Kitap Künyesi
Yazar: Sarah Waters
Çevirmen: Figen Bingül
Orijinal Adı: Fingersmith
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786054228126
Sayfa Sayısı: 613
--reklam--
Ustaparmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Lant Sokağı'nda hepimiz hırsızdık. Fakat öyle hırsızlardık ki, aşırı becerikli olduğumuz söylenemezdi. Flora'yı, eteğindeki gizli bir bölmeden dışarı bir çanta ve parfüm çıkarırken ilk gördüğümde gözlerim faltaşı gibi açıldıysa da, bir daha hiç bu kadar şaşırmayacaktım. Çünkü Bay Ibbs'in bizi beklediği dükkanına, paltomuzun astarında, şapkamızda, kolumuzun ya da çorabımızın içinde en azından bir cüzdan ya da bir ganimetle gitmezsek, o gün bizim için acı bir güne dönüşürdü."
"Üstün bir anlatım. Ustaparmak gerilimli ve enteresan kurgusuyla o kadar sürükleyici ki, son 250 sayfayı resmen bir solukta okuduk."
USA Today
"Eşit derecede etkileyici iki ana karakter, Sue Trinder ve Maud Lilly ekseninde başarıyla kurgulanmış kusursuz bir gerilim romanı. Eski büyük romanları hatırlatan, büyüleyici ve zarif bir hikaye."
Entertainment Weekly
"Victoria melodramı, çağdaş bir hassasiyet. İster satın alın, isterseniz bir arkadaşınızdan ödünç alın. Ama kendinize bir iyilik yapın ve Ustaparmak'ı mutlaka okuyun."
The Washington Post
"Bazı romanlar vardır ki, henüz okumadığını bildiğiniz arkadaşlarınızı kıskanırsınız çünkü onları nasıl büyük bir keyfin beklediğini bilirsiniz. İşte, bu da onlardan biri. Uzun, detaylı, karmaşık ve kesinlikle tatmin edici, olağanüstü bir eser. Ancak Waters'ın en etkileyici başarısı, insana kitap okumaktan çok, unutulmaz bir deneyim yaşadığını hissettirmesi."
--reklam--
Ustaparmak Alıntıları - Sözleri
- "Onu düşünmekten vazgeçmeye çalıştıkça, kendime "O senin için hiçbir şey değil," dedikçe, düşüncesini kalbimden koparmaya çalıştıkça o daha çok orada kalıyordu."
- Bir hırsızın bile zayıf tarafları vardır.
- Onu düşünmekten vazgeçmeye çalıştıkça, kendime "O senin için hiçbir şey değil," dedikçe, düşüncesini kalbimden koparmaya çalıştıkça o daha çok orada kalıyordu.
- "Bayan Lily, sizin cinsiyetinizin sahip olması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum." Maud yutkundu. "Nedir, Bay Rivers?" "Tabii ki özgürlük," diye yanıtladı yavaşça. "Benimkiyle aynı."
- . Neden beni de sevmek zorundasın ? Neden beni boğmak ve eziyet etmek zorundasın, yüreğimin peşinden koşarak? ...
- Bazen bir başkasının adına yardım istemek kendimiz için istemekten daha kolaydır, değil mi?
- . Düşünceler çekiç veya kazma olsaydı, on bin kez daha özgür olurdum. Ama düşüncelerim daha çok zehir gibiydi. O kadar çok vardı ki beni hasta ettiler. ...
- . Sanki bekliyormuş gibi gözlerini gözlerimde tuttu. Kanının boğazında attığını gördüm. Benimki ona uyacak şekilde atıyordu, kalbim göğsümde döndü; ve bence, eğer onu o zaman kendime çekseydim, beni öperdi. Seni seviyorum deseydim, o geri söylerdi; ve her şey değişecekti. Onu kurtarmış olabilirdim. ...
- . Hastalığınız için bir adımız var. Biz buna hiper estetik diyoruz. Kendinizi edebiyata kaptırmaya teşvik edildiniz; ve fantezi organınızı iltihaplandırdınız. ...
--reklam--
Ustaparmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#1001kitap~~~: Sarah Waters,İngiliz Edebiyatı eğitimi alip, ülniversite eğitimi sırasındaki araştırmaları dolayısıyla, 19. yüzyıl pornografisini inceledi ve bu çalışmalarında edindiği bilgileri ilk romanı Tipping the Velvet’te (1998) kullandı. Open University’de öğretim görevliliği yaparak, 2000 yılında Sunday Times tarafından “Yılın Genç Yazarı” seçildi. Yazarın ikinci romanı Affinity 1999’da yayımlandı. Sarah Waters, 2006’da yayımladığı son romanı The Night Watch’la Booker Ödülü’ne aday gösterildi ve halen Londra’da yaşamaktadır... Orange ve Man Booker ödülleri finalisti ve Viktoria dönemi (bu dönem kitaplarini çok seviyorum) romanlarından 1i olan Ustaparmak, 2002 yılında BBC tarafından 3bölümlük 1dizi halinde filme çekilmiş ve daha sonra 2016 yılında Park Chan-wook'un The Handmaiden adıyla sinemaya uyarlanan roman, Cannes'da övgüyle karşılanmış ama ben hic1ini izleyemedim henüz... Londra'nın kirli ara sokakları ve Susan, doğduğundan beri yankesicilerin, yani 'ustaparmakların' evinde büyümekte. 1gün evin kapısını usta 1dolandırıcı olarak bilinen Beyefendi çalar. Büyük vurgun planına Susan'ı dahil edip, bu evden uzaklaşmasına neden olur ki, karanlık 1malikanede büyüyen zengin 1kızı, sonrasında parasına konmak için Beyefendi ile evliliğe ikna etmesi gerekmektedir, Susan bu zorlu göreviyle... Tüm bu hesaplar dışında Susan'la kızın arasında 1sevgi gelişirse ve bu vurgun planı pek de göründüğü gibi olmazsa, her bölümün kendi içinde ters köşe olduğu ilginç ilişki ve sırlarla dolu 1kitapti... Kitapta öyle yerler var ki tam insan kaderi ve düşüncelerinde resmen herşeyi değiştirecek cinsten gibi ama 1 de gerçekler ve yalan üzerine kurulu 1düzen var ki herşey 1an da olması gerektiğine dönüyor da yine olacak olan neyse ona varıyor gibi, konu itibari ile sıradışı olup, kızların her 2sinin de annesinin olmaması!!! özellikle bazı durumların manidarligini düşündürmüstür ki 1.blmde Sue nin annesin ölüm hikayesi üzerine bahsettiği yerlerdeki düşüncesi her defasında içimi acıtmış olup, ilginç konusu ve sonuyla hiç beklemediğim tarzda 1kitap okudum farklı kurgusuyla... Kitap 3ana bolumden oluşuyor ki, 1.blm olayların Sue nin ağzından, 2.blm olayların Maud un ağzından işleyip 3.blm tüm olanların bağlandığı kısımdır... "Ustaparmak" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır, herkese keyifli huzurlu mutlu okumalar... (Ayşe...)
"Fingersmith", Türkçe adıyla "Ustaparmak" Wales 'de doğmuş bir İngiliz yazar Sarah Waters'dan okuduğum ikinci kitap. İlk okdugum kitabı "Pansiyonerler" beni yazarın yazım diline hayran bırakmış bir kitaptı. Fakat ben, "Ustaparmak" kitabını daha çok sevdim. Bu kitap 2005'te BBC tarafından mini dizi ile uyarlaması yapılmış olup, 2016'da ise Kore'de film versiyonu çekilmiştir. Ve ben iki sene önce bu filmi büyük bir beğeni ile izleme fırsatı elde ettim. Filmin adı "The Handmaiden", izlemek isteyen olursa diye yazıyorum. Filmde beni en çok etkileyen alıntı ise şudur: "Bir sahtekar aşktan ne anlar." Kitabı okurken filmle karşılaştırma yapma şansım oldu, film beni ayrı bir şekilde şaşırtırken, kitap da farklı bir tat bıraktı. Aynı noktalar çokça vardı fakat kitap ve film birbiriyle tamamen uyuşmuyor. Bu bakımdan mutlu etti beni. Kitabımız iki genç kız hakkında, biri Maud diğeri Susan. Ve bu iki genç kız, bir Beyfendi aracılığıyla bir araya geliyorlar. Susan, Maud'a hizmetçilik yapmak için görevlendirilirken Beyfendi ile evlenmeye ikna etmek de diğer bir görevidir. Çünkü Maud zengindir ve onun parasını elde etmek asıl amaçlarıdır. Kitap Victoria döneminde geçmektedir. Bu şekilde dönemin ikiyüzlü durumu da gözler önüne serilmektedir. Yapılan plan ise bir şekilde tersyüz olacaktır. Kitap 3 ana bölüm ve 17 alt bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm her şeyin başlangıcı iken ikinci ve üçüncü bölümde yavaş yavaş olaylar düğümü açılmaya başlar. Waters, karakterlerin psikolojik durumunu oldukça başarılı yansıtmıştır. Şunu da belirtmek gerekir ki, kadın erkek aşkı yoktur. Farklı bir çekim vardır karakterler arasında. Bunda da yazarın lgbt ve pornografi vesaire üzerine çalışmalar yapmış ve bunları eserlerine yansıtmış olmasıdır. Ben Waters okumaya kesinlikle devam edeceğim, onun yarattığı kurgu dünyasındaki psikolojik gerilimleri çok sevdim. Tavsiyemdir, okumak isteyenlere. (luftmensch)
--reklam--
Ustaparmak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sarah Waters - Ustaparmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ustaparmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sarah Waters Kimdir?
1966’da Wales’te doğdu. İngiliz Edebiyatı eğitimi aldı. Üniversite eğitimi sırasındaki araştırmaları dolayısıyla, 19. yüzyıl pornografisini inceledi ve bu çalışmalarında edindiği bilgileri ilk romanı Tipping the Velvet’te (1998) kullandı. Open University’de öğretim görevliliği yaptı. 2000 yılında Sunday Times tarafından “Yılın Genç Yazarı” seçildi. Yazarın ikinci romanı Affinity 1999’da yayımlandı. 2002 yılında yayımladığı Ustaparmak, BBC tarafından üç bölümlük bir dizi halinde filme çekildi. Sarah Waters, 2006’da yayımladığı son romanı The Night Watch’la Booker Ödülü’ne aday gösterildi. Halen Londra’da yaşamaktadır
--reklam--
Sarah Waters Kitapları - Eserleri
- Ustaparmak
- Pansiyonerler
- Gece Nöbeti
- The Little Stranger
- Affinity
- Tipping The Velvet
--reklam--
Sarah Waters Alıntıları - Sözleri
- Bilmiyordu. Düşünemiyordu. Zihni o kadar uzağa ulaşamıyordu. (Pansiyonerler)
- “O bir eşkıya,” dedi Frances küt diye. “Ama onu o hale kim getirdi? Bizler getirdik. Savaş. Yoksulluk. Gazetelerin ta kendisi. Filmler! Bir adamı öldürmenin böbürlenilecek bir şey olduğu bir dünyadan geliyor. Onu suçlayabilir misin?" (Pansiyonerler)
- "Geçmişi düşününce komik. Sadece birkaç yıl oldu ama haklusın sanki asırlar önceymiş gibi geliyor. Bazı şeyler o zaman daha kolaydı. Bir şeyleri yapmanın belirli yolları vardı, değil mi? Bir başkası senin için karar verir, bir şeyi yapmanın en iyi yolunun o olduğunu söylerdi, sen de öyle yapardın. O zaman bu moralimi bozardı. Barışı iple çekerdim,barışta yapabileceğim bütün o şeyleri... O şeylerin ne olduğunu sanıyordum acaba, hiç bilmiyorum. " (Gece Nöbeti)
- Bazen bir başkasının adına yardım istemek kendimiz için istemekten daha kolaydır, değil mi? (Ustaparmak)
- "Onu düşünmekten vazgeçmeye çalıştıkça, kendime "O senin için hiçbir şey değil," dedikçe, düşüncesini kalbimden koparmaya çalıştıkça o daha çok orada kalıyordu." (Ustaparmak)
- “Ama zaten, erkekler kendi yapmak istedikleri şeyleri kadınların yapmasını asla istemezler, bunu fark ettiniz mi?” (Pansiyonerler)
- . Sanki bekliyormuş gibi gözlerini gözlerimde tuttu. Kanının boğazında attığını gördüm. Benimki ona uyacak şekilde atıyordu, kalbim göğsümde döndü; ve bence, eğer onu o zaman kendime çekseydim, beni öperdi. Seni seviyorum deseydim, o geri söylerdi; ve her şey değişecekti. Onu kurtarmış olabilirdim. ... (Ustaparmak)
- "Bayan Lily, sizin cinsiyetinizin sahip olması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum." Maud yutkundu. "Nedir, Bay Rivers?" "Tabii ki özgürlük," diye yanıtladı yavaşça. "Benimkiyle aynı." (Ustaparmak)
- . Hastalığınız için bir adımız var. Biz buna hiper estetik diyoruz. Kendinizi edebiyata kaptırmaya teşvik edildiniz; ve fantezi organınızı iltihaplandırdınız. ... (Ustaparmak)
- “Bazen işler sarpa sarar. Bazen öyle çapraşık bir hal alır ki anne, girdap gibi içinden çıkılamaz hale gelir. Bir adım atarsın ve sonra kurtulamazsın ve..." Devam edemedi. (Pansiyonerler)
- Bir hırsızın bile zayıf tarafları vardır. (Ustaparmak)
- erkekler kendi yapmak istedikleri şeyleri kadınların yapmasını asla istemezler. (Pansiyonerler)
- Belki de böyle bir adam için söylenilebilecek en iyi şey ücret karşılığında her tür işi kabul edeceğiydi... (Pansiyonerler)
- "Ne oldu? Mutlu değil misin? Mutlu mu? Viv gözlerini kırpıştırdı. Bilmem. Mutlu kimse var mı? Gerçekten mutlu demek istiyorum. İnsanlar öyleymiş gibi yapıyor. Bende bilmiyorum dedi az sonra Helen. Mutluluk bu günlerde çok kırılgan bir şey. Sanki ancak yetecek kadar var. Sanki karneyle veriliyormuş gibi. " (Gece Nöbeti)
- “Kendi ‘rol’ünle yetin, çok hoş bir şekilde ısınıyorsun, bir istiridyenin deniz yatağına yolunu kazıması gibi.” (Pansiyonerler)
- . Neden beni de sevmek zorundasın ? Neden beni boğmak ve eziyet etmek zorundasın, yüreğimin peşinden koşarak? ... (Ustaparmak)
- inanmadığım şeyleri söylemem. (Pansiyonerler)
- . Düşünceler çekiç veya kazma olsaydı, on bin kez daha özgür olurdum. Ama düşüncelerim daha çok zehir gibiydi. O kadar çok vardı ki beni hasta ettiler. ... (Ustaparmak)
- Bazı şeyler o kadar korkunçtur ki bir parça delilik tek akıllı karşılıktır. (Pansiyonerler)
- "Sen çok şey yaptın. Ne gerekiyorsa her şeyi!” "Sen de cesurdun. Az bir süre daha cesur olman gerekiyor." (Pansiyonerler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin