç Bilmecesi) ve Ubik (1969) sayılabilir. The Man in the High Castle (1963, Hugo Ödülü sahibi) (Yüksek Şatodaki Adam) romanı birçok eleştirmen tarafından Dick'in başyapıtı olarak gösterilmiştir.

Dick, adı geçen romanlarıyla Amerikan Ulusal Kütüphanesi'nde yer almaya hak kazanan ilk ve tek bilim kurgu yazarı olmuştur

--reklam--

Philip K. Dick Kitapları - Eserleri

  • Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?
  • Yüksek Şatodaki Adam
  • Şizofreni ve Değişimler Kitabı
  • Ubik
  • Gökteki Göz
  • Vulcan'ın Çekici
  • Çığrından Çıkmış Zaman
  • Alfa Ayının Kabileleri
  • Toplu Öyküler - 1. Cilt
  • Elektrikli Düşler
  • Karanlığı Taramak
  • Albemuth Özgür Radyosu
  • Mars'ta Zaman Kayması
  • Kozmik Kuklalar
  • Galaktik Çömlek Tamircisi
  • Android ve İnsan
  • Uzay Piyangosu
  • Sondan Bir Önceki Gerçek
  • "Aksın Gözyaşlarım" Dedi Polis
  • Yaratılan Dünya
  • Ölüm Labirenti
  • Sizi İnşa Edebiliriz
  • Kader Ajanları
  • Simulakra
  • Uzaydaki Çatlak
  • Gelecek Seneyi Bekle
  • Titanlı Oyuncular
  • Bir Palavracının İtirafları
  • Dr. Gelecek
  • Timothy Archer
  • Palmer Eldrictch'in 3 Stigmatası
  • Dr. Kan Bedeli
  • Kozmoloji ve Kozmogoni
  • Valis
  • Yetenekliler Dünyası
  • Uzayda Suikast Uzay serisi 1
  • Tefsir
  • Alay Eden Adam
  • Sokaktan Gelen Sesler
  • Hesaplaşma
  • Azınlık Raporu
  • Suikastçı
  • Mary ve Koca Dünya
  • Kutsal İstila
  • Adjustment Team
  • Öteki Tutkular
  • I Hope I Shall Arrive Soon
  • Do Androids Dream of Electric Sheep ?
  • Bir Bilimkurgu Yazarının Kısa ve Mutlu Yaşamı
  • Ubik
  • Second Variety
  • Beyond Lies The Wub

--reklam--

Philip K. Dick Alıntıları - Sözleri

  • Diğerlerini terk etmesinin gerekçesini ölçüp biçti. Hepsinden önemlisi de Mali’yi terk etmesinin. Sevdiği kadını. Çömlek berbattı. (Galaktik Çömlek Tamircisi)
  • Bazı olaylar bildiriliyordu. 2203 yılının Mayıs ayı başlarında, haber makineleri İsveç üzerinde beyaz kargaların uçtuğu olayını heyecanla yayınlıyordu. (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
  • Eskiden hastalar kalıplaşmış iki sınıfa ayrılırdı: toplumda iş göremeyecek, arabasını yıkayıp cilalayamayacak, elektrik faturalarını ödeyemeyecek ve bir martini içtikten sonra güzel bir sohbeti sürdüremeyecek kadar hasta yani deli oldukları için hastanede tutulması zorunlu olanlar... ve herkesin ayakkabılarının bağını çözmek, evlerinin ya da iş yerlerinin önünden üçtekerli bisikletle geçen çocukları saymak zorunluluğu hissetmek gibi basit “isterik” şikayetler ya da “gerçeklik durumu” ile uyumlu olarak anksiyete haline indirgenen “nevrotik” rahatsızlıklar, özellikle de insansız bir uzay aracının Pazar sabahı tam da söz konusu rahatsız kişi mangalında kızarttığı hamburger köfteleriyle uğraşırken Atlantik okyanusu yerine bahçenin tam ortasına düşeceğine dair ruhsal açıdan sağlıksız, mantıksız korkular yüzünden psikiyatrik yardıma başvuracak kadar akıllı olanları kapsayan nevrotikler. (Şizofreni ve Değişimler Kitabı)
  • Libera me, Domine! (Ubik)
  • Sinir buhranı yaşayan insanlar çoğunlukla bu yaşadıklarını açıklamak amacıyla bir yığın araştırma yaparlar. Tabii bu araştırmalar bir yere varmaz. (Valis)
  • Olan şey her ne olursa olsun, ölçüsüz bir kötülükten ibaret. Madem öyle, mücadele etmek niye? Seçmek niye? Tüm alternatifler aynıysa… (Yüksek Şatodaki Adam)
  • İnsan zihni olağandışı inatçıydı ve çok yavaş değişiyordu. (Uzaydaki Çatlak)
  • Sabit fikirleri sorun değil çözüm olduğu için onu düşünerek defetmek mümkün değildi, sonunda başlı başına daha büyük bir sorun halini alsa da. (Timothy Archer)
  • Ruh hastalarıyla uğraşırsan sen de onlardan biri olur, ruh hastası olur çıkarsın. (Simulakra)
  • Savaş olmadan eğitim ya da zekâya sahip olmayan işe yaramaz, yetersiz insan kitlesi kontrolsüzce yayılıp büyür. Savaş onların sayısını azaltmaya yarıyordu. (Toplu Öyküler - 1. Cilt)
  • Tanrım, bir kitap okudular diye durmadan konuşuyorlar. (Yüksek Şatodaki Adam)
  • "Bizi huzursuz ve tatminsiz yapan vahşi bir içgüdü değil. Size ne olduğunu söyleyeyim; bizi böyle yapan insanoğlunun en yüce amacı. Büyüme ve ilerleme ihtiyacı... yeni şeyler bulma... yayılma. Yayılma, başka deneyimlere, başka yerlere ulaşma ihtiyacı. Anlama ve sürekli değişeceği biçimde yaşama ihtiyacı. Rutini ve tekrarı bir kenara itmek, anlamsız tekdüzelikten kendini kurtarmak ve ileriye atılmak. Sürekli hareket halinde olma ihtiyacı..." (Uzay Piyangosu)
  • Jones boğuk bir sesle, “Benim için,” dedi, “bu an geçmişin ta kendisi. Şimdi, burada, bu binada, üçünüzle oturuyorum, oysa bu benim için bir sene önce olup bitti. Benim durumum geleceği görmekten ziyade bir ayağımın geçmişte sıkışıp kalmasına daha çok benziyor. Ayağımı çekip kurtaramıyorum. Rötarlı yaşıyorum; sonsuza kadar hayatımın bir senesini tekrar tekrar yaşayacağım.” Omuz silkti. “Tekrar ve tekrar. Yaptığım, söylediğim, duyduğum, tecrübe ettiğim her şeyi ikinci bir kez yaşamak zorundayım.” Sesini yükseltmişti; sesi tiz, acı dolu ve umutsuzdu. “Aynı hayatı iki kez yaşıyorum.” Cussick yavaşça, “Bir başka deyişle,” dedi, “senin için gelecek değişmez. Geleceği bilmen onu değiştirmemi mümkün kılmıyor.” Jones buz gibi bir kahkaha attı. “Değiştirmek mi? Gelecek tamamen sabit. Bu duvardan daha sabit, daha kalıcı.” Elini öfkeyle arkasındaki duvara vurdu. “Sizce bu yetenek beni özgür mü kılıyor? Hadi, kandırmayın kendinizi... Gelecek hakkında ne kadar az şey bilirseniz, kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Güzel bir yanılsama içinde yaşıyorsunuz; özgür bir iradeniz var sanıyorsunuz.” “Ama bu senin için geçerli değil.” Jones acıyla “Hayır,” dedi. “Bir sene önce yorgun argın attığım adımları yeniden atıyorum. Bir tanesini bile değiştiremiyorum. Bu konuşmayı ezbere biliyorum. İçine tek bir yeni kelime dahi ekleyemeyeceğim gibi, mevcut tek bir kelimeyi de atamam.” (Yaratılan Dünya)
  • Ruh insan için neyse, makine için de insan odur: Fonksiyonel hiyerarşi açısından bu bir ek boyuttur. İçimizden biri Tanrı gibi davrandığında (pelerinini bir yabancıya verdiğinde) makine de insan gibi davranır yani programlanmış döngüsünü bir karara bağlı olarak ertelemek için duraklar. (Android ve İnsan)
  • Geçmiş görünmeyendir, dibe batırılandır, hala oradadır, bir sonrakinin üzerinde izini bırakmak için her an yüzeye çıkabilme kapasitesine sahiptir maalesef- ve sıradan bir deneyimin aksine- gözden kaybolmuştur. (Ubik)
  • Sana, ödeyemeyeceğin kadar pahalıya mal olacağım. (Alfa Ayının Kabileleri)
  • Belmont Bevatronu’nun proton ışın saptırıcısı 1959 yılı Ekim ayının ikinci günü öğleden sonra saat dörtte yaratıcılarına ihanet etti. Bunu izleyen olaylar göz açıp kapayıncaya dek olup bitti. Artık yeterince saptırılmayan –ve dolayısıyla denetim dışı kalan– altı milyon volt gücündeki ışın demeti salonun tavanına doğru yükselirken, halka biçimindeki dev mıknatısa tepeden bakan bir gözlem platformunu da kül ediverdi. O sırada taraçada sekiz kişi bulunmaktaydı: bir grup meraklı gezgin ve mihmandarları. Taraça ayaklarının altından yitince bu sekiz kişi Bevatron salonunun zeminine düştü ve manyetik alan boşaltılıp katı radyasyon kısmen nötralize edilinceye dek şoka girmiş durumda ve yaralı, öylece yattılar. Sekiz kişiden dördünün hastaneye kaldırılması gerekti. Yanıkları daha hafif olan iki kişi süresiz gözleme alındı. Kalan iki kişi ise muayene ve ilk tedavileri yapıldıktan sonra salıverildi. Olay San Fransisco ve Oakland’daki yerel gazetelerde yer aldı. Kurbanların avukatları dava açma hazırlıklarına girişti. Bevatron’la ilgisi bulunan kimi görevliler Wilcox-Jones Saptırıcısı ve girişken yaratıcıları ile birlikte ıskartaya alındı. Bir grup işçi fiziksel hasarı onarmaya başladı. Olay topu topu birkaç saniye sürmüştü. Hatalı sapma saat 4.00’te başlamış ve olağanüstü yüklü proton ışın demeti mıknatısın yuvarlak iç salonundan yayılırken sekiz kişi saat 4.02’de altmış ayak yükseklikten içine düşmüştü, ilk düşerek zemine çarpan, mihmandarlık yapan genç bir zenciydi. Son düşen ise yakınlardaki güdümlü füze fabrikasından gelen genç bir teknisyen olmuştu. Genç teknisyen platforma giderlerken arkadaşlarından ayrılmış, hole geri dönmüş ve sigara için ceplerini karıştırmaya başlamıştı. Eğer eşini yakalayabilmek için ileri atılmış olmasaydı belki de diğerleriyle birlikte aşağı sürüklenmeyecekti. Beyninde kalan açık seçik son anısı da bu olmuştu: Sigaralarının elinden düşüşü ve Marsha’nın çırpınarak kayıp giden ceket yenini yakalayabilmek için boşa atılışı… (Gökteki Göz)
  • “Fakat bir kimseye müjde veren haber diğer bir kimsenin kaderi oluyordu... (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
  • .... ve can sıkıntısı kötüdür, çünkü tam olarak gayret sarf etmiyorsun demektir; tembellik ediyorsun... (Dr. Kan Bedeli)
  • Güdünün kendisi en büyük ahlak sorunudur, eyleme geçirilmiş günah sadece şeytansı arzuların açığa çıkmış halidir. Doğru ve yanlış, bir adamın yaptıklarıyla değil hissettikleriyle bağlantılıdır. (Gökteki Göz)