Kitap Künyesi

Yazar: William Chittick

Çevirmen: Turan Koç

Yayın Evi: İnsan Yayınları

İSBN: 9789755745091

Sayfa Sayısı: 416

--reklam--

Varolmanın Boyutları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

W. Chittick, burada çevirilerini sunduğumuz makalelerinde İslâm'ı (ve tasavvufu) içeriden gözlemleyen ve onu olduğu gibi anlatmaya çalışan bir ‘batılı' kimliğiyle karşımıza çıkmaktadır. Açıkça görüleceği üzere, Chittick, ele aldığı ve tartıştığı konuları felsefî, teolojik ve tasavvufî bağlamlarına oturtmakla çok büyük bir başarı sergilemektedir. Bu bakımdan onun çalışmalarının, genel olarak tasavvuf ve özel olarak vahdet-i vücud konusunda Batı'da ve İslâm dünyasında karşılaştığımız yanlış anlamaların giderilmesinde önemli bir katkısı olacağı kanaatindeyiz.

--reklam--

Varolmanın Boyutları Alıntıları - Sözleri

  • Allah’ın her yerde hazır ve nazır olduğu görüşüne dayanan teşbihi bakış açısı, İslam şiirine hayat ve güç vermiştir. Zaten insanların, Allah’ın rahmet ve şefkatine imanlarını ilham eden kelâm değil şiirdir. İbni Arabi, “Eğer dini konular kelâm otoritelerine bırakılsaydı, hiç kimse Allah’ı sevmezdi” der.
  • Allah’ı bilme ömür boyu süren bir iştir; hatta daha da ileride bu ebedi, sonu gelmeyen bir yolculuktur; çünkü bu öte dünyada da devam eder. Sonsuz olan sonlu tarafından asla tam bir biçimde bilinemez; öte dünyadaki sonu gelmez mutluluğun sırrı da burada yatar.
  • Allah, mukayese kabul etmez bir şekilde büyük ve kudret sahibi olmakla birlikte, küçük de olsa yaratıklarına kendi sıfatlarından bir pay vermiştir; en büyük payı da tüm isimleri öğrettiği insana bahşetmiştir.
  • Modern dünyadaki İslami faaliyet, en azından toplumsal ve siyasi düzeyde, güzellik konusunda çok az şey bilmektedir. Güzellik Müslümanlar tarafından yeniden keşfedilince kadar; onlar yaptıklarını Allah tarafından ortaya konan ve eşyanın mahiyetince sergilenen ilkelerle tesbit edildiği üzere yapılmadıkça, “İslami” adını almayı hak eden herhangi bir kültür ve medeniyet canlanmasının olması asla mümkün değildir.
  • Her medeniyetin, rasyonel anlayış için başlangıç noktası sağlayan mitleri vardır. Geleneksel mitler, tevhidi tesis etmek amacıyla, tarihin 120.000 peygamberi tarafından tebliğ edilmiştir. Modern mitler, büyük ölçüde insanların bilimsel ve teknolojik cennet rüyalarına dayanmaktadır.
  • “Göklerde ve yerde olanların; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve insanlardan ‘birçoğunun’ Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun?” Buna göre Allah’a secde etmeyi yalnız insanoğlu seçebilir: ve bu olgu, denebilir ki paradoksal bir biçimde, Allah’ın en büyük ayetlerinden biridir; zira yalnız Allah suretinde yaratılmış bir varlık O’nu inkar etme yeteneğine sahip olabilirdi.
  • Allah her yaratığı güç, istek ve ihtiyacına uygun olarak yarattığı halde, Adem’i ve çocuklarını sevgi ihtiyacına uygun olarak yaratmıştır. O, başka şeyleri Güçlü olması bakımından yaratmıştır; ama sizi Dost olması bakımından yaratmıştır. ( Ravh, s223)
  • "Ey Âdem, sana Cennet'i değerli kılan nedir?" "Cehennem'den korkan biri için," dedi Âdem; "Cennet'e bin can değer. Ama Sen'den korkan biri için Cennet bir zerre bile etmez." İşte, Âdem'i Cennet'e çeken hikmet, himmetini izhâr etmekti.
  • İslâm her şey için bir varoluş olgusudur.
  • Kadınlar, konuştukları kişilerle erkeklerden daha fazla göz teması kuruyor. Bu yüzden kadınlar yüz yüze görüşmeleri tercih ederken, erkekler yan yana olmayı seçiyor.

--reklam--

Varolmanın Boyutları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Varolmanın Boyutları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

William Chittick - Varolmanın Boyutları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Varolmanın Boyutları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı William Chittick Kimdir?

William C. Chittick, New York Devlet Üniversitesi'nde, Karşılaştırmalı Araştırmalar Bölümü profesörüdür.

Milford Connecticut'da doğup büyüyen William C. Chittick lisansını Ohio Wooster Koleji'nde tarih alanında tamamladıktan sonra doktorasını 1974'te Tahran Üniversitesi'nde Fars edebiyatı alanında tamamladı.

Tahran'da Aryamehr Teknik Üniversitesi'de beşeri bilimler bölümünde karşılaştırmalı dinler alanında hocalık yaptı. İran İslam Devrimi'nden önce İran Kraliyet Felsefe Akademisi'nde yardımcı doçentti. 1979'da Amerika Birleşik Devletleri'ne döndü ve dini araştırmalar alanında hocalığını sürdürdü.

Yirmi beş kadar tercümesi ve İslam düşüncesi, tasavvuf, Şiilik ve Fars edebiyatı alanında çok sayıda makalesi olan ancak özellikle Muhyiddin Arabi ve Mevlana Celaleddin Rumi gibi sufi yazar ve şairlerinin yazılarını İngilizceye tercüme edip ve yorumladığı eserlerle tanınan Chittick, halen tasavvuf ve İslam felsefesi alanında çeşitli araştırma projelerinde çalışmakta ve İslam klasikleri, Hinduizm ve dini araştırmalar alanının diğer konularına dair dersler vermeye devam etmektedir.

--reklam--

William Chittick Kitapları - Eserleri

  • Tasavvuf
  • İslamın Vizyonu
  • İbn Arabî
  • Varolmanın Boyutları
  • Kozmos'taki Tek Hakikat
  • Hayal Âlemleri
  • İlahi Aşk
  • Sufi'nin Bilgi Yolu
  • Sûfi’nin Aşk Yolculuğu
  • Aşığın Aynası
  • 13. yy. Sufi Metinlerinde İman ve Amel
  • S. Hüseyin Nasr'ın Temel Düşünceleri
  • Sufism

--reklam--

William Chittick Alıntıları - Sözleri

  • However, these same people also called themselves by other names, such as “knowers” and “ascetics” and “renouncers” and “poor men.” (Sufism)
  • “Göklerde ve yerde olanların; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve insanlardan ‘birçoğunun’ Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun?” Buna göre Allah’a secde etmeyi yalnız insanoğlu seçebilir: ve bu olgu, denebilir ki paradoksal bir biçimde, Allah’ın en büyük ayetlerinden biridir; zira yalnız Allah suretinde yaratılmış bir varlık O’nu inkar etme yeteneğine sahip olabilirdi. (Varolmanın Boyutları)
  • Kavgaların gerçek kahramanları zaman zaman kılıç adamlarından çok şairler oluyordu. (İslamın Vizyonu)
  • Bedeninize ve kalbinize ilişen her kalp ağrısı ve ıstırap, sizi kulağınızdan çekerek vaadedilen yer'e götürür. Rabbiniz sizi , yönden ve yandan münezzeh O yer'e , gerisin geri çekmek için her yönden dert yollar. (Sûfi’nin Aşk Yolculuğu)
  • Ey dost! Aşkta biraz dert olmalı! Gönülde gam olmalı, beniz de biraz sararıp solmalı. Gönülde acı sinede de ateş olmadı mı o gösterişli bağlanma davası biraz sönük kalır. (Sûfi’nin Aşk Yolculuğu)
  • İnsan olmaklığımızı, insani durumumuzu karmaşıklaştıran şey; sırlı hürriyet hediyesidir, yani “evet” veya “ hayır” deme imkanımızdır. (İbn Arabî)
  • "I was a Hidden Treasure,” God says, “so I loved to be known. Hence I created the creatures that I might be known.” (Sufism)
  • İbn-i Arabi, bıkıp usanmadan Cüneyd-i Bağdâdi’nin şu sözünü bize hatırlatır: “Su kabının rengini alır.” (Sufi'nin Bilgi Yolu)
  • Rasyonel düşünceye haddinden fazla ehemmiyet atfetmek, İlâhî varlığın mutlak aşkınlığa itilerek idrâk dairesinden tamamen dışarı çıkılması neticesini verir. (Kozmos'taki Tek Hakikat)
  • Modern Batı'da, çoğu insan kutsal metni ahlâken yetişmek, Tanrı ve doğru yaşayışın ne olduğunu öğrenmek için okunan bir şey olarak düşünür. İslâmî bağlamda, Kur'ân bundan daha fazla bir şeydi. Kur'ân'ı öğrenmek geleneksel eğitimin temel amacı idi; dolayısıyla normal olarak hayatta erken başlardı. Çocuklar için Kur'ân'ı anlamanın önemli olduğunu kimse düşünmezdi; zaten yetişkinler ve hatta kelâmcılar bile onun bütün anlamının sadece cüz'î bir bölümünü anlayabilirler. Eğitimde önemli olan şey Allah'ın kelâmının ezberlenmesiydi. (İslamın Vizyonu)
  • KOCAKARI iMANI Müslümanların en aslî vukuf ve basiretlerine zaman zaman “kocakarı imanı” olarak atıfta bulunulur; ancak bu onu kötülemek için değil, fakat püf noktasını kaçıracak kadar zekası az, hiç kimsenin bulunmadığını ortaya koymak için söylenmiştir. Bir gün Hazreti Muhammed ashabından bazılarıyla şehirde yürürken, kabilelerden birine ait,oldukça yaşlı, çökmüş bir kadınla karşılaştı; kadın bir çıkrıkta yünden ip imal ediyordu. Hazreti peygamber ona selam verdi onunla konuşmaya başladı. Ona Allah’a imanı olup olmadığını sordu. Kadın inandığını söyledi. Hazreti peygamber “niçin” diye sordu ona. Kadın, döndüren bir el olmadıkça çıkrığın dönmediği gibi, biri gökleri döndürmedikçe,onların dönemeyeceği şeklinde bir cevap verdi.Hazreti peygamber arkadaşlarına baktı ve, “kocakarının dinine sahip olmanız gerekir” dedi. (İslamın Vizyonu)
  • Bil ki hakikatte bu dünya da ahiret de taleb içindir. Kim ahiret taleb alemi değildir derse bu muhaldir. Evet, orada namaz ve oruç olmayacak ama taleb var olacak. Yarın nesih [hükümsüz bırakma] kalemiyle bütün şeriatlar silinip ortadan kaldırılacak ancak iki şey ebediyen baki kalacak: Allah için muhabbet ve Allah'a hamd. Bunlarda ne kopma ne ayrılma ne çözülme ne de zaman aşımı olur. Namazın, orucun, haccın ve cihadın bir sonu olabilir ancak talebin nihayet bulması mümkün değildir. Namaz ve orucun orada hükmü kalkabilir ama muhabbet bağının ve aşk ahdinin hükmünün kalkması asla mümkün değildir. (İlahi Aşk)
  • Z'ancd ki cemal ü hüsn-i an dilber-i mast Ma der hur-ı u neim u der hur-ı mast Gönlümüzü kendine çeken dilberin güzellik ve letafet mahallinde, Ona layık olan biz değiliz lutfuyla O bize teveccüh gösteriyor. "ilahınız tek bir ilahtır" (Bakara 2:163). O demde ne alem vardı, ne adem; ne varlığa dair işaretler vardı, ne emareler; evde hiç kimse yoktu. Görüp gözeten ve seven, henüz yokluk içindeyken üzerine saadet yazısını yazan, böylece seni bahtiyar kılan ve seni kendi dostluğuna kabul eden yalnızca O idi. (İlahi Aşk)
  • Bir insan bu dünyaya ilahi sureti görünür kılma kapasitesine sahip olarak gelir; ama kadın veya erkek olsun bu dünyayı bir şey olarak, örneğin, bir melek, bir veli, bir peygamber, bir hayvan, bir bitki olarak terk eder. Yani insanlar "bilinen makamlarına " ölüm anında ulaşırlar. (Hayal Âlemleri)
  • Ibn arabiyi diger musluman dusunurlerden ayiran sey onun karsilastirilamazlik ile benzerlik yada akıl ile keşf arasindaki kutbun farkinda olmasi ve hakka ait gercek idrakin bu ikisi arasinda en uygun dengeyi gerektirdigini soylemesidir. (Hayal Âlemleri)
  • "Her peygamber yol gösteren bir kaynak olup insan mükemmelliğine birer modeldir." (Hayal Âlemleri)
  • Bir sûfi önermesi: “Vücûd,askerleriyle tenezzül eder.” (Kozmos'taki Tek Hakikat)
  • Yalnız varolmakla, tüm yaratıklar Yaratan'ın şan ve azametini kanıtlarlar. (İslamın Vizyonu)
  • “Kalbim ilâhì Huzur'un kapısına yapıştı ve kapı açılınca gelecek olan pür dikkat bekliyor. Kalbim fakir ve muhtaç, içinde hiçbir bilgi yok ve bomboş... Kalbe perdenin arkasından ne zaman bir şey gelse, onu emir ve yasaklara uygun bir şekilde sabırsızca alıp hayata geçirmeyi arzuluyor.” (Sufi'nin Bilgi Yolu)
  • Allah’ı bilme ömür boyu süren bir iştir; hatta daha da ileride bu ebedi, sonu gelmeyen bir yolculuktur; çünkü bu öte dünyada da devam eder. Sonsuz olan sonlu tarafından asla tam bir biçimde bilinemez; öte dünyadaki sonu gelmez mutluluğun sırrı da burada yatar. (Varolmanın Boyutları)