Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Turan Köksal

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9786050812305

Sayfa Sayısı: 400

--reklam--

Ustura Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

 “Baba, neden uyuyorsun hep?”

“Bu uyku değil galiba kızım.”

“Ne peki?”

“Bir zekâ oyunu.”

“Zekâ oyunu mu?”

“Evet kızım. Önceleri, sadece bir zekâ oyunuydu.”

 

 

Sinir bozucu zekâsına fazlaca güvenen Mustafa Ayas Ofyaz (zatıâlileri aynı zamanda adını lütfetmedikleri bir üniversitenin mimarlık fakültesi dekanı ve rektör adayıdır) kendi kendine bir zekâ oyunu kurgular. Kurgusunun temelinde tutkun olduğu şehir İstanbul’un birkaç yüzyıl önceki halinde yaşamak vardır. Zaten ziyadesiyle takıntılıdır çoğu şeye; ayrıca kimi psikiyatrik durumlarla baş etmeye çalışır. Belki derdine deva olur diye geçmişe gitmeye bel bağlar ve bunun için lucid dream (açık rüya) ile ilgili çalışmalarını derinleştirir, bir yandan da harıl harıl 1800’lü yılların İstanbul’unu anlatan kitapları hatmeder. 

 

Beyhude çabalar bunlar diye kendi kendini ikna etmeye yakınken,  uykusundan “çotannkk” sesiyle kafasına inen bir hamam tasıyla uyanır. Hangi zamanda olduğunu bilmese de bir hamamın ortasında namüsait bir vaziyette tezahür etmektedir. O günden sonra hayatı, yeniçeri eskisi Bekir Usta’nın işlettiği hamam ile 2010’ların İstanbul’u arasında gelgitlerle sürecektir.

 

Hiç inkâr etmesin, o artık bir garip Mustafa’dır. Kafasına yediği güdümlü sabunlar, Bekir Usta’nın geniş repertuarıyla bezenmiş bitmek bilmeyen azarları, Bekir’in sağ kolu Mehmet’in kaprisleri ve kurgu içinde sayıları beşi bulan Mahmut’lar yetmezmiş gibi, bir de üstüne Nizam-ı Cedit ile Yeniçeri Ocağı arasındaki çekişmenin ortasında bulur kendini.

 

Hikâye ilerledikçe çetrefilleşir, hem yeniçerilerin hem Cedit askerlerinin hem de tefeci İzak’ın peşinde olduğu ama Mustafa’ya emanet edilen altınlar, yangınlar, hastalıklar hatta bir izdivaç, hayatını epeyce renklendirir garibin. Mustafa iki zaman arasındaki geçiş nasıl oluyor diye düşüncelere gark olurken biz sizi şöyle kurguya alalım…

 

Vücudunuza etkisinin nasıl olacağını bilmediğiniz şeyleri denemeyiniz, eğer ufacık bir külhanda ölümü beklemiyorsanız…

 

                                                                                               

                          

--reklam--

Ustura Alıntıları - Sözleri

  • İyi ki kitaplar var...
  • Tarafların okumuş olması daha kolay anlaşacaklarını göstermiyor.
  • Çok iddalı olacak ama benim yaşadıklarımı aklınızda tutmanız bile olası değil, hem de en bilinçli halinizle.
  • Önemli bir şey bulursam, o anda bir yerlere yazıp çizemediğimden unuturum korkusu sardı bünyeyi.
  • İki dünya bir rüya.
  • Kitap okumasam üç dört gün, eksiklik hissederim

--reklam--

Ustura İncelemesi - Şahsi Yorumlar

YATAĞINDAN KALKMAZ UYURGEZERİN MACERALARI USTURA Ahmet Turan Köksal 397 sayfa Merhaba kitap severler, A. Turan yeni tanıştığım bir yazar. Akıcı bir kalemi var. Kitabın sonuna geldiğimde hoppa noldu şimdi derken, son sayfayı da çevirince gördüm ki, kitabın devamı var. Kahramanımız Mustafa mimar evli çocuklu bir zat. Uykusunda yolculuk fikrine takılıp kalmış. Veee bir gün 1800 İstanbulu nda uyanr. Okuyunuz neler olur. Keyifle efendim. (Efsuni)

Ey beyin sen nelere kadirsin dedirten, kurgusuyla merak uyandıran bir kitap. Dili günümüz dili ve hayli de espirili bir şekilde kullanılmış. Zaman kurulmasına inanıyorsanız, astral seyahatlerin varlığına inanıyorsanız bu kurguyu da çok rahat kabullenip okuyabilirsiniz. Kitabın ortasında kahkahanızı bastırmayın bu da spoiler ı olsun. (Özge Yılmaz)

--reklam--

Ustura PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Turan Köksal - Ustura kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ustura PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Turan Köksal Kimdir?

Mimar çıkana kadar üniversiteden, kayda değer bir şey yaptığı yok. Sonra “Yarışmacı Mimar” olmayı kafaya takmış ki her kamu yapısının mimari yarışmayla projelendirilmesi için çaba sarf eder durur. İnternet Sizden Korksun ve Kim Korkar Internet’ten isimli iki kitap yazmış,

sonra da SketchUp kitabı... Gazetelerde 10-15 günde bir yazısı çıkar. Eşi dostu okur, o kadar. Sinema filmi, bazı dizi filmler, saat, kitap, defter

ve kalem sever. Tabii güzel yazı da… Şu anda Doçentin yardımcısı Doktor. Ha bir de Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde dekan yardımcısı. Asıl kimsenin itiraz etmeyeceği bir özelliği var. Ders vermeyi çok sever, öğrencilerle olmayı onlara mimariyi sevdirmeyi, mimarlıktan konuşmayı tercih eder devamlı. Bir de ne varsa artık şu İstanbul’da hep İstanbul konuşur sağda solda… Güzeller güzeli iki kızı ve eşiyle hâlâ 52 yıllık bir apartmanda

Fenerbahçe’de Kalamış Koyu’nda yaşar. Her şeyi bilmekle mükellef zannediyor kendisini ama aslında gerçekten tam olarak bildiği tek şey, hiçbir şeyi tam olarak bilemediği. Şükür ki şükür.

--reklam--

Ahmet Turan Köksal Kitapları - Eserleri

  • Tuhafiyedeki Hafiye
  • Ustura
  • Camtaşı
  • SketchUp

--reklam--

Ahmet Turan Köksal Alıntıları - Sözleri

  • Hem o eve gidince bir şeyler eksiliyor zaten benden, buradan uzaklaşınca kaybediyorum kendimi. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • İyi ki kitaplar var... (Ustura)
  • Hiç sevrnedim bu lafı. "Keşke görseydi," çok üstten bir bakış. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Kitap okumasam üç dört gün, eksiklik hissederim (Ustura)
  • - " (…) Bilgili birinin mutsuzluğuyla, endişesiyle, cahil birinin bilmediğinden, dertlere umarsız kalan hâlini karşılaştıramayacak kadar etraftan bîhaber olmanız gerekir ki, cahil olasınız..." (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Önemli bir şey bulursam, o anda bir yerlere yazıp çizemediğimden unuturum korkusu sardı bünyeyi. (Ustura)
  • Ultra pasif ve üretkenlik namına eksilerde gezen ben, onun bu kadar aktif olmasına ayrıca sinir olurdum, ama pek tepki göstermezdim. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Öyle ki sanki küçükken havale geçirdiğinden ya da beşikten düştüğünden zeka geriliği yaşayan, ancak bayramda seyranda hatırlanacak, iddiasız uzak akraba gibi görülüyordum. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Tarafların okumuş olması daha kolay anlaşacaklarını göstermiyor. (Ustura)
  • Herkes bilir, ben aslında pısırık bir adamım. Bırakın ülkeyi satmayı, şu hayatta annem ve babam dışında kimseyi üzmüşlüğüm yoktur. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Amaçsız ve yaşamak için yaşayan şehirli adamlar vardır ya hani işte, kıt kanaat geçinirler, emekliler, yaşlılar.İşte onlar gibiyim işte, tek derdim kombiyi ne kadar kısmam gerektiği. Hiç kimseye faydam da yok zararımda (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Çok iddalı olacak ama benim yaşadıklarımı aklınızda tutmanız bile olası değil, hem de en bilinçli halinizle. (Ustura)
  • Saklanacak, ismimi ve suretini unutturmaya çalışarak kendimi kendimden koruyorum biraz da. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • Cehalet mutluluktur diyorlar ya bence tamamen yanliş .Cehalet mutlu olmanizi engelleyecek endişeler konusunda tümüýle bilgisiz olmaniz durumunda bilmeden mutlu olmanizi sağlar en fazla.Tavşan havuca sonsuza kadar ulaşamaz.Tavşani hareketli kilan da havuca uzanma umududur.Hele hele cehalet,sadece yaşamak dişinda bir amaci olmayan birine hiçbir havuç sunmaz . En fazla havuçtan bihaber olmayi sağlar,o kadar. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • "Bari bu konuda bilgi saçmayayım ortalığa," demezdi. Ona göre dünyanın en zor işi, bildiğin bir konuda hiçbir şey bilmediğini karşı tarafa kabul ettirip susmakmış. (Tuhafiyedeki Hafiye)
  • İki dünya bir rüya. (Ustura)