Kitap Künyesi

Yazar: Aytunç Altındal

Yayın Evi: Alfa Yayıncılık

İSBN: 9786051066981

Sayfa Sayısı: 142

--reklam--

Üç İsa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Aytunç Altındal, Üç-İsa'da tarihsel ve/veya mitolojik İsa'yı değil, bir bakıma İsa'nın yaşantısının diyalektiğini, tanrı, bilim eğitimi ve perspektifiyle ele alıyor. Türkçeye eksik ve yetersiz olarak laik ya da çağdaş diye çevrilen sekülerlik (dünyevilik) anlayışının "ateism"den, "laiklik"ten, "çağdaşlaşmacılık"tan; farklı olan boyutlarını gösteriyor. İsa, Musevi olmasına rağmen bu kapalı-devre işleyen ve bir din olmaktan çok bir 'varoluş tarzı' sayılabilecek olan yapıya getirdiği seküler yeniliklerle tanımlanıyor.

İngiltere'de, 1992 yılında İngilizce olarak yayımlandığında Müslüman bir araştırmacının, İslami olmayan bakış açısıyla Hıristiyan teolojisini içinden irdeleyen Üç İsa, dünyadaki çeşitli ilahiyat fakültelerinin literatürüne girdi ve yardımcı ders kitabı olarak kabul edildi.

(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)

--reklam--

Üç İsa Alıntıları - Sözleri

  • Fox, K.T. Ware'e dayanarak şunları yazmaktan kendini alamamıştı: "Zulüm Hıristiyan tarihinin kalıcı bir gerçeği olagelmiştir; 1918-1948 arasındaki otuz'yılda,'İsa'nın Çarmıha Gerilişi'nden sonraki ilk 300 yıldakinden fazla Hıristiyan'ın ölmüş olması, rastlantı değildir. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde, Konstantin devrinde de (zulmün) sonu gelmedi: Hıristiyanlar hemen kendi dindaşlarını zulme uğratmaya koyuldular." Ve Bertrand Russell'ın dikkati çektiği gibi: "İspanyollar Meksika ve Peru'daki bebekleri önce vaftiz edip, hemen ardından beyinlerini dağıtıyorlardı: Böylelikle bu bebeklerin Cennet'e gitmesini güvenceye almış oluyorlardı... Konstantin çağından 17. yüzyıl sonuna kadar Hıristiyanlar her zaman Hıristiyanları Roma imparatorlarından daha şiddetli bir zulme uğrattılar. Hıristiyanlığın doğuşundan önce, bu mezalim, Yahudiler dışındaki kadim dünya tarafından bilinmemekteydi."
  • Yeni Ahit'te Mesih'ten sonra Pavlus, baş oyuncudur. Yeni Ahit'te herkesten fazla yer tutar. Fikirleri ve işleri İncilcilerinkinden daha fazla sayfa kapsamaktadır. (...) Pavlus'un ektiği tohum, Normatif değerlere sahip bir siyaset ve günahta ve ıstırapta tasarruf kuramıdır. Kendi yazdığı gibi Pavlus altı yedi kişiden fazlasını vaftiz etmiş değildir. Yine de, Gentile cemaatlerde yeni dinin kural ve düzenlemelerini kendi toplumsal-siyasal anlayış ve standartları uyarınca kurmuştur. Dolayısıyla Gentile Hıristiyanlarından Pavluslaştırılmış Hıristiyanlar olarak söz etmek, yanıltıcı olmayacaktır.
  • Kurucu babaları Pavlus'tan aldıkları derslerin yönlendiriciliğinde religocrat'lar, tarih boyunca uzun, ince, ihtiyatlı bir yolda yürüyerek Musevilerin Muallim dedikleri İsa'yı Gentile tarzı kurulmuş Kilise'de Tanrı yaparak tekellerine almışlardır. Öğretmen İsa'yı kendi tekeline alan Pavlus Kilisesi, bundan sonra onu inanılmaz tanımlar labirentine sokarak sonsuza dek sürecek bir sürgüne göndermişlerdir. Religiocrat'larm eline düşen İsa, iman ve günahtan kurtuluşun Bir ve Tek kaynağı ve güvencesi İsa olmaktan çıktı. Bu misyonu Kilise yüklendi. 'Yahveh Selamettir' başarılı bir biçimde, 'Kilise Selamettir'e dönüştürüldü. 'Gerçek Isa, zamanla yerini Din Bürokratlarının istediği İsa'ya bıraktı. Şurası kesindir ki, Pavlus da bu kadarını herhalde beklememiştir. Ama oldu! Pavlus'un tartışmalarında izlediği siyasal strateji, İsa'nın 'bize karşı olmayan, bizimledir' gibi Seküler iddialarının arrivistçe* ve bu nedenle de esnekçe uygulamaları üzerine zekice oturtulmuştu. Bu durumda dahi, izleyicileri Kilise tarihi boyunca zaman zaman İsa'nın bir başka deyişini istismar hakkını kendilerinde buldular: "Benimle beraber olmayan, bana karşıdır, ve benimle beraber devşirmeyen, dağıtır. Bunun için size diyorum: Her günah ve küfür insanlara bağışlanacaktır; fakat Ruh'a karşı küfür bağışlanmayacaktır" (Matta, 12:30-31).
  • Bilindiği uzere Hristiyanlığın tanrısı sayılan İsa ,Tanrı'nın oğlu olarak İNSAN suretinde yaratılmış ve kadim Filistin topraklarinda bu - dünyanın işlerini düzenlemek için yaşamıştır.
  • Tanrı'nın adını cemaat önünde anan Musevi kendini kafir konumuna düşürüp doğuştan gelme haklarını yitirir.
  • "Eski Ahit yorumlanınca Erkek'in kimliği'nin (identity) Tanrı'dan aldığı ve/fakat şahsiyetini (Personality) Kadın sayesinde edindiği anlaşılmaktadır."
  • Bakire annelik yakıştırması hırıstiyanlıktan çok önce,tüm Hindistan,Mezopotamya ve ortadoğuda bilinen bir olguydu. Örneğin Buda,Sokrates,Platon ve büyük İskender de halk söylencesine göre bakire anneden doğmuşlardı..
  • Şahsiyet -persona- İnsan'ın oynayacağı rolü simgeleyen maske demektir.
  • "Açılmayacak örtü ve bilinmeyecek gizli şey yoktur."
  • "İnsancıl olan biziz, çünkü biz Romalıyız."
  • İbranice İsrael adı, "Tanrı'yla mücadele eden" anlamına gelmekteydi.
  • Tanrı yalnızca onunla ilgili her düşünceden değil, her kanıttan da daha büyüktür.

--reklam--

Üç İsa İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Oldukça güzel bir araştırma eseri. Hazreti İsa'nın tarihsel kişiliği hakkında alternatif bir bakış açısı getirmiş. Apollonius adında bir gezginin hayatının Hazreti İsa'ya Bizans imparatoru Konstantin zamanındaki İznik Konsülünde adapte edilmesini, söz konusu kişilerin hayat öykülerinde çok ciddi bir benzerlik olduğunu anlatmış. Günümüz Hristiyanlığının Pagan kültüründen nasıl beslendiğini, aksini iddia edenlerin ne şekilde cezalandırıldığını, Papalık ve Patriklik arasındaki siyasi çekişmeyi detaylı bir şekilde anlatmış. Çok fazla kaynaktan yararlanılan bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)

Muhteşem tespitler... Allah gani gani rahmet eylesin.... Bana kitab okumayı sevdiren insan... Başka bir Ülker’de böyle insanlar el üstünde tutulurken , bizim ülkemizde toprağın altı reva görüldü.... (ERGÜN)

--reklam--

Üç İsa PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Aytunç Altındal - Üç İsa kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Üç İsa PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Aytunç Altındal Kimdir?

Aytunç Altındal asıl ismi Aytun Altındal (d. 12 Ocak 1945, Bakırköy, İstanbul), tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı Türk gazeteci, yazar ve araştırmacı. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.

Öğrenimi

İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da (1956) bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı.

Aile Hayatı

Aytunç Altındal'ın babası Cavit Altındal, Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmıştır. Annesi Fatma hanım ise ev hanımı. Aytunç Altındal, 4 kardeş içinde en küçük olanıdır.

Siyasi Hayatı ve Çalışmaları

Aytunç Altındal 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7.5 yıl hapse mahkum oldu ve yurtdışına kaçtı. 1975 yılında İsviçre'de "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" adlı kitabı çıkardı. 1977'de Havass ve1984'de Süreç yayınlarını kurdu. 1982'ye kadar Süreç dergisini yönetti. Daha sonra 1989'da Zürich'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini yönetti. Yine 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı. 1992'de İngiltere Edinburg'da ki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngitere'de yayınlanan Three Faces Of Jesus(Üç İsa) adlı kitabı dünya basınında geniş yankı buldu. Daha sonra 1993'de Rusça'ya çevrildi.

1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya'nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa'nın Laik Vasiyeti)adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.

1995'te merkezi New York'ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.

Aynı sene, New York'ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spiritual And Parliamentary Leaders Or Human Survival (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu)'nda Uluslararası Danışman üyesi oldu.

Ünlü Fizikçi Isaac Newton'un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu'nun "Sakıncasız" adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.

Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi. 1964'ten başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Çeviri yaptı. Dokuz çeviri kitabı yayımlandı. Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre'de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.

--reklam--

Aytunç Altındal Kitapları - Eserleri

  • Bilinmeyen Hitler
  • Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
  • Gül ve Haç Kardeşliği
  • Bir Türk Casusunun Mektupları
  • Üç İsa
  • Kehanetler Kitabı
  • Hangi İsa
  • Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
  • Türkiye'de ve Dünyada Casuslar
  • Devlet ve Kimlik
  • Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi
  • Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
  • Bilinmeyen Vatikan
  • Türkiye ve Ortodokslar
  • Kültür Emperyalizmi
  • Papa 16. Benedikt
  • Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
  • Türkiye'de Kadın
  • Haşhaş ve Emperyalizm
  • Elvedasız
  • Çağların Sorumluluğu
  • Siyasal Kültür ve Yöntem
  • Kültür Savaşları - II
  • Elvedasız Ayrılık
  • Meryem ve Hilal

--reklam--

Aytunç Altındal Alıntıları - Sözleri

  • Cizvitler Hitler'den tutun da Kenny'nin öldürülmesine kadar sayısız '' konspirasyon teorisinde '' baş rolü oynamışlar ve oynamaya da devam etmektedirler . (Papa 16. Benedikt)
  • Türkiye'de, gerçekte, "Şeriat"a bağlı bir Devlet düzeni kurabilmek hayalden de öte bir halüsinasyondur. Din'i Devlet işlerine alet edebilmek ise, öncekinden daha Zırva bir iddiadır. Siz 1990'lar Türkiyesi'nde, bir yetkilinin örneğin baştan aşağı zemzem suyuyla yıkanmış, namazında niyazında "Tam" Müslüman bir Devlet yetkilisi IMF ile, Dünya Bankasıyla, AET ile, NATO ile islami Şeriat'a uygun anlaşmalar imzalayabileceğini düşünebiliyor musunuz? Sadece Türkiye'de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde -İran dahil - taraflardan biri, dinsel esaslara göre hazırlanmış bir "Petrol" ya da "Teknoloji" ya da "Ticaret" anlaşması imzalatmayı isteyemez. Bu koşullar altında "Şeriat Devleti" bir aldatmaca ve umacı işlevini görmektedir, o kadar. (Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma)
  • kimi niçin seveceğimi, biliyorum aştım duygusallığı, sıyrıldım düşlerden... (Elvedasız)
  • Vatikan’a bağlı olan gizli örgüt OPUS DEİ (Tanrının işleri) gittiği her ülkede ilkin mesleğimde çabuk yükselmek isteyen hırslı, yerleşik, ahlaki değerlere önem vermeyen şahıslarla, kendileri çok önemseyen fakat nedense adlarını duyuramamış aydınları avladı. Özellikle basın ve tv ile bunları destekledi. Sonra bunları kullanarak ülkelerde her istediğini yaptırır hale geldi. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
  • Dünya Müslümanları bir konuda şaşmaz bir istikrara sahipler; ''şaşkınlıkta''. Müslümanlar kadar şaşırmayı seven insanlara az rastlanır doğrusu! (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
  • "Öğrenebileceğin kadar öğren,fakat kimliğini hiçbir zaman açıklama..." (Bilinmeyen Hitler)
  • Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlerisiniz.Yüce Yaradan alnınıza diktatörleri yazmamıştı,bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.(23 Ağustos 1974. & Milliyet Sanat (Kültür Emperyalizmi)
  • Yüzyıllar boyunca süren bu mezhepler arası kavgalar, Rus Ortodoksluğunun en belirleyici özelliği olmuştur. Birbirlerine amansızca saldıran bu mezheplerin mensupları kanlı kıyımlar yapmışlardır. Örneğin 17.yüzyılda patlak veren bir mezhepler arası savaşta geleneğe bağlı kalmak isteyen "Eski Müminler" tarikatının üyeleri, bizzat Rus Ortodoks kiliseleri tarafından suçlanmışlar ve işkence edilerek öldürülmüşlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
  • İnanç, bilgiyi dışlar. Aslolan inanmaktır. "Credo quia absurdum est."(Saçma olduğunu ben de biliyorum ama içimden inanmak geliyor, yapılacak birşey yok!!!) (Hangi İsa)
  • Sözün özü; Türkiye'nin AB'nin tarihinde vardır ama kültüründe yoktur. (Gül ve Haç Kardeşliği)
  • 1600 yılına kadar Engizisyon Mahkemesi'nin, ajanlar kullanarak yakılarak öldürttüğü insan sayısı on binlerle sayılmıştır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
  • Bu mezhep ve tarikatın üyeleri o günlere kadar alışageldikleri tarzda, yani gelenekleri gereği, Haç işaretini iki parmaklarını kaldırarak yapmaktaydılar. Ama kilise bunun üç parmağın kaldırılmasıyla yapılması gerektiğini öne sürünce, "Eski Müminler" mezhebini üyeleri, işkencede ölmektense topluca intihar etmeyi yeğlemişlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
  • Bir şeyi bilmenin alameti doğru soru sormaktır. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
  • Her insan da doğuştan Kimlik vardır ve sonradan Kişilik oluşur.. (Devlet ve Kimlik)
  • Sorunlardan ''mucizevi'' girişimlerle, olağanüstü şahısların önderliğinde -bir anlamda çağın Mesih'leri aracılığıyla- kurtulmaya şartlandırılmış olan Türkiye toplumunda... (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
  • 17 temmuz 2000 de New Yorker dergisinde Hitler'in amerika'da yaşayan üvey kardeşinin ailesiyle ilgili bir inceleme yayımlandı. Yazar Timothy W. Ryback , bu aileden adını vermediği bir adamla görüştüğünü ve bu kişinin kendisine " Hitler Ailesin'de yahudi kanı vardır. Hatta bir amcamız şimdi Tel aviv'de yaşıyor dediğini aktarmıştır. (Bilinmeyen Hitler)
  • Hem Tevrat hem de Torah Avrupa'da özellikle de ortaçağ boyunca daima lanetlen­miş ve yakılmıştı. Tıpkı Teocide=Tanrı Katili diye tanım­lanan Yahudiler gibi! Kilise'nin dilinde Yahudi, Tanrı İsa'yı öldürmüş olan katildi. (Hangi İsa)
  • Tarih boyunca kendilerinin toplum tarafından sefil bir yaşama mahkûm edilmiş oldukları duygusuna kapılmış olan birçok fahişe, intikam, nefret, garaz gibi duygularla hareket edebildikleri için düşman ülkelerin istihbarat örgütlerince elde edilebilecek ilk kişiler arasında sayılmışlardır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
  • Filistin, İsa'nın yaşadığı dönemde Roma'nın egemen­liği altında bir Teokrasiydi. Yahudi Şeriatı acımasız bir şekilde uygulanıyordu, bunu ihlâl en hafifinden ağır hapis veya "Dışlanma" cezasını öngörüyordu. Ve İsa, bunu gö­ze alarak Sinagoga=Havra'ya gitti ve avluda para ticareti ve tefecilik yapan Yahudilerin masalarını devirdi, onlara faizciliğin ve tefeciliğin "Caiz" olmadığını söyledi. Oysa para ticareti ve diğer yollardan Havra her yıl büyük para­lar kazanıyordu. Yazar Jim Bishop'un yaptığı hesaba gö­re, Filistin'deki 3 milyon Yahudi her yıl sadece "Bağış" olarak, 1959 verilerine göre, 420.000 Pound para ödüyordu. Ve bu paraların büyük kısmı da en güçlü Ya­hudi Ailelerinin ve Cemaat Önderlerinin arasında pay edi­liyor ve Sinagog'un avlusundaki tefeciler/aracılar tarafın­dan çoğaltılıyordu. (Hangi İsa)
  • İbranice İsrael adı, "Tanrı'yla mücadele eden" anlamına gelmekteydi. (Üç İsa)