Kitap Künyesi
Yazar: Gülşah Elikbank
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053753148
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Uykusuzlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rüyalar, Tanrı'nın insanlarla konuşma yolu olabilir mi? Peki ya Evren, Tanrı'nın rüyasından ibaretse?İnsan uyurken mi hayattadır, hayattayken mi rüyada?
Bir lanetle, kaderle, gölgelerle ve rüyalarla boğuşan Nina'nın sürükleyici macerasına sahne olan Uykusuzlar, fantastik dünyaların felsefeyle yoğrulduğu bir aşk hikâyesi… "İnsan hayallerini somutlaştırmak ve sorularını, gözü kapalı gördüklerini, herkese ait kılmak için yazıyor olabilir. İçimizden birileri ise ne yana baksa dünyanın yetersizliğiyle karşılaşır ve gerçeğin sınırlarını zorlayıp esnetmek için yazar. Çünkü gerçek katıdır ve arzulayıp ulaşamadıklarımız kadar anlayamadığımız birçok şey de çizginin öte yanındadır. Gülşah Elikbank bakışını, gönlünü bu öteki yana, gerçeğin görünmez yanlarını da içinde taşıyan fantezinin, uçsuz bucaksız, bereketli topraklarına çevirmiş yetenekli bir yazar. Bizde pek gelişememiş olan fantastik edebiyatın göz dolduran, hızla parlayan yıldızlarından biri.
Elikbank, yeni romanı Uykusuzlar'da rüyalara eğiliyor. Gerçek ya da düşsel roman kahramanlarını aşkları, çelişkileri, açmazları, olağan ya da olağandışı rüyaları, rüyasızlıkları ve insanlığı tehdit eden sorunlara çare arama çabaları temelinde anlatıyor. Romanın özeti ve sorduğu evrensel değerdeki soru ise şu: Hepimiz aynı rüyayı görebilsek, dünya daha güzel bir yer olabilir mi?"
-İnci Aral-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Uykusuzlar Alıntıları - Sözleri
- Hepimiz aynı rüyayı görebilsek, dünya daha güzel bir yer olabilir mi?
- Gelecek;düş görenlerin ve o düşlerin dikenli yollarında yalınayak yürümeye yüreği yetenlerindir.
- "Yaşadığını zanneden insanoğlu, aslında hayatın bekleme odasında uykudadır." Sufi İdris Şah
- Belki de o yüzden, hayatımı öleceğim günün bekleme salonu olarak gördüm hep.
- İnsan, güvenilmez bir varlıktı. Maalesef bu genellemeye ben de dahildim.
- "O zaman, sen de yaşamayı sevmek zorundasın Nina. Çünkü her şeye rağmen, sevdiklerin yaşamın içinde."
- Öğretmenler yalnızca kapıyı açar ,içeriye kendin girersin.
- Sizi hayvanlardan ayıran özelliğinizin düşünebilmeniz ve konuşabilmeniz olduğunu mu sanıyorsun ?Bundan çok daha fazlası var;sizler olmayan bir şeyi hayal edebilirsiniz ve hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
- "Şu düşündürücü çağımızda, daha da düşündürücü olan, bizim hâlâ düşünmüyor olduğumuzdur." Martin Heidegger
- Geleceğe dair verdiği tek söz, beni daima seveceğiydi, yanımda olacağı değil!
- Bana insanların tek derdi, sahip olmak gibi geliyor. Dünyaya, içindeki tüm canlılara, tabiata, evrendeki her bir gezegene, içinde soluk alıp veren ne varsa, hatta tüm maddelere... Bunun sonu yok, sürekli istiyorsunuz. Ve onca şeye sahipken, doymak bilmiyor, yeniden ve iştahla istiyorsunuz.
- Ya bizim bir masalımız bile yoksa ? Yalnızca bu zamana aitsek,gelecekte yoksak ? Seni kaybedip bir daha bulamazsam?
- Unutma ,çocuklar en büyük filozoflardır. Zihinleri henüz sınırlanmamıştır.
