Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Niyazi
Yayın Evi: Ötüken Neşriyat
İSBN: 9789754371086
Sayfa Sayısı: 285
--reklam--
Türk Devlet Felsefesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk milleti kadar kaderini devletiyle bir görmüş başka millet yoktur. Ne yazık ki Türk devletinin analizi yetirince yapılamamıştır. Belki geçmişte buna ihtiyaç duymuyorduk; çünkü bir cihan devletimiz tarih sahnesinden çekilirken, bir yenisi doğuyordu... Ama bugün devletimizi tanımaya muhtacız; ancak onunla mazimize layık bir yere gelebiliriz. Bu yüce ideale yardımcı olabilecem inancıyla "Türk Devlet Felsefesi"ni yayınlıyoruz.
--reklam--
Türk Devlet Felsefesi Alıntıları - Sözleri
- Devlet kaideler ve müesseseler manzumesidir; bu manzumeye ruh veren aydınlardır. Aydınların başarılı olmaları da bünyesinde görev aldıkları devleti tanımaları, fonksiyonunu idrak etmeleriyle mümkündür.
- "Türk hakan çadırlarının kubbeli olması göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailelerin örtüsü olarak düşünülmüştür. Birinin altında devlet diğerinin altında aile kurulmuştur.”
- Mesela eski Yunanlar için en ideal ülke,site halkının ekip biçtiği yerlere kadar uzanan ülke idi; aynı dönemdeki Türkler ise "Gökyüzü çadırımız" diyerek, ülkelerinin çok geniş olmasına dair arzularını destanlarında dile getiriyorlardı.
- Tarihi araştırmalardan anlıyoruz ki; Türk devlet felsefesi, devletin, nazariyelerle değil, toplumun eğilimlerine, günün şartlarına göre kurulabileceğini ve yönetileceğini esas almıştır.
- Bir milletin medeniyeti sarsıldı mı, bu sarsıntının ilk görüleceği yer devletidir; çünkü medeniyetin sarsılması demek, medeniyetin taşıyıcısı olan insanın bazı değerlerini yitirmesi demektir. Bilindiği gibi devlet çarkını döndüren, devlete ruh veren insandır. O yara aldı mı, milletin bünyesinde en uygun sistemler işlemez olurlar, en adil kanunlar kağıt üzerinde kalırlar.
- Türk hakan çadırlarının kubbeli olması, göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailenin örtüsü olarak düşünülmüş, birinin altında devlet, diğerinin altında ise aile kurulmuştur;yani aile devletin çekirdeği kabul edilmiştir.
- Cengiz Han'a, Doğu Türkistan'ın Hami şehrinden gelen Tapan adında bir Türk şöyle demişti " Siz insanları öldürüp, toprağı boş bırakıyorsunuz. Halbuki devlet insanla topraktan meydana gelir. "
- Yay, hakimiyet ve Tanrı iradesini temsilen hakanı, ok ise kavimi sembolize ederdi. Ok yaya tabi olduğundan bağımlılık anlamı taşırdı. Ok ve yayın birleşmesi cihan hakimiyetinin tesis edildiğini anlatırdı.
- "Doğruyu görme ile tatbik etme, adaleti isteme ile tevzi etme başka şeylerdir."
- "Doğruyu görme ile tatbik etme, adaleti isteme ile tevzi etme başka şeylerdir."
- "Orhun Abideleri'nde dikkat edildiğinde, devletin kuruluşunda ne kağanlara, ne beylere, ne de aristokrat bir aileye hitap edilmediği tesbit edilir; konu devlet ise, sahibinin de millet olduğu her vesile ile belirtilir."
- Zaaf insanın şahsiyetinde bulunduğundan,ideal edinilen yolda her zaman istenilen mesafe alınamayabilir.
- Felsefi antropoloji devlet kurmayı da insan olmanın bir özelliği olarak göstermektedir.
--reklam--
Türk Devlet Felsefesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türk Devlet Felsefesi MEHMED NİYAZİ: Hakanlar hakanı oğuzların atası ile başlayan kitabımız eski türk devletlerinin nasıl bir yaşayış biçimini benimsedikleri ve ayrıca nasıl bir devlet töresi kullandıkları ayrıca çeşitleri yol buldukları otarite askeri güç siyasi bilimler din yönetim hakanların kuralları ve diğer beylik makamlarının ne şekilde korunduğu gözler önüne seriliyor "Devlet devleti yapan sadece toprak parçası değil millettir sözü ile cihanlar sultanı osmanlıya ait olduğunu söylemiştik .Tabiki türk devleti deyince sadece osmanlı olmadığını biliyoruz (Oğuzlar,Büyük Hun ,Avrupa Hun,Göktürk ,Karahanlılar,Gazneliler,Moğollar,Büyük Selçuklu ,Osmanlı ,Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük devletlerin töre ve siyasi izlenimlerini açıkça görebiliyoruz .Güçlü bir türkiye ağır baskılara rağmen galip gelmesi antlaşmaları bozması ve kimseye boyun eymemesı tehditlere rağmen "Abdulhamittin dediği gibi benim canımda caanımda Osmanlı devletin paidah kalmasıdır sözleri ile birkez daha güçlü bir ülke olduğumuz acıkça kıtabımız belirtmiştir ve son öğreniğimiz bu şanlı ulusumuzu savaşta dahil ayakta tutan yüce Atamız "Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır. M.Kemal.ATATÜRK (Kaan)
Türklerin tarih boyunca, devlet algısının nasıl olduğunu doğrusu yanlışıyla dile getirmiş bir eser. Yazarın da entellektüel birikimi yazılarını gayet zenginleştirmiştir. Eserin içinde bir kaç bölüm bulunmakta. Okumanızı tavsiye ederim. (Halil KAPLAN)
Türk Devlet Felsefesi: Gayet anlaşılır sade bir dille yazılmış bir eser. Sürükleyici özeliği de var. Oğuzlardan, diğer Türk devletlerinden ve Osmanlılardan günümüz cumhuriyete kadar olan Devlet anlayışını, yapısını özelliklerini dile getiriyor. Genel anlamda tüm kurulan devletlerde Adaletin önemine vurgu yapıyor. İslamiyeti kabul eden devletler Adalet, eşitlik gibi kavramlara çok değer veriyorlar. Hz Muhammed'in hadisleri ve diğer Kuran'da geçen birçok adalet ile ilgili sözlere yer verilmesi ve bunu da tüm beylerin, padişahların uygulamasını anlatıyor. Ve Zaten Türklerde islamiyetle özdeşen birçok şeye sahip olduğundan zayıf kalacak bir yanları olmuyor. Osmanlı devletinin kuruluşu itibariyle ilk temel gayeleri İslam ruhunu yaşatmak ve adaletle cihan imparatorluğunu yönetmek olmuştur. Ve başlangıçta ise Mekke ve Medine'ye sahip oldukları için kendilerini İslamiyet'in baş koruyucusuda etmişlerdir. Bir başka şey de kitapta sayfalarin altlarında küçük küçük bilgilendirici, açıklayıcı metinlerin olması çok iyi olmuş. İyi ki de okumuşum diyorum. Bazı bilmediğim olayları, sözleri, yaşananları, unuttuğum şeyleri tekrar aklıma getirtti. Va akılda kalıcı özelliği var. Son olarak şunu demek istiyorum bu kitap tarihe yeni başlamak için herkesin okuması gerekiyor. Şiddetle tavsiye ederim. (Osman Bulut)
--reklam--
Türk Devlet Felsefesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmed Niyazi - Türk Devlet Felsefesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Türk Devlet Felsefesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmed Niyazi Kimdir?
İlk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Sonra Hukuk Fakültesi'ne girdi; 1967de oradan mezun oldu. O zamanlar da hukuk fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip, izin alarak edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak Edebiyat Fakültesinin Felsefe bölümünden de sertifika aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler"konulu doktorasına başladı. Uzun yıllar Almanyada oturdu. 1988 yılından beri Türkiyede ikamet etmektedir. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 1987'den beri de ilk başta haftada üç gün, sonraları haftada bir gün Zaman gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman Batı dergilerinde yayınlatmaya çalışıyor. Mehmet Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde millî konuları işlemeyi şiar edinmiştir. Fikrî eserlerinde ise Türkiye`nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklar.
--reklam--
Mehmed Niyazi Kitapları - Eserleri
- Çanakkale Mahşeri
- Yemen! Ah Yemen!
- İki Dünya Arasında
- Dahiler Ve Deliler
- Plevne
- Varolmak Kavgası
- Ölüm Daha Güzeldi
- Kanije
- Yazılamamış Destanlar
- Türk Devlet Felsefesi
- Doğunun Ölümsüz Çocuğu
- Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği
- Millet ve Türk Milliyetçiliği
- Bayram Hediyesi
- İslam Devlet Felsefesi
- Türk Tarih Felsefesi
- Daha Dün Yaşadılar
- Türk Tarih Felsefesi
- Dahiler Ve Deliler
- Plevne
- Bayram Hediyesi
- İki Dünya Arasında
- Türkiye'nin Meseleleri
--reklam--
Mehmed Niyazi Alıntıları - Sözleri
- "Sevgililerin gömüldüğü, acı ve tatlı anıların yaşandığı, emeklerin döküldüğü toprak parçası ayaklar altında çiğnenen bir nesne olmaktan çıkıp, uğruna şehadet şerbetleri içilen "vatan" olmaya başlıyor ve onda doğup batan kanlı, hıçkırıklı günlerde toplum ortak bir bilince varıyordu." (Millet ve Türk Milliyetçiliği)
- Bir milletin medeniyeti sarsıldı mı, bu sarsıntının ilk görüleceği yer devletidir; çünkü medeniyetin sarsılması demek, medeniyetin taşıyıcısı olan insanın bazı değerlerini yitirmesi demektir. Bilindiği gibi devlet çarkını döndüren, devlete ruh veren insandır. O yara aldı mı, milletin bünyesinde en uygun sistemler işlemez olurlar, en adil kanunlar kağıt üzerinde kalırlar. (Türk Devlet Felsefesi)
- Hayat bir rüyadır, ölürsen uyanırsın. (Kanije)
- "Türk hakan çadırlarının kubbeli olması göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailelerin örtüsü olarak düşünülmüştür. Birinin altında devlet diğerinin altında aile kurulmuştur.” (Türk Devlet Felsefesi)
- Yorgunluk dinlenince geçer. Fakat insanın canı sıkkın olunca, pişmanlık duyabileceği işler yapıyor. (Bayram Hediyesi)
- Servet yüktür; omuzlarımın onu taşıyacak kudreti yok. (Kanije)
--reklam--
- Deha çok şey kader her şey. Dünyaya, insanın sözü ve niyeti yön verir (Dahiler Ve Deliler)
- Süper güç olmayan diktatörlükler, dış güçlere dayanırlar. dolayısıyla onların menfaatini korumak durumunda kalırlar. kitlelere mal olmayan fikirler, iktidara gelseler bile,ancak diktatörlükle orada kalabilirler. (Dahiler Ve Deliler)
- Ne çare ki her zaman insanın beyni yüreğine hakim olamıyor. (Yazılamamış Destanlar)
- Diğer milletlerin teslim oldukları noktada Türklerin savunması başlar. Helmuth Karl Bernhard von Moltke (Plevne)
- İmansızlığı ilim sanan beyinsizler, ilme gözlerini kapamış hurafeciler silinip gidecektir. (Varolmak Kavgası)
- “ Kadınlara yalan söylemekten çekinme; yeterki onlar için söylediklerini bilsinler. “ (Doğunun Ölümsüz Çocuğu)
- Türkler'in yılmaması ise dikkat çekiciydi; darbeler onları saracağı yerde sanki sağlamlaştırıyordu. (Çanakkale Mahşeri)
--reklam--
- Ah para ve menfaat! İnsanları nasıl da değiştiriyor; onlarda ne din, ne millet, ne de vatan sevgisi bırakıyor.. (Kanije)
- Eğer insan yaşanabilir bir dünyada ömür sürmek istiyorsa, mutlaka ilahi denetime tabi olduğunun şuurunu taşımalıdır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
- Halbuki hayat ırmağı çok değişik kıvrımlarla akar; bir merceğe sığabilecek cinsten değildir. (Türk Tarih Felsefesi)
- Billahi Tuna, sen de biliyorsun ki, böyle onurlu bir savaş dünyanın bir başka yeri için verilmedi.İdrakler sınırlı, sevgiler sınırsız olduğundan Plevne'de yaşananları hiçbir milletin hayali almadı çünkü hiçbir millet seni bizim kadar sevmedi, sana türküler yakmadı, çocuklarına adını vermedi, onları yoluna kurban etmedi. (Plevne)
- Sanat ancak millî bir ruhla yoğrulur, insanlığa da millî ruhla açılır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
- "Zulüm her yerde saltanatını kurmuş; ama hiçbir yerde uzun ömürlü olmamıştır." (Ölüm Daha Güzeldi)
- Her şeye ad takıyoruz; fakat hiçbir şeyin aslını öğrenemiyoruz. (Yemen! Ah Yemen!)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin