Kitap Künyesi
Yazar: Emrah Serbes
Editör: Levent Cantek
Yayın Evi: İletişim Yayıncılık
İSBN: 9789750521195
Sayfa Sayısı: 24
Üst Kattaki Terörist Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Üst katta bir terörist var, hanginizin umurunda?"
Emrah Serbes, küçük bir çocuğun iştah ve öfkesiyle, soldu solacak saplantısıyla, masum karanlığıyla, en bi intikam yeminleriyle yazıyor.
İlban Ertem, ipeksi büyücülüğüyle üst katın dünyasını çiziyor. Çatık kaşlı güzel çocuğu, paylaşmayı, tanışmayı…
Çiçeklerin koynunda büyüyen iyimserliğiyle... Yumuşacık. Üst Kattaki Terörist yakın dönemin en güzel hikâyelerinden biri. Zamanın ruhu ve hayatın zalimliğine dair küçük bir derkenar.
Üst Kattaki Terörist Alıntıları - Sözleri
- Öne çıktım, "Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok," dedim. "Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."
- Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.”
- ... birincisi sahiden çok güzeldi, etrafına yaralı bir kurt gibi bakıyordu, tıpkı Börteçine. Gözler kalbin aynasıysa işim çok zordu.
- öne çıktım, "göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok," dedim. "arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."
- “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar yeterince duygusal insanlar.”
- Polisler grubu çembere alıp ellerindeki biber gazlarını sıkmaya başlayınca herkesin gözleri doldu. Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.”
- “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.”
- Yoksa sen de her şehit cenazesinden sonra iki gün gaza gelen sahte milliyetçilerden misin?
- “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.”
- Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal çocuklar."
- Her gün gitmeye başladım üst kata. Bir türlü cesaretimi toplayamıyordum. Bizim Semih'in bir sürü arkadaşı vardı. Bütün gün oturuyorlardı. Muhabbetleri iyiydi. Ben yanlarında olduğum için yapacakları eylemleri konuşamıyorlardı tabii. Bazen bir ikisi mutfağa çekilip fısıldaşıyorlardı. Hemen yanlarına gidiyordum, susuyorlardı. İki tanesi tam teröristti, resmen Kürt'tüler. Bir de övünüyorlardı bununla. İnsan en azından saklamaya çalışır, ben Kürt olsam kimseye söylemem mesela, kendi içimde halletmeye çalışırım o problemi. Ama bunlarda hiç utanma da yoktu, evin içinde herkesin duyabileceği bir desibelde Kürtçe konuşup bölücülük yapıyorlardı. Bütün bu tahriklere rağmen günlerce alttan aldım, "Gelin! Tek bayrak, tek millet, tek yürek olalım," çağrımı yineledim müteaddit kere. Dinlemediler. En sonunda dayanamadım, çektim bu ikisini karşıma, "Bugün Kızılderililer bile Türk oldukları kabul ettikten sonra siz kimsiniz de biz başka bir milletiz diye lüzumsuz çıkışlar yapıyorsunuz," dedim. Güldüler. "Üniter devlet yapısını sarsamazsınız lan," diye bağırdım. "Yiyorsa bölün! Kolay değil öyle o işler!" "Tam faşoymuş bu," dedi Kürdün biri. "Küçük Faşo," dedi öbürü. O günden sonra adım öyle kaldı, Küçük Faşo aşağı Küçük Faşo yukarı. Kendilerine taktıkları gibi bana da bir kod adı takmışlardı.
- öne çıktım, "göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok," dedim. "arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."
- Her gün gitmeye başladım üst kata. Bir türlü cesaretimi toplayamıyordum. Bizim Semih'in bir sürü arkadaşı vardı. Bütün gün oturuyorlardı. Muhabbetleri iyiydi. Ben yanlarında olduğum için yapacakları eylemleri konuşamıyorlardı tabii. Bazen bir ikisi mutfağa çekilip fısıldaşıyorlardı. Hemen yanlarına gidiyordum, susuyorlardı. İki tanesi tam teröristti, resmen Kürt'tüler. Bir de övünüyorlardı bununla. İnsan en azından saklamaya çalışır, ben Kürt olsam kimseye söylemem mesela, kendi içimde halletmeye çalışırım o problemi. Ama bunlarda hiç utanma da yoktu, evin içinde herkesin duyabileceği bir desibelde Kürtçe konuşup bölücülük yapıyorlardı. Bütün bu tahriklere rağmen günlerce alttan aldım, "Gelin! Tek bayrak, tek millet, tek yürek olalım," çağrımı yineledim müteaddit kere. Dinlemediler. En sonunda dayanamadım, çektim bu ikisini karşıma, "Bugün Kızılderililer bile Türk oldukları kabul ettikten sonra siz kimsiniz de biz başka bir milletiz diye lüzumsuz çıkışlar yapıyorsunuz," dedim. Güldüler. "Üniter devlet yapısını sarsamazsınız lan," diye bağırdım. "Yiyorsa bölün! Kolay değil öyle o işler!" "Tam faşoymuş bu," dedi Kürdün biri. "Küçük Faşo," dedi öbürü. O günden sonra adım öyle kaldı, Küçük Faşo aşağı Küçük Faşo yukarı. Kendilerine taktıkları gibi bana da bir kod adı takmışlardı.
Üst Kattaki Terörist İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kısacık ama etkili bir hikayeydi. Kitap çizimlerle desteklendiği için daha da kısa sürüyor, dakikalar içinde biten bir kitap. Hayatın içinden bir hikaye. Ne yazıkki milliyetçiliği “ırkçılıkla” karıştıran bir toplumuz, bundan da en çok kendimiz çekiyoruz aslında. Bu önyargılar dönüp dolaşıp yine bizi yıkıyor sonunda. (Şule Yıldız)
Daha önce Emrah Serbes okumamıştım. Açıkçası birtakım önyargılarım vardı. Belli konularda baş gösterir böyle hislerim. "Üst Kattaki Terörist" daha önce merakımı çelmiş bir öyküydü. Fazla kısa bir öykü hatta. 22 sayfalık minik eserin bir kısmı da çizimlerden oluştuğu için on dakikaya kalmaz biten bir yazı gibi. Üzerinde durulsa çok uzun durulacak, fakat buna ihtiyaç duymayan bir konu üzerine kurulu öykü. Sert bir dili, cesur bir anlatımı var. Zaten Emrah Serbes okuyanların genel olarak söyledikleri hep bunlar oldu bana. Derin bir konuyu sert bir üslupla tam yerinde başlayıp tam yerinde keserek bitirmiş Serbes. Yeri gelmiş topluma, yeri gelmiş medyaya geçirmiş kaleminin sivri ucunu. Keşfedilmesi ve üzerine düşünülmesi gereken bir alt metin oluşturmuş. Konu üzerinde konuşmayı çok tercih etmiyorum. Çok kısa bir öykü bu, kısa sürede de tecrübe edilebilir. Teknik açıdan ve satır aralarını güzel kullanması bakımından gayet başarılı bir öyküden bahsediyoruz. Yazarı takip edenler tarafından mutlaka okunmuştur, tarzı sevenler tarafından da göz atılması gerekir. (Berke Can)
Çocuklara ülkemizde ırkçılık ve milliyetçilik kavramının *yanlış* anlatılması nedeniyle çocukların gelecekte yanlış seçimler yanlış hareketler uygulamasına neden olmasını anlatan bir kitap.. kitap/ust-kattaki-terorist--69240 yazar/Emrah-Serbes (Yağmur)
Kitabın Yazarı Emrah Serbes Kimdir?
Emrah Serbes, (d. 27 Ocak 1981, Yalova, Türkiye), Türk yazar ve senarist. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Tarihi ve Teorisi Anabilim Dalı Bölümü mezunudur.
Zaman zaman Birgün gazetesi için söyleşiler yaptı, Radikal 2 için tiyatro eleştirileri yazdı. Hayvan dergisinin Ankara temsilciliğini yaptı. Bu dergide Ahmet İnam ve Cengiz Güleç ile düzenli olarak gerçekleştirdiği sohbetleri "Şen Profesörler: Metaforla Saadet Olmaz" (Say Yayınları, 2006) adıyla kitaplaştırdı. "Her Temas İz Bırakır" adlı ilk romanı İletişim yayınlarından çıktı. "Son Hafriyat" isimli ikinci romanı Şubat 2008 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktı. Ayrıca Her Temas İz Bırakır romanı Almancaya çevrildi. Yazarın ilk öykü kitabı Erken Kaybedenler, Haziran 2009 itibarıyla kitapçı raflarındaki yerini aldı.