- Kesin olan tek şeyin ölüm olduğu... Böyle bir farkındalıkla yaşamak zorunda bırakılan her canlı,deliliğin sınırlarında gezer. Yaşamak için nasıl kendi fikri alınmıyorsa,ölmek için de öyle, oysa. Bunu ne kadar çabuk kabullenirsen ,o kadar kolay yaşarsın.
--reklam--
Uykusuzlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elikbank Batı fantastik edebiyatından yararlanmakla birlikte özellikle Günebakan Üçlemesi'nde yeni bazı fantastik kavramları da kullanabilmişti. Bu yeni romanında fantastik edebiyatta (ve tabii ki sinemada) her zaman ilgi kaynağı olmuş bir kavramı, yani rüyaları ve rüyalar aracılığıyla insanlara hükmetme kavramını ele alıyor. Tabii ki bu çok popüler bir konu ve hem edebiyatta hem de sinemada çok ilginç örnekleri var. Benim sinemada en ilginç bulduğum örneklerden biri olan Nightmare on Elm Street (Elm Sokağı Kabusu) filminde insanlara rüyaları aracılığıyla ulaşan ve onları çeşitli şekillerde öldüren Freddy Kruger rüyaların hakimiydi. (Birinci filmden sonra benzeri her seri film gibi biraz zıvanadan çıkmıştı ama özgün kavram son derece ilginçti) Tabii ki düş görme üzerine çevrilmiş belki de en müthiş film Christopher Nolan yönetiminde Leonardo DiCaprio'lu Inception (Başlangıç) olmalı. Bir kaç katmanlı bir düş içinde bir sanayicinin aklına belirli bir fikrin yerleştirilmesi olarak özetlenebilecek bu harika fantastik filmde özellikle rüyada olduğunu farkedebilme önemli bir yetenek olarak konuyu belirliyordu. Kitabın adını aldığı Uykusuzlar, insanların düşlerine sızarak onları kontrol altına alan ve böylece insan ırkının kötülüklerinden kendilerini ve dünyayı koruyan bir ırkın adı. Tabii kitaptaki tek fantastik ırk bu değil, erkekleri cinsel güçleriyle kontrolleri altına alan succubus'lar (bu ırk Eski Ahit'ten bu yana efsanelerde ve kutsal kitaplarda yer alan aynı adlı şeytanlardan türetilmiş), enerji kalkanları, telepatlar ve Kehanet Avcıları kitabı hareketlendiriyorlar. Kitabın kahramanı Nina annesinin ölümünden sonra babası ve üvey annesinin kendisiyle fazla ilgilenmemelerine rağmen büyüyüp başarılı bir iş sahibi olmuş, nişanlanmış ama hep bir şeylerin eksikliğini duymuştur. Rüyaları aracılığıyla kendisini kontrol altına almaya çalışan ve bir kehanetin gerçekleşmesinin anahtarı olduğu için onu yakından izleyenler olduğunun farkında değildir. Kitap Nina'nın dost mu düşman mı olduğu belli olmayan bir sürü fantastik canlı arasından gerçeği keşfetme ve rüyalarına yeniden hakim olma savaşını anlatıyor. Kitaptaki ilginç konulardan biri de rüya gördüğümüzü farkedebilmek ve rüyaya hakim olmak kavramı. Kitapta konunun gereği yapılması gereken bu eylemi yalnızca fantastik edebiyatın bir mekanizması sananlar yanılabilirler. Daha önce de duyduğum bu kavram Lucid Dreaming (Berrak Düş Görme) olarak anılıyor ve inanılmayacak kadar çok gerçek araştırmanın konusu. Teoriye göre eğer rüyadayken rüyada olduğumuzu anlayabilirsek ve uyanmadan rüya görmeye devam edebilirsek rüyalarımızı kontrol edebilir ve normalde hiç yapamayacağımız şeyleri rüyanın içinde başarabiliriz (uçmak gibi). Budist metinlerde de rastlanan bu yöntem son yıllarda ciddi akademik araştırmaların konusu olmuş. Bunu başarabilenlere oneironot deniyor. Nina da romanda gerçekle düşü ayırdedebilmek için eğitim görmek durumunda kalıyor. Kitabı ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyorum. Kitap bittiğinde hissettiğim duygu "bunun bir devamı olabilir galiba" idi. Umarım arkası gelir. (Levent Mollamustafaoğlu)
Uykusuzlar, farklı bir ırk. Ares'de onlardan biri. Nina ise; sadece insan. Ares yıllardır Nina'nın rüyalarında. İlk defa bir Türk yazardan fantastik bir kitap okudum. Yazarın da okuduğum ilk kitabı. Herkesin ilgisini çeken bir konu üzerinde durmuş yazar. Rüyalar. Fantastik; felsefe ve aşk ile harmanlanmış. Sırlar, gizem ve aksiyonda mevcut. İlk 50 sayfada okumakta zorlandım. Ama daha sonra daha seri ve keyifli ilerledi. Bazı bölümlerde rüya mı gerçek mi diye karıştırdım. Genel olarak beğendim. Sadece Nina karakterinin yaşına göre çocuksu buldum. Birazcık rahatsız etti beni. Bir de bu kitabın devamı mı var acaba? Sanki devamı olmalı gibi. (funda özbek)
Gölgeler ve rüyalar ütüyoprartik fantastik kitap severlerin hoşuna gideceği bir kitap okumanızı tavsiye ederim. İçinde Mina nın rüzgarın ve gölge Uykusuzlar tarikatinin fantastik hikayesini bulacaksınız. (Tolga Yurtaydın)
--reklam--
Uykusuzlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gülşah Elikbank - Uykusuzlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Uykusuzlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gülşah Elikbank Kimdir?
Gülşah Elikbank'ın kendi yazdığı biyografisi: "1980 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. 1999’da Nazilli Süper Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladım. Ardından yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi’nde Yönetim ve Çalışma Psikolojisi üzerine yaptım.7 sene İstanbul’da bir insaat ve turizm firmasında yönetici olarak çalıştım.Kızım Rüya dünyaya geldikten sonra daha mutlu ve huzurlu olacağıma inandığım Bodrum’a yerleştim. Ardından İzmir’e Türkiye’nin ilk edebiyat konseptli otelini ( www.minifuarhotel.com ) açmak için geldim ve halen İzmir’de yaşıyorum. Çeşitli dergilerde yazılar yazıyorum.
Sabah gazetesi Ege ekinde, her Pazartesi köşeyazılarım yer alıyor.
Şu ana kadar yayınlanmış dört romanım var. Siyah Nefes, Mavi Dağ, Kızıl Ölüm ve Aşkın Gölgesi.
Aşkın Gölgesi adlı romanım, 8 Ortadoğu ülkesinde Arapça yayına hazırlanıyor.
Ayrıca Yitik Ülke Yayınlarının 90′lar Kitabında Megastar Tarkan ile ilgili bir yazımla yer aldım.
Kırmızı Kedi Yayınevinin yılbaşı seçkisi olan Kar İzleri Örttü kitabına, Hesaplaşma adlı bir öykümle katıldım.
Tabii yukarıda yazılanlar benim kim olduğumu anlatmaya yetmiyor.Peter Sellers’ın Parti adlı filminde, bir sahnede geçen replik beni çok etkilemişti. We don’t think who we are,we know who we are (Kim olduğumuzu düşünmeyiz, biliriz.) Ben henüz tam olarak kim olduğumu bilmiyorum ama arıyorum. Bu arayış serüvenime sizler de ortak olun istiyorum. Sanatın her dalına aşık, doğaya, doğanın kendi içindeki müthiş dengesine hayran biriyim işte. Dünya tozdur, öyleyse üfle gitsin mi yoksa dünya gerçektir öyleyse hiç bitmesin mi çelişkisinde tarafını bulmaya çalışan biri belki de.
Bugüne kadar yazdıklarımı hep yakın çevremle paylaşmıştım ama artık bu çemberi genişletmenin vaktinin geldiğine inanıyorum. Eğer sizler de bu serüvende bana eşlik ederseniz, çok mutlu olurum:)"
--reklam--
Gülşah Elikbank Kitapları - Eserleri
- Siyah Nefes
- Aşkın Gölgesi
- Mavi Dağ
- Kızıl Ölüm
- Uykusuzlar
- Aşıklar Gece Ölür
- Yalancılar ve Sevgililer
- İhtimal
- Medusa'nın Pusulası
--reklam--
Gülşah Elikbank Alıntıları - Sözleri
- Aslolan aşk değil, güven ve huzurdu. (Aşkın Gölgesi)
- Aşk sahiden iki kişilik, aynı tempoda atılmazsa adımlar, takılıp tökezliyorsun. Sonunda düşüp yara bere içinde kalmak kaçınılmaz. (Aşıklar Gece Ölür)
- Yeni tanıştığınız birinin çantasından çıkardığı kitabı, o kişinin kartviziti olarak düşünebilirsiniz. Hiç kitap taşımayanları tanımak için çaba göstermeye gerek bile duymam. Ama bir insan kendine kaldığı ilk an, eline bir kitap alıyorsa; kaçtığı bir derdi ve mutlaka bu dünyayla kendince bir kavgası var demektir. (Yalancılar ve Sevgililer)
- Unutma ,çocuklar en büyük filozoflardır. Zihinleri henüz sınırlanmamıştır. (Uykusuzlar)
- Ne zaman kahkalarla gülen birini görsem, derinlerde bir yerlerde çektiği acıyı kavrar,üzülürüm.Yine de hayatta kalmak için iyi bir yöntemdir gülmek. (Aşıklar Gece Ölür)
- Sizi hayvanlardan ayıran özelliğinizin düşünebilmeniz ve konuşabilmeniz olduğunu mu sanıyorsun ?Bundan çok daha fazlası var;sizler olmayan bir şeyi hayal edebilirsiniz ve hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. (Uykusuzlar)
- Mutlulukta hayat yoktur. Hayat mutsuzluktadır. Çünkü ancak mutsuz insanlar dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çabalar. (Yalancılar ve Sevgililer)
- Ya bizim bir masalımız bile yoksa ? Yalnızca bu zamana aitsek,gelecekte yoksak ? Seni kaybedip bir daha bulamazsam? (Uykusuzlar)
- İnsan kendine veremediği bir hesabı,nasıl başkasına verebilirdi ki! (Aşkın Gölgesi)
- Kesin olan tek şeyin ölüm olduğu... Böyle bir farkındalıkla yaşamak zorunda bırakılan her canlı,deliliğin sınırlarında gezer. Yaşamak için nasıl kendi fikri alınmıyorsa,ölmek için de öyle, oysa. Bunu ne kadar çabuk kabullenirsen ,o kadar kolay yaşarsın. (Uykusuzlar)
- "Keşke aramıza giren sadece zaman olsaydı. Kaçtığımız, sadece hatıralar olsaydı yalanların yerine." (Aşkın Gölgesi)
- "Yaşadığını zanneden insanoğlu, aslında hayatın bekleme odasında uykudadır." Sufi İdris Şah (Uykusuzlar)
- İnsan ruhunu bir başkasına teslim etti mi yüreği ayrı yöne gidemezdi. (Siyah Nefes)
- Elleri ellerine değse avuçların yanar; en beteri, bir kere yüreği yüreğine deyse içinde o güne kadar biriken tüm solmuş çiçekler birer birer açardı. (Siyah Nefes)
- "Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe." (Aşkın Gölgesi)
- "Keşke aramıza giren sadece zaman olsaydı. Kaçtığımız, sadece hatıralar olsaydı yalanların yerine." (Aşkın Gölgesi)
- Sanırım benim aksime o konuşmadan önce düşünme yetisine sahipti. Bense önce söyleyip sonra düşünüyordum. Zaten bu sebeple de başım dertten kurtulmuyordu (Mavi Dağ)
- Korkuyordum.Yeniden başlamaktan hiç böylesi korkmamıştım. Ve yeniden yol almayı hiç bu kadar arzulamamıştım. (Aşkın Gölgesi)
- "Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler." (Mavi Dağ)
- Tanrı'nın iradesi vardır, şeytanınsa o iradeyi bozmak için planları... ...Bakmayın iyilikle ilgili söylenmiş onlarca güzel söz olduğuna, kötülük teşvike ihtiyaç duymaz ne de olsa. (Yalancılar ve Sevgililer)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin