Kitap Künyesi
Yazar: Natsume Soseki
Çevirmen: Burcu Erol
Editör: Gökhan Demir
Editör: Baran Güzel
Tasarımcı: Barış Şehri
Orijinal Adı: 草枕 [Kusamakura]
Yayın Evi: Konu Kitap Yayınları
İSBN: 9786058016675
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Üç Köşeli Dünya Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Üç Köşeli Dünya'da şehir hayatından uzaklaşan bir sanatçının dağlara doğru yaptığı yolculuk anlatılıyor.
Soseki'nin poetikasına dair belirgin izler taşıyan eser tam anlamıyla bir arayış hikâyesi. Anlatıcı şiiri, resmi ve kendi benliğini arıyor. Sanatı ve hayatın özünü kavramaya çalışan Natsume Soseki, Doğu ve Batı felsefelerini de anlatısında ustaca harmanlıyor.
Natsume Soseki, modern Japon edebiyatının en iyi edebiyatçılarından biri. Kendisinden sonra gelen Kawabata, Tanizaki, Mişima ve Murakami gibi birçok ismi etkileyen bu büyük yazarın Türkçeye ilk kez çevrilen Üç Köşeli Dünya isimli romanını, Burcu Erol'un Japonca aslından yaptığı şiirsel tercümeyle yayınlamaktan mutluluk duyuyoruz.
Soseki modern Japon yazarlarının/roman yazarlarının temsilcisi, En yüksek standartlarla sınanmış bir yazar. Eserleri bütün büyük yazarların çizgisinin ötesinde tamamen yeni ve bireysel bir gerçeklik sunuyor. Spectator Yepyeni bir soluk... Soseki güzelliğin nadir, değerli parçalarını arayıp bulmaktan çekinmiyor.
Guardian
--reklam--
Üç Köşeli Dünya Alıntıları - Sözleri
- “…gidenle kalanın arasında az bir mesafe olmasına rağmen, kaderimiz sona ermişti.”
- “Bu dünyada aptallığını inatla koruyan insanlar vardı.”
- Aynaya baktığı zaman, insan sadece mutlu anılarını anımsadığım için acı çekiyor olmalı.
- “Huzur, huzursuzluk, hatta bu dünya, kafanın içindeki şeylerden sadece biri olduğu İçin fark etmiyor ki. Pirelerin dünyasını istemediğin için sivirisineklerin dünyasına taşınmanın bir anlamı olmaması gibi.”
- Anlatamam,tıpkı resimde olduğu gibi,eğer konuşursan cümleler değerini kaybeder.
- Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.
- Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur !
- - “Mutludur şimdi, değil mi?” + “Şimdilik bir sorunu yok. Buna mutluluk denir mi ki?”
- Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.
- Bu dünyada aptallığını inatla koruyan insanlar vardı.
--reklam--
Üç Köşeli Dünya İncelemesi - Şahsi Yorumlar
DİPÇE : Akıl, duygu ve ruh dünyasına estet gözüyle bakmamızı sağlayan, alıştığımız görüntülere çaldığı fırça darbeleriyle sanat bulaştıran zarif kırılgan güçlü mağrur hangi duygudan eksildiysek onu tamamlamamızı salık veren bir eser Üç Köşeli Dünya... Kendi sanat dünyasında devrim yaratmak için şehirden- Tokyo'dan- uzaklaşıp tabiatın kucağına sığınmaya gider isimsiz kahramanımız, şiirinin ve tuvalinin sürprizlerine açar ruhunu. Soseki; Gönül'de, Sanşiro'da ve hatta Ben Bir Kediyim'de olduğu gibi burada da kişisel bir focustan topluma ayna tutmayı bireyselin özüne toplumu sıkıştırmayı hedeflemiştir. Bu arayış hikayesinde ressamla beraber Japon toplumunun da yürüdüğünü görürüz. Genel hatlarıyla sanatın ve hayatın sırrına vakıf olmaya davet eder okuru bunu yaparken araya serpiştirdiği doğa tasvirleri gerçekten muazzamdır farkına varmadan saçlarınızın arasına karışmış kiraz çiçeklerine dokunur veya yağmur damlalarında ürperirken bulursunuz kendinizi, bu hazla bir kitap okuduğunuzu unutup kah çiçekten gökyüzünü kah berrak dalgalar arasında yosunları seyredersiniz hafif bir rüzgar çevirirken yaprakları... Soseki eski kültürle yeni anlayışın ortasında durur hep yüzünü batıya döner ama sırtı sapasağlamdır, bu nedenle anlattığı her şeyde Çin edebiyatının izlerini modellerini Batı sanatının özgürlüğünü harmanlamak ister ama aşırılıktan ve uygunsuzluktan hep kaçınır. Bazen batının kofluğundan bahseder bazen şıklığından ve bazen acımasızlığından... Adil davranır tıpkı doğa gibi ... Gittiği dağ köyünde dinlediği, Nagara kızının öyküsü ile Hamlet'in aşık olduğu Ophelia'nın yağlı boya tablosu arasında kadersel bir bağ kuran ressam bu görsel şölenin peşindeyken aynı köyde benzer bir kaderin kıyısından dönen ve güzelliği ile tablosal bir varlığa dönüşen Nami'nin öyküsü arasında döngüsel bir yolda bulur kendini. Ressam Millais, 1852'de yaptığı bu yağlı boya tabloda Shakespeare'in Hamlet oyunundaki Ophelia karakterinin Danimarka'daki bir nehirde boğulmadan önce şarkı söylerkenki halini betimlemiştir. Ophelia, sendromuna da adını vererek melankolik aşık kızların sembolü olmuştur. Hamlet'in kendisini sevdiğine inanmakla beraber onun karısı olamayacağına da aynı güçlü hisle inanır bu ikilem onda derin bir melankoli yaratır sonunda nilüferle dolu bir nehirde boğulur. Nagara kızı da kendisine aşık iki erkek arasında kalarak karar veremez ve göle atlayarak boğulur ve Nami de bu kader ipine asılıdır. Ressam aradığı tabloyu resmedeceğine inanır ve bunun peşine düşer ama kaldığı sürece tek bir çizgi çizemez çünkü eksik olan bir şey vardır. Tüm bunları okura aktarırken Rus Japon Savaşına, Batının iki yüzlülüğüne ve doğacak tehlikelere değinmeyi de ihmal etmez. Dönemin sanatçılarını batıya yanlış yaklaşımlarından dolayı uyarır : Japonya manzarası çizilecekse, bizler Japon karakteristik özelliği taşıyan bir gökyüzüyle ona uygun renkler kullanmak zorundayız. Fransız resimlerinin harika olduğunu söyleyip aynı renklerle Japonya manzarası çizerek "Işte karşınızda Japonya," diyemeyiz. der ve hatta kendisine yöneltilen eleştirilere de bu isimsiz kahraman aracılığıyla yanıt verir. Olayların akışı içinde üçüncü bir kişi olarak kendimize yaklaşmadıkça hata yapacağımıza dikkat çeker. Hissizleşmek olarak adlandırdığı bu durum olayları tüm gerçekliğiyle ve her açıdan görebilmektir aslında ve Japon toplumu da bireyi de hissizleşmeyi gerçekleştirmediği sürece asıl bulunduğu ve sürüklendiği yeri göremeyecektir, der ve bunu en iyi başaran kesimin sanatçılar ve sanatsal ruhlu olan insanlar olduğunu söyleyerek onları sıradan insandan ayırır. Bu Soseki'nin bir sanatçı olarak topluma açtığı yolun resmidir ve sanatsal bildirgesidir kitabın sonunda ise eskik olan duyguyu yakalamıştır. Çok çok keyifli bir kitaptı. Tavsiye ederim. Esen kalın (Gncokuyor)
Japon edebiyatından okuduğum ilk kitaptı, heyecanla başlamasına rağmen kitap çok durağan ilerlediği için sıkıldığım zamanlar oldu. Betimlemeler okuyucuyu içine alacak türdendi. Benim sıkıldığım pek çok sayfa oldu fakat içinde altı çizilecek anlamlı ve insanı düşündürecek cinsten pek çok cümle vardı. Şiiri ve resmi sevenler için okuması daha zevkli ve kolay bir kitap olabilir, bana çok hitap etmedi. (Gülser)
‘seyahatimin amacı dünyevilikten ayrılmak ve sonuna kadar ressam olmak için uğraşmak üzerine kuruluydu. bu yüzden gördüğüm her şeyi ve herkesi resim çerçevesinde değerlendirmek zorundaydım’ diye yolculuğun yegane amacını özetliyor soseki. karşılaştığı her şeye bir sanatçı gözü ile bakmaya ve sanatçının hissizliğine ulaşmaya çalışan bir ressamın yolculuğunu okurken aynı zamanda başka eserlerin, fert olarak toplumundaki konumun ve eserlerin batı doğu arasında anlam farklıklarına değiniyor yer yer. arayışını Japonya’nın şehirden çok uzak ve ıssız olan bir köyünde sürdürürken, karşılaştığı her şeyi betimleyerek, çoktan var olmuş eserlerle karşılaştırarak, anlatmak istediklerini, gördüğü eksikleri resim ve şiirle tamamlamaya çalışarak bir nevi sanatı ruhuna işlemeye çalışıyor. sanat öğretisinin, nasıl olması gerektiğini, sanatçı anlayışının ve tamamen bir sanatçı olarak var olmanın koşullarını hafif bir kurgu ile okuyoruz. bir bahçede ağacın gölgesinde hafif esen rüzgar eşliğinde ortamın sakinliğinin verdiği huzur ile örtüşebilir bu kitap. sakin, huzurlu ama aynı zamanda oldukça meraklı. içeriğinde sanat ile özdeşleşen her eleştiriyi severek ve yeni şeyler öğrenerek okumaktan büyük keyif aldım. özellikle kurgudaki karakterlerin başka eserlerle olan yansıması çok güzeldi. sanatı, edebiyatı, arayışı ve dinginliği sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap. (serenad)
--reklam--
Üç Köşeli Dünya PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Natsume Soseki - Üç Köşeli Dünya kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Üç Köşeli Dünya PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Natsume Soseki Kimdir?
Sōseki Natsume Japon, İngiliz edebiyatı uzmanı ve yazardır. Uluslararası alanda sınırlı çevirileri dışında tanınmasa da, Japon-Rus Savaşı sonrası Japon Çağdaş Romanına damgasını vurmuş en önemli yazardır. Batılı roman geleneği ile Japon geleneksel yazı geleneğini birleştirerek orijinal bir üslup kurmayı başardı.
Kendisinden sonra gelen Akutagawa Ryunosuke gibi önemli yazarları büyük ölçüde etkiledi.II. Dünya Savaşı sonrası Kawabata Yasunari, Yukio Mishima ve Kenzaburo Oe gibi uluslararası çapta üne kavuşan yazarların temel kültürel kaynaklarından biri olduğu söylenebilir.
Türkçeye Küçük Bey adıyla çevrilmiş olan, önemli eserlerinden Bocchan'da çocukluğunda, yaramaz ve başına buyruk olan bir matematik hocasının taşra kasabasına matematik öğretmeni olarak gidişini ironik bir üslupla anlatır. Bu yapının arkasında ise Japonya'nın batılılaşması ve sömürgeci ülke konumuna gelmesine yönelik ince satirik öğeler gizlenmektedir.
--reklam--
Natsume Soseki Kitapları - Eserleri
- Madenci
- Gönül
- Üç Köşeli Dünya
- Sanşiro
- Cam Kapının Ardı
- Ben Bir Kediyim
- Küçük Bey
- On Gece Düşleri
- Ardından
- The Gate
--reklam--
Natsume Soseki Alıntıları - Sözleri
- İliklerime kadar hissediyorum yalnızlığımı. Böyle bir gemide yapayalnız yol almaktansa kaldırıp atmak istiyorum kendimi sonsuz mavinin kucağına. (On Gece Düşleri)
- Modern insanlarda gerçeğe eşlik edecek duyuyu terk etme huyu vardır.Toplum herkese öyle bir baskı uygular ki,insanların duyumsuzlaşmaktan başka çaresi kalmaz (Sanşiro)
- Ben bir kediyim. Henüz bir adım yok. Nerede doğduğumu da bilmiyorum. Hatırladığım tek şey; hayatımda ilk kez bir insan gördüğümde nemli ve karanlık bir yerde miyavlıyor olduğum. Sonradan işittim ki, türünün en gaddar üyelerinden biriymiş bu insan... (Ben Bir Kediyim)
- “Hayatın farkına varmayan bir insan kadar tehlikeli başka bir şey yoktur!” (Ardından)
- Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur. (Üç Köşeli Dünya)
- Öylesine bir acıydı ki bu, neredeyse nefes alamıyor, boğulduğumu hissediyordum. (Cam Kapının Ardı)
- Ölüm direnebileceğin bir şey değildir. Kabullenirsen korkacağın bir şey kalmaz ortada. (On Gece Düşleri)
- İnsanlar her zaman samimiyetin gerektirdiği gibi asil, içten, temiz eylem ve davranışlara sahip varlıklar değillerdir. (Ardından)
- İlk başta yemeye tereddüt edeceğimiz bir şey olsa bile ilk lokmayı ısırdıktan sonra önceki kadar ızdırap çekmeden devam ediyoruz. (Madenci)
- “Ancak insanoğlu fanidir. İnsanın ne kadar sağlığı yerinde de olsa, vadesi ne zaman dolar bilinmez.” (Gönül)
- Aslında herkes, katlanılması mümkün olmayan şeylerin asla gerçekleşmeyeceğini varsaymayı seçer. (Ben Bir Kediyim)
- Diyeceğim o ki, insanlık tarihi; etin, kemiğin ve kanın değil, yalnızca kostümlerin tarihidir (Ben Bir Kediyim)
- Acı çeken ben olduğuma göre, buna son verecek olan da ben olmalıyım. (Madenci)
- Bir insanın derin kederine tanıklık ediyor ancak o insana yardım eli uzatamıyordum. (Cam Kapının Ardı)
- Hepimiz aynı derecede kıymetliyiz. Aramızda fark yok. (Cam Kapının Ardı)
- ''Yalnızlık içindeyim, tekrar gelir misin?'' (Ardından)
- "Dünyada güçlü bir arzudan daha korkunç bir şey yoktur." (Sanşiro)
- Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur ! (Üç Köşeli Dünya)
- Ev sessizliğe, kalbim huzura gömülüyor. (Cam Kapının Ardı)
- “ Çocuklara örnek ol, erdem timsali ol. Öğretmen dediğin yalnızca ders vermez, öğrencilerini kişiliğiyle de etkiler.” (Küçük Bey)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin