Kitap Künyesi
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Ayşe Gorbon
Editör: Alican Saygı Ortanca
Tasarımcı: Hamdi Akçay
Orijinal Adı: Something Wicked This Way Comes
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053758112
Sayfa Sayısı: 275
Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Bir parçam hâlâ dört yaşındayken bindiğim o korkunç atlıkarıncanın üzerinde. Görünüşe göre ondan inmenin bir yolunu asla bulamamışım." Fantastik edebiyatın ustası Ray Bradbury'den sizi kendinizle yüzleştirecek, cesaretin ve korkunun bir araya geldiği karanlık bir karnaval.
Vücudunu baştan sona saran dövmelerle zamana hükmetmeyi başaran Resimli Adam'ın avuçlarında iki tanıdık isim vardır: William ve Jim. 14 yaşındaki hemen her çocuk gibi bir an önce büyümek isteyen Will ve Jim'in önünde iki seçenek belirir: Ya Resimli Adam'ın büyüsüne kapılıp zamanı ileriye saran o atlıkarıncaya binecek ve tüm kasabayı bir günahkârlar karnavalına hapsedeceklerdir ya da Will'in ihtiyar babasıyla birlikte karnavalı belki de bir başka ekime kadar kasabadan uzaklaştıracaklardır. Çekinme, gir içeri… Uğursuz bir şey, upuzun bir yoldan senin için geldi.
(Tanıtım Bülteninden)
Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana Alıntıları - Sözleri
- "Ben mi? Ben üzgün adamın ta kendisiyim. Bir kitap okuyorum ve üzülüyorum. Bir film seyrederim: Üzülürüm. Oyunlar mı? Beni feci hırpalarlar."
- Ve insanlar gerçekten günahı severler Will ah hem de nasıl severler.
- "İnsanlar," dedi Jim, "tüm yaşamlarını ortada bırakmazlar."
- "Neden bazı insanlar baştan aşağı bütün antenleri kıpırdayan, aylaklık eden, temkinli çekirgeler; kendisini sonsuza dek düğümleyen, ilmikleyen, karşılıklı düğümleyen büyük bir sinir düğümü?
- . İskeletim biliyor. Bana anlatıyor. Sana anlatırım. ...
- . Peki, rüzgar hangi dili konuşuyor ? Fırtına hangi millettendir ? Yağmurlar hangi ülkeden gelir ? Şimşek ne renk ? "Gök gürültüsü öldüğünde nereye gider?" ...
- Ve bu şekilde koştular. Yıldız ışığında üç hayvan gibi. Siyah bir su samuru. Bir kedi. Bir tavşan. Ben, diye düşündü Will, ben tavşanım. Ve rengi beyazdı ve çok korkuyordu.
- Şu andan itibaren farklı düşünmeyi öğren. Bazen kasabada en mutlu görünen, en geniş gülümsemeli adam en büyük günah yükünü taşıyan adamdır. Gülümseme ve gülümseme vardır; karanlık olanı aydınlık olandan ayırt etmeyi öğren.
- Çünkü iyi olmak korkutucu bir iştir.
- Jim'in sorunu, dünyaya bakması ve gözlerini çevirememesiydi.
- İnce buzda paten yapmak en iyisidir, hafifçe. Durursaniz, dikkatinizin ağırlığı kabuğu kirabilir. Kabuğun içine batarsiniz, öylesine derin, öylesine uzak derinliklerde bogulursunuz ki, bütün geçmiş orada mezar taşı mermerlerine kazılı durmaktadır. Buzlu su damarlarınıza şırınga edilecektir. Aynanın kenarında mıhlanmışsanız, orada, bakışlarınızı Zaman'ın duzeltmelerinden ayıramadan, sonsuza dek orada kalırsınız.
- "Güneşin doğmasına çok uzun bir yol vardır, şafak da epey uzaktır, o yüzden hayatının bütün aptalca şeylerini toplarsın, o denli iyi tanıdığın ve şimdi o denli ölü olan kişilerle yapılmış olan aptal hoş şeyleri."
- Uyuyan bir dünyada kalan yalnızca üç kişi, nadir bulunur bir erkek kedi üçlüsü olarak, uzanıp ayın tadına vardılar.
- . Jim'in sorunu dünyaya bakması ve başka yöne bakamamasıydı. Ve hayatın boyunca asla başka yöne bakmadığında, on üç yaşına geldiğinde dünyanın çamaşırlarını yıkamakla yirmi yılını doldurmuş olursun. ...
- . "Bugün dünyanın son gecesi olduğunu bilseydin ne yapardın ?" "Ne yapardım? Cidden mi demek istiyorsun?" "Evet cidden." "Bilmiyorum. düşünmemiştim." ...
Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#birkitapkahvehuzur #okudumbitti Ray Bradbruy Uğursuz bir şey geliyor bu yana "Başparmaklarım karıncalandığında, Uğursuz bir şey gelir bu yana." "Güneşin doğmasına çok uzun bir yol vardır, şafak da epey uzaktır, o yüzden hayatının bütün aptalca şeylerini toplarsın, o denli iyi tanıdığın ve şimdi o denli ölü olan kişilerle yapılmış olan aptal hoş şeyleri." "Neden bazı insanlar baştan aşağı bütün antenleri kıpırdayan, aylaklık eden, temkinli çekirgeler; kendisini sonsuza dek düğümleyen, ilmikleyen, karşılıklı düğümleyen büyük bir sinir düğümü?" Herkese merhaba kitap dostları meltembige öncülüğünde #ithakiokuruyuz grubumuz için seçtiğim gotik edebiyat türünde okuduğum Ray Bradbruy in kitabı ile geldim bugün. Will ve Jim birisi ekimde gece yarısından bir dk önce diğeri bir dk sonra doğmuş kapı komşusu da olan 13 yaşında en iyi arkadaşlar... Birgün kasabalarına bir karnaval gelir... Bay Dark&Croogan ın karnavalı türlü türlü tuhaf insanlar cadı ve bozuk bir atlıkarınca. Will ve Jim bu karnavalın sandıklarından tehlikeli ve çok gizli bir sırrı olduğunu keşfederler hayatları tehlikeye girince Will'in babası da onları korumak ve karnavaldan kurtulmak için harekete geçer.... Ama bu o kadar kolay olmayacaktır. Çok güzel bir kitaptı zaten benim favori yazarlarımdan birisidir harika bir yazımı var ve bu kitapta yazarın okumadığım Resimli adam dan bolca bahsediyor onu da okuyacağım inşallah kitapla kalın hoşçakalın dostlar (Yeliz Uçaravcı)
#korkuyoruzamaokuyoruz ve meltembige #ithakiokuruyuz gruplarım için okudum. #kitapyorumu #uğursuzbirşeygeliyorbuyana #somethingwickedthiswaycomes Jim ve will yan yana evlerde oturan iki arkadaş. Birbirlerine zıt karakterleri daha da yakın olmalarına sebep olmuş. Önce fırtına çıkacağını ve jimin evine yıldırım düşeceğini söyleyen garip birinden yıldırım savar alıyorlar. Daha sonra Kasabalarına gelecek bir karnavalın ilanını görüyorlar. Karnaval her zaman alışkın oldukları gibi değil. Kendilerini korkularıyla yüzleşmeye zorluyor. Will sürekli kötü şeylerin farkına varıp herkesi korumak isterken jim ise tehlikeye doğru yürümek istiyor. Bradbury'nin alışılmışın dışında yazım tarzı, karakterlerin olağanüstü tanımlamaları harika bir okuma olmasını sağladı. Tabi bazı sayfalarda çok defa ne okuduğumu sorgularken buldum kendimi, karışık ve soyut bir anlatım var ve anlaması zor paragraflar giriyor ana konunun içine. Sıkılıp bırakmazsanız baba ve oğul arasındaki sevgiye iki arkadaş arasındaki rekabete ve güzel paragraflara şahit olabiliyorsunuz. (Melis Ünler)
Kitabın Yazarı Ray Bradbury Kimdir?
Raymond Douglas Bradbury, 22 Ağustos 1920 tarihinde, Waukegan, Illinois, ABD.’de dünyaya geldi. İsveç göçmeni bir anne ve telefon hatları çekerek geçimini sağlayan bir babanın oğlu olan Bradbury, gençlik yıllarının çoğunu Waukegan’da bulunan Carnegie Kütüphanesi’nde geçirdi.
Kütüphaneleri çok seven yazar, her gün saatlerini orada geçirirken, bir yandan da ileriki yıllarda yazacağı romanların temellerini atıyordu. 1934 yılında, henüz 13 yaşındayken, ailesinin Los Angeles’a taşınması nedeniyle Waukegan’dan kopan Bradbury, Los Angeles Lisesi’ne kayıt oldu ve 1938 yılında bu okulu başarıyla bitirdi. Çok iyi bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye kayıt olmayan Bradbury, bunun yerine gazete satmayı tercih etti.
..."Beni kütüphane yetiştirdi. Kolej ya da üniversite gibi kavramlara inanmıyorum. Kütüphaneleri seviyorum çünkü çoğu öğrenci üniversiteleri karşılayacak maddi olanaklara sahip değil. Liseden mezun olduğumda depresyonun kenarındaydım ve hiç param yoktu; ben de 10 yıl boyunca haftanın 3 günü kütüphaneye giderek kendimi geliştirdim."...
Flash Gordon ve Buck Rogers gibi erken dönem bilimkurgu kahramanlarından büyük oranda etkilenen Bradbury, 1938 yılından itibaren yazdığı öyküleri fanzinlere satarak para kazanmaya başlamıştı. Los Angeles Bilimkurgu Cemiyeti’ne katılan yazar, Robert A. Heinlein, Fredric Brown ve Jack Williamson gibi ustalarda orada tanıştı.
1938 yılında Imagination! Adlı fan dergisinde Hollerbochen’s Dilemma adını taşıyan ilk öyküsünü yayınlamayı başaran Bradbury, 1939 yılında ise Futuria Fantasia adını taşına bir dergiyi yayınlamaya başladı. Sadece 4 sayı çıkan ve her biri 100’er kopya olarak hazırlanan Futuria Fantasia kısa ömürlü olduysa da, yazarın önünü açması açısından faydası tartışılmazdı.
Bradbury 1941 yılında Pendulum adlı kısa hikayesini Super Science Stories dergisine 15 dolar karşılığında satmayı başardı; bu yazarın edebi yeteneği sayesinde kazandığı ilk paraydı. İki yıl içerisinde tam zamanlı bir yazarak olarak çalışmaya başlayıp bütün diğer işlerini bırakan Bradbury, 1947 yılında ise kısa hikayelerin toplamından oluşan ilk romanı olan Dark Carnival’ı piyacasa çıkarttı.
400’ün üzerinde kısa hikaye ve novella yazan, 50’nin üzerinde antoloji kitabında öyküleri yayınlanan, 20’den fazla tiyatro oyunu, onlarca çocuk edebiyatı, kurgu-dışı hikaye ve t.v. senaryosu kaleme almış olan Bradbury, çağımızın en üretken yazarlarından birisidir. Hayranları tarafından bir bilimkurgu yazarı olarak tanımlansa da bu tanımlamaya katılmayan Bradbury, bu konuda şu açıklamayı yapmıştır;
..."Öncelikle, ben bilimkurgu yazmıyorum. Yazdığım tek bilimkurgu kitabı var; o da Fahrenheit 451. Çünkü o kitap gerçeğe dayanılarak yazıldı. Bilimkurgu gerçeğin tasviridir, fantazi ise değildir. Fahrenheit 451 dışında bilimkurgu alanında verdiğim eser yoktur."...
1947 yılında Marguerite McClure ile evlenen Bradbury, bu evlilikten 4 kız çocuğu sahibi oldu. Los Angelas’da yaşayan yazar, hikayelerini kaleme almaya devam etti. Onlarca eseri çizgiroman, tv dizisi ve sinema filmi olarak uyarlanmış olan yazarın üzerine bir de belgesel çalışması yapılmıştır; Ray Bradbury; Story of a Writer.
Ray Bradbury, 5 Haziran 2012 tarihinde 92 yaşında Los Angeles, Kaliforniya, ABD'de ölmüştür.
Ray Bradbury Kitapları - Eserleri
- Fahrenheit 451
- Eve Dönüş
- Şimdi ve Daima
- Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana
- Deliler Mezarlığı
- Sonbahar Ülkesi
- Yakma Zevki
- Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık
- Karahindiba Şarabı
- Ateş ve Buz
- Fahrenheit 451
- Güneşin Altın Elmaları
- Son Yaya
- Cadılar Bayramı Ağacı
- Ertelenen Aşk
- Resimli Adam
- Mars Yıllıkları
- Dünyalıların Gelişi
- The Velt
- A Medicine for Melancholy and Other Stories
- Gök Gürültüsünün Sesi
- Papa ile Papağan
- Death Is a Lonely Business
- Topraktan Dönenler
Ray Bradbury Alıntıları - Sözleri
- "Sıkıntı şu ki, insanların bize sadece bir noktaya kadar inanmasını sağlamalıyız! Eğer bize haddinden fazla inanırlarsa; çekiçlerini dövmeye, kazıklarını bilemeye, çarmıhlarını kurmaya ve aynalarını asmaya başlarlar. İki ucu boklu değnek. Savaştığımızı belli etmeden nasıl savaşacağız? Fazla net olmadan nasıl aşikâr olacağız? Gereğince gömüldüğümüzü fakat ölü olmadığımızı mı söyleyeceğiz?" (Topraktan Dönenler)
- ”Neşelen, yeğenim. Aslında senin için her şey çok daha renkli. Bizim dünyamız ölü bir dünya. Her yer mezar taşı grisi. Hayat yaşayanlara güzeldir, her bir anı altın kadar değerli!” (Eve Dönüş)
- İnce buzda paten yapmak en iyisidir, hafifçe. Durursaniz, dikkatinizin ağırlığı kabuğu kirabilir. Kabuğun içine batarsiniz, öylesine derin, öylesine uzak derinliklerde bogulursunuz ki, bütün geçmiş orada mezar taşı mermerlerine kazılı durmaktadır. Buzlu su damarlarınıza şırınga edilecektir. Aynanın kenarında mıhlanmışsanız, orada, bakışlarınızı Zaman'ın duzeltmelerinden ayıramadan, sonsuza dek orada kalırsınız. (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- Bu gece neredesin? Tuzlu bir denizin kenarında, çamur çukurlarının,buharın ve sessizliğin yanında. Güneş batıyor burada. (Eve Dönüş)
- Gün batımı kaybolduğu için sevilir. Çiçekler solduğu için sevilir. Bahçedeki köpekler ve mutfaktaki kediler, yakında gitmeleri gerektiği için sevilir. Başka sebepler de vardır tabii, ama sabah sefalarının ve öğleden sonra gülücüklerinin kalbinde bir veda vaadi yatar. Yaşlı bir köpeğin gri burnunda hoşça kal yazar. Eski dostların yorgun yüzlerinden, dönüşü olmayan uzun yolculuklar okunur. (Topraktan Dönenler)
- Kurtları kovabilirlerdi ama anıları hayır, hayaletleri hayır. (Cadılar Bayramı Ağacı)
- "Hayvan koleksiyonu ile hayvanat bahçesi arasındaki fark ne?" (Deliler Mezarlığı)
- "Güneşin doğmasına çok uzun bir yol vardır, şafak da epey uzaktır, o yüzden hayatının bütün aptalca şeylerini toplarsın, o denli iyi tanıdığın ve şimdi o denli ölü olan kişilerle yapılmış olan aptal hoş şeyleri." (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- Onlar sadece kendilerine göre alışıldık olan bir akıl hastalığına tahammül gösteriyorlardı... (Mars Yıllıkları)
- "Bir ses bir defa çıkarıldı mı bir daha asla kaybolmaz," diye açıkladı Small. "Hepsi elektrik bulutları halinde saklanmıştır, yerlerini tespit edebilirsek, unutulup gitmiş savaşların gürültüsüne, uzun yaz mevsimlerinin insana miskinlik veren tınısına, tabiatın sonbaharın geldiğini haber veren o hüzünlü sesine bir dokunuşla yeniden erişebiliriz." (Şimdi ve Daima)
- “Çünkü sen onları gerçekten bir kez bile okumadan, Bay Poe'nun bütün kitaplarını yaktın. Onları yakmak ihtiyacında olan insanların sözü üzerine tümünü yaktın. Eğer onları okumuş olsaydın, biraz önce bu kata indiğimizde ne yapmayı planladığımı hemen anlardın. Cahillik öldürücüdür Bay Garrett.” (Mars Yıllıkları)
- Ve bu şekilde koştular. Yıldız ışığında üç hayvan gibi. Siyah bir su samuru. Bir kedi. Bir tavşan. Ben, diye düşündü Will, ben tavşanım. Ve rengi beyazdı ve çok korkuyordu. (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- "Büyüyünce ne olacaksın Bob?" "Yazar..." "Kararlısın demek... Ama, unutma ki yazar olmak kolay iş değil... Çok uğraşmak gerek..." "Biliyorum. Ama şansımı deneyeceğim. Çok okuyorum." (Ertelenen Aşk)
- "Ne yapabilirim? Berbat ve boş bir hayatı telafi etmek için yapabileceğim bir şey var mı şimdi?" (Resimli Adam)
- Temmuz sıcağına yürek ferahlatan bir serinlik, kış soğuna insanların iliklerini ısıtan bir sıcaklı veriyordu sanki... (Ertelenen Aşk)
- "Şunu açıkca söyleyeyim. İnsanlar her gün psikolojik açıdan ölüyor. Bazı parçaları yoruluyor. Ve bu yorgun parça tüm kişiyi öldürmeye çalışıyor". (Sonbahar Ülkesi)
- Bütün bunlar kocaman bir yanlışlık (Ertelenen Aşk)
- "İnsanlar hep yarın yaşamaktan söz ediyordu, yarın ölmekten değil." (Ateş ve Buz)
- En azından maskeyi görmen gerekir ki darben ardındaki yüze ulaşsın. (Topraktan Dönenler)
- Eğer şevk, zevk, sevgi, eğlence olmadan yazıyorsan yarım bir yazarsındır. Yani bir gözün piyasada, bir kulağın avangart zümrelerdeyken kendin olamıyorsun demektir. Hatta kendini bile tanımıyorsun. Çünkü bir yazarın hissetmesi gereken en önemli şey heyecandır. Duygu ve heves dolu olmalıdır. Böyle bir enerjisi yoksa gitsin şeftali toplasın ya da çukur kazsın daha iyi. Allah bilir sağlığı için daha iyi olacaktır. (Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin