Kitap Künyesi

Yazar: Sezai Karakoç

Yayın Evi: Diriliş Yayınları

İSBN: 9789123494217

Sayfa Sayısı: 64

Varolma Savaşı 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

‘’Gerçek aksiyon, meydanlarda yapılan şamatalar, bağırışlar, yürüyüşler, duvarlara ve yerlere yazılar yazmalar ve daha kötüsü tabanca patlatmalar, kavga döğüşler değildir. Gerçek aksiyon, inanç, ahlak, düşünce, bilim ve sanat planında ortaya konan, uzun çalışmaların ve süreli sabırların yemişi eserler, durumlar ve oluşumlardır. Yeni bir insan tipini doğurmaktır. Asıl aksiyon, çok bilinçli, bilgiyle yüklü, kültürle güçlenmiş, disiplinli ve uzak görüşlü davranışlardan doğar.’’

Varolma Savaşı 1 Alıntıları - Sözleri

  • "Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır."
  • "Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır."
  • Her eve, kütüphane fikri sokul­malıdır.
  • "En yoksul evde bile küçük bir kütüphane bulunmalıdır."
  • , "Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır." ... ~....
  • "Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır."
  • Zakkum agacından hurma beklenmez.
  • Her eve, kütüphane fikri sokul­malıdır.
  • "var olmak" asıl mesele olmuştur, "nasıl varolmak değil."
  • Kimselerin dayanamadığı şey, gerçeklerin söylenmesidir.
  • Her eve kütüphane fikri sokulmalıdır.
  • Kimselerin dayanamadığı şey, gerçeklerin söylenmesidir.
  • Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır.

Varolma Savaşı 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

1970'lerden itibaren kaleme alınmış on iki yazıdan oluşuyor. Çok partili hayata geçiş ile başlayan politik atmosferde gerçekleşen siyasi ve toplumsal meseleler yazıların temel konusuydu. 60'ların sonundan başlayıp 70'lerin sonuna dek süren şiddet olayları, anarşi döneminin yükselişi üzerine fikirlerini kaleme almış. İster sağda, ister solda olsun eylemlerin dayandığı temel ideolojileri incelemiş. Gençlerin anarşi tuzağına düşmemesi için devletin alması gereken tedbirleri de anlatmış. Bununla birlikte 12 Mart muhtırasına cevaz veren bir üslubu da vardı. Sanki 12 Mart, tamamen milli bir gaye ile yapılmış gibi bir hava sezdim. Üstelik 12 Mart'ın üniversite olaylarından daha korkunç bir anarşi yaratması, yazarı hiç rahatsız etmemiş gibi. Bu eserinde fikirlerinin önemli bir bölümüne katılmakla birlikte bir cunta hareketine bu kadar hoşgörülü yaklaşması açıkçası beni rahatsız etti. Yine de tüm kitaplarını okumak kararından vazgeçmiş değilim. (Pınar Mi)

Kitaba "Sekülerleşme ve Din" ile ilgili makaleler okuduktan sonra başladım. Ben aslında bu batılılaşmanın geri dönüşü olmayacağına inananlardandım. Ve öyle düşünenler için kitap aslında böyle olmadığını gösteriyor. İslami sekülerleşmenin önünde ki ilk engel iman anlayışıdır. Ve batı aslında ekonomi adı altında yıllardır bizim iman anlayışımıza saldırıyor. Ve biz de batının bize 'sunduğu' ve bizim de 'sanıp' sahiplendiğimiz bu paket geçmişimizden bu yana bizi bataklığa sürüklüyor. Ve biz yüzyıllardır bu bataklıkta çırpınıyoruz. Bu bataklıktan çıkmak için yapmamız gerekenleri kitapda bulacaksınız. Biz inananlar için Nuh'un Gemisi olduğunu unutmamalıyız. Ve o nuhun gemisini de inşa edecek olan bizleriz... (Esra Gökdere)

Üstadın bu kitabı da muhteşem.. Özellikle son 20 sayfanın çok dikkatli bir şekilde, mümkün olsa milletimin tüm fertleri, özellikle de genç nesilleri tarafından okunmasını tavsiye ederim.. (Kadir Öztürk)

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri

  • İslam
  • Yitik Cennet
  • Gün Doğmadan
  • Monna Rosa - Şiirler 1
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Düşünceler 1 - Kavramlar

  • Düşünceler 2 - Kurumlar
  • Diriliş Muştusu
  • Ruhun Dirilişi
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
  • Mevlana
  • Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
  • Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

  • Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
  • Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
  • Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
  • Ateş Dansı - Şiirler VIII
  • İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
  • Edebiyat Yazıları 1
  • Edebiyat Yazıları 2

  • Edebiyat Yazıları 3
  • Çıkış Yolu 1
  • Çıkış Yolu 2
  • Çıkış Yolu 3
  • Zamana Adanmış Sözler
  • Yunus Emre
  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
  • Unutuş ve Hatırlayış
  • Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
  • Piyesler 1
  • Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
  • Mehmed Akif
  • Makamda

  • Kıyamet Aşısı
  • İslamın Şiir Anıtlarından
  • İnsanlığın Dirilişi
  • Portreler - Hikayeler II
  • Gündönümü
  • Dirilişin Çevresinde
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
  • Armağan
  • Batı Şiirlerinden
  • Çağ ve İlham 1
  • Çağ ve İlham 2
  • Çağ ve İlham 3

  • Çağ ve İlham 4
  • Alınyazısı Saati - Şiirler IX
  • İslamın Dirilişi
  • Çağdaş Batı Düşüncesinden
  • Günlük Yazılar 2 - Sütun
  • Ölümden Sonra Kalkış
  • Varolma Savaşı 1

  • Günlük Yazılar 1 - Farklar
  • Günlük Yazılar 3 - Sûr
  • Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
  • Üç Kaside
  • Körfez
  • Mağara ve Işık
  • Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri

  • Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
  • "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
  • İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
  • Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
  • "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
  • Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

  • Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
  • Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
  • Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
  • Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
  • Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
  • Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

  • İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
  • İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
  • “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
  • Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
  • Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
  • İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
  • Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)