Kitap Künyesi
Yazar: Necip Fazıl Kısakürek
Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları
İSBN: 9789758180304
Sayfa Sayısı: 734
--reklam--
Ulu Hakan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu eser, ilk defa Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han`ın, bütün okur-yazarlara, yeni doğmuş çocuk beynini salatasına doğratıp dişleyecek derecede korkunç bir zalim tanıtıldığı ve bu tanıtmaya mütearife gözüyle bakıldığı bir hengamede meydan yerine dikildi ve satır satır şu manayı tüttürdü:
- 36 Türk hükümdarı arasında belki en büyüğü ve tarihi hakkı muazzam bir zat mevzuunda yahudi, dönme, mason, kozmopolit ve emperyalizma ajanlariyle el ele, İttihat ve Terakki eşkiyasının imal ettiği ve Cumhuriyet rejimi boyunca devamına şahit olduğumuz yalancı tarihe paydos!.. Dünyada her şeyin sahtesi görülmüş, fakat ilim ve tarihin devamlı yalancısına rastlanmamıştır!..
(Önsöz'den)
--reklam--
Ulu Hakan Alıntıları - Sözleri
- «İnanmıyorum! Her şeyimiz sahte!»
- Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır.
- "Durun, Abdülhamîd tarihin en büyük kurbanıdır ve üzerinde sahte ilim imâl edilmiştir!" hükmü ilk defa Büyük Doğu'dan fışkırdı.
- Sadelik, basitlik, şatafatsızlık... En genç çağından başlayarak son anına kadar asla ayrılmadığı şiar... 
- Allah uğruna küçülmenin, yokluğa kaçmanın insanı ne kadar büyüttüğüne, yükselttiğine dikkat ediniz ki, odasına herhangi bir harem ağası veya hademe girdiği zaman, sırf Allah'ın mahlukuna saygı göstermek için ayağa kalkmak ister, fakat İslâmların Halifesi ve Türklerin Padişahı sıfatıyla böyle bir imkan bulamayınca, ayağa kalkışını gizlemek maksadıyla masasında bir kağıt arıyormuş gibi yapar ve yalnız Allah'ın görüp kulların farkına varmadığı şekilde nefsini küçültmeyi yerine getirirmiş...
- Zalim, gerçekte adillerin adili olan Abdulhamid değil, güya demokrasi devrinde gazetelere resmen bir tamim gönderip, «Allah ve ahlaktan bahsetmek yasaktır» emrini verenlerdir. 
- NEFSİNE HASİS, VATANINA CÖMERT ABDÜLHAMİD... O'ndaki fazileti dillendirmek için, düşmanlarının taktığı bu yafta yeter!
- Parça bütünün habercisidir.
- Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!
- -Selam sana olsun, ey âdil Hükümdar!. Ve: -Sana selâm olsun, ey hak tanır Müslüman!
- Plevne müdafaasını yakından incelemiş olan bir İngiliz diyor ki: - Nasıl hayran olmayayım Türk askerine ki, başka ordularda artık müdafaanın bile bırakılacağı bir anda onun taarruzu başlar...
- Abdülhamîd Han'ın, bütün kötüleri ve kötülükleri tasfiye işinde biricik medodu, sürgün; ve sürdüğü şahsı büyük mikyasta paraca nimetlendirmektir.
- Abdülhamîd, tarihimizin idare plânında en üstün başbuğlarından biridir. Belki Fatih ve Yavuz’dan da üstün... Onlar her ân yükselen bir «iyi»yi daha iyiye götürmüş kahramanlar... Abdülhamîd ise her ân derinleşen bir “fena”yı önleyici ve kimseden yardım görmeyici çilekeş...
- Allah, mülk ve milletimizin saadetine çalışanların gayretlerini tevfikine mahzar eylesin... Amin...
- Abdülhamîd hakkındaki kast o kadar büyük, köklü ve plânlıdır ki, onun her ne pahasına ve hangi usulle olursa olsun çürütmek için, hissi ve sahte tarafından fikri, el atılmadık vasıta bırakılmamıştır.
--reklam--
Ulu Hakan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üstadın eseri düzyazı olmasına rağmen cümleler arasında kafiyeli ahenk tutturması okurken beni mest etti. Yereceği kişi ve öveceği kişi için kullandığı kelimeler onun ne kadar büyük bir edebiyat ustası olduğunu fark etmek apaydınlık dümdüz bir arazide çaresizce saklanmaya çalışan kişiyi fark etmek kadar kolaydır. Kitapta Abdülhamid Han’ın zor zamanlarda gelmesine rağmen devletin 33 yıl yıkılmaktan koruduğunu bu mükemmel üslubuyla üstat bizlere aktarmıştır. Abdülhamit Han’ın bir çok haksız iftiralara maruz kaldığını mükemmel tarifi ile bizlere anlatmıştır. Bu kitapta bir çok olaya tanık olan Tahsin Paşa, Abdülhamid Han’ın kızı ve bizatihi kendisinin hatıratlarına yer verilmiş ve değerlendirilmiştir. Kitapta bazen Abdülhamid Han’ın büyüklüğüne vurgu yapmak için Üstad Abdulaziz Han’a, Kanuni Sultan Süleyman’a ağır şekilde ithamlarda bulunmuş özellikle Kanuni Sultan Süleyman Han’a mirasyedi demiştir Bunu açıkçası kabul edemedim çünkü Kanuni sultan Süleyman babası kadar büyük başarıları olmasa da boş durmamış saltanatı boyunca at sırtından inmemiştir. Allah yolunda çalışmıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han’a haksızlık edildiği kanısındayım. Genelde kitap bana göre bu haksız yorumlar dışında Abdülhamid Han’ın hakkını arayan soran güzide bir eser olarak kütüphanemin baş köşesinde olacaktır (Talepkâr)
Ulu Hakan Ikinci Abdulhamid Han adli kitaba 2021 şubatinda başlamış 200.sayfasinda bırakmıştım ama sene bitmeden devam etmek istedim nihayetinde devrettim Necip Fazıl kaleminden çıkan bu kitabi. Okurken göreceksiniz ki Necip Fazıl,Abdülhamit Han için tek bir olumsuz cümle sarfetmemiş,hükümdara ve yaptiklarına eleştiriyle yaklaşanları ise bombardımana tutmuş. Peki neler okudum kitapta bahsetmek istiyorum.Osmanlı Devletinin artık "Hasta Adam" diye adlandırıldıgı,sallantılı,borcların fazlasıyla kabardıgı bir dönemde tahta gecen ve 30 yıl padişahlik yapan Abdülhamid'in Osmanlı Devletine katkıları,devleti kalkındırması bunlari yaparken kendi nefsi icin tek bir cana kıymaması, hükmünü verirken meseleyi dini boyuttan da ele alıp,ona göre emirler vermesi pek cok sayfada sıkça bahsi geçenlerdir. Meşrutiyetin ilanı,31 Mart Vakası ile Ittihat ve Terakki komitacıların planları dogrultusunda saltanatınin son bulması anlatılırken sonlara dogru hatıralardan ve ölümünün anlatilmasıyla son bulan bu hacimli kitaptan elbette bitmedi anlatmak istediklerim. Tahta gectiginde ilk yaptıği kendi kesesinden borcları ödemeye geçmiş,daha sonra yine masraflari kendi kesesinden ödemek üzere Mülkiye Mektebi kurulmasıni ,böylece memurlugun meslek olma haysiyetine kavuşacagını düşünmüstür. Abdulhamid'in basın sansüru koydugu bunu milli bünyeyi korumak adına yapmış olduğu eylemleri okuruz.Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Yahya Kemal adlı eseride de okumustum bu bahsi.Halid Ziya'nin Aşk_i Memnu gibi eserlerin yasaklanmasını... Padişahın yasakladıgı tek kelime ise Ermenistan olmustur kitaba göre.Ermenilerle arası açık olan hükümdara "Kızıl Sultan" tabiri dogrudan Ermenilerden kalmıstır.Kitap,yeni neslin bu Ermeni buluşunu hakikat diye kabul edişini anlatır ve Abdülhamid düşmanlıgında Ermeniler Türkleri degil,Turkler Ermenileri taklit etmistir diye açıklar yazar. Yahudilere düsmanlıgı da pek ala gözler önüne serilir kitapta,Yahudilerin Filistinde siyonistlik yapacağını bilerek dünya devletleri bir araya gelse yine de Kudus'ten tek bir parça yer vermeyecegini padisahın dilinden nakletmistir Necip Fazıl. Bir de Mithat Paşa var ki kitabin başından sonuna kadar Abdülhamid düsmanligi ile bilinen.Mithat Paşa ve yandaşları yüzünden yaşanan 93 rus_türk harbinin yaşanması.Sürgüne gönderildikten sonra affedilip Suriye valiligine atanip daha sonra da görevini yerine getirmeyince idama mahkum edilen ve yine padisahin affina ugrayip Taif'e sürgune gönderilen bu paşadan epeyce bahsedilmekte. Son zamanlarında yazmış oldugu hatıraları ve kızı Şadiye,nin anlattıkları ilgi çekiciydi.Özellikle ananas hediyesi içinde verilen elmaslar vs.vs. Iste arkadaşlar uzun bir zaman dilimine yayılmış olsada bu kitabı okudum ve ilgi duyan arkadaşlara tavsiyedir.Sevgiler. (Nilgün)
--reklam--
Ulu Hakan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Ulu Hakan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ulu Hakan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
- Çile
- Çöle İnen Nur
- Bir Adam Yaratmak
- O ve Ben
- Reis Bey
- Aynadaki Yalan
- İmân ve Aksiyon
- Son Devrin Din Mazlumları
- Kafa Kağıdı
- Hikayelerim
- Tohum
- İdeolocya Örgüsü
- Sabır Taşı
- Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
- Doğru Yolun Sapık Kolları
- Yunus Emre
- Cinnet Mustatili
- Ahşap Konak
- Mümin - Kâfir
- Dünya Bir İnkılap Bekliyor
- Sahte Kahramanlar
- Hazreti Ali
- Abdülhamid Han
- Bâbıâli
- Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
- İbrahim Ethem
- Ulu Hakan
- Esselam
- Peygamber Halkası
- Para
- Siyah Pelerinli Adam
- Tasavvuf Bahçeleri
- Kanlı Sarık
- Canım İstanbul
- Parmaksız Salih
- Mukaddes Emanet
- İman ve İslâm Atlası
- Püf Noktası
- Hesaplaşma
- Müdafaalarım
- Yeniçeri
- Bediüzzaman Said Nursi
- Künye
- Nur Harmanı
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
- İstanbula Hasret
- Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
- Türkiye'nin Manzarası
- Öfke ve Hiciv
- Deprem
- Veliler Ordusundan 333
- Rabıta-i Şerife
- At'a Senfoni
- Ufuk çizgisi
- Başbuğ Velilerden 33
- Dininizi Öğreniniz
- Hac
- Reşahat
- İhtilal
- Benim Gözümde Menderes
- Moskof
- Mektubat
- Hitabeler
- Konuşmalar
- Vatan Şairi Namık Kemal
- Katibim
- En Kötü Patron
- Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
- Gönül Nimetleri
- Edebiyat Mahkemeleri
- Villa Semer
- Hücum ve Polemik
- Rapor 1/2
- Nasreddin Hoca
- Çerçeve 1
- Şiirlerim
- Namık Kemal
- Başmakalelerim 1
- Cinnet Mustatili
- Tiyatro ve Tesiri
- Büyük Doğu Cemiyeti
- Rapor 5/6
- Çerçeve 2
- Rapor 3/4
- Rapor 11/13
- Rapor 7/8
- Dil ve Edebiyat
- Rapor 9/10
- Çerçeve 3
- Vesikalar Konuşuyor
- Hadiselerin Muhasebesi 1
- Başmakalelerim 2
- Senaryo Romanlarım (kod38)
- Büyük Kapı
- Necip Fazıl Bibliyografyası
- Savaş Yazıları 1
- Rapor 7/9
- Çerçeve 4
- Başmakalelerim 3
- Rapor 4/6
- Savaş Yazıları 2
- Çerçeve 6
- Hadiselerin Muhasebesi 3
- Hadiselerin Muhasebesi 2
- Rapor 1/3
- Çerçeve 5
- Ruh Burkuntularından Hikayeler
- 101 Hadis
- Aynadaki Yalan
- Para
- İki Hitabe
- Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
- Ben ve Ötesi
- Necip Fazıl Kısakürek
- Altun Halka
- Tiyatro Eserleri 1-2-3
- Yolumuz Halimiz Çaremiz
- Hikayelerim
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
- Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
- Seçilmiş Əsərləri
- Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
- Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
- Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın İki gözün iki çeşmeymiş Saçına ak düşmüş, Kahırdan elin yüzün buruşmuş, Gözlerin yolda kalmış Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim, Bugün yaşıyanlardanım, Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
- Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
- Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Mekanı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
- Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
- İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
- Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
- "Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir." Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan. İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
- Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
- İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
- Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri... Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
- İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
- “Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
- Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
- Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
- “Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- - Ne o Selma, ağlıyor musun? - Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
- Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- - Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola! Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
- Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş: Sağ elimde Adnan var!.. Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı... Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın... Elveda Adnan Bey! İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!.. Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin