Kitap Künyesi
Yazar: Ayşe Kulin
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9789752896505
Sayfa Sayısı: 344
Türkan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Tüm insanlığın aklın ve vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün, er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbimle inanıyordum. Sabrımı ve sükûnetimi, bu inançtan alıyordum. O güne kadar, başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun!
Ne demiş şair:
‘Yaşamak şakaya gelmez…’”
Binlerce cüzamlıyı iyileştirdi, hayatın içine kattı… Kız çocukları başta olmak üzere, binlerce çocuğun okullu olmasını sağladı. Her zaman tek başınaydı ama hiçbir zaman yalnız değildi. Kimsenin yanında yer almak adına inançlarından, ilkelerinden ödün vermedi ama yüz binlerce insan onun yanında yer aldı.
Türkan Saylan… Tek ve tek başına!
Türkan Alıntıları - Sözleri
- Yazılamayan şeylerle doluyum….
- Düşüncelerinizin sesiyle uyumak zordur...
- yazılamayan şeylerle doluyum.
- ...ölüler hatırlandıkları sürece yaşarlar.
- Hayatın aslında bir çelişkiler yumağı olduğunu, yaşadıkça öğreniyordum.
- ... bence "üstün insan," ezen öldüren kumandan değil, yücelten, kurtaran, yaşatan hekimdir!
- Ne demiş şair ; " yaşamak şakaya gelmez... "
- bir kadın için en kutsal meslek, eş ve anne olmaktır... Ben eş ve anne olmanın yanı sıra doktorda olmak istiyordum.
- "...aşktan da üstün olan şefkat ve milli hisler vardır,'' diye yazmışım. Son nefesime yakınken dahi aynı şekilde düşündüğüme göre, hak etmemişim aşkı ben! Ee, ben hak etmeyince, Allah da vermemiş elbette!
- Dinleyebilme; başkalarını anlayabilmek ve kalpleri kazanmak hususunda en kudretli anahtardır.
- İnsanın henüz çocukluktan çıkmadığı bir çağda, duygularını abartabilmesi o kadar olağan ki, o yaşta yapılan evliliklerin çoğu mutsuzlukla bitiyor.
- " Kendi masalımı kendim yazmıştım ve o masala uydurmuştum kendimi. "
- Hayatlarını can ve ruh üstüne kuran iki kişinin birlikteliği yürür diye düşündüm.
Türkan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bir insan hayatını hastalarına nasıl adayabilir? Yaşadığı zorluklara rağmen yılmadan, idealleri uğruna nasıl çaba sarf edebilir? Peki, bu zorlukları yaşarken yanlız yürümek zorunda mı? Kitabımız; Türkan Saylan'ın hayatının belgesellere konu olmayan aşklarını, yaşadığı zorlukları, insanlık için gösterdiği çabalarları ve idellaeri uğruna neler ile karşı karşıya kaldığını yalın bir dille yakın arkadaşı Gökşin'le mektuplaşmaları şeklinde bizlere sunuyor. Türkan Saylan, Türk tıp doktoru, akademisyen, yazar, eğitimci ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin eski Genel Başkanıdır. Bu bilgiye herkes internete yazıp ulaşabilir. Ama ben bu özel, bu yüce gönüllü insanı herkese tanıtmak adına bir şeyler yazmak istedim. O yüzdendir ki yazabilmek için bu kadar bekledim. Bu güzel insan toplumun dışlanan, kimse tarafından kabul görmeyen kesimlerine dokunmak adına birçok çalışma yapmıştır. Mesela kimsenin yüzüne bilme bakmadığı cüzam hastasalarina sarılmış, onların dertlerini dinlemiş, onları muayene etmiş, en önemlisi de tedavileri bittikten sonra onları topluma kazandırıp, meslek sahibi olmalarını sağlamış. Sadece bunla kalsa iyi onları iyleştirebilmek için; gecesini gündüzüne katıp araştırmalar yapmış ve tedavilerin mümkün olabildiğini insanlığa açıklamış. İnsanların yapamazsın demelerine kulak asmadan idellaeri uğruna umudunu kaybetmeden çalışmaya devam etmiş. Türkan hoca sadece cüzam hastalarını iyileştirmekle kalmamış, toplum tarafından dışlanan faişeler, eş cinselleri AİDS hakkında bilgilendirip, bu hastalığın bulaşmasını önlemek adına çalışmalar yapmıştır. Bu güzel insan insanlık için çok değerli çalışmalar yaparken yanlız yürümüş, çocuklarını tek başına büyütüp, onları iyi yetiştirmeye çalışmıştır. Aklıma şu soru takılıyor, idealleri üzerine savaşlanlar tek başına yürümek zorundalar mı? "Eğer bir yerde demokrasiye, bilime, barışa ve aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. Işıyacaksın, ölüme saniyeler kalsa bile..." Türkan hocanın bu güzel ve anlamlı sözünü hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu sayede onu daha iyi anlayabiliriz. Aslında yazilabilecek o kadar konu var ki onları sizlere layikiyle anlatamamak adına bu kadarını yazmakla yetiniyorum. Bu güzel insanı tanımak için bu kitabı okuyun. Kendisiyle geç tanıştığım ama kalemiyle topluma dokunan ve benim bu güzel insanla tanışmamı sağlayan Ayşe Kulin'e teşekkürler... İyi okumalar dilerim... (Sabahat)
Türkan Saylan’ın hayatını anlatan kitabımız,onun mektupları ile onun ağzından anlatılmış.Gözyaşlarımı tutamadım zaman zaman.İdealleri uğruna durmadan,yılmadan,yorulmadan çalışan bir kadın o.Karşılaştığı tüm zorlukları aşmasını bilmiş.Hamile iken verem olmuş,lohusalıktan sonra tekrar veren olup ameliyat olmuş.Çocuklarına bakabilmek için savaş vermiş.Hekim olmak uğruna çok susmuş çok katlanmış.Ülkemizde çoğu kadının yaşadığı evinin kadını ol,çocuklarının başında dur duie işini yapması engellenmiş.Ama o yılmamış.Bitmez tükenmez bir enerji ile hem işini layığı ile yapmış,hem ülkemize sayılamayacak kadar faydası dokunmuş hem de evlatlarını yetiştirmiş.Örnek insan Türkan Saylan’ı saygı ve rahmetle anıyorum.Çok mutaassıp bir ailede,isviçreli bir anne ile Türk bir babadan dünyaya gelen Türkan Saylan sağlam bir dini eğitim ve baskılarla büyümüş.Toplumumuzun kanayan yaralarını tedavi etmek için büyük bedeller ödemesi gerekmiş.Ancak ölüm döşeğinde başına gelenler için millet olarak ona özür borçlu olduğumuzu düşünüyorum.Bilge ve aydın insanları her dönem bir şekilde suçlayarak işlerini yapmalarını engelliyoruz ve ya engelleyenlere karşı çıkamadan susup oturuyoruz.Onun gibi insanlar daha çok yetişirse,güzel vatanımız,cennetin ta kendisi olur.Okuttuğu çocukları gavur yapıyormuş diyen zihniyetin okumayacağını biliyorum ama en azından son iki bölümü okumaları ve bunun nasıl mümkün olamayacağını anlamalarını arzu ediyorum.Nur içinde yatsın.Ayşe Kulin ise yine toplumsal açıdan büyük faydası olacak bir kişiliği/olayı kitaplaştırmış.Kendisini kutluyorum.Böyle insanlar unutulmamalı. Son olarak kendi sözleriyle bitirmek isterim; Yorgunlukları, sorumlulukları biz seçmişsek, onlara katlanmamız da o denli kolay olacaktır. Mutluluk, kanımca vıcık gıcık bir muhabbet değil, hangi bağlamda olursa olsun, yaratmaktır. (Zeynep Buse Eydemir)
Türkan: Sevgili Türkan hocanın hayatını Sn.Ayşe Kulin'in kaleminden okurken, yaptıklarını kısmi olarak biliyordum. Ancak; kitapta cüzzamlı hastaları nasıl iyleştirdiği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini kurarak hayatın karanlık dehlizlerine atılan kız çoçuklarına ve okuma imkânın dan yoksun yoksul erkek çoçuklarına olan.okuma bursu vermesini Van ilinin Hakari ilinin en ücra köşelerinde 3500 rakımlı yerlerde ekibiyle ev ev cüzzam taraması yapmasını Bakırköy de bulunan Lepra hastanesinin kurulumunu ne güclüklerle hayata geçirdigini hepsin den önemlisi onu taniyan insanlara yakın çalışma arkadaşlarına hademesin den hemşiresine hastasına kadar sevecen ve içten sımsıcak bir yürekle davrandığı okuyorsunuz. Hayatın güçlükleri ile neleri başardığını gözlemliyorsunuz. Kitaptan bazı alıntılar buraya almayı düşündüm.sonra okuyanı lafı uzatıp bıkkınlık vermeyim diye vazgeçtim. İncelemeyi bitirirken ülkemiz den cüzzam gibi bir hastalığın silinmesine ve bir çok bilimsel katkısı olan onbinlerce öğrenciye burs imkânı sağlayan çalışmaları ile ülkemizin yüz aķı gönlü güzel kalbi güzel insana hayatının son evresin de yapılanları teessüfle üzüntüyle bir kez daha göz önüne getirdim. Tarih haksızlığa uğrayan.mağdurları da, onlara zulmu zalimliği reva görenleride yazacaktır. Herkes tarihte yaptığı davranış ve uygulamaları ile gönüllerde ya saygıyla ya da lanetle anılacaktır. (Nurettin Polat)
Kitabın Yazarı Ayşe Kulin Kimdir?
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.
Ayşe Kulin Kitapları - Eserleri
- Köprü
- Türkan
- Bora'nın Kitabı
- Gizli Anların Yolcusu
- Adı: Aylin
- Sevdalinka
- Füreya
- Güneşe Dön Yüzünü
- Nefes Nefese
- Umut
- Gece Sesleri
- İçimde Kızıl Bir Gül Gibi
- Veda
- Sit Nene'nin Masalları
- Bir Tatlı Huzur
- Foto Sabah Resimleri
- Hayat - Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964)
- Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene (1964-1983)
- Geniş Zamanlar
- Bir Gün
- Bir Varmış Bir Yokmuş
- Dönüş
- Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları
- Hayal
- Babama
- Sessiz Öyküler
- Handan
- Tutsak Güneş
- Taş Duvar Açık Pencere
- Saklı Şiirler
- Kanadı Kırık Kuşlar
- Kördüğüm
- Son
- Her Yerde Kan Var
- Dönüş
- Hayat
- Hazan
- Taksiii
Ayşe Kulin Alıntıları - Sözleri
- "Kimi değiştirmemişti ki zaman?" (Sevdalinka)
- Yalan giderek büyüyen bir canavara dönüşür, dallanır budaklanır, içinden taşar... Sakın yalan söyleme. (Sessiz Öyküler)
- Kin zehirler insanı. (Tutsak Güneş)
- "Neredeydi adalet?.." "Bu insanlar nasıl serbest kalmıştı?.." (Bir Varmış Bir Yokmuş)
- Sen nereden bilebilirsin ki benim ruh halimi! Ben bu hale gelene kadar nerelerden geçtim, ne bilirsin sen? (Geniş Zamanlar)
- Yeter ki isteyelim, eğitim alalım ve çok çalışalım. Bir yerlere, hatta istediğimiz yere varmamamız için hiçbir neden yok! (Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları)
- Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse, keşke. (Sevdalinka)
- Biz anlaşabiliriz. Biz anlaşmaya mecburuz. (Bir Gün)
- ...kendine acımaya vaktin yok, yürü git, önemli işlerinin peşinden... (Tutsak Güneş)
- Yaşam buydu. Gerçekleşmeyen beklentilerdi. (Foto Sabah Resimleri)
- Demek içimdeki fırtınayı yüzüme aksettirmiyorum, çok iyi! (Her Yerde Kan Var)
- Para icat edildiği andan itibaren yeryüzünde inançla, ahlakla, adaletle kısacası iyi ve güzel her şeyle sıkı bir rekabet halindeydi ve çoğu zaman da yarışı kazanan para oluyordu, ne yazık ki! (Taksiii)
- ... bence "üstün insan," ezen öldüren kumandan değil, yücelten, kurtaran, yaşatan hekimdir! (Türkan)
- "İnsanlar kaldıramayacakları acıları hatırlamak istemedikleri zaman bilinçaltına itiyorlar,hiç olmamış gibi yapabiliyorlar." (Dönüş)
- "Ayıp bir şey değil ki, meme herkeste var." (Hayal)
- Tuhaf bir ülkeydi benim memleketim. Birilerinin başı mutlaka dertte oluyordu. Memleketin tüm insanlarının dertsiz tasasız yaşayabilecekleri bir günün güneşi henüz doğmamıştı bu topraklarda! (Hayat)
- "...aşktan da üstün olan şefkat ve milli hisler vardır,'' diye yazmışım. Son nefesime yakınken dahi aynı şekilde düşündüğüme göre, hak etmemişim aşkı ben! Ee, ben hak etmeyince, Allah da vermemiş elbette! (Türkan)
- Ben yanlış zamanda yanlış yerde doğmuşum. (Bir Gün)
- "Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam memleket gibi esir ve yoksuldur odam." (İçimde Kızıl Bir Gül Gibi)
- "Beraber gülebildiğim insanlara içim hemen ısınır." (Kördüğüm)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin