Kitap Künyesi
Yazar: Philippe Djian
Çevirmen: Hakan Tansel
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınevi
İSBN: 9789755399751
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
Vay ... Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fransa'da özellikle genç okur kitlesi tarafından büyük ilgi gören Philippe Djian, son romanı Vay...'da beklentileri boşa çıkarmıyor. Djian'ın bütün yapıtlarına damgasını vuran düş kırıklığı, kararsızlık, sevdiklerinin yitiminden doğan boşluk gibi temaların hikâyeye ustalıkla yedirildiği şaşırtıcı bir roman... Anlatılan, kırklı yaşların sonuna gelmiş, çekici ve başarılı bir iş kadını olan Michelle'in hikayesi. Babasının işlediği bir cinayet sonrası gençlik yıllarını toplumdan dışlanarak geçiren Michelle'in, boşandığı kocası, başarısız oğlu, ilerlemiş yaşına rağmen genç bir adamla evlilik planları yapan annesi, yıllardır hapishanede yatan babası, mutsuz bir evlilik sürdüren ortağı ve birden fazla sevgilisi arasında dengesini yitirmeden yaşamaya çalışırken, bir gece vakti tecavüze uğraması her şeyi altüst eder. Üstelik kimliği belirsiz tecavüzcü mesajlarla tacizini sürdürmektedir. Etrafındaki bütün ilişkiler altüst olurken Michelle de ummadığı bir yola sürüklenecektir. Aslında bu denli tuhaf ve karmaşık, aynı zamanda hem bu kadar güçlü hem de bu kadar zayıf olduğumu düşünmüyordum. Şaşırtıcı. Yalnızlığın, geçen zamanın deneyimi şaşırtıcı. İnsanın kendini tanıması -En gözüpekler bile yalpalamışlardır- ki ben yalpalamaktan fazlasını yaptım, anlaşıldı. Bilmediğim bir sebeple, bazen sevişmelerimize ait sahneler zihnimde baştan sona yeniden canlanıyor ve yerde kavga eden o iki kudurmuşun birkaç metre üstünde yüzer gibi, olan bitene tanık oluyorum. Kendi öfkeme, gösterdiğim performansa, attığım tüyler ürpertici çığlıklara hayret ediyorum. Djian'ın kahramanları için yaşama girmek, arenaya girmek gibidir sözünü haklı çıkaran bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Vay ... Alıntıları - Sözleri
- Zira iman hâlâ dünyadaki en iyi ilaç.
- Çocuk yetiştirmek sonuna kadar gitmektir, yarı yolda bırakmak değil.
- Hayatını angaje etmenin doğru bir tarzı yok sanırım.
- Düş kırıklığı çok arzulanan bir kadının umulmadık biçimde ve kolayca teslim olması gibi yaşamdan beklenilen şeyin doğru zamanda ve doğru yerde elde edilememesinden de kaynaklanabilir.
- Yalnızlık dünyanın en güzel hediyesi ve yegâne sığınaktır.
- Üstünde ne yaşanırsa yaşansın, dünya her zaman güzel.
- olayın devamının büyüklüğüne kendim karar verebilirim ve bu yalnızca ben bir devamı olmasını istersem olur.
- biz halkız, sikilmeye yatkınız.
- Gökten gelen işaretler bana hep daha yerinde ve zorlayıcı görünmüştür.
- Bulutlardan düşmüş gibi yapıyorum.
--reklam--
Vay ... İncelemesi - Şahsi Yorumlar
En iyi anlatacak yorum sanki bir Woody allen filmi gibi ,modern Zaman insanının çarpık ilişkileri ,iletişim sorunları ,yaşadıkları hayal kırıklıkları ve yeraltı edebiyatına uygun değişik bir son (Ümit güder)
Michelle çekirdek ailesinden çektiği kadar kimseden çekmedi... Tabi bir de hayatına giren erkeklerden... O, babasının bir psikopat olmasının cezasını bütün hayatı boyunca azar azar çeken 50'ye merdiven dayamış bir kadın... O, oldukça başarılı bir senarist O, bir anne... (başarılı olup olmadığı tartışılır) O, çatlak annesinin dert ortağı O, boşanmış kocasını yeni nişanlısıyla birlikte hayatına dahil etmek zorunda kalan bir madur O, en yakın arkadaşına günahların en mühimini işleyen bir suçlu O, yaşadığı tecavüze akla hayale gelmeyecek bir tepki veren enterasan şahsiyet... Saymakla bitmez. Buyurun bayan Michelle'in hayatına 172 sayfa boyunca eşlik edin. Ben ilk defa yeraltı edebiyatı tarzında bir kitap okudum. Temkinli yaklaştığım "Vay..." , bana "Vay be..." dedirtmeyi başardı. Bu sebeple değişik tarz kitapları denemek isteyenler için iyi bir başlangıç olabilir diye düşünüyorum. Kitabın tek eksisi bölümlere ayrılmış olmaması. Kimi zaman karakterler karışabiliyor. Özellikle eski koca ve yeni sevgili ikisi de R harfiyle başlayınca beyin komik karışıklıklara sebep olabiliyor. Keyifli okumalar... (Ceyda Küçükoruç)
Yasak olanın çekiciliği altında ezilen güçlü bir güçsüz. Yasak olanın nasıl en ahlaksız benliğimizi zevkten dört köşe edebildiğini ve hayatlarımızın oynanan tiyatrodaki sahnelere göre nasıl değişiklik gösterebildiğini, cinsel dürtülerimizin ve ahlak yargılarımızın ışığında yüzümüze vurulduğu bir eser olmuş. Yanlış olduğunu bilip yanlıştan zevk alan benliklerimize ışık tutmuş. (Losgardagemiler)
--reklam--
Vay ... PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philippe Djian - Vay ... kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Vay ... PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philippe Djian Kimdir?
Philippe Djian 1949’da Paris’te doğdu. Lisede okuduğu yıllarda, henüz 16 yaşındayken Gallimard yayınlarının satış bölümünde çalışmaya başladı. Raymond Queneau, Paul Morand ve Roger Grenier gibi yazarlarla bu dönemde tanıştı. Üniversitede bir yıl edebiyat, ardından bir yıl gazetecilik okudu. Öğrenimini yarıda bırakıp Amerika’ya gitti Altı ay kadar, Rockefeller Center’daki bir Fransız kitabevinde çalıştı. Daha sonra Kolombiya’ya geçti. Dört ay kaldığı bu ülkede seçimler ve gerillalar üstüne bir yazı dizisi hazırladı. Fransa’ya dönüşünde bu derlemeyi L’Humanité Dimanche dergisine sattı. Gazetelerde makaleler ve yazı dizileri kaleme aldı. 1981-1984 arasında Bleu comme l’enfer (Cehennem Mavisi) ve Zone érogène (Erojen Bölge) adlı iki roman yayımladı. Bleu comme l’enfer, Yves Boisset tarafından 1985 yılında filme alındı. Djian, asıl başarısını 1985 yılında yayımladığı 37°2 le matin adlı romanıyla elde etti. Jean-Jacques Beineix’in bir yıl sonra Betty Blue adıyla sinemaya uyarladığı bu roman, 800 000 satış rakamına ulaştı. 33 hafta gösterimde kalan filmiyse dört milyon kişi izledi. 1989 yılında Amerika’ya yerleşen Djian, iki yıl bu ülkede yaşadı. 1991-1993 yılları arasında, Floransa ve Bordeaux arasında yolculuklar yaparak Sotos adlı kitabını tamamladı. Aynı yıllarda, Flammarion yayınevinden ayrılıp dönemin en yüksek transfer ücretiyle Gallimard yayınlarına geçti. 1995 yılında İsviçre’ye yerleşen yazar, Assassins (Katiller), Criminels (Suçlular) ve Sainte-Bob (Aziz Bob) üçlemesini burada tamamladı. 1999’da Paris Film Festivali jüri üyeliğine seçildikten sonra yeniden ülkesine döndü. 2002 yılında, Céline, Hemingway, Kerouac, Cendrars, Salinger ve Brautigan gibi sevdiği yazarlar üstüne kaleme aldığı yazılarını Ardoise (Arduvaz) başlıklı derlemede bir araya getirdi. Aynı yıl Ça, c’est un baiser (Buna Öpücük Denir) başlıklı romanını, 2003 yılında da son kitabı Sürtüşmeler’i yayımladı. Fransa’nın en Amerikanvari ve avangard yazarlarından biri sayılan Djian’ın romanları yirmi ülkede yayımlandı. Yazar, karısı ve üç çocuğuyla halen Paris’te yaşıyor.
--reklam--
Philippe Djian Kitapları - Eserleri
- Betty Blue
- İntikamlar
- Vay ...
- Canım Cicim
- Erojen Bölge
- Affedilemeyenler
- Eşiktekiler
- Yansımalar
- Sürtüşmeler
--reklam--
Philippe Djian Alıntıları - Sözleri
- Hiçbir şey düşünmemek için ona on saniyeden biraz fazla bakmamın yeterli olduğunu fark etmeye başlamıştım. (Betty Blue)
- Bir erkekte biraz kibarlık varsa, bir kadını çürümüş bir tekneye bindirmemeli. (Eşiktekiler)
- Ha, elbette içmek iyi değildi, iğrenç bir şeydi, ama başka ne yapacaktı ki? Bu dünyayı katlanılabilir kılmanın çok yolu yoktu. (İntikamlar)
- “Hey, hayatında hiç kadın görmedin mi?.. Kalp krizi mi geçireceksin?.. Hayatta dayanamadığım bir şey varsa o da cinsi sapıklardır!” (Betty Blue)
- Enkazlarımızda sürüneceğimize, göğe yükselmemiz gerekmez miydi, çevremizi saran her şeyin ölçüsünü almamız gerekmez miydi? (Sürtüşmeler)
- “dert etme” dedim ona. “meraklanmanın alemi yok. sınavdan geçmek insanı daha güçlü kılar, biliyorsun.” (İntikamlar)
- Düş kırıklığı çok arzulanan bir kadının umulmadık biçimde ve kolayca teslim olması gibi yaşamdan beklenilen şeyin doğru zamanda ve doğru yerde elde edilememesinden de kaynaklanabilir. (Vay ...)
- Bulutlardan düşmüş gibi yapıyorum. (Vay ...)
- Hiçbir şey beklemeyen kişi asla hayal kırıklığına uğramazdı. İyimserlik günahı işlemeyen, asla yüksekten düşmezdi. (Yansımalar)
- Sersemin teki gelip kulağıma hayatta bir defa ölündüğünü söylese gerçek bir sağırla karşılaşırdı. (Betty Blue)
- Seks, kendisi için müthiş bir tecelli olmuş, birçok acıya katlanmasını sağlamıştı ve zihni yalpalamaya başlamadıkça ona son vermeyi cidden düşünemezdi. (Yansımalar)
- başka zaman olsa, kendini tutamayıp bu aşırı duygusallıkla dalga geçerdi; ama şimdi, az kalsın boynumda gözyaşı dökecekti. dünyanın ekseni mi kaymıştı? (İntikamlar)
- Çarpıştığımız ve parçalarımızın stratosfere saçıldığı hissini taşıyordum. (İntikamlar)
- Var olmanın güçlüğü ile grip arasındaki farkı ayırt etmek her zaman kolay değildir, ikisi de üstünüze sülük gibi yapışır. (Eşiktekiler)
- biz halkız, sikilmeye yatkınız. (Vay ...)
- “Eğer her şeye sıfırdan başlamak için kapıyı çekip bir arabaya atlamak yeterliyse o zaman hayat biraz daha hoş olmaz mı?” (Betty Blue)
- Görünen o ki âşık olmak yetmiyordu. Daha doğrusu artık yetmiyordu. (Yansımalar)
- Sadece bir kere yaşıyoruz ve yedek ruhumuz yok. (İntikamlar)
- Çoşku, geldiği anda yakalanması gereken ender bir üründü -yoğunluğu arttıkça süresi kısalıyordu. (Yansımalar)
- Uyumsuz olduğumu biliyorum, çok iyi biliyorum. Sevimli olasım yok bu sabah. (Affedilemeyenler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin