Kitap Künyesi

Yazar: Emile Zola

Çevirmen: Çiğdem Büyükataman

Orijinal Adı: La Terre

Yayın Evi: İlya Yayınları

İSBN: 9789756249031

Sayfa Sayısı: 320

Toprak 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kitabımın kahramanı Topraktır?? Emile Zola Köylünün içinde yaşadığı, elleriyle kazdığı, kimi defa cömert kimi defa nankör, o göz dikilen ya da korunan Toprak, eserin başkahramanı olarak çıkar karşımıza. Natüralist (Doğalcılık) akımının yazarlarından olan Emile Zola ?Toprak? romanıyla sosyal toplumun gerçeğini yansıtmak istemiştir. Onun tasvir ettiği köylü daha önceki yapılan tasvirlere benzemez. Bu nedenle de; gerçekçiliğe büyük bir hassaslıkla yaklaşan Zola, 1887 yılında eseri ilk olarak yayımladığı zaman, gerçeği acımasız ve şaşırtıcı derecede yabanıl bir şekilde gözler önüne serdiğinden tepkiyle karşılanmıştır. Daha sonra defalarca basılarak, başyapıtlarından biri olmuştur. ?Toprak? Fransa köylülerinin değişen 19. yüzyıl şartlarındaki yaşantısının sosyoloji ve psikoloji alanında bilimsel kurallara dayanılarak yapılan gerçek tasviridir.

Toprak 2 Alıntıları - Sözleri

  • Ne olursan ol, paran oldu mu, güç sendeydi işte...
  • Her yerde aynı hikaye vardı ; para ve kadın için yaşanıyor, yine onlar için ölünüyordu.
  • Halk iktidarı ele alsın hele de gör... Zaten zar zor idare ediyor, her şey çöküverecek... Size yeminle bu yüzyıl geçen yüzyıldan daha ballı sona erecek! Mükemmel bir temizlik olacak! Sünger gibi çekeceğiz! Kimse böyle bir şey görmemiştir!
  • İnsanın bir malı olmayınca, ne adalet bulunurdu ne de merhamet...
  • "Ebedi olan tek şey toprak, geldiğimizde, yine döneceğimiz yer de orası. Uğrunda cinayet işlemeye dek vardığımız o toprak, bütün korkunçluklarımıza, sefilliğimize rağmen, bizim bilmediğimiz amacı doğrultusunda hayatı yenilemeye devam eder''.
  • ...namuslu kişiler için en iyi ödül alnı açık yürüyebilmektir...
  • Buralardan uzak kalmak beni öylesine hasta ediyor ki, öleceğim sandım! Belki bunu aptalca buluyorsundur ama öyle işte... Elimde değil, ağaç gibiyim işte, topraktan köküm çıkarıldı mı ölür giderim...
  • - Ne güzel olacak... Mademki birlikte yaşıyoruz, birbirimizden ayrılmayacağız da...
  • Hep dediği gibi, o cehennemi yeterince iyi biliyordu zaten, cehennem dediğin yer, yeryüzündeydi, yoksullar için...
  • - Şimdi biri ona dokunsun da göreyim! diye haykırdı. Ekmeğin tadını unuttururum adama ben!
  • Onlara muhtacım sanıyorlar ama yanılıyorlar... Gidip yollarda taş kırarım yine onlara minnet etmem.
  • Her köylünün içinde, hayatta en namuslusunda bile gizli bir kaçak avlanma dürtüsü yatar.

Toprak 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Toprak, Germinal ve bir aşk hikayesine ortak bir eleştiri yapmak istiyorum. Bir kere birinci dünya savaşı sonrası burjuva ahlakının ne kadar yozlaştığını kadının nasıl iktisadi bir meta haline geldiğini, nasıl bir mülkiyet mevzuu haline geldiğini hemen hepimiz anlıyor ve biliyoruz. Zola'nın bu üç eser ve diğer tamamında bunu işlemesi dönemin şartlarının gereği ya da dönemin hikayesi olması hasebi ile kabul edilebilir ve hatta edilmeli de. Ancaaaak bunu aktarış şekli bende Emile Zola'nın bastırılmış duygularını okura fışkırtan bir sapık olduğu ya da böyle değilse affınıza sığınarak dönemin Fransız kadınlarının top yekûn bacakları birbirine kavuşmayan o......lar olduğu intibaını bırakıyor. Nasıl olur nasıl başarır da en saf en temiz aşk hikayelerini bile kenarda köşede, tarlada bahçede, evde arabada çirkin, seviyesiz zift kokan bir cinsellik teması ile verir, nasıl başarır anlamakta güçlük çekiyorum. Oysa hikayeleri öyle güzel ve öyle gerçek ki böylesine kirletilmeyi hak etmiyorlar. (ayhan özköroğlu)

Emile Zola; Edebiyatta Natüralizm'in kurucusu olarak bilinir. Çünkü eserlerinde hayatın tüm çıplaklığını gözler önüne serer. Bu eserde de Toprağı ve onu işleyen insanların hayatlarını ele alır. Tıpkı Germinal'de olduğu gibi bu eserde de Emile Zola bizi eserindeki dünyanın içine çeker. Bu dünyada Toprağa sahip olan insanların nasıl Toprağın kölesi haline geldiği, dönemin toplumsal ilişkileri üzerinden ahlak betimlemeleri, kısacası ne ararsanız tüm çıplaklığıyla karşınızda bir eser. Herkesin okumasını dilerim. (Muharrem Kenger)

Emile Zola yine ilginç bir eser ortaya koymuş. Daha önce Bir Aşk Sayfası'nı okumuştum. O böyle değildi. Okuyunca garipsedim bu kitabı, hiç beklediğim gibi gitmedi. Sıradışı ve güzel bir kitap diyebilirim. (Kadir Aykaç)

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?

Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri

  • Paris Yıldızı
  • Nana
  • Meyhane
  • Yaşama Sevinci
  • Therese Raquin
  • Hulya

  • Suçluyorum
  • Bir Aşk Sayfası
  • Gerçek
  • Emek (1 Cilt)
  • Döl Bereketi - 1
  • Döl Bereketi - 2
  • Apartman

  • Germinal
  • İtiraf
  • Hayvanlaşan İnsan
  • Paris'in Karnı
  • Toprak 1
  • Rahip Mouret'nin Günahı
  • Sel

  • Bir Gecelik Aşk Uğruna
  • Doktor Paskal
  • Para
  • Plassans Papazı
  • Marsilya'nın Gizemleri
  • Medan Geceleri
  • Aşk Bitmesin

  • Toprak 2
  • Emek 2. Cilt
  • Deneysel Roman
  • Değirmene Hücum
  • Canlı Ölü
  • Başyapıt
  • Germinal

  • Nana
  • Captain Burle
  • Yıkılış
  • Döl Bereketi 3
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Nasıl Ölünür
  • Meyhane (II. Cilt)

  • Rougon'ların Yükselişi
  • Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
  • Bir Aşk Sayfası 2
  • Aşkların En Güzeli
  • Bir Aşk Gecesi
  • Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri

  • Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
  • Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri: "Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
  • Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
  • ''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
  • "Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
  • Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

  • Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı: Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
  • Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
  • ... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
  • -İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
  • Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
  • Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
  • insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

  • İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
  • Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
  • Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
  • İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
  • Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
  • "Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
  • Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)