2011 yılında vizyona giren Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm filminin senaristliğini üstlenmiştir. "Hikâyem Paramparça"da ise aforizmalar ve hayata dair düşüncelerini okurlarına aktarmaktadır. Son olarak iletişim yayınlarından Deliduman adlı kitabı yayımlanmıştır.
Bir süre OT dergisi için kısa hikâyeler kaleme alan Serbes, şu an aylık yayımlanan KAFA dergisi için hikâyelerini kaleme almaktadır.
Trafik kazası ve tutuklanması
22 Eylül 2017 tarihinde İzmir-Aydın otobanında arkadaşı Kenan Doğru ile yolculuk yaparken trafik kazası yaptı ve aynı aileden üç kişi öldü. Olay anı kazayı arkadaşı Kenan Doğru üstlendi ve medyada Emrah Serbes'in adı geçmedi. Daha sonra 28 Eylül tarihinde sosyal medya hesabından kazayı kendisinin gerçekleştirdiğini ve tutuklanan arkadaşı Kenan Doğru'nun suçsuz olduğunu itiraf etti.
İtirafın ardından Torbalı Adliyesine ifade vermeye giden Emrah Serbes tutuklandı, Kenan Doğru serbest bırakıldı. Olay yeri tutanağına göre Emrah Serbes kusurluydu ve kazadan sonra 112'yi aramadıkları, sağlık kontrolünü kabul etmedikleri tespit edildi. Aracının arka koltuğunda veya aracın yanında içki şişesi bulunduğu iddia edildi.
Eserleri:
- Metaforla Saadet Olmaz (2006)
- Her Temas İz Bırakır (2006)
- Son Hafriyat (2008)
- Erken Kaybedenler (2009)
- Hikayem Paramparça (2012)
- Deliduman (2014)
- Müptezeller (2016)
- Üst Kattaki Terörist (2016)
Emrah Serbes Kitapları - Eserleri
- Erken Kaybedenler
- Her Temas İz Bırakır
- Son Hafriyat
- Hikayem Paramparça
- Deliduman
- Metaforla Saadet Olmaz
- Müptezeller
- Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat
- Üst Kattaki Terörist
Emrah Serbes Alıntıları - Sözleri
- Severdim onu. Bayramlarda toplu SMS atmazdı. (Deliduman)
- Madem delirecektim, mutlu bir deli olsaydım bari. (Deliduman)
- "Böyle insanlar vardı yani. Muadili olmayan insanlar. Yaptığı iyiliği karşı tarafın gözüne sokmaya çalışmayan insanlar." (Son Hafriyat)
- “Futbol zaten çok saçma bir şey, iki tane topun peşinden koşan 44 adam." "-Nasıl yani, bir top, 22 adam olması lazım." "Hayatımda bir sefer maç seyrettim. Arkadaşın evindeydik, anten bozuk olduğundan televizyon çift gösteriyordu.” (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
- "Bazen her şey üstüne geliyor insanın." (Deliduman)
- Ne kadar iğrenç olursan o kadar itibar kazanıyorsun. (Erken Kaybedenler)
- İyiler ilk görüşte tanınmaz. (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
- " Sanki şu dünyadaki, yedi milyar insanın en çekilmezi benmişim gibi.. " (Müptezeller)
- Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal çocuklar." (Üst Kattaki Terörist)
- “Yoruldum artık evlâdım, yoruldum bu tantanalı dünyanın debdebesinden. Bu yalan çehrelerin sülalesinden.” (Deliduman)
- Her şeyi acıyla öğrendiyseniz mutluluktan da içiniz sızlar. (Müptezeller)
- "Hepimiz cinayet esnafıyız." (Her Temas İz Bırakır)
- Telafisi en güç şey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir. İş işten geçtiğinde bütün mazeretler tedavülden kalkar, kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır. (Her Temas İz Bırakır)
- Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)
- Yıkılmak için dizilen domino taşları gibiyiz. Biri gelir sana çarpar, seni yıkar ama onu da başka biri yıkmıştır. (Hikayem Paramparça)
- “Bir şeyin kıymetini bilmenin en klasik yolu onu kaybetmektir.” (Hikayem Paramparça)
- “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)
- Ankara'da yayalar böyledir, acelesi olanın yolunu keserler. (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
- Vazgeçmek ender rastlanan ruh dinginliğidir (Hikayem Paramparça)
- Polisler grubu çembere alıp ellerindeki biber gazlarını sıkmaya başlayınca herkesin gözleri doldu. Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin