Kitap Künyesi
Yazar: Antonin Artaud
Çevirmen: Ahmet Soysal
Orijinal Adı: Van Gogh le Suicidé de la Société
Yayın Evi: Nisan Yayınları
İSBN: 9789757496182
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
Van Gogh Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Van Gogh, Toplumun İntihar Ettirdiği, K Yayınevi'nde, 1947 yılında yayınlanmış, 3000 adet basılmıştır. Artaud'nun isteğine uygun olarak, kitapta Van Gogh'un 7 tablosu yer almaktaydı. Sekizinci tablo, bir Otoportre, kapakta görünmekteydi. Yapıt, 16 Ocak 1948 günü Sainte-Beuve ödülünü almıştır.
Antonin Artaud, Pierre Leob'un bir mektubunu okuduktan sonra, kitabı yazmaya karar vermiştir: Mektupta, Leob, Artaud'ya Van Gogh konusunda bir kitap yazmasının ne kadar iyi olacağını belirtmekteydi, ek olarak da Arts dergisinin 31 ocak 1947 sayısında yer alan Van Gogh'la ilgili bir yazıyı yolluyordu (yazının başlığı: "Onun Deliliği?", doktor Beer adlı şahsın Van Gogh'un deliliği konusundaki görüşlerini içeren psikiyatrik bir inceleme). Artaud'nun bu metne tepkisi, Paule Thévenin'e göre, kitabın yazılışında belirleyici olmuştur.
''Van Gogh özel bir sayıklama durumundan ölmemiştir, ama başlangıçtan beri bu insanlığın haksız tininin çevresinde çırpındığı bir sorunun bedensel olarak zemini olmaktan ölmüştür. Tenin tine, ya da bedenin tine, ya da tinin her ikisine üstünlüğü sorununun. Ve nerdedir bu sayıklamada insan benliğinin yeri?''
Beckett'i, Genet'yi, Ionesco'yu ve çağdaş tiyatro akımlarını etkileyen, Antonin Artaud'dan... O gerçeküstücü, yazar, oyun yazarı, şair ve oyuncudan... Alçaklık üzerine, sözcükleri aşan ''altüst'' edici bir dille Toplumun İntihar Ettirdiği Van Gogh.
--reklam--
Van Gogh Alıntıları - Sözleri
- Dahası, yalnız başına intihar edilmez. Kimse yalnız olmamıştır doğmak için. Kimse de yalnız değildir ölmek için.
- ''...gerçeklik feci bir şekilde üstündür her hikayeden, her masaldan, her tanrıdan, her gerçeküstülükten.''
- ''...değil miyiz hepimiz, zavallı van Gogh'un kendisi gibi, toplumun intihar etmişleri!''
- ''...öldü otuz yedi yaşında, yaşamadan önce...''
- ''...hiçliğin bile ne olduğunu biliyorum, ve içinde ne olduğunu söyleyebilirim.''
- Her çılgın insanda anlaşılmamış bir dahi vardır, kafasında parlayan fikrin herkesi korkuttuğu, ve hayatın kendisine hazırlamış olduğu boğazlamalara bir çıkışı ancak sayıklamada bulabilmiş.
- Çünkü bir deli, toplumun dinlemek istememiş olduğu ve dayanılmaz gerçekler söylemesini engellemek istemiş olduğu bir insandır da.
- Bazı bilinçler vardır ki, kimi günler, basit bir çelişki yüzünden kendilerini öldürebilirler, ve bunun için de deli, saptanmış ve kataloğa girmiş deli olmak gerekmez, tersine, sağlıklı olmak ve aklı kendi tarafında bulundurmak yeterlidir.
- Herkes aslında cehennemden çıkmak için yazmıştır, ya da resim yapmıştır, heykel yapmıştır, taslak yapmıştır, kurmuştur, bulmuştur.
- Kalbinin artık dayanamadığı kafeste bir dünyanın tozunu havaya fırlatmak için geri dönecektir.'
- ''...van Gogh sonunda kavuşmak istiyordu o sonsuzluğa, ona ki, söylediğine göre, bir yıldıza giden bir trene binilir gibi binip gidilir, ve hayattan kurtulmaya iyice karar verildiği gün binip gidilir.''
- Bir gün ruh yoktu, tin de yok, bilinçse, kimse bunu düşünmemişti, ama neredeydi, zaten, tam savaş halinde, yok olur olmaz yeniden oluşan cisimlerden kurulu bir dünyada düşünce, çünkü bir barış lüks'üdür düşünce.
- Hiç bu dünya için, bu yeryüzü için çalışmadık biz, sürekli olarak, mücadele etmedik, korkudan, açlıktan, sefaletten, kinden, skandal’dan, ve tiksintiden haykırmadık, zehirlenmedik hepimiz,
- Bir tek psikiyatr bile yoktur ki tanınmış bir sapkın olmasın.
- ''...toplumun genel bilinci, kendisinden kopmuş olduğundan dolayı onu cezalandırmak için, onu intihar etti.''
--reklam--
Van Gogh İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnsan ve toplum: intiharın ya da intiharların bireyden çok toplumda aranması gerektiğini, toplumsal yapının ve toplumsal işleyişin incelenmesinin ne kadar önemli olduğunu ve günümüz türkiyesinde yaşadığımız duyguları bi nebze de olsa anlamlandıran bir kitap kısa ama bir o kadar da harika. okumanızı çok şiddetli olmasa da tavsiye ederim. (erdem kaprol)
Her şey Antonin Artaud'a gelen bir mektupta;"Van Gogh hakkında bir kitap yazsan ne kadar iyi olacak" diyen bir dostunun tavsiyesiyle başlar. Artaud, kendisi dokuz yıl akıl hastanesinde kalmış ve Vincent'in deliliğini daha doğrusu toplum tarafından ona dayatılan farklı olma olgusunu delilikle bağdaştıran çürümüş bir topluma verilen bir cevap niteliğinde bir kitap. Kitabın konusu genel olarak sekiz tane Vincent'in tablosunu analiziyle birlikte eşsiz anlatımı ve Art izlenimci bir ressamın içinde bulunduğu psikolojik durumunu konu alır. Genelikle psikologları ve doktorları çok sert bir biçimde eleştirir. O Van Gogh'un eşsiz bir biçimde şu satırlarla anlatır,"Çünkü van Gogh'un resmi, törelerin belirli bir konformizmine değil, kurumlarınkine saldırır. Ve dış doğa bile, mevsimleriyle, gel git'leriyle ve gün tün eşitliği fırtınalarıy la, van Gogh'un yeryüzünden geçişinden sonra, aynı evrensel çekimi koruyamaz." Der. Onun tabloları renkleri kullanmaktaki ustalığını ise söyle dile getirir, "Su mavidir, bir su mavisinden değil, bir sıvı boya mavisinden. İntihar etmiş deli oradan geçmiş ve resmin suyunu doğaya iade etmiş, ama ona, kim onu geri verecek? " Bunları toparlarsak Artaud, Van Gogh'u intihar ettiren toplumun yapısını en güzel şekilde analiz etmiş, tabloların eşsiz güzeliğini ve renklerin incelemesini değişik bir bakış acısıyla yorumlamıştır. Toplumum ışıklı yanı olduğu gibi karanlık yanı da vardır ve ne yazık ki bunu, kendini toplumdan soyutlamak ve ona uymak istemeyen özgür düşüncelere en çok gösterir; dar görüşlü, topluluk olmadan ve toplu olduklarında da işe yaramayan bireyler tarafından. Artaud bunu, "Bunlar ona bir gün şunu söyleyenlerdir: Ve şimdi, yeter artık van Gogh, hadi mezara, bıktık usandık senin dehandan, sonsuzluksa, bizim içindir sonsuzluk." Sözleriyle en güzel biçimde anlatır. Geçmişten gönümüze toplum tarafından en çok dışlananlar olmuştur, en iyi şeyleri ortaya koyanlar. Büyük dehaların çoğunun intiharına sebep olmuş ve tekdüzelikten şikayet etmeyen bireyler tarafından kendi doğmaları içinde hapsedilmek istenmiştir. Her ne olursa olsun böyle devam edecek ve toplum bunu hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Yapılması gereken şeyi yapanlar da genellikle hep karanlıklarda onları aydınlatmak için kendi canına mal olsa bile onlara meşale olmaktan geri durmamışlardır. Belki bu bağlamda kitabın özü anlaşılır ve okunur. O sadece Van Gogh'un intiharını anlatmış olabilir önemli olan ona sebep olan şeylerin varlığının bilincine ulaşmaktır. Kitabı okuyacak olanlara iyi okumalar keşke belli bir bilince ulaşan herkes okuyabilse bu kitabi... (Sisyphos)
intihar itkisi: Antonin Artaud, ne zamandır okumak istediklerimin arasındaydı. Bu kısa kitap; deliliğe bir adım kalmanın eşiğinde olanları, Toplumun, sonsuzluğun içinde kıvranan zihinleri ötekileştirdiğini, Üreten ruhun sancılarını, Ve aslında bu sancıların yine toplum yüzünden tetiklendiğini, Zihnin evrensel düzlemde ürettiği ürünlerin -her ne olursa- ; Yine bunların toplumdan bir kaçış yolu olduğunu anlatıyor.. Toplum çoğu üreten kişide intihar itkisine sebep olmuştur, çünkü üreten ve bunu birebir özümseyen kişinin en temel amacı anlaşılmaktır. İnkâra açıktır elbette ama bir vazgeciş ardında, anlaşılamamak, yankı bulamamakdan ötesi yoktur fikrimce.. İçeriğinde tabloların soyutsal hallerinin yine ressam tarafından kaleme alınıp somuta dönüştürüldüğü bir kaç metin de yer alıyor.. Cüretkar bir dilde yazılmış, betimlemeler oldukça güçlü, yazarın yazı dili hakkında fikir sahibi olmak için uygun bir kitap.. (â.)
--reklam--
Van Gogh PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Antonin Artaud - Van Gogh kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Van Gogh PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Antonin Artaud Kimdir?
Antoine Marie Joseph Artaud Antonin Artaud (d. 4 Eylül 1896, Marsilya - ö. 1948, Paris). Fransız oyun yazarı, aktör, yönetmen ve şair. Artaud'un ailesi İzmir'den göç etmiş Yunanlılar'dandır.
Dört yaşında geçirdiği menenjit hastalığı onu ergenlik dönemine kadar takip eder. Yine bu dönemde girdiği depresyonlardan kaynaklı sanatoryuma yatırılır. Burada Arthur Rimbaud, Charles Baudelaire ve Edgar Allan Poe okumaya başlayan Artaud aynı zamanda şiir de yazmaya başlar.
27 yaşında Paris'e taşınan Artaud burada tiyatro yazarlığı ve film yönetmenliğine başlar. Nazilerin Fransa'yı işgal ettiği dönemde Rodez'deki bir psikiyatri kliniğine yatırılır. Burada sanat terapisiyanında elektro şok tedavisi gören Artaud resim çizmeye ve yazmaya başlar. Bugünkü Psikologlar Artaud'un hastalığının Şizofreni olduğu kanısındalar.
1948 yılında yakalandığı bağırsak kanserinden kısa bir süre sonra ölür. Yatağında oturmuş, bir elinde ayakkabısı olacak şekilde bulunan Artaud'un ölüm nedeni aşırı derecede uyuşturucudur. Fakat Artaud uzun süreden beri kronik ağrılarından dolayı Laudanum, Afyon, Eroin ve Peyote gibi uyuşturucular kullanmaktadır ve bu dozun öldürücü olduğunu bilip bilmediği tartışılmaktadır. (1930' a kadar Eroin yasak değildir ve Artaud René Crevel ile birlikte yasağa karşı mücadele eder)
Sanat Yaşamı
Artaud, 1920’de Paris’e gelmiş, ünlü yönetmenlerden Charles Dullin’in yanında öğrenim görmüştür. Lugne-Poe ve Louis Jouvet gibi yönetmenlerle çalışmış; Andre Breton, R.Vitrac ve Louis Aragon’la beraber sürrealizm hareketini başlatmıştır. Révolution Surréaliste ve Nouvelle Revue Française'i yazan Artaud, 1927 yılında sürrealistlerden bağını koparmıştır. 1928 yılında Çılgın Anne (La Mére folle) oyununu sergiledi. 1930’lu yılların sessiz filmlerinde oynadı. 1936-37’de Meksika ve İrlanda’ya geziler yaptı, ancak sinirsel rahatsızlıkları yüzünden 1943’e kadar psikiyatri kliniklerinde yatmak durumunda kaldı.
Artaud, 1932 ve 1933 yıllarında "Vahşet tiyatrosu" bildirileri yayınlayarak (Le manifest du théatre de la cruauté), tiyatro görüşlerini "Tiyatro ve İkiz" (Le théâtre et son double) adlı kuramsal kitabında dile getirmiştir. Bu görüşlerine yer vermeye yeltendiği tek oyunu, Shelley ile Stendhal’in yapıtlarına dayanan Les Cenci olmuştur. Avangart tiyatronun kuramcısıdır.
--reklam--
Antonin Artaud Kitapları - Eserleri
- Tanrı Yargısının İşini Bitirmek İçin
- Van Gogh
- Yaşayan Mumya
- Heliogabalos Taçlı Anarşist
- Tiyatro ve İkizi
- Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk
- Ben, Antonin Artaud
- Antonin Artaud Antoloji
- The Cenci
- Suç Ortakları ve İşkenceler
--reklam--
Antonin Artaud Alıntıları - Sözleri
- hava çok soğudu ama asıl ölmüş olan, nefes almaya hala devam eden Artaud'ydu. (Antonin Artaud Antoloji)
- Herkes aslında cehennemden çıkmak için yazmıştır, ya da resim yapmıştır, heykel yapmıştır, taslak yapmıştır, kurmuştur, bulmuştur. (Van Gogh)
- Zamanın ötesinden konuşuyorum ben: sanki zaman yanmamış gibi sanki zaman başlangıçtan beridir tabutlarında kıvrılan bu taşlaşmış cesetler gibi yanıp kül olmamış gibi... (Antonin Artaud Antoloji)
- Her çılgın insanda anlaşılmamış bir dahi vardır, kafasında parlayan fikrin herkesi korkuttuğu, ve hayatın kendisine hazırlamış olduğu boğazlamalara bir çıkışı ancak sayıklamada bulabilmiş. (Van Gogh)
- Edgar Poe bir sabah Baltimore'de kaldırımın kenarında ölü bulunduysa, bu alkole bağlı bir delirium tremens krizinden değil, dehasına karşı kin duyan ve şiirini istemeyen bazı pisliklerin dizelerinde açığa vuran alışılmamış, korkunç merhemi yaşamasını ve göstermesini engellemek için onun zehirlemiş olmasındandır. (Suç Ortakları ve İşkenceler)
- hangi insanın giderek zihnindeki imgeleri düşüncesi sanmadığını kim söyleyebilir? (Heliogabalos Taçlı Anarşist)
- Sevebilseydik, bir anda ve dolaysızca sevebilseydik, bilim gereksiz olurdu. (Heliogabalos Taçlı Anarşist)
- Ne zaman görüşeceğiz? Ne zaman dudaklarının topraksı tadı gelip dudaklarıma değecek? Toprak ölümcül dudakların girdabıdır. Hayat önümüzde ıskalanmış bütün okşayışların uçurumunu kazıyor. Verecek neyimiz var şu meleğe kendimizle birlikte? (Ben, Antonin Artaud)
- İnsan ruhu Tanrıdan bıktı, çünkü o kötüdür ve hastadır ve onu aç bırakmak bizim görevimizdir. (Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk)
- İnsan kendisinden çok sınırsızlığa ait olduğunu hissetmekten büyük bir mutluluk duyar, çünkü kendilik denilen şeyin bu sınırsızlığın başlangıcından doğduğu, yani Sonsuzluktan kaynaklandığı anlaşılır. Köpüklü bir dalga içindeymişiz gibi hissederiz kendimizi ve dört bir yandan çatırdamalar işitilir. Sanki dalağınızdan, karaciğerinizden, yüreğinizden veya akciğerlerinizden bıkmazcasına çıkan şeyler, su ya da gaz olmak arasında tereddüt eden, ama şeyleri çağırıp bir araya gelmelerini emreden bu atmosferde art arda patlayıverirler. (Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk)
- Eskilerin çok-tanrıcı olduklarını haykırarak bu nedenle onlara Barbarlar diyen kişinin asıl kendisi Barbardır, yani Avrupalıdır. (Heliogabalos Taçlı Anarşist)
- ''...van Gogh sonunda kavuşmak istiyordu o sonsuzluğa, ona ki, söylediğine göre, bir yıldıza giden bir trene binilir gibi binip gidilir, ve hayattan kurtulmaya iyice karar verildiği gün binip gidilir.'' (Van Gogh)
- Düşüncemin altındaki arazinin kaydığını hissediyorum... (Ben, Antonin Artaud)
- ...veba, ardında, yalnızca ölüm ya da sınır bilmez bir arınma bırakan tam bir kriz olduğu için üstün bir illettir. (Tiyatro ve İkizi)
- hep bir hiçlik girişi, hep bu hiçlik girişi: bu oyuk zaman oyuk bir zaman tahtaların arasında kendini tüketen bir tür boşluk insanın gövdesini çağıran hiçlik kırılmış parçalar halinde alınan insan bedeni (Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk)
- Ben, yaşamını yitirmiş olan ve tüm araçlarla onu yerine geri getirmeye çalışan bir insanım. Ben, bir bakıma, kendi yaşam gücümün kışkırtıcısıyım; yaşam gücü, bana, bilinçten daha gereklidir; çünkü öbür insanlar için yalnızca bir insan olma aracı sayılan şey, benim için Akıl’dır. (Yaşayan Mumya)
- Askıda bırakıyorum kendimi; hiçbir yana eğilim göstermeden, yansız;[...] (Yaşayan Mumya)
- Bir tek Van Gogh çıkarmasını bilmiştir bir insan kafasından, dağılmış bir kalbin atışının patlayıcı füzesi olan bir portreyi. Kendi kalbinin. Van Gogh'un yumuşak şapkalı kafası boş ve yersiz kılıyor, onun ardından sonsuzlukların sonuna kadar yapılabilecek bütün denemelerini soyut ressamların. Çünkü bu istekli kasap yüzü, ki bezin en uç yüzeyine bir top atışı gibi fırlatılmıştır, ve birdenbire durdurulmuştur boş bir göz tarafından, ve içine dönük, figüratif olmayan resmin hoşlandığı soyut dünyanın en ayrıntılı gizlerini sonuna kadar tüketmektedir, ve bundandır ki çizdiğim portrelerde her şeyden önce burnu, dudağı, gözleri, kulakları ya da saçları unutmaktan kaçındım, ama bana konuşan yüze söyletmeye çalıştım gizini (Suç Ortakları ve İşkenceler)
- Her şeye öyle bir ayar vermeli ki ramak kalsın patlamaya. (Tanrı Yargısının İşini Bitirmek İçin)
- Bazı bilinçler vardır ki, kimi günler, basit bir çelişki yüzünden kendilerini öldürebilirler, ve bunun için de deli, saptanmış ve kataloğa girmiş deli olmak gerekmez, tersine, sağlıklı olmak ve aklı kendi tarafında bulundurmak yeterlidir. (Van Gogh)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